ÜST REKLAM

logo

reklam

YÜREKLERİ EVRENLE BULUŞTURAN SINIRSIZ BİR YOLCULUK: RHYTHMOSPACE

Değerli okurlar bugün sizlere ilçemiz Zübeyde – Cuma Oruç çiftinin oğulları Coşkun Umut Oruç’un basamak basamak yükselen müzik ve tıp başarısını sizlerle paylaşmak istiyorum. hayatının her kademesini yeniden öğrenmekle geçiren genç yetenek Oruç’a ulaştık ve ufak bir sohbeti sizler için gerçekleştirdik. ‘Uzaklarda beni bekleyen melodilerimin farkındaydım’ ifadeleri ile çalışmalarını aralıksız sürdüreceğinin mesajını veren Oruç ile gerçekleştirdiğimiz keyifli sohbeti okumanız dileği ile…

Coşkun Umut Oruç’un “Rhythmospace” isimli ilk albümü çıktı. 2017 yılındaki bu enstrümantal albümüyle Oruç; new age, ambient, downtempo ve trance gibi müzik stillerini harmanlıyor. Bestesi, kompozisyonu ve düzenlemeleri kendisine ait 8 parçadan oluşan “Rhythmospace” albümü ile bizleri uçsuz bucaksız sevgi dolu bir yolculuğa davet ediyor.

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Merhabalar. Ben Coşkun Umut Oruç. 1986 yılında Hatay ili Samandağ İlçesinde doğdum. İlk ve orta öğrenimimi ilçede tamamladım. 2010 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdim. 2016 yılında ise İstanbul Tıp Fakültesi’nden tıbbi biyokimya uzmanı olarak mezun oldum.  Şu sıralar Tunceli’de mecburi hizmetimi yerine getirmekteyim. 2 yıldır mutlu bir evliliğim var. Yaklaşık 15 yıldır müzikle iç içeyim diyebilirim. Hastanedeki işim sonrasında daha çok ev stüdyomda melodi üretip kaydediyorum. Bu yıl ilk albümüm ‘Rhythmospace’ yayınlandı.

Müziğe ve New Age türüne ilginiz nasıl ve ne zaman başladı?

Kendimi bildim bileli müziksever bir ailenin ferdi olarak müziğin içindeyim. Yazı yazmayı evimizdeki kaset kapaklarından öğrendim diyebilirim. Büyük harflerle ENYA, PAVAROTTI yazışımı o günkü gibi hatırlıyorum. Çocukluğumda kimi zaman dizi ve filmlerin müziğine eşlik eder, kimi zaman sevdiğim parçaları dinlerken tencere setlerinden bateri oluşturarak ritim tutup kendimden geçerdim. Annem ve babam sıkı Trt Radyo-3 takipçileriydi. Babamın beğendiği sanatçıları ve parçaları kaydettiği bir ajandası vardı ve listesine eklediği albümleri edinmek için büyük emek harcardı. Halen de öyle. Evimizin kütüphanesi taşarcasına kitap ve kaset doluydu. Kardeşimle Mike Oldfield, Yanni, Kitaro, Vangelis, Enya dinleyerek büyüdük. İlkokul birinci sınıfta şarkı sırası bana geldiğinde Mozart’ın Türk Marşı’nı dillendirmiştim. Öğretmenim ve arkadaşlarımın o anki şaşkın yüz ifadelerini unutamıyorum. Ortaokul yıllarında sahip olduğumuz ilk bilgisayarımıza müzik doldurup arşiv yapmaya başladık. Çocukluğumuzun müziklerini cd ve kasetlerden ses dosyalarına çeviriyorduk, loop halinde dinlemeyi ve eşlik etmeyi kolay hale getiriyorduk böylece. O yıllarda bateriye merak salmaya başladım ve parçalardaki perküsyonu daha ayrıntılı dinlemeye başladım. Bir taraftan da  ev stüdyoları  hakkında bilgi topluyordum, zannediyorum ki o aralar synthesizer seslerine çok bağlandım. Lise yıllarında film müzikleri, klasik müzik, dünya müzikleri ve new age müziğe dair birçok sanatçı dinledim. New age müzik beni değişik farkındalıklara ulaştırıyordu ve kendimi bu türün sevgili, tutkulu temalarına ait hissediyordum. Bu anlamda müziğimde başta new age olmak üzere, downtempo, belki biraz trance ve ambient öğeler kullanıyorum ve etnik seslerle zenginleştirmeyi seviyorum ve her an üretip kaydetmekten büyük keyif duyuyorum.

15 yıldır müziğin içindesiniz. Neden albüm için bu kadar beklediniz?

2003 yılında ev stüdyomu kurdum ve aklıma gelen melodileri müzik programlarıyla kaydetmeye başladım. Tıp fakültesinde okurken bazı gruplarla bateri çalarak sahne aldım. Aslında tıp fakültesine isteyerek gitmeme rağmen ders yoğunluğu ve devamlılığı ile aklımı ve yüreğimi bir miktar esir aldı diyebilirim. Fakat uzaklarda beni bekleyen melodilerimin farkındaydım. 2010 yılıyla beraber ev stüdyomu zenginleştirip film müziği üretimi, temel armoni ve müzik teknolojileri alanlarında özel eğitim aldım. Bu süre zarfında klavye başta olmak üzere piyano ve gitar gibi diğer enstrümanlara yöneldim. Ve bu yıl  ilk albümümü çıkardım.

Albüme neden ‘Rhythmospace’ ismini verdiniz? Kelime anlamını biraz açar mısınız?

Bu isim Rhythmospace isimli parçamdan kaynaklanıyor.  Bu isim ritmik uzay ya da ritimsel uzay anlamına geliyor ki zamanla bu albümün konsepti haline geldi. Çünkü parçalarımı üretirken, dinlerken evrenin  ritmine ve heyecanına kapıldığımı farkettim. Zaten bu albümdeki genel amacım melodilerimle yürekleri evrenle buluşturmak ve  yüzleştirmek. Eğer dinleyicilerimizi bu sevgi dolu sınırsız uçsuz bucaksız yolculuğa çıkarabiliyorsam ne mutlu bana.

Albümdeki besteler size ait. Enstrümantal albümde bir parça dışında söz destekleyicisi yok. Bunu nasıl açıklıyorsunuz?

Ben biraz sesleri kullanarak resim yapmak, biraz da sözcükler yerine seslerle duyguları anlatmak istedim. Bence gördüklerinizi ya da hissettiklerinizi daha geniş bir hareket alanında somutlaştırabilirsiniz sözsüz müzikle. Kimi zaman bir kuş sesi, bir dalga sesi, bir mağarada yankılanan ses ya da gök gürültüsü sesi, yağmur sesi, kimi zaman da elektronik sesler veya etnik enstrümanların tınısı dinleyiciye özgürce hitap edebilmeli diye düşünüyorum.   Bu amaçla dinleyicinin sözlerle kalıplaşmış belirli algılara girmesini pek istemedim. Hatta başta parçalara isim vermemeyi bile düşündüm diyebilirim. Albümde tek bir sözlü parçam var ve bu parça diğerlerinden biraz farklı bir havaya sahip. Melodiler oluşurken nakarat da oluşmuştu. O yüzden onu öyle kabullendim. Söz ve bestesi bana ait olmasına rağmen ses eğitimim olmadığı için fakültemizde sesini çok beğendiğim bir öğrencimizden vokal yapmasını rica ettim. O da beni kırmadı.

Aynı zamanda tıbbi biyokimya uzmanısınız. Müzikle beraber nasıl yürütüyorsunuz?

Öncelikle hayatımda tıpla beraber müziğin bir arada gitmesinin zorluğunu ama aynı zamanda güzelliğini yaşadığımı söyleyebilirim. Hastanede aktif çalışıyorken ya da bir tıbbi makale okurken aklıma bir melodi geldiğinde telefonuma kaydedecek ufacık bir zaman kolluyorum desem yeridir. Bazen de stüdyomda parçalarımı düzenleyeceğim zaman diliminde daha güzel daha kaliteli bir laboratuvar hizmeti verebilmek için, yeni bilgiler öğrenmek için, kafama takılan bir vakayı çözebilmek için mesai dışı olsa da vakit harcıyorum. Bunun dışında müzikle terapi konularıyla ilgileniyorum. Müziğin insan vücudunda oluşturduğu tepkileri bazı laboratuvar yöntemlerle değerlendiren çalışmalar içerisinde yer alıyorum. Mesela yakın zamanda tamamladığımız bir çalışmada müzik dinlemenin yanı sıra müzik icrasının da insanı stresten uzaklaştırdığını söyleyebilirim.

Müziğinizi nasıl edinebiliyoruz?

Albüm dijital müzik platformlarının hemen hepsinde mevcut. iTunes, Spotify, Deezer, Fizy, Amazon  gibi günümüzün güncel platformlarında var. Buradan satın alınabiliyor. Yine Youtube’da albümden iki parçam mevcut. Albüm CD olarak da basıldı, fakat henüz bir müzik markette satılmıyor.

Son olarak eklemek istediğiniz şeyler varsa alabilir miyiz?

İnsanları güzel ve farklı müziklerle buluşturuyorsunuz ve ben yaptığınız bu işe büyük saygı duyuyorum. Müzik üretmenin ve paylaşmanın sevinciyle size ve gazetenizde emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.

“Bu albüm benim tutkum, varoluşum ve evrene imzamdır.” diyen Oruç’a bu keyifli sohbet iin teşekkür eder başarılarının devamını dileriz…

 

 Haber: Ümit Sağaltıcı

Foto: Haber Merkezi

Share
477 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+9 = ?