logo

reklam

‘’YAZIYOOOR, YAZIYOOOR’’


ümit sağaltıcı
umit_ofset2013@hotmail.com

Bu Toprağın Sesi: Ümit Dadük Sağaltıcı

????????????????????????????????????

Gazetecilik öyle bir meslek ki, acı bir olayda, öyle bir durumla karşılaşırsınız ki, haber yapmanızda esas alacağınız tüm ölçülerin üstüne çıkmanız gerekir.

Bu yüreğinizi, sizi can evinizden vuran bir olay da olabilir; Yaşadığınız mahallenin, köyün, kentin, bölgenin hatta ülkenin kaderini değiştirecek bir durum da olabilir.

İşte bu noktada gazeteciliği meslek edinmiş, kişinin; çizeceği yol, yapacağı haber hayati önemdedir.

Öldürülmekle tehdit edilmiş olabilirsiniz hatta; hakkınızda, aleyhinizde kampanyalar,  çok yönlü, sermaye ilişkili, aplikasyona alınmış ta olabilirsiniz.

Ama siz gazetecisiniz.

Ve işinizi yapacaksınız, hele gazete okuyucularının genel taleplerinin iyi tahlil ederek, önce ülkenin çıkarlarını, sonra yerel halkın haklarını koruyarak bu günlere gelmişseniz çizeceğiniz yol çok önemlidir.

Yazacağınız haber, haberdar edilecek insanları esasa alacaktır. Belki de birinin kaderini kökünden etkileyecek bir haberi vereceksiniz.

Kayıp bir nesneyi bildirmişsiniz!

Şans oyunundan kazandığının sonucunu duyurmuşsunuz!

Çıkan yeni bir yasayı yazmışsınız!

Ölümcül bir hastaya, yeni bir buluşu anlatmışsınız!

Doğum, ölüm ve yaşama dair düşünceler sıralamış, destek olmuşsunuz!

Eski zamanlar da sokaklarda gazete satan çocuklar olurmuş;

‘’Yazıyor yazıyor! ‘’Yazıyor yazıyor! Diye ses yükselten…

Türk filmlerinin klişe nidasıyla halkın arasına dalıp, elinde ki gazete manşetlerinin çığırtkanlığı yaptığı gibi,

‘Roma yandı!

Savaş başladı!

Kadın tecavüze uğradı!

‘’Yazıyor yazıyor!’’

‘’Denizli Canavarı’nı yazıyor’’

‘’…İsmet Paşa ‘yeni bir dünya kurulur’ dedi; onu yazıyor…’’

‘’ Halk sessiz ve üzgün seyretti- İzmir dün işgal edildi.’’ (15 Mayıs 1919 Perşembe, İstiklal Harbi Gazetesi)

‘’Yazıyooor yazıyooor’’

İsrail Mısıra girdi; onu yazıyor…’’

‘’Kore savaşına 4500 kişilik bir askeri kuvvetle katılıyoruz.’’ (Son posta, 1950-1955)

‘’Deniz Gezmiş: Yusuf vurulunca her şey bitti’’ (1971- 1973,Hürriyet Gazetesi)

‘’DEPREM, Merkez üssü İzmit olan 6,7 şiddetindeki deprem tam 45 saniye Türkiye’yi salladı. İstanbul, Adapazarı, İzmit, Eskişehir’de büyük panik var. (1999, Sabah gazetesi)

Bugünlerde de yazıyooor….

‘’Bebeğime süt yerine çay içiriyorum, naylon poşet ve kartonla bezliyorum…’’

Yazıyooor yazıyooor

‘’Dink cinayetine bulaşanlardan birini Cizre’ye emniyet müdürü yapmışlar…’’

‘’PTT Bank çalışanları altı buçuk milyon lirayı zimmetlerine geçirmişler…’’

Gazeteci bu haberler karşısında ‘iyi bir manşet atalım’ der de vicdanı ne der, inancı kişiliği ne der. Satış tirajı için ‘’altın- gümüş’’ belki ama okuyucu için ‘EKMEKTİR’ HASRETTİR, KORKUDUR.

O nedenle gazeteci, bütün ölçülerin üstünde olmak zorundadır. Çoğu insan hazetmese de. İsterler ki hep güneşli havaları yazsın!

İlk yerleşik düzene geçişle başlayan ve ismi dünyaya açılan bir ilçe Samandağ, köyleri, toprağı ve mahalleleriyle harika bir yer.

En iyisini seçmek adına, güle oynaya sandık başına gidip, bir türlü doğru yere basamadığımız o mühür var ya …

İşte onun muhasebesini çok iyi yapmak için kimi uyarmamı önerirsiniz?

Aday olanların hepsi en iyisini yapmak için yönetime talip olurlar. Ancak, seçildikten sonra kendi egolarını zirve yaparak halkını unuturlar.

O yüzden güle oynaya sandığa giden seçmen, seçtiği çark ettiğinde de güle oynaya mı olur, yoksa hesap sormak için mi gitmelidir?

İşte tam da bu gün o gündür.

Nasıl mı?

Devamı yarın…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
213 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ‘’TACI TAHTI YAKTIM CANLAR…’’

    10 Aralık 2018 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

      Bu Toprağın Sesi Ümit Dadük Sağaltıcı ???????????????????????????????????? İlçemizde onca çileyi, onca acıyı, her sabah büyüğünden küçüğüne, hazırlayıp sokağa, küçükleri okula, büyükleri işe gönderen kadınları, görmüyoruz yerel idareler seçimlerinde. Neden! Türkülerin anası, sazın, sözün usta yorumcusu, toplumsal aksiyonların öncülerinden özgün sanatçı, Yazar Ozan Şah Turna’yı, benden bir büyük yaşta olan tüm Türkiye’nin bütün insanları bu mücadeleci kadını bilir, tanır, Maraş Sinemli kökenli, 1950 Sivas Gürün Kaynarca...
  • KENDİNİZİ HİÇ SORGULADINIZ MI?

    07 Aralık 2018 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hep susuyorum, Susup köşeye çekileyim derken, Birden, bire bir olayla ve yahut bir haberle karşılaşıyorum. İnsanoğlu için, Bu hayattaki en büyük Erdem nedir? Şimdi sorsan herkes erdemlidir! Fakat ben çevreme ve dünyaya bakınca, ortada bir erdemlik göremiyorum. Siyasilere sorsan? Halk için Erdemli bir şekilde çalışacağına söz verir! Fakat koltuğa oturdu mu? Halk'a verdiği bir sürü sözü unutup Kendi egosunu tatmin etmeye çalışır. Halk ve çevre hatta tabiat yanında hiç kalır. Şarkıcılara sorsan? Şarkılarını topluma iyi bir örnek olsun...
  • KENDİN PİŞİR, KANSERDEN KORUN…

    06 Aralık 2018 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hanımlar mutfağa girmekten korkmayın. Evde yemek pişirme alışkanlığından uzaklaştıkça hastalıkların artığı kanserin bu kadar sık görülmesinin beslenme alışkanlıklarımızdaki değişikliklerdir. Zamanla değişen yaşam koşullarıyla birlikte yemek alışkanlıklarının değiştiği tencere yemeği Sulu dur, bağırsakları çalıştırır, kabızlığı önler, içinde katkı maddesi, koruyucu yoktur. Kanserden ve hastalıktan korunmak istiyorsanız tencere yemeği yiyin. Kadınların çalışma hayatında giderek daha aktif olması insanların tek başına yaşamayı tercih etmesi, o...
  • SERHAT ÇAKIN’DAN “HAFTALIK” DEĞERLENDİRMELER: 24 KASIM – 01 ARALIK 2018

    06 Aralık 2018 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

      1- Hükümetin eğitim alanında büyük gelişmeler olduğunu söylemesine rağmen eğitim alanındaki sorunlar günden güne artıyor. Birçok öğretmenin atamasının yapılmamasının yanında AKP Hükümetlerinin eğitimdeki özelleştirme politikaları ve özellikle yoksul ve dar gelirli ailelerin çocuklarına yönelik imam-hatip okulları dayatması nedeniyle orta öğretim çağındaki 333.000 çocuk örgün eğitimden uzaklaştı. Bu çocuklar açık öğretime devam ediyorlar. Bugünün Türkiye’sinde ise,15-29 yaş arası gençlerin % 27’si ise ne eğitim görüyor; ne de ç...