ÜST REKLAM

logo

reklam

YGS-LYS İÇİN ENDİŞELENMEYE GEREK YOK!

Üniversiteye giriş sisteminin değiştiği açıklanırken nasıl olacağına ilişkin sürecin nasıl ilerleyeceğine dair ipuçları da verdi. Ancak sistemde henüz birçok bilinmeyen nokta var. Ayrıntıları sabırsızlıkla bekleyen üniversite adayları sorularına yanıt ararken, bu konuları Hatay kültür eğitim kurumları kurucusu Ali GİRİŞKEN’E sorduk.

YÖK Başkanı Yekta Saraç’ın üniversite sınavlarının değişeceğine yönelik yaptığı açıklama milyonlarca aday ve velinin kafasında birçok soruya neden oldu. Sınavın hafta sonu tek oturumda yapılması ve puan türlerinin azaltılacak olması, adaylarda “Acaba üniversiteye giriş zorlaşacak mı?” endişelerine yol açtı.

Öncelikle Velilerimiz ve öğrencilerimiz asla tedirgin olmasın, endişeye kapılmasın.  Öğrencilerimiz çalışma yöntemlerini değiştirmesinler sıkı sıkı derslerine sarılsınlar. Yapılan açıklamalar ışığında elde ettiğimiz tahmini sonuçları  öğrenci ve velilerimizin tedirginliğini azaltmak adına  bilgilendirme ihtiyacı doğdu.

İşte adayların aklına en çok takılan 14 soru ve cevapları:

1-) YGS tamamen mi kalktı yoksa LYS ile mi birleştirildi?

YGS isim, uygulama tarihi, uygulama biçimi ve sonraki sınava baraj niteliği bakımından kalktı ama bazı fonksiyonları devam ediyor. YGS’deki amaç ön lisans programlarına girerken kullanılacak puan türlerini belirlemek, lisans programlarının puanına katkı sağlamak ve lisans sınavları için baraj niteliği taşımaktı. Baraj fonksiyonunu kaybetti ancak diğer vasıfları devam ediyor. YGS’de 9 ve 10’uncu sınıf konularından soru geliyordu. Yeni sistemde öğrenciler müfredatın tamamından sorumlu olacağı için sınavda YGS tarzı sorular sorulabilir.
2-) YGS-LYS’ de tıp isteyen biyolojiye önem veriyordu. Yeni sistemde testlerin ağırlıkları ne olacak, şu anda hangi derse daha çok çalışmam gerekiyor?

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’ın açıklamasından yorumlayabildiğimiz aslında hazırlık ve çalışma sistematiğinin değişmediği yönünde. Bu yıl geçilecek bir sistemde bu tür radikal değişiklikler de olmamalı. Önceki sistemde puanların hesaplanmasında hangi dersler daha etkili ise yenisinde de bu etki görülmeli. 4 puan türü eksik bilgilendirme olabilir. Bu konu bir an önce netleştirilmeli. 4 puanda kaldığı taktirde test ağırlıklarını çeşitlendirebilmek mümkün olmayacaktır.
3-) Yabancı dil öğrencileri sadece YGS’ye ve yabancı dil sınavlarına giriyorlardı. Bu öğrenciler ne olacak?
Yabancı dil ve edebiyat programlarına girecek adayların yine bu sınavların yerine eşdeğer olarak konulmuş sınavlara girmesi öngörülüyor. Dil puanından söz edildi, bu da yabancı dil sınavının yine var olduğunun bir göstergesi.
4-) Eşit ağırlık öğrencisiyim, fen testlerine de çalışmalı mıyım?
Fen ve sosyal bilimler derslerini de içerecek ama mevcut YGS’den toplamda daha az sorunun yöneltileceği bir sınav olmasını bekliyoruz. Müfredatın ortak ders konseptini sadece Türkçe ve matematik dersleri oluşturmuyor. Fen ve sosyal bilimlere ait dersler de bu konsept içinde önemli bir yere sahip. Bu nedenle adaylar bugüne kadar sürdürdükleri çalışma formatının dışına çıkmamalı.
5-) Türkçe ve matematiğin, sınavın merkezinde olacağı söylendi. Sadece kendi alanımla ilgili derslere mi yoksa bütün derslere mi çalışmalıyım?
Türkçe ve matematik dersleri önceki sistemde de sınavın merkezindeydi. Aday YGS ve LYS toplamında fizikten 44, matematikten 120, tarihten 59 soru, Türkçe ve edebiyattan 96 soruyu yapıyordu. Yeni sistemde bunun biraz daha belirginleştirilmiş ve Milli Eğitim’in haftalık ders saatleri çizelgesi ile dengelenmiş olmasını bekliyoruz.
6-) Sayısal öğrencisi Türkçeye daha fazla mı ağırlık vermeli?
Önceki sistemde de Türkçe hemen her puana az da olsa katkısı bulunan önemli derslerden biriydi. Yine bu önemini koruyacak gibi. Ancak tıp veya mühendislik programlarını hedefleyen bir öğrenci için sayısal derslerin çok daha etkili olmasını bekliyoruz.
7-) Puan türleri azaltıldı. Örneğin, YGS ile öğrenci alan bölümler hangi puan türünde tanımlanacak?
Puan türlerinin dil puanıyla 4’e indirilmesi sistemin en önemli arıza noktalarından biri. Ön lisans ve lisansa girişte aynı yeterliliklerin sorgulanması çeşitli sorunları da beraberinde getirir. Mühendisliğe girişte kullanılacak puan türü ile inşaat teknikerliğine ya da anesteziye girişte kullanılacak puan türlerinin aynı olması temel sıkıntılardan. Daha anlaşılır bir açıklaması gerekiyor.
😎 Lisedeki 4 yıllık müfredatın sınavı bir hafta sonunda yapılacak. YGS mi yoksa LYS tarzı sorular mı bekleniyor?
İlk gün daha çok YGS’nin, ikinci gün ise daha çok LYS’nin fonksiyonlarını gerçekleştirecek bir sınav olmasını bekliyoruz. İki günde tamamlanacak olması önceki sınavlara oranla daha az soru ile süreci bitirmeyi gerektirebilir. Soru tipinde bir değişiklik beklenmiyor ancak soru sayısı bakımından bir revizyona gidileceği kesin gibi. Kısa cevaplı soruların da bir miktar artırılacağını bekleyebiliriz.
9-) Tıp, mühendislik veya hukuk isteyenler hangi derslere ağırlık vermeli? 
Geçmişte kim hangi bölüm için hangi derslere ağırlık veriyorsa yeni sistemde de aynı şey geçerli olacak. Özetle sadece sayısal puan olacaksa, tıp isteyen için de makine mühendisliği isteyen için de fizik ya da biyoloji dersleri eşit katsayılarla çarpılabilir.

10-) Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP), sınav sonuçlarına etki edecek mi?
OBP’nin etki etmesi yasal bir zorunluluk. Etkinin oranı ve yöntemi konusunda henüz bir netlik yok ancak devam edeceğini bekliyoruz.

11-) Sene başında alınan yardımcı kitaplar, testler ne olacak?
Müfredat değişmeyeceği için böyle bir sıkıntı olmayacak. Öğrenci aynı konulara çalışacak. Ancak soru tekniği değişecek.

12-) Ön lisans bölümlerine geçiş nasıl olacak?
Haziranda 2 günde yapılacak sınavların birinci gününde uygulanacak olan sınavın 2 yıllık ön lisans bölümlerine geçiş için kullanılması öngörülüyor.

13-) Puan türleri değiştiğine göre adaylar hangi kılavuzdan nasıl bir karşılaştırma  yapacaklar?  Referans olarak neye bakmak lazım?
Puan türlerinin değişmesi hesaplama sisteminin ve derslerin etkinliğinin de az ya da çok değişmesi anlamına gelebilir. Öte yandan yükseköğretim programlarının puan türlerinin de değişmesini gerektirir. Bu nedenle adaylar açısından bu yıl en zor sürecin tercih dönemi olacak. Genelde referans olarak önceki yılın puan veya sıralamaları kullanılırdı. Ancak tercihe daha çok uzun bir süre olduğu için hem YÖK’ün hem de ÖSYM‘nin bu konuyla ilgili kapsamlı bir referans çalışması yapması bekleniyor.

14) Üniversite sınavı zorlaştı mı?
Sorular kolay ve anlaşılır olacak. Soru sayıları azalabilir, ayrıntılar değil genel sorular olacak.

Haber-Foto: Ümit Sağaltıcı

Share
510 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+4 = ?