logo

reklam

ZENGİN DÜNYA YOKSUL DÜNYAYI NASIL SÖMÜRÜYOR?


ümit sağaltıcı
umit_ofset2013@hotmail.com

Eğitimci/Sami Aslan

????????????????????????????????????

Açıkça anlaşılmaktadır ki gelişmekte olan ülkelerin Batı’dan “yardım” aldığı söylemi bütünüyle yanlıştır. Aksine gelişmekte olan ülkelerden dev miktarda kaynak Batılı ülkelere akıyor… Küresel ölçekte toplam 7,6 trilyon dolarlık şahsi servetin offshore hesaplarda saklandığı tahmin ediliyor… Dünyadaki en zengin 62 kişi en alttaki 3,6 milyar insan kadar servete sahiptir.

– Küresel yoksulluk, zenginler ve güçlülerce yürütülen politikaların doğrudan sonucudur. Egemen küresel kapitalist sistem zenginleri daha da varsıllaştırmak, yoksulları da daha fakirleştirmek için tasarlanmıştır. Yoksulluk, kendisini yaratan politikalar değişmedikçe son bulmayacaktır.

Dünya Bankasının Küresel Yoksulluk Raporu (Nisan 2018) bazı alarm verici veriler sunuyor. Günde 1.90 dolar ya da daha az kazananların sayısı 2017 Ekimi’ndeki 764 milyon insandan Nisan 2018’de 783 milyona çıkmıştır, yani 6 ay içinde 20 milyon daha fazla şahıs yoksulluk çukuruna düşmüştür.  Eğer kazanç eşiğini günlük 5.50 dolar sayarsak bu sayı 3.481 milyar gibi muazzam bir miktara, dünya nüfusunun yarısına çıkmaktadır. Çoğu Güney Asya (1.418 milyar), Doğu Asya/Pasifik (853 milyon) ve Sahra altı Afrika’daki (807 milyon) yer alan yoksullar dünya nüfusunun yaklaşık olarak yarısını teşkil etmektedirler.

Dünyadaki en zengin 62 kişi en alttaki 3,6 milyar insan kadar servete sahiptir. Oxfam, Ocak 2018 tarihli raporunda geçen yıl üretilen yaklaşık 1 trilyon dolarlık zenginliğin sadece 20 kişiye gittiğini açığa çıkardı.

Ülkeler içinde olduğu gibi ülkeler arasında da sorunlar mevcuttur. Zenginler kendi ülkelerindeki yoksulları sömürdükleri gibi -gayri safi milli hasılası 17 trilyon dolar olmasına rağmen ABD’de yaklaşık 50 milyon yoksul vardır- ülkeler arasında da büyük eşitsizlikler mevcuttur. Bunlar da yine adaletsiz ticaret pratiklerinden kaynaklanıyor.

Londra Ekonomi Okulu’nda (London School of Economics) antropolog olan Jason Hickel2017’de yayımlanan The Divide: A New History of Global Inequality (Bölüşüm: Küresel Eşitsizliğin Yeni Tarihi) kitabında “Zengin ülkeler sadece bir yılda yardım ve yatırımlarının karşılığından 2 trilyon dolar fazlasını yoksul ülkelerden geri alıyorlar. Yabancı yardımlarıyla en çok övünen ülkeler en büyük kitlesel hırsızlığı yapanlardır” diyor.

Açıkça anlaşılmaktadır ki gelişmekte olan ülkelerin Batı’dan “yardım” aldığı söylemi bütünüyle yanlıştır. Aksine gelişmekte olan ülkelerden dev miktarda kaynak Batılı ülkelere akıyor. Bunun içinde borç faizi, borcun ödenmesi ve sahte faturalama yoluyla paranın araklanması yer alır. Hickel, yine GFI verilerine dayanarak şöyle yazar: “…dahası bu akışın en büyük kısmı kaydedilmemiş -ve genellikle gayrimeşru- sermaye kaçışıdır. GFI gelişmekte olan ülkelerin 1980’den bu yana gerçekleşen kayıt dışı sermaye kaçışı yoluyla toplam 13,4 trilyon dolar kaybettiklerini hesap ediyor.”

Yerli ve uluslararası şirketler boğazlarına kadar sahte faturalamaya batmıştır. Bu durum gelişmekte olan ülkelerden vergi cennetlerine yapılan para transferini kolaylaştırıyor, buna ticari fatura sahteciliği deniyor. Bu işte vergiden kaçmak asıl hedef olsa da amaç sadece bununla sınırlı değildir. Bu işlem para aklamak ve sermaye kontrolünü atlatmakta da kullanılıyor. 2012 yılında gelişmekte olan ülkeler 700 milyar doları bu ticari sahte faturacılık yoluyla kaybettiler, aynı yıl aldıkları yardımın beş katı bir parayı yani.

Bu durum Pakistan halkına tanıdık gelecektir. İki hırsız sülale -Şerifler ve Zerdariler- Pakistan’dan milyarlarca dolarını çalarak Batılı offshore vergi cennetlerine yatırdılar. Küresel ölçekte toplam 7,6 trilyon dolarlık şahsi servetin bu hesaplarda saklandığı tahmin ediliyor.

Zafar Bangash, Çağdaş İslam Düşüncesi Enstitüsü (ICIT)

 

 

 

 

Share
53 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • LOKMAN HEKİM VE SAĞLIĞIMIZ

    11 Aralık 2018 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Eğitimci - Sami ASLAN ???????????????????????????????????? Modern tedavi yöntemlerinin olmadığı eski çağlarda, halka sağlık konularında yol yöntem gösteren, akıl veren, tedavi eden deneyim sahibi bilge kimseler, hekim olarak bilinmekteydi. Halkın bağrından çıkmış ve halkın gönlünde nesiller boyu yaşamış bu yücelmiş kişilerin en bilineni Lokman hekim’dir. Lokman veya Lokman Hekim Kur'an'da ve halk efsanelerinde bahsi geçen, hikmet sahibi olduğuna inanılan kişi. Lokman Hekim'in İslam'a göre peygamber olduğuna dair iddialar bulunmakla be...
  • MİNE G. KIRIKKANA’TA SALDIRI İDEOLOJİKTİR

    11 Aralık 2018 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Sohbet Köşesi  Hasan Yavaş Çünkü Kırıkkanat, yurttaşlık hakları ve vatandaşlık görevi gereği durması gereken yerdedir. Üstelik yazar ve gazetecidir. Yazdığı ve söylediklerini tekrarlayacak yüreklilik ve samimiyettedir. İnsanlık tarihine bakıldığında sınıf savaşlarının din savaşları adı altında sürdürüldüğüne tanık oluruz. Egemenler kendi çıkarları için sorgulamadan savaşacak kimseleri savaş alanına sürmeleri en kolay din kandırmacası üzerinden gerçekleştirdiklerinden bu yolu seçmişlerdir. Mine Kırıkkanat bunu deşifre etmiştir. ...
  • ‘’TACI TAHTI YAKTIM CANLAR…’’

    10 Aralık 2018 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

      Bu Toprağın Sesi Ümit Dadük Sağaltıcı ???????????????????????????????????? İlçemizde onca çileyi, onca acıyı, her sabah büyüğünden küçüğüne, hazırlayıp sokağa, küçükleri okula, büyükleri işe gönderen kadınları, görmüyoruz yerel idareler seçimlerinde. Neden! Türkülerin anası, sazın, sözün usta yorumcusu, toplumsal aksiyonların öncülerinden özgün sanatçı, Yazar Ozan Şah Turna’yı, benden bir büyük yaşta olan tüm Türkiye’nin bütün insanları bu mücadeleci kadını bilir, tanır, Maraş Sinemli kökenli, 1950 Sivas Gürün Kaynarca...
  • KENDİNİZİ HİÇ SORGULADINIZ MI?

    07 Aralık 2018 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hep susuyorum, Susup köşeye çekileyim derken, Birden, bire bir olayla ve yahut bir haberle karşılaşıyorum. İnsanoğlu için, Bu hayattaki en büyük Erdem nedir? Şimdi sorsan herkes erdemlidir! Fakat ben çevreme ve dünyaya bakınca, ortada bir erdemlik göremiyorum. Siyasilere sorsan? Halk için Erdemli bir şekilde çalışacağına söz verir! Fakat koltuğa oturdu mu? Halk'a verdiği bir sürü sözü unutup Kendi egosunu tatmin etmeye çalışır. Halk ve çevre hatta tabiat yanında hiç kalır. Şarkıcılara sorsan? Şarkılarını topluma iyi bir örnek olsun...