ÜST REKLAM

logo

reklam

YÜKSELİŞ’TEN BİR KONFERANS DAHA

Yükseliş’te ‘Etkili Ders Çalışma ve Sınav Kaygısını Yenme’ Konferansı


Özel Samandağ Yükseliş Kolejleri, öğrencilerine hizmette sınır tanımıyor.  Geçtiğimiz hafta Özel Deniz Hastanesi’nin seçkin doktorlarını davet ederek tüm öğrencilerine “Sigara ve Madde bağımlılığı” konusunda konferans veren Yükseliş Kolejleri, gerçekleştirdiği etkinliklere öğrencilerinin her yönden gelişimine katkı sağlamaya çalışıyor. Yükseliş Kolejleri bu seferde Özel Deniz Hastanesi doktoru Uzman Psikiyatrist Doktor Ali Kuseyri’yi okula davet ederek, Samandağ Atatürk Ortaokulu öğrencilerine “Etkili Ders Çalışma ve Sınav Kaygısını Yenme” konulu bir konferans verilmesini sağladı.

Gerçekleştirilen “Etkili Ders Çalışma ve Sınav Kaygısını Yenme” konferansında amaçlarının Samandağ Gençliğine ve Samandağ insanına hizmet etmek olduğunu ifade eden Kurum Genel Müdürü Ahmet İhsan Semiz yaptığı konuşmada; ” “Bugün etkili öğrenmeye sınav kaygısını yenme konularında sizlere bir program hazırladık. Bizi kırmayıp programa katılan Milli Eğitim Müdürümüz Hilmi Kapo’ya teşekkür ederim.

Özel Deniz Hastanesi doktoru Ali Kuserli’ye ve bu programda koordinatörlük yapan görevlilere teşekkür ediyorum. Geçen bir konuşmaya tanık oldum, bu konuşmaya şuan değinmek istiyorum. Kurucularımıza sordular neden böyle büyük bir yatırımı Antakya’ya değil de Samandağ’ına yaptınız? Kurucu temsilcimiz Onur Miçooğulları bu soruyu şöyle cevapladı. “Biz Samandağlıyız, bizim amacımız Samandağ Gençliğine Samandağ’ın insanına yardımcı olmak”. Yükseliş Kolejleri burayı da en az Bil Fen okulları kadar hatta  onunda üzerinde akademik başarılar gerçekleştirmek için burayı seçtik. Öğrencilerimizin okul başarılarının yanı sıra sportif başarılarını, folklor çalışmalarını her konuda onları başarıya ulaştırmak istiyoruz.  

Biz ekip halinde çalışıyoruz. Amacımız sizlere Samandağ gençliğine Samandağlı öğrencilere en üst düzeyde hizmet vermektir. Kısaca söylemek istiyorum, burada akademik başarı son derece önemsiyoruz.  Bu anlamda tam öğrenme sistemini uyguluyoruz. Anlaşılmayan konuları tekrar ediyor, konu anlaşılmadan  yeni konuları işlemiyoruz. Arkasından testler, takviyeler, birebir çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Tabi ki öğrencilerimizi her yönden hazırlarken onların ruhsal ve fiziksel anlamda gelişimlerine önem veriyor sağlıklarını koruyabilmeleri ve kötü alışkanlıklardan uzak durmaları için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Bu konferansımızda bu amaçla organize edildi” dedi. 

“Otuz Bin Öğrencimiz Var, Hepsi Benim Çocuğum Gibi”

“Siz ne kadar başarılıysanız, biz o kadar başarılıyızdır” diyerek öğrencilere seslenen İlçe Milli Eğitim Müdürü Hilmi Kapo konuşmasında; “değerli meslektaşlarım, Yükseliş Koleji’nin değerli kurucuları yöneticileri, hepimiz, geleceğimiz, yarınlarımız, sevgili öğrencilerimiz hepiniz hoş geldiniz. Ben buradan bakınca geleceğin doktorlarını, mühendislerini, avukatlarını, öğretmenlerini görüyorum. Ben öncelikle bir baba, sonrasında bir öğretmen ve şimdi ise bir yöneticiyim. Yıllardır yaptığım idarecilik hayatımda öğrendiğim şey öğrencilerin başarısının bizim onları ne kadar önemsediğimiz ve onlarla ne kadar ilgilendiğimizle doğru orantılı. Öğrencinin başarısı öğretmenin başarısıdır, okulun başarısıdır, yönetimin başarısıdır, İlçe Milli Eğitim Müdürlülüğünün başarısıdır. Siz ne kadar başarılıysanız biz o kadar başarılıyızdır. Otuz bin öğrencimiz var. Hepsi benim çocuğum gibi. Bir öğretmen öğrencisini çocuğundan ayırt etmez. Gençler, hayatta herkes herkesi kıskanabilir ancak iki insan kıskanmaz onlar anne ve babalarımızdır. Anne ve babalar çocuklarının yaptığı başarılardan övünç ve kıvanç duyar. Birde öğretmenler öğrencilerini kıskanmaz. Biz öğretmenler olarak siz ne kadar başarılı olursanız biz övünç ve kıvanç duyarız. Biz her anlamda size destek sağlamaya devam edeceğiz. Sizlere hayat boyu mutluluk ve başarı diliyorum. Mesleğiniz ne olursa olsun bizim ana amacımız insan yetiştirmektir. Ne olursa olsun iyi insan olalım. Hayatta size başarılar ve gözlerinizden öpüyorum. Biz sizden eminiz sizde kendinizden emin olun.” dedi.

Sınavlarla ilgili olumsuz düşünceleriniz varsa beynin otomatik olarak sizi buna hazırladığını ifade eden Uzm. Dr. Ali Kuserli; “Bugün burada etkili ders dinleme ile ilgili temel konulardan bahsedeceğim. Şunu görüyorum az önceki konuşmalar arasında çok çabuk dikkatinizi buraya verebiliyorsunuz. Etkili ders çalışmasıyla ilgili neler yapılabilir kısmında rehber öğretmenleriniz bu konuda sizlere etkin çözümler verecektir. Etkili öğrenmede unutmamanız için, uykunuzu iyi almanız gerekiyor. Ben bir psikiyatri doktoru hekimim. Beyin, uykudayken pasif konumda değildir. Beyin gün içinde dinlediğiniz her şeyi gördüğünüz her şeyi, duyduğunuz her şeyi, hayal ettiğiniz her şeyi kaydediyor. Dünyaya gözlerinizi açtığınız andan itibaren ölene kadar bütün görüntülerin hepsini kaydeder. İstersek onları geri çağırabiliriz. Çeşitli teknikler var. Bu anlamda uykunuza dikkat etmenizi isteyeceğim.  Eğer zorlandığınız bir konu varsa uyumadan önce o konuyu tekrar edin. Beyninizin anlık bellek, yakın bellek ve uzun bellek dediğimiz bölgeleri var. Beyin onları uzun belleğe depolar. Bu ne demek sınav anında bilgileri geri çağırabiliriz. Mola vererek çalışın. Beslenmeyle ilgili dikkat etmeniz gereken durumlar var. Buda ders çalışırken stres altındayken çok farklı durumlar mesela çok uyarısı madde almışsanız çay, kahve, cola gibi öğrenme sırasında sizi işiniz kolaylaştırır. Fakat sınavda tam tersi sınav öncesi fazla uyarıcı aldıysanız sınav sırasında hatırlamanızı zorlaştırır. Eğer ki bir durum bizim için stresliyse beyin bunu kaydeder ve silmez. Bu evrenseldir. Stresliyken iyi kaydederiz fakat stresliyken hatırlayamayız. Sakinken iyi hatırlarız ama sakinken kaydedemeyiz. Kaygıdan kaynaklı oluşan çarpıntı, titreme, terleme, hızlı nefes alıp verme bir türlü konuya odaklanamama bir bulantıdan oluşur. Sınav için çok kaygılıysak sınava çok anlam yüklemişizdir. Beklentimiz gerçekdışıdır. O yüzden içimiz kapanmamalı kafamızı kaldırıp sınavla yüzleşmeliyiz. Hepimizin beyninde bir çalışma prensibi var. Beynimizde otomatik düşünme ve fikirlerimiz vardır. Olumsuz düşünceleriniz varsa sınavla ilgili otomatik olarak beyin sizi buna hazırlar. Sınavla ilgili olumsuz düşünceler ne kadar fazlaysa, sınavın bizim için o kadar fazla gerçekdışı olduğunu bizim için o kadar çarpık olduğunu irdeler. Bu zamana kadar çözdüğünüz gördüğünüz soru ve sınavlar gibi sınavdır aslında. Pratik çözümler altarnatif düşünceler yaratmalıyız” dedi.

Haber: Ümit Dadük Sağaltıcı – Foto: Aslı Sağaltıcı

Share
28 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+5 = ?