ÜST REKLAM

logo

reklam

YAZIYOOOR YAZIYOOOR? (2)


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

Bu Toprağın Sesi

Ümit Dadük Sağaltıcı

????????????????????????????????????

Çünkü yalnızsınız ve yalnızlığınız, 1756 Lizbon Depremi’nde yayınladığı bildirisiyle olayı hala tanrısal iradeye bağlayan Papa’nın yalanını da; Papa’nın deklarasyonundaki yalanı vurgulayan, ama olayı yalnızca jeolojik bir olay olarak sunan Voltaire’in yalanını da fark edip yaşanan depremin toplumsal sistemin bir ürünü olduğunu, çünkü yıkımın ve ölümün gelip yoksul mahallelerin başına çöktüğünü fark eden bir düşünür olan, J.J rousseau yalnızlığıdır, sizinki de.

Siz ne kadar çok oyla seçilirseniz seçilin, bir sofrada buluşmuyorsanız nicedir halınız!

Vahşi hayvanlar âlemini bir düşünün ya da çağlar öncesi ilk ilkel, vahşi insanı. ‘’ O, bir baltaya sahip olsaydı, bileği, o kadar dalları kırıp koparabilir miydi?

Bir sapanı olsaydı bu kadar hızlı eliyle taş atabilir miydi?

Bir merdivene sahip olsaydı, ağaca o kadar kolay tırmanabilir miydi?

Bir atı olsaydı, yarışta bu kadar hızlı olabilir miydi?

Bütün bu makineleri bugün verin; vahşi insanı kolayca aşacağından şüphe edilemez, ama daha da eşit olmayan şartlar altında bir kavga görmek istiyorsanız, o vahşi insanla bu uygar insanı,  çırılçıplak ve silahsız olarak birbirinin karşısına koyun; bütün güçlerini aralıksız olarak el altında bulundurmanın, her türlü olaya karşı her zaman hazırlıklı bulunmanın ve her zaman bağdaşık bir bütün olarak kendini göstermenin üstünlüğünü hemen anlayacaksınız.’’(1)

Günümüze evirdiğimiz de ise; vahşiden de vahşi, ilkelden de ilkel küresel destekli bu gerici sömürücü sınıfla, sömürülen emekçi insanı, hangi araçlarla, nasıl mücadele edeceksiniz?

Her an sırtını döndüğünde arkadan hançerlenmek kaygısı duyan, insanın en basitinden moral değerlerini ne yaparak düzelteceksiniz?

Aç, işsiz, yoksul halkın karnını nasıl doyurmasını sağlayacaksınız?

Osmanlı’ların çöküşüne yol açan iç etmenlerin hâkim olduğu, emperyalizmle çevrildiği- Ablukaya alındığı bu süreçte siz bulunduğunuz mahalleyi, ilçeyi ili, hangi projelerinizle, toprağı güçlendirip üretim yapıp aç ve yoksul insanları, bu kadar dışa bağımlı halden kurtaracak A/planınız/B planınız var?

Konuşmak kolay!

Tespit etmekte öyle!

Boy boy resimlerinizi duvarlara asmayı üç beş kuruşla çözdünüz ya yönetmeye aday olduğunuz yerde yaşayan insanların gönüllerini, yüreklerini…

Cumhuriyeti çökertmeye çalışan güçler kadar sizin de Candaşlarınız, yandaşlarınız, bileği bükülmez yiğitlere ihtiyacınız yok mu?

Politika kişisel hesaplarla, bin bir kapı da söz vermek, söz almakla olmadığını kafanıza kalıcı olarak kazıyarak yazmak durumundasınız. Günlük siyaset özel kesimin (hatta kişilerin) ihtiyaçlarına göre belirlenmez, böyle yıllar yılı belirlendiği için Samandağ bu haldedir.

1930’ların devletçiliği, 1960’ların Planlı ekonomisi ve 24 Ocak kararları hep bu dayatmaların sonucu değil mi? Bizi bugünlere getiren. Ülke ekonomisini ve kamu kaynaklarını pervasızca yandaşlara peşkeş çeken sağcı iktidarlar değil mi?

Ve öyle bir zaman ki; devlet özel girişimi değil, özel girişim devleti yönetmektedir.

Ailece yaz aylarında yaptığımız Gürcistan ziyaretinde,  günlük yaşamda çok siyaset konuşulmadığını görünce sordum, Agaralı bir kadına:

‘Sosyalist dönemi, o dönemin zorluklarını, emekle elde edilen kazanımlarını sizin tanıklığınızda öğrendim, ya şimdi Gürcistan da, politika, siyaset ne ifade ediyor?

Büyük bir öfkeyle ‘’Tifliste’ki Orbeliani başkanlık sarayında oturan kim olursa olsun arkasında Bidzina İvanişvili adında 6.4 milyar dolar serveti olan işi adamı var. Bizim bostanımızla yaylamızla yolumuzla kim ilgilenir…’’ Bu sözlerle anlattı 5 bin yıllık tarihi geçmişi olan ülkede yaşayan bir kadın.

Biz Samandağ’ın içinde, köylerinde, bağında bahçesinde, kendi gücümüzle ancak kalkınabiliriz. Paramız da olur, pulumuzda…

Ancak çok çalışmak lazım. Yağmur çamur demeden hepimiz çalışmak durumundayız.

Her köyde, her mahallede yeni seçilecek muhtarın bir çalışma birliği kurduğunu düşünün!

İlçemizin onca atıl durumda olan meraları bomboş duruyor.

Aylar, baharlar, mevsimler geçiyor yüzlerce dönüm araziler nadas bırakılmış gibi.

Oysa topraklarımız dinlenmekten yoruldu da biz beceremiyoruz o topraktan faydalanmayı.

Birlikten örgütlülükten kastım da tam can damarı, bu işte.

Eskiden imece denirdi, o bile bir birliği, paylaşım, işbölüşümünü sağlıyordu.

Ve buradan tüm adaylarla söz veriyoruz.

Samandağ halkının, köyü kenti mahallesi fark etmiyor hangi köyün mahallenin muhtarı halk yararına bir proje yapmak istiyorsa biz o projenin hazırlanmasına katkı sağlayacağız.

Ne tür bir projeye ihtiyaç varsa biz hazırlayacağız bu sözü veriyorum.

İNSANLAR ARASINDAKİ EŞİTSİZLİĞİN KAYNAĞI, J.J Rousseau.

 

 

 

 

 

Share
245 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YOLSUZLUKLARIN KİLOMETRE TAŞLARI

    15 Ocak 2020 Genel, Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi BEL – BİR AŞ.’ye bulaşmayan kişilerin sayısı azdır. BU şirketle yapılan iş ve işlemlerin fiyat belirlemesi iki türlü. Hesabı kitabı yok. Şirket lehine sonuçlar çıkartılmaya çalışılmıştır. Toplumsal çıkar, ikinci plana atılmıştır.  Şirket kar etsin diye Asliye Hukuk Hâkimliğine sunulan Bilirkişi Raporu sahtedir. Mahkemeyi olumsuz yönden etkilemeye çalışılmıştır. Raporda kullanılan veriler sahtedir. Kıymet takdir komisyonu da sahte bedel takdiri yapmıştır. İşin aslına geçelim. BEL – BİR AŞ.’ye kat karşılığı olmak üze...
  • DOĞAL YAŞAMDAN KOPUNCA

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yaşanacak bir tek ömrümüz var. Onu da uzun ve mutlu yaşamak için sağlıklı olmak gerekiyor. Oysa günümüz insanı çok erken, hatta küçücük yaşlarda kanser, kalp, şeker, tansiyon, obezite sorunlarıyla sarmalanıyor. Paketlerle ilaç, antidepresanlar, antibiyotikler yanımızdan ayırmadığımız aksesuarlarımız oldu. İnsan ömrü uzadı, evet uzadı ama, ne pahasına. Sağlıksız, hastalıklı, bir gün bile kullanmadığımızda ölümümüze neden olabilecek ilaçlara mahkum bir yaşam. Neden bu hale geldik: Doğadan uzaklaştıkça, bizi...
  • RANTIN ŞEYTANİ YÖNÜ ( 2 )

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi 2 – 03.05 1991 tarih ve 11 sayılı Samandağ Belediyesi, Belediye Meclis Kararında rantın şeytani yönü, sırıtır derecede görünüyordu. BEL – BİR A.Ş.’ne Projesiz, ihalesiz  (resmi belgelerde belirtildiğine göre: 1991 yılı Birim fiyat tariflerine göre İhale Bedeli: 20.000.000 TL) iş vermek için bu şirkete kamu kurumu olarak tanıttılar. Belediye encümen ve belediye meclis kararlarında böyle tanıtılmıştı. Kamu kurumu olmayan, Kamu kurumu niteliğini taşımayan ve maliye bakanlığından uygun görüş almayan bu şirketin ödenmiş serma...
  • İKİ GÜNÜ EŞİTLEMEK BİLE ARTIK HAYAL OLDU

    10 Ocak 2020 Köşe Yazıları, Yerel

    Gönül ister ki hep olumlu şeyler yazalım. Kimsenin moralini bozmayalım ama bu günümüz yarınımız hakkında ciddi endişeler taşıyor ve hiçbir düzelme emaresi görmüyorsak, elbette ki gerçekleri dile getirmek, rayından çıkmış olan treni yeniden rayına sokmak için tavsiyelerimizi ifade etmek boynumuzun borcudur. Birilerinin yaptığı gibi yanlışları görmezden gelip yanlış yapanların şakşakçılığını yapıp hızla yaklaştığımız kötü sonun oluşturacağı deprem ve tusunamileri gizlemeye çalışabiliriz ama bunun kime ne faydası olacak ? Son mesajın t...