YEMEĞİN AZI KARAR ÇOĞU ZARAR | Samandağ Ayna Haber

SON DAKİKA

YEMEĞİN AZI KARAR ÇOĞU ZARAR

Bu haber 01 Temmuz 2019 - 8:09 'de eklendi ve 28 kez görüntülendi.

Hazırlayan: Sami Aslan
Hz. Muhammed’in şu sözünü hiç aklımızdan çıkarmayalım: “ sofradan tam doymadan kalkınız.” Bu sözün değerini sağlıkçılar daha iyi bilir.
Yemek yemekten anladığımız, karnımızı doyurmak anlamında midemizi doldurmaktır.
Midelerimizi bir çöp kutusu gibi dolduruyoruz. Doygunluğa ulaştığında yani tam doluluk sağlandığında “doydum” diyoruz.
Maalesef bunu destekleyen diğer olgu ise lezzet adı altında damak tadı dediğimiz, yediklerimizin tatlı, ekşi, acı,tuzlu olmasının ön plana çıkmasıdır.M.Ö.106 –M.Ö.43 yılları arasında yaşamış ünlü Roma devlet adamı,şair ve bilgini Cicero; “ yemek için yaşamamalı,yaşamak için yemeli” diyerek, sağlık ve beslenme arasındaki  doğrudan ilişkiyi anlatmaya çalışmıştır.

Bugün çok iyi biliyoruz ki sağlık ile beslenme arasında doğrudan bir bağ vardır.
Yanlış besleniyorsak hasta oluyoruz, doğru ve akıllı besleniyorsak sağlıklı oluyoruz.
Doğru beslenmenin doğru tanımı; sağlıklı olmak ve sağlıklı kalmak, hastalıklara karşı sürekli dirençli olmaktır.
Bağırsaklar hastalıkların başladığı yerdir.. Bağırsaklarımızdaki probiyotik organımız bu sağlık göstergesinin merkezidir.
Probiyotiği oluşturan mikroorganizmalar, bizi hayata bağlanmamızı sağlayan temel faktörlerdir. Bu mikro canlılar çok akıllılar, çok iyi üreticiler ve çok iyi bir yöneticilerdir.
Probiotik bakteriler bizim dost bakterilerimizdir. Onlar vücudumuzdaki sistemler bütününün uyumlu ve olumlu çalışmasını sağlıyor, bütün organların birbirini destekleyecek güçte olmasını gerçekleştiriyor.
Bütün bu bilgilerin ışığında yediklerimiz ve içtiklerimiz ile ilgili bilgileri yeniden düzenlememiz gerekiyor.
Bir gıdaya baktığımızda lezzeti kadar hatta ondan daha çok sağlığımızı ne kadar olumlu etki yaptığını bileceğiz.
 Fermente(mayalanmış), probiotik, ve işlenmemiş doğal gıdalardan oluşan yeni bir beslenme anlayışı oluşturmalıyız.
Mikrobiyatamızı (bağırsaklarımızdaki yararlı mikroplar) daha zengin, daha aktif, daha etkin hale getirecek fermente(mayalanmış) gıdalarımız ile yeni gıda ve yemek listeleri düzenlemeliyiz.
Ninelerimizin mirası olan geleneksel fermente gıdalarımızı(turşu, yoğurt, ekşi mayalı ekmek…) unutmadan, yok olmalarına müsaade etmeden zenginleştirerek bizden sonraki kuşaklara taşıyalım. 
  Sağlık konusunda ilaç, hastane, tetkikler gibi girdaplardan önce beslenme kliniklerinin oluşturulmasını talep edelim.Aileler sağlıklı beslenme konularında bilinçlendirilmelidir.
 Bu ülkenin geleceği sağlıkta ve sağlıklı beslenmede, bunu unutmayalım.

(Kaynak: Haydar Yılmaz – Probiyotik Mutfak )     

Sami Aslan
Sami Arslandeneme@deneme.hotmail.com
afdah.info

voir films