ÜST REKLAM

logo

reklam
03 Aralık 2018

YEREL SEÇİMLERE DİKKAT!


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

HASAN YAVAŞ

Sınıf partisinin öncülük etmediği, yol göstermediği, örgütlenmediği ve müdahale etmediği hiçbir kitlesel hareketin başarı şansının olmadığını en çok Marksistler bilirler son 7-8 yıldır Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde meydana gelen kitlesel eylemlerin, bu ülkelerin sosyalist komünist partilerince yalnızca seyredilmiş, bu partiler, sürece müdahale ve süreci yönlendirme, eylemlere öncülük etme yerine, sürecin öncüsü değil, ‘’artçısı’’ olmuşlardır.(1)

Ülkemizde ise, adeta, AB ve ABD’nin sivil toplum kuruluşlarıyla örümcek ağına çevirip, ilericilik adına fonlarıyla beslemiş ve kendilerinin demokrasi ve insan hakları yalanını kimi sol- Partiler eliyle kitlelere yutturmuştur.

Kitleler aldatılmış, emperyalizmin ekmeğine yağ sürülmüştür.

Sınıf mücadelesinin bütün cephelerde sistemli ilişkilerini koparmış, ideolojik ve örgütsel bağımsızlığını kıskançlıkla koruyan sınıf örgütü oluşturulmadan,  yerel seçimlerde bir kez daha, emperyalizmin bu tuzağına sınıf savaşının verildiği her alanda düşülecektir.

Samandağ’ında olsun, Edirne’ de Kars’ta Ağrı’da Hakkâri’de, adayların bireysel etkinliklerinin, söylemlerinin bir önemi yok.

Sözü uzatmayacağım, önemli bir soru sormak ve kısaca düşüncemi belirtmek istiyorum.

Yerel yönetimlere aday adayı olmak isteyenler!

Cumhuriyetin bütün değerleri kazınıp, yakılıp, çöp kovasına boşaltıldığı bir dönemden geçiyoruz, ülke olarak, millet olarak.

Ve, bir sabah kalktığınızda ‘Halife-i Osmanlı’ ilan edildiğinde iş işten geçmiş olacaktır.

‘’Küresel dünyada merkezileşen, ağlarını ören dünya coğrafyasında Türkiye ‘’lokal’’ bir alandır ve yaşanan küresel kapitalizmin Türkiye’ye yansıyan krizidir. Küresel kapitalizmin yerküredeki hegemonya gerçeği gözetilmeden lokal alanlarda çözüm arama saflığı trajediyle sonuçlanmaya mahkumdur.’’

AKP’yi iktidara getiren küresel güçler, bu sermaye güçlerinin Ortadoğu’da girift ve karmaşık sorunlarını çözümü için iktidar yapıldı.

Haykırarak söylemek istiyorum!

Dünün burnundan kıl aldırmaz devrimcilerinin bugünün ‘’utangaç’’ mezhepçileri olması, küçük burjuva sinsiliğine bürünüp ‘’sosyalizm öldü, sınıf mücadelesi bitti’’ pazarlamacılarının sınıf bilinçsiz kitleler içinde rağbet görmeleri elbette tesadüf değildir. Yakın geleceğin küresel destekli faşist iktidarı karşısında ilk, ‘’Beyaz bayrak çeken’’ bu miskinler olacaklar.

Yerel seçimler de adayları ne istediğini bilmek istenilenin gerçekleştirilmesi açısından yeterli değildir. Hele önünde Kapitalist/ emperyalist güçler varken.

Aynı zamanda istenilenin nasıl gerçekleştirileceğini de bilinmesi ve araçlarının yaratılması zorunludur.

Seçilebilirsiniz, hiçbir itirazımız yok.

İşte, yazımızın başından beri sözünü ettiğimiz nitelik ve iradeye sahip bir araç, sınıf mücadelesine öncülük etme yeterliliğine sahip işçi sınıfı örgütüdür, partidir.

Sizi destekleyen taban ne kadar geniş ve gösteri araçları ne denli etkili olursa olsun sınıf örgütünün öncülük etmediği hiçbir kitlesel eylemin iktidarı hedefleme ve başarıya ulaşma şansı olmayacaktır.

Bugün yapılan propaganda ve genel bunalımın bir sonucu ortaya çıkan tepkiler ve buna bağlı eylemler ‘saman alevi gibi uçup gider’ eylemlerdir.

İnsanın da, bütün bir insanlığın da başına ne gelirse ‘’devlete soramadığı sorular, kesemediği faturalar yüzünden gelir.(2)

Sonuç olarak bizim bu eleştirilerimize acaba sorusunu bile sormaksızın kinleneceklerini biliyoruz. Kinlenmek ne yazık ki kimseyi içine düştüğü kuyudan çıkarmaz. Aksine bu yönde davrananlar her gün biraz daha derine batarak çözerler ya da kastlaşıp tam bir tarikat haline gelirler.

Biz isteriz ki, söylediklerimiz dikkate alınsın. Söylediklerimizden dolayı eleştirileceksek eleştirilelim.

Çünkü eleştirilirsek, eğer eleştiriler de dostlarımızdan geliyorsa bu bize güç veriri kuvvet verir, aynı zamanda da yanlışlıklarımızı düzeltmemiz için bir fırsat yakalamış oluruz. (Yerel seçimle ilgili yazılar sürecek)

KAPİTALİZM NEREYE?, İdris Köylü.

Mine Söğüt, Cumhuriyet.

 

Share
94 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEMLEKETTE HAK, HUKUK ADALET VAR MI?

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Bu üç kavram varsa, iyi yoldayız, başarı mutlak olacak. Bu kavramları Samandağ ilçesinde arayalım. Bizim ilçede var mı? Varsa, nerede saklanmışlar da bizler göremiyoruz? Ben bu yüce değerleri çok aradım. Merak ediyordum. Bulamadım. Örneğin; Şehir merkezinde bulunan ve davası 1991 yılından beri çözüm bekleyen Park sorununun yasa ve yönetmelik açısından beraber bakalım ‘’İlimiz Samandağ İlçesi Atatürk Mahallesinde kâin 1042,1998 ve 4241 sayılı parseller, Mahkeme kararlarıyla Park olarak ihdas edildi Hatay Valiliğinin 17.10.2018 tarih ...
  • KAPİTALİST SİSTEMDE ONUR, HAYSİYET VE ŞEREF; PARADIR

    15 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan / Sami Aslan İnsanlık Kapitalizm ile birlikte Basit yeniden üretimden (sanayi öncesi antik ve orta çağlardaki tarıma dayanan üretim) Geniş yeniden üretim  ( teknolojik sanayiye dayanan üretim) sistemine geçmiştir. Çok uluslu tekelci şirketler ve Bankalar sistemi olan KAPİTALİST sistem demek, GENİŞ YENİDEN ÜRETİM SİSTEMİ demektir. Geniş yeniden üretim demek yüzbinlerce işçi ile en son teknoloji kullanarak dağlar gibi yığılan matahlar (mallar) üretmek demektir. Dağlar gibi yığılan üretilmiş MATAHLAR’ın milli sınır...
  • ZEYTİNİN TARİHÇESİ VE FAYDALARI

    08 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Zeytin, çok yönlü bir kültür bitkisi olarak, Anadolu mutfak kültüründe binlerce yıldan bu yana birçok alanda kullanılır. Anadolu’da yaşayan eski medeniyetler, zeytin ve zeytinyağını, dini kutsamalarda, nazardan korunmada, birçok hastalığın tedavisinde kullanırlardı. Tüm dinlerde zeytin, bereket, barış, akıl, uzun ömür ve olgunluk gibi simgesel anlamlar taşır. Zeytin ağacı, ağır büyüyen, fakat oldukça uzun yaşayan bir ağaçtır. Gövdesi çürümeye karşı çok dayanıklıdır. Üstelik de ömrünü tamamladığında köklerinden yeni bir ağaç filizlenmekt...
  • YEMEĞİN AZI KARAR ÇOĞU ZARAR

    01 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Hz. Muhammed’in şu sözünü hiç aklımızdan çıkarmayalım: “ sofradan tam doymadan kalkınız.” Bu sözün değerini sağlıkçılar daha iyi bilir. Yemek yemekten anladığımız, karnımızı doyurmak anlamında midemizi doldurmaktır. Midelerimizi bir çöp kutusu gibi dolduruyoruz. Doygunluğa ulaştığında yani tam doluluk sağlandığında “doydum” diyoruz. Maalesef bunu destekleyen diğer olgu ise lezzet adı altında damak tadı dediğimiz, yediklerimizin tatlı, ekşi, acı,tuzlu olmasının ön plana çıkmasıdır.M.Ö.106 –M.Ö.43 yılları arasında yaşamış ...