ÜST REKLAM

logo

reklam

ZEYTİNİN TARİHÇESİ VE FAYDALARI


Sami Aslan
deneme@deneme.hotmail.com

Zeytin, çok yönlü bir kültür bitkisi olarak, Anadolu mutfak kültüründe binlerce yıldan bu yana birçok alanda kullanılır. Anadolu’da yaşayan eski medeniyetler, zeytin ve zeytinyağını, dini kutsamalarda, nazardan korunmada, birçok hastalığın tedavisinde kullanırlardı. Tüm dinlerde zeytin, bereket, barış, akıl, uzun ömür ve olgunluk gibi simgesel anlamlar taşır.

Zeytin ağacı, ağır büyüyen, fakat oldukça uzun yaşayan bir ağaçtır. Gövdesi çürümeye karşı çok dayanıklıdır. Üstelik de ömrünü tamamladığında köklerinden yeni bir ağaç filizlenmektedir. Ona yakıştırılan Ölmez Ağaç ismi de bu yüzdendir. Boyu 2- 10 metre arasında değişen, ancak 15 metreye kadar da çıkabilen bir bitkidir. Meyveleri önceleri yeşilken, Ekim-Kasım aylarında morarıp olgunlaşır. Genellikle 300-400 yıl gibi uzun ömürlü bir ağaç olan zeytinin 2000 yıl yaşayanları olması, onun olasılıkla kuraklıktan etkilenmeyen bir bitki olmasındandır.

Çok tanrılı dinlerde, dinsel törenlerin arınma ve kutsama işlemlerinin bir parçası olduğu gibi, üç büyük dinde de zeytin kutsal sayılmıştır. Kudüs’ün doğusunda yer alan Zeytinlik Dağı, 3 semavi din (Musevilik, hiristiyanlık ve Müslümanlık) tarafından kutsal sayılır. Tevrat’ta Nuh tufanının ardından suların çekilip çekilmediğini anlamak için uçurulan güvercinin zeytin dalıyla dönmesi bir işaret sayılmış, zeytin dalı barışın sembolü olarak görülmüştür. Kuran-ı Kerim’de zeytin kelimesi 4 surede 6 kez geçer (Tin Suresi, Nur suresi, En’am suresi, Nahl Suresi). Tin Suresi, “İncire ve zeytine ant olsun” diye başlar.

M.Ö. 4000’lerde kültür bitkisine dönüştürülen zeytinin, yağının çıkarılması ve kullanımının yaygınlaşması ancak 1500-2000 yıl sonra gerçekleşmiştir.  Daha sonraki dönemlerde Akdeniz’de zeytinciliğin yaygınlaştığını gösteren arkeolojik buluntuları sıralarsak, yağ presleri, saklamada kullanılan kaplar, zeytin gösterimleri olan vazo ve duvar resimleri ve kazı alanlarında ele geçen zeytin çekirdekleri sayılabilir. Önceleri zeytinyağı ticareti ile başlayan zeytinin yayılma süreci, sonrasında zeytin fidelerinin taşınması ile yayılmasına neden olur. Fenikelilerin ticareti ile başlamış olan yolda, önce Mısır, Kıbrıs, Girit ve Anadolu yoluyla Yunanistan M.Ö. 700’lerde Kuzey Afrika’da Libya ve Tunus’a kadar yayılma sağlanır. Farklı araştırmacılara göre bu yerlerde, zeytinin kültüre alınıp kullanımının yaygınlaşmasında tarihsel olarak farklılıklar bulunur. Ancak burada önemli olan bir kültür bitkisi haline dönüşen zeytinin yayılımının tüm Akdeniz coğrafyasını kaplamış olmasıdır.

Anadolu’da Hititler döneminde zeytin yetiştirildiği ve zeytinyağı imalatının yapıldığı arkeolojik buluntular ve yazılı belgeler ışığında tespit edilir.

Eski Mısır uygarlığında ise, zeytin ağacının M.Ö. 1600’lerde Nil Deltası’nda ekilmeye başlandığı ileri sürülür. Ancak bazı görüşlere göre Mısır’ın zeytinyağı üretimini daha önce bildiği düşünülür. Bu görüş, M.Ö. 2500 yıllarına tarihlenen SakkarahPiramidi’nde bulunan zeytin sıkma aletinin bulunmasıyla da arkeolojik olarak desteklenir. Zeytin ağacına birçok kültürde olduğu gibi Eski Mısır’da da kutsal bir yer verilir. Dini ayinlerde arınma aracı olarak zeytinyağı kullanılır. Firavun III. Ramses’in Güneş Tanrısı Ra için yaptırmış olduğu tapınağın aydınlatılmasında ışık kaynağı olarak kullanılacak zeytinyağı için, özel zeytinlikler kurdurduğu bilinir.

Antik çağda, olimpiyatlarda, sporculara başarılarından dolayı zeytin dalından bir taç takılıp, zeytinyağı dolu amforalar hediye edildiği bilinir. Romalılarda ise, ülkelerinin kurucusu Romüs ve Romülüs’ün bir zeytin ağacının altında doğduğuna inanılırdı.. Romalılarda, zeytinyağı ölüm ve dini törenlerde kullanılır, ölen kişinin yüzüne zeytinyağı serpilerek kutsanır ve bu şekilde günahlardan arınacağına inanılırdı.

Günümüzde zeytinyağı modern tıp tarafından da çeşitli hastalıkların tedavisinde önerilir. Yüksek tansiyon, trigliserit ve kolesterol düşürücüdür (İyi kolesterol HDL’yi yükseltip kötü kolesterol LDL’yi düşürücü özelliği vardır). İçerdiği A ve E vitaminleri ve doymamış yağ asitleri nedeniyle kalp-damar hastalıklarını önleyici, kalbi destekleyici, kanser engelleyici olduğu da kabul edilir. Son yapılan araştırmalarda prostat, kalın bağırsak, meme kanserlerinde zeytinyağının koruyucu etkisinin olduğu gösterilmiştir. Kan dolaşımı rahatsızlıkları zeytinyağıyla beslenenlerde az görülür. Zeytin ve Zeytinyağının yararları saymakla bitmez. Bu yüzden zeytin ağaçlarını gözümüz gibi korumalıyız.

Hazırlayan /Sami Aslan

Share
136 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA YAŞAMI BÜYÜK TEHLİKEDE

    09 Aralık 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yeni yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre küresel ısınma nedeniyle gezegenimizin(Dünya’mızın) “geri dönülemez” noktaya yaklaştığını gösteriyor.  Bilim insanları iklim krizinin vardığı boyutlar konusunda dünyanın birden çok taşma noktasını çoktan aştığı konusunda uyarı yaptı. Uyarıda iklim değişikliğinin dünyadaki yaşama varoluşsal bir tehdit oluşturmaya başladığı açıklandı. The Guardian’da yer alan habere göre, küresel ısınmanın buzulların erimesi ve ormanların yok olması gibi bazı etkileri durdur...
  • İNSAN VE TOPLUM

    02 Aralık 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    KAPİTALİST SİSTEMİ SAVUNANLAR OLAYLARA BURJUVA MANTIĞI İLE BAKARLAR. BURJUVA MANTIĞI, KİŞİYİ TOPLUM ÜZERİNE ÇIKARDIĞI İÇİN MEYDANA GELEN TÜM OLUMLU VEYA OLUMSUZLUKLAR ÜRETİM SİSTEMİNE DEĞİL, KİŞİLERİN YETERLİLİĞİNE VEYA YETERSİZLİĞİNE, İYİ NİYETİNE VEYA KÖTÜ NİYETİNE BAĞLANIR. İNSANIN TOPLUM YARATIĞI OLDUĞU GÖRÜLMEZ. OYSA İNSANA DAMGASINI VURAN TOPLUM, TOPLUMA DA DAMGASINI VURAN TOPLUMUN TEMELİ OLAN ÜRETİM SİSTEMİNİN YARATTIĞI EKONOMİK SİSTEMLERDİR. PUTİN RUSYA’DA DEĞİLDE AFRİKANIN BALTA GİRMEMİŞ ORMANLARINDA BİR KABİLEDE YAŞIYOR OLSAYDI,...
  • SİGARA İÇMEK YA DA İÇMEMEK

    13 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Eğitimci Sami ASLAN, hazırladı… Uzun yıllar sigara içtiği için akciğer kanseri riski zaten çok yüksek olan birinin “sigarayı bırakması” fazla bir şey ifade etmez. Sigarayı bıraktıktan ne 1-2 sene, ne de çok daha uzun seneler geçse bile kanseri riski asla “sıfırlanmaz”. Bu durumdaki hastaların bir kısmı KOAH’la ilgili öksürük, balgam, nefes darlığı şikâyetleri üzerine sigarayı bırakmış olabilirler. Sigaraya bağlı KOAH gelişen hastalarda akciğer kanseri riski, sigara içip de belirgin KOAH belirtileri olmayanlara nispeten çok daha yüksekti...
  • SİYASET DEĞİL ÜRETİM YAPIN!

    08 Kasım 2019 Ekonomi, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Merhaba saygı değer okurlar. Arayı çok açtık, Bahar bitti kış geldi. Mevsimler geçte olsa değişti. Ama bu aralar, Mevsimlerden çok insanlar çabuk değişiyor. Cenazeye gittiğimiz zaman, üç günlük dünya, iyilik yapana, iyilikle anılana ne mutlu deriz. Veya şu üç günlük dünyada, bir karış topraktan başka ne alacağız ki deriz. İnsan ameli ile anılır deriz. Herkes İyilik Ve Ahiretten Dem Tutar! Ama hiç kimse bunu uygulamaz. Hiç birimiz! Herkes kendi menfaati doğrultusunda hareket eder. Kardeş, kardeşini, Baba Evladını, Evlat Baba Annesini ...