6 Şubat felaketinin üzerinden geçen zamana rağmen, Hatay ve özellikle Samandağ başta olmak üzere deprem bölgesinde hayat henüz normale dönebilmiş değil. Sosyal ve ekonomik hayatın yeniden tesisi için mücadele veren bölge halkı, bugün yeni bir engelle karşı karşıya: Finansmana erişim bariyeri.

“Sıkılaştırma” Bölgedeki Yaraları Derinleştiriyor
Ekonomi yönetiminin ülke genelinde uyguladığı sıkılaştırma politikalarının, deprem bölgesine de herhangi bir istisna tanınmadan aynen uygulanması, toparlanma sürecini ciddi şekilde sekteye uğratıyor. Özellikle 27 Mart itibarıyla kaldırılan kredi büyüklüğü muafiyeti, bölge ekonomisi için hayati bir “can suyu” mekanizmasının kaybı anlamına geliyor.
İş Dünyasının ve Halkın Ortak Talepleri:
Hakkaniyetli Pozitif Ayrımcılık: Enflasyonla mücadele metropoller için elzem olsa da, yıkımın yaşandığı şehirlerin İstanbul gibi ekonomilerle aynı kefeye konulması hakkaniyete aykırıdır.
Üretim ve İstihdamın Devamı: Mevcut kredi kısıtlamaları; esnafın kepenk kapatması, sanayicinin üretimden çekilmesi ve işsizliğin artması riskini taşımaktadır.
Altyapı ve Finans Desteği: Çarşıların ve sanayi sitelerinin henüz tam kapasiteyle açılmadığı bir ortamda desteklerin kesilmesi, toparlanmayı imkansız kılmaktadır.
Samandağ Belediyesi: Yerel Kalkınmanın “Orkestra Şefi”
Bu zorlu süreçte Samandağ Belediyesi, sadece altyapı hizmeti veren bir kurum olmanın ötesine geçerek; merkezi hükümet ile yerel dinamikler arasında bir “savunucu” ve “köprü” rolü üstleniyor. Belediye, yerel ekonominin nefes alabilmesi için şu stratejik adımları ajandasına alıyor:
1. Ankara Nezdinde Güçlü Lobi
Belediye; esnaf ve ticaret odalarıyla omuz omuza vererek, bölgedeki yıkım ve işsizlik verilerini raporlaştıracak. Hedef; Ankara nezdinde “Özel Ekonomik Bölge” statüsü veya kapsamlı bir “Pozitif Ayrımcılık” paketini hayata geçirmek.
2. Mikro-Finans ve Uluslararası Destekler
Kredi kısıtlamalarına takılan küçük esnaf için; BM, AB kalkınma ajansları ve büyükşehir belediyeleri ile ortak projeler geliştirilerek hibe ve düşük faizli mikro-kredi imkanlarına aracılık edilecek.
3. Bürokratik Engellerin Kaldırılması
Yatırımcının önünü açmak amacıyla; iş yeri ruhsat ve imar süreçlerindeki bürokratik işlemler “sıfıra” indirilecek. Geçici ve kalıcı çarşıların altyapı çalışmaları hızla tamamlanacak.
4. İstihdam Odaklı Sosyal Belediyecilik
SAMBEM gibi eğitim merkezlerinde bölge ihtiyaçlarına uygun iş gücü yetiştirilecek. Bu personeli istihdam eden işverenlere yerel vergi ve rüsum kolaylıkları sağlanarak ekonomik yük hafifletilecek.
5. “Samandağ Ekonomik Konseyi”
İlçenin tüm paydaşlarının yer alacağı bu konsey, merkezi yönetimin aldığı kararların yereldeki etkilerini anlık olarak takip edecek ve hızlı çözüm önerileri üretecek.
Sonuç Olarak: Deprem bölgesinde kredi musluklarının kapatılması sadece teknik bir karar değil, bölgenin geleceğini belirleyen sosyal bir tercihtir. Samandağ Belediyesi, merkezi yönetimin “sıkılaşma” politikalarına karşı, yerel ekonominin nefes borusu olma kararlılığını sürdürecektir. Bölgeyi ayağa kaldıracak olan sadece rakamlar değil, bu kararlı ve yerel dinamikleri önceleyen duruştur.
Ümit Dadük Sağaltıcı



DEPREM BÖLGESİNDE İKTİSADİ ALARM: KREDİ KISITLAMALARI KALKINMAYA ENGEL OLUYOR!
Göreve, Toplumsal Çağrı; ZIRHIMIZ SEVGİ, SİLAHIMIZ SANAT OLSUN
Eğitim Bir-Sen’den Emniyet’e Kritik Ziyaret : “OKULLAR DAHA GÜVENLİ OLMALI”
Samandağ’da Okul Önlerine “Emniyet” Kalkanı: Müdür Nacioğlu’ndan Net Mesaj
Samandağ Yeni Adliye Binasında İnceleme: Meslektaş Alanları Planlanıyor