ÜST REKLAM

logo

reklam

YÜRÜTMENİN DURDURMA KARARINA KARŞI YIKIM YAPANLARA, DİRENDİLER

Deniz- Çevlik Sahil Yolu kıyı kenar çizgisi olarak adlandırılan hazine arazisi üzerindeki yıkım çalışmaları devam ediyor. Vatandaşlar yıkım çalışmalarına direnmeyi sürdürüyor. Yıkımı devam eden binalar ile ilgili dün Deniz – Yolu kıyı kenar çizgisi üzerine bir basın açıklaması düzenlendi.

Yapı kayıt belgeleri olduğunu ifade ederek konu üzerine dün bir basın açıklaması yapan Fırat Düzel’in eşi Demet Düzel açıklamasında; “Hatay İli Samandağ İlçesi Deniz- Çevlik sahil yolunda bulunan on yıllardan beri ikamet ettiğimiz ev ve işyerlerimiz yıkılmak isteniyor. Evvela şunu söyleyelim ki biz kıyı kenar çizgisi mağduru değiliz. İşgalci hiç değiliz. Dede ve atalarımızın malları üzerinde alınan kararlar uygulanmaya çalışılıyor.

Maalesef bir kaç kanalda verilen haberlerimiz “Kaçak Yapı” başlığı altında çıkmıştır. Kaçak yapı denilen yerlerin her birinin tek tek elektrik ve su sayaçlar vardır. Keza işyerlerimizin ruhsat ve vergileri tamdır. Hepimiz imar barışı kanunundan faydalandık ve yapı kayıt belgelerimizi aldık. İmar barışı kanunu  gereği yapı kayıt belgesi olan yapı ile ilgili alınmış olan karar düşer ve Bakanlık kararı olmadan yıkım yapılamaz. Belediyemiz yasal prosedürlere, hukuka aykırı ve suç teşkil eden yıkımlar yapmaktadır.

Birkaç ay önce almış olduğumuz yapı kayıt belgeleri geçersiz sayılmıştır. Hiçbir yasal dayanak söz konusu olmadan yıkıma gelinmiştir. Biz dava açıp durdurduktan sonra bir Cuma günü mahkeme açmayanın açamaması için 3 gün süreli yasal olmayan ve hiçbir imzası olmayan tebligatlar dağıtılmıştır.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tüm Türkiye’de yapı kayıt belgelerini denetlemek üzere il il komisyonlar kurmuştur. Bakanlığın prosedüre uygun bilir kişilerden oluşturacağı yetkili komisyon Hatay’da yapı kayıt belgelerin geçerli olup olmadığı kararını vermesini her yetkili beklemelidir. Bunun dışında yapılan her şey yasalara aykırıdır. Büyük bir suçtur. Yapılan bu yasa dışı uygulama ile güvenlik güçleri ile karşı karşıya gelmemiz sağlanmaktadır.

Biz Samandağ turizminin küçük ve orta ölçekli birer parçasıyız. Ülkemizdeki bütün kanunlara tabiyiz. Öyle kalmak da istiyoruz.

Projenizi gördük ve inceledik. Karşı da değiliz. Peki biz bu projenin neresindeyiz?  Projenizde park, ot, çiçek var ama bizler neredeyiz?

Bunları baştan beri üstüne basa basa söyledik. Şimdi herkes önünde bir kez daha söylüyoruz. Trilyonları bulan zararımızı oturup basın önünde tartışalım.

Bugüne kadar hiçbirimize tek kuruş ödenmedi.  Ancak Samandağ’ına verildiği dedikoduları dolaşıyor. Zaten bu açıklamadaki amacımız bu algı kirliliğini yok etmektir.

Umarız bu Deniz- Çevlik sahil yolunda mağdur olan vatandaşlarımıza biraz ses oluruz ve umarız yaratılan bu yanlış algıyı biraz olsun yıkarız. Belediye yetkilileri ve Sayın Başkanımızdan istediğimiz basın karşısında yüz yüze sözlü değil yazılı beyanda bulunmasıdır” ifadelerine yer verdi.

Gerçekleşen basın açıklamasının ardından İlçemiz Avukatlarından Av. Zeynel Kadayıfçı ve Geçmiş Dönem Samandağ Belediye Başkan Adayı Av. Yusuf Ziya Kuzu birer açıklamada bulundular.

Av. Zeynel Kadafıyçı açıklamasında; “Yıkılması nedeniyle şuan bir aradayız. Ancak bir hususu uygulamakta yarar var o da şu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yapı kayıt belgesi adı altında bir yapı kayıt takdim ederek verdi. Bu yapı kayıt belgesinin akıbeti sorulmadan bu belgenin iptali veya geçeli olup olmadı tartışıldıktan sonra bir karar verilmesini istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

Av. Yusuf Ziya Kuzu açıklamasında; “Burada Belediye projelerini tanıtırken açıkça söylemiş. Yapı kayıt belgesi almayanların tespiti ile tebligat işlemleri başlayacak. Yangından mal kaçırır gibi bu işlemlerin yapılması hiç kimse anlamış değil. Evet halk burada daha önce tapu sahibiydi. Tapular iptal edildi, bir kanuna dayandı mahkeme kararına dayandı. Şuan alınan bir yürütmeyi durdurma kararı var. Yıkarken kanun arkanızda, hukuk arkanızda, karşınıza çıktığında hukuku tanımamazlık bu zorbalıktan başka bir şey değil. Bizim burada karşı olduğumuz budur. Hukukun kurallarına biz uyacağız diyoruz ama onlar uymaktan imtina ediyor. Burada proje yapılacaksa bu insanların mağduriyetleri giderilmeli. Yapı kayıt belgesi almış olan bir binayı yıkma yetkisi sadece Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nındır. Belediyenin değil. Bu durumun insani ve vicdani bir şekilde değerlendirilmesini istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

Avukatların konuşmaları sırasında Yürütmeyi Durdurma kararı olan bir binanın yıkılmaya başlanması ile vatandaşlar yıkım yapılan yere giderek açıklamalarına devam ettiler.

Yıkım esnasında konuşan açıklamada bulunan bir vatandaş; “Burası Belediyenin malı değil burası hükümetin malı. Hükümet halka tahsis etmiş. 70 dönüm arazi var burada. Halk 5 – 6 dönümünü işgal etmiş. Bunlar park, bahçe niyetinde değil. Kanun bizden yana. Burası giderse sadece benden gitmez hepimizden gider. Ben İsrailli değilim. Ben Samandağlıyım. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Kepçeyle değil devletin verdiği izin kağıdıyla gelin. Ben sana kanunla geliyorum bana kepçeyle gelme” ifadelerine yer verdi.

Gerçekleştirilen basın açıklamasına, Sözümüz Var Meclisi Sözcüsü Ayhan Kara, SATİKDER Yönetim Kurulu Üyesi Sevsem Günay, geçmiş dönem DSP Belediye Başkan Adayı Av. Yusuf Ziya Kuzu , Av. Zeynel Kadayıfçı, SATİAD Derneği Başkanı Tahsin Boğday, Mağaracık Muhtarı Nazım Düzel, DSP İlçe Başkanı Haydar Süslü, HDP İlçe Başkanı Naim Özbek katılım gösterdi.

Haber- Foto: Ümit Dadük Sağaltıcı

Share
249 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+2 = ?