ÜST REKLAM

logo

reklam

YÜREĞİNİZ VARSA ÇIKIP İNKAR EDİN?


Ümit Sağaltıcı
deneme01@hotmail.com

 

 

Bizim, geleneklerimizde gidene, yakana, yıkana, çalana, soyana beddua edemeyen bir dili var.

Daha açık diyelim, ”Bilmeyene sevmeyi öğretecek kadar” büyük bir kalbi var halkımızın.

Ve yüreğini korku ile değil, umutla büyüten Samandağ halkı!

Bu halk ki, Ahmet Yesevi’nin yola çıkardığı Horasan erenleridir. Sonraki tarihsel süreçlerde toprak düzenindeki derebeyleşme ve tefeci- Bezirgan hakimiyeti ile kurulan egemen ve despot düzene karşı da yoksul köylü yığınları ve manifaktür * çatılarında toparlanmış zanaatçı zümreleri yanlarına alarak ayaklanan, hep bu göçebe demokrasi geleneğinden gelen bizim insanlarımız olmuştur.

Sormak lazım bu kadim halk adına!

Siz kimsiniz?

Bir avuç talancı, hırsız arsız mı?.

Hangi ahlakla, hangi vicdanla, Baba İlyaslar, Baba İshaklar, Hacı Bektaşlar, Ahi Evrenler, Şeyh Bedrettinler, Kalender Sultanlar, Pir sultanlar gibi feleğin çarkına taş koyup sömürüye baş kaldırmış bu tarihi kimlikler ile kendinizi bir tutarsınız.

Bu halkımızın karşısında ikiyüzlülük ve ihanet değilse nedir?

Uzun ve kısa tarihimize bakıyorum. Bir baştan bir başa Anadolu’nun hemen hemen tamamında, bir baştan bir başa göçlerle kurulmuş bir ülke.

Şimdilerde ise kontrolsüz bir güç var bölgemizde. Bu güçlerle işbirliği içinde olan ticaret erbapları da azımsanmayacak kadar çoktur.

Suriyeli mülteci-sığınmacı ne ad verirseniz sayıları toplam nüfusumuzun %15’nin Suriyeliler oluşturduğunu 14 Ocak 2015 de Hatay eski Valisi Ercan Topaca’nın il genelinde kayıt altına alınmış 245 bin Suriyeli’nin yaşadığını açıkla kadarıyla biliyoruz.

Yabancılara toprak satışı düzenlenen kanunla birlikte 25 dönümden 300 dönüme çıkarıldı.

Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’nün istatistik verilerine hiç girmiyorum; sadece 2012’de 1974 yabancıya, 1320 parselde toplam 3 milyon 722 bin 824 metrekare toprak satıldığını söylemekle yetineyim. Neden Hatay?..

Yabancılara toprak satışlarını yasal kolaylıkla basitleştirmek, sadece bölge için değil Ülkemiz için de büyük bir tehlikedir. Ve ileride ülkemizi çok ciddi sıkıntılar içerisine sokar…

Ben söylemiş olayım…

(*)MANİFAKTÜR: Manifaktür, belli yetenekteki işçilerin, bir bölümüne dayalı olarak, bir araya geldiği elbirliği biçimidir.

Manifaktür dönemi, 16. Yüzyıl ortalarında 18. Yüzyıl son üçte birini kapsar. Manifaktür iki yoldan oluşur.

Birincisi, birbirinden bağımsız el zanaatlarına bağlı zanaatçıların, ürün, son şeklini alıncaya kadar, sırayla, birbirlerinin elinden geçmek zorunda olduğu, tek bir kapitalistin denetimi altında, belli iş yerlerinde toplanmalarıyla oluşur.

İkincisi, bir ve aynı işi yapan zanaatçıların, kapitalistin işyerinde toplanmalarıyla oluşur.

 

“Demiri demirle dövdüler; biri sıcak biri soğuktu, insanı insanla kırdılar; biri aç biri toktu.”

( Pir Sultan Abdal )

 

Share
585 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEMLEKETTE HAK, HUKUK ADALET VAR MI?

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Bu üç kavram varsa, iyi yoldayız, başarı mutlak olacak. Bu kavramları Samandağ ilçesinde arayalım. Bizim ilçede var mı? Varsa, nerede saklanmışlar da bizler göremiyoruz? Ben bu yüce değerleri çok aradım. Merak ediyordum. Bulamadım. Örneğin; Şehir merkezinde bulunan ve davası 1991 yılından beri çözüm bekleyen Park sorununun yasa ve yönetmelik açısından beraber bakalım ‘’İlimiz Samandağ İlçesi Atatürk Mahallesinde kâin 1042,1998 ve 4241 sayılı parseller, Mahkeme kararlarıyla Park olarak ihdas edildi Hatay Valiliğinin 17.10.2018 tarih ...
  • KAPİTALİST SİSTEMDE ONUR, HAYSİYET VE ŞEREF; PARADIR

    15 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan / Sami Aslan İnsanlık Kapitalizm ile birlikte Basit yeniden üretimden (sanayi öncesi antik ve orta çağlardaki tarıma dayanan üretim) Geniş yeniden üretim  ( teknolojik sanayiye dayanan üretim) sistemine geçmiştir. Çok uluslu tekelci şirketler ve Bankalar sistemi olan KAPİTALİST sistem demek, GENİŞ YENİDEN ÜRETİM SİSTEMİ demektir. Geniş yeniden üretim demek yüzbinlerce işçi ile en son teknoloji kullanarak dağlar gibi yığılan matahlar (mallar) üretmek demektir. Dağlar gibi yığılan üretilmiş MATAHLAR’ın milli sınır...
  • ZEYTİNİN TARİHÇESİ VE FAYDALARI

    08 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Zeytin, çok yönlü bir kültür bitkisi olarak, Anadolu mutfak kültüründe binlerce yıldan bu yana birçok alanda kullanılır. Anadolu’da yaşayan eski medeniyetler, zeytin ve zeytinyağını, dini kutsamalarda, nazardan korunmada, birçok hastalığın tedavisinde kullanırlardı. Tüm dinlerde zeytin, bereket, barış, akıl, uzun ömür ve olgunluk gibi simgesel anlamlar taşır. Zeytin ağacı, ağır büyüyen, fakat oldukça uzun yaşayan bir ağaçtır. Gövdesi çürümeye karşı çok dayanıklıdır. Üstelik de ömrünü tamamladığında köklerinden yeni bir ağaç filizlenmekt...
  • YEMEĞİN AZI KARAR ÇOĞU ZARAR

    01 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Hz. Muhammed’in şu sözünü hiç aklımızdan çıkarmayalım: “ sofradan tam doymadan kalkınız.” Bu sözün değerini sağlıkçılar daha iyi bilir. Yemek yemekten anladığımız, karnımızı doyurmak anlamında midemizi doldurmaktır. Midelerimizi bir çöp kutusu gibi dolduruyoruz. Doygunluğa ulaştığında yani tam doluluk sağlandığında “doydum” diyoruz. Maalesef bunu destekleyen diğer olgu ise lezzet adı altında damak tadı dediğimiz, yediklerimizin tatlı, ekşi, acı,tuzlu olmasının ön plana çıkmasıdır.M.Ö.106 –M.Ö.43 yılları arasında yaşamış ...