ÜST REKLAM

logo

reklam

‘’YAZIYOOOR, YAZIYOOOR’’


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

Bu Toprağın Sesi: Ümit Dadük Sağaltıcı

????????????????????????????????????

Gazetecilik öyle bir meslek ki, acı bir olayda, öyle bir durumla karşılaşırsınız ki, haber yapmanızda esas alacağınız tüm ölçülerin üstüne çıkmanız gerekir.

Bu yüreğinizi, sizi can evinizden vuran bir olay da olabilir; Yaşadığınız mahallenin, köyün, kentin, bölgenin hatta ülkenin kaderini değiştirecek bir durum da olabilir.

İşte bu noktada gazeteciliği meslek edinmiş, kişinin; çizeceği yol, yapacağı haber hayati önemdedir.

Öldürülmekle tehdit edilmiş olabilirsiniz hatta; hakkınızda, aleyhinizde kampanyalar,  çok yönlü, sermaye ilişkili, aplikasyona alınmış ta olabilirsiniz.

Ama siz gazetecisiniz.

Ve işinizi yapacaksınız, hele gazete okuyucularının genel taleplerinin iyi tahlil ederek, önce ülkenin çıkarlarını, sonra yerel halkın haklarını koruyarak bu günlere gelmişseniz çizeceğiniz yol çok önemlidir.

Yazacağınız haber, haberdar edilecek insanları esasa alacaktır. Belki de birinin kaderini kökünden etkileyecek bir haberi vereceksiniz.

Kayıp bir nesneyi bildirmişsiniz!

Şans oyunundan kazandığının sonucunu duyurmuşsunuz!

Çıkan yeni bir yasayı yazmışsınız!

Ölümcül bir hastaya, yeni bir buluşu anlatmışsınız!

Doğum, ölüm ve yaşama dair düşünceler sıralamış, destek olmuşsunuz!

Eski zamanlar da sokaklarda gazete satan çocuklar olurmuş;

‘’Yazıyor yazıyor! ‘’Yazıyor yazıyor! Diye ses yükselten…

Türk filmlerinin klişe nidasıyla halkın arasına dalıp, elinde ki gazete manşetlerinin çığırtkanlığı yaptığı gibi,

‘Roma yandı!

Savaş başladı!

Kadın tecavüze uğradı!

‘’Yazıyor yazıyor!’’

‘’Denizli Canavarı’nı yazıyor’’

‘’…İsmet Paşa ‘yeni bir dünya kurulur’ dedi; onu yazıyor…’’

‘’ Halk sessiz ve üzgün seyretti- İzmir dün işgal edildi.’’ (15 Mayıs 1919 Perşembe, İstiklal Harbi Gazetesi)

‘’Yazıyooor yazıyooor’’

İsrail Mısıra girdi; onu yazıyor…’’

‘’Kore savaşına 4500 kişilik bir askeri kuvvetle katılıyoruz.’’ (Son posta, 1950-1955)

‘’Deniz Gezmiş: Yusuf vurulunca her şey bitti’’ (1971- 1973,Hürriyet Gazetesi)

‘’DEPREM, Merkez üssü İzmit olan 6,7 şiddetindeki deprem tam 45 saniye Türkiye’yi salladı. İstanbul, Adapazarı, İzmit, Eskişehir’de büyük panik var. (1999, Sabah gazetesi)

Bugünlerde de yazıyooor….

‘’Bebeğime süt yerine çay içiriyorum, naylon poşet ve kartonla bezliyorum…’’

Yazıyooor yazıyooor

‘’Dink cinayetine bulaşanlardan birini Cizre’ye emniyet müdürü yapmışlar…’’

‘’PTT Bank çalışanları altı buçuk milyon lirayı zimmetlerine geçirmişler…’’

Gazeteci bu haberler karşısında ‘iyi bir manşet atalım’ der de vicdanı ne der, inancı kişiliği ne der. Satış tirajı için ‘’altın- gümüş’’ belki ama okuyucu için ‘EKMEKTİR’ HASRETTİR, KORKUDUR.

O nedenle gazeteci, bütün ölçülerin üstünde olmak zorundadır. Çoğu insan hazetmese de. İsterler ki hep güneşli havaları yazsın!

İlk yerleşik düzene geçişle başlayan ve ismi dünyaya açılan bir ilçe Samandağ, köyleri, toprağı ve mahalleleriyle harika bir yer.

En iyisini seçmek adına, güle oynaya sandık başına gidip, bir türlü doğru yere basamadığımız o mühür var ya …

İşte onun muhasebesini çok iyi yapmak için kimi uyarmamı önerirsiniz?

Aday olanların hepsi en iyisini yapmak için yönetime talip olurlar. Ancak, seçildikten sonra kendi egolarını zirve yaparak halkını unuturlar.

O yüzden güle oynaya sandığa giden seçmen, seçtiği çark ettiğinde de güle oynaya mı olur, yoksa hesap sormak için mi gitmelidir?

İşte tam da bu gün o gündür.

Nasıl mı?

Devamı yarın…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
280 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEMLEKETTE HAK, HUKUK ADALET VAR MI?

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Bu üç kavram varsa, iyi yoldayız, başarı mutlak olacak. Bu kavramları Samandağ ilçesinde arayalım. Bizim ilçede var mı? Varsa, nerede saklanmışlar da bizler göremiyoruz? Ben bu yüce değerleri çok aradım. Merak ediyordum. Bulamadım. Örneğin; Şehir merkezinde bulunan ve davası 1991 yılından beri çözüm bekleyen Park sorununun yasa ve yönetmelik açısından beraber bakalım ‘’İlimiz Samandağ İlçesi Atatürk Mahallesinde kâin 1042,1998 ve 4241 sayılı parseller, Mahkeme kararlarıyla Park olarak ihdas edildi Hatay Valiliğinin 17.10.2018 tarih ...
  • KAPİTALİST SİSTEMDE ONUR, HAYSİYET VE ŞEREF; PARADIR

    15 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan / Sami Aslan İnsanlık Kapitalizm ile birlikte Basit yeniden üretimden (sanayi öncesi antik ve orta çağlardaki tarıma dayanan üretim) Geniş yeniden üretim  ( teknolojik sanayiye dayanan üretim) sistemine geçmiştir. Çok uluslu tekelci şirketler ve Bankalar sistemi olan KAPİTALİST sistem demek, GENİŞ YENİDEN ÜRETİM SİSTEMİ demektir. Geniş yeniden üretim demek yüzbinlerce işçi ile en son teknoloji kullanarak dağlar gibi yığılan matahlar (mallar) üretmek demektir. Dağlar gibi yığılan üretilmiş MATAHLAR’ın milli sınır...
  • ZEYTİNİN TARİHÇESİ VE FAYDALARI

    08 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Zeytin, çok yönlü bir kültür bitkisi olarak, Anadolu mutfak kültüründe binlerce yıldan bu yana birçok alanda kullanılır. Anadolu’da yaşayan eski medeniyetler, zeytin ve zeytinyağını, dini kutsamalarda, nazardan korunmada, birçok hastalığın tedavisinde kullanırlardı. Tüm dinlerde zeytin, bereket, barış, akıl, uzun ömür ve olgunluk gibi simgesel anlamlar taşır. Zeytin ağacı, ağır büyüyen, fakat oldukça uzun yaşayan bir ağaçtır. Gövdesi çürümeye karşı çok dayanıklıdır. Üstelik de ömrünü tamamladığında köklerinden yeni bir ağaç filizlenmekt...
  • YEMEĞİN AZI KARAR ÇOĞU ZARAR

    01 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Hz. Muhammed’in şu sözünü hiç aklımızdan çıkarmayalım: “ sofradan tam doymadan kalkınız.” Bu sözün değerini sağlıkçılar daha iyi bilir. Yemek yemekten anladığımız, karnımızı doyurmak anlamında midemizi doldurmaktır. Midelerimizi bir çöp kutusu gibi dolduruyoruz. Doygunluğa ulaştığında yani tam doluluk sağlandığında “doydum” diyoruz. Maalesef bunu destekleyen diğer olgu ise lezzet adı altında damak tadı dediğimiz, yediklerimizin tatlı, ekşi, acı,tuzlu olmasının ön plana çıkmasıdır.M.Ö.106 –M.Ö.43 yılları arasında yaşamış ...