ÜST REKLAM

logo

reklam

YAZIK


Av. Ali Beyaz
deneme17@hotmail.com

Mayıs 2015… Anayasa Mahkemesi, imam nikahı kıymak için önce resmi nikah kıyılması zorunluluğunu ortadan kaldıran bir karar verdi. Oysa 1999 yılında yine Anayasa Mahkemesi, yine aynı başvuruyu “dini nikahın resmi nikahın alternatifi olacağını, kadınların ekonomik ve sosyal anlamda zarar göreceğini” gerekçe göstererek reddetmişti. Yani Anayasa Mahkemesi, 2015’te tam tersi bir karara imza atarak içtihat değişikliğine gitti. Tabi bunda yetmez ama evetçilerin desteklediği 2010 Anayasa değişikliğiyle yeniden şekillendirilen Anayasa Mahkemesinin payı büyük.

3000 küsür kişi karısının rızasına rağmen cezaevinde yatıyor diye TVlerde basbas bağıran bakanlar ve malum parti vekilleri için yazdım yukarıdakileri. Bu 3000 kişi, bu zihniyetin doğrultusunda hareket eden Anayasa Mahkemesince verilmiş bir karar yüzünden peydahlandılar. Anayasa Mahkemesinin bu kararından önce piyasada sadece gözünü karartıp reşit olmayan kadınlarla, daha doğru tabirle çocuklarla evlenenler varken; bir de bir anda zaten kadının reşit olmaması dolayısıyla düşmeyen resmi nikaha gerek duymayıp dini nikahla evlenenler türediler. Yani kanunen resmi nikahla evlenemeyenler dini nikahla evlenmeye başladılar. Evet 3000 küsür kişinin büyük kısmı bu rahatlıkla hareket edenlerden oluşmakta. Şimdi de bu rahat adamlara, bu sorunu ortaya çıkaran zihniyetçe mağdur muamelesi yapılıyor.

ali-beyaz

Diyorlar ki; 15 yaşında kadın kucağında bebesiyle kocasının hapisten çıkmasını bekliyormuş. Kardeş bunun önünü 14 yaşında çocukla evlenen adamı cezaevinden çıkararak değil, insanların 14 yaşında dini nikahla da olsa evlenebilmelerine mani olarak alabilirsin. E kadının evlenirken rızası varmışmış. Bakın 14 yaşındaki biri kendi iradesi ile borç altına giremiyor, oy kullanamıyor, araba süremiyor, şans oyunları oynayamıyor, bazı mekanlara giremiyor, cinsellik içeren +18 ibareli filmleri dahi izleyemiyor vs. Ama bu insanın kendi rızası ile evlenebileceğini düşünüyorsunuz. Bu insanın bir çocuğun sorumluluğunu kaldırabileceğine inanıyorsunuz. İşte makul olmayan şey tam olarak da bu.

Gelelim gündemdeki yasa değişikliğine. Cebir, tehdit vs olmaksızın… diyor yasa. Yandaşlar da çıkıp; “Bakın gördünüz mü Cehape zihniyeti tecavüzün arkasına sığınıyor. Cebir, tehdit vs olmadan tecavüz mü olurmuş?” diyorlar. Sanki Türkiyede yaşamıyormuşçasına gibi sığ bir yorum bu. Oysa ülkemizde çocuk gelin gerçeği var. Babaları tarafından kendisinden kat kat büyük erkeklerle evlendirilen çocuk gelinler var. Evlenmek istememeleri halinde dayak yiyen, işkence gören, aç bırakılan, evden kovulmakla tehdit edilen çocuklardan bahsediyorum. Bu çocuğun rıza göstermekten başka şansı var mı allah aşkına? İsteyerek mi evleniyor bu çocuk? Ya da gerçekten tecavüze uğramış bir çocuğun ailesinin yüklü miktar paralar ödenmek suretiyle satın alınarak, çocuğun ifadesinin cebir, tehdit vs olmadığı yönünde değiştirilmeyeceğinden nasıl emin olabiliyorsunuz? Çocuğunu satan babanın, bunu da yapabileceği karineyken aksini sizlere düşündüren şey ne?

Yine değişikliğe göre; eğer taraflar boşanır ve boşanmada çocuk haklı çıkarsa failin ceza evine dönmesi/girmesi söz konusu. Bu durum neye yol açacak peki biliyor musunuz? Çocuk mutsuz olsa da gerek eşinin korkusu gerekse ailesinin baskısı dolayısıyla boşanamayacak. Sözde iyilik yapacağım diye eklenmiş bir maddenin, nasıl sonuçlar doğurabileceğinin göremeyenlere kanun yapm yetkisi vermişiz, görüyorsunuz.

Görüyorsunuz, nereden tutsanız elinizde kalan bir durum bu. Sorun çıkmasına sebep olanlar; sorun çıkaranların mağduriyetlerinin derdine düşmüş. Hem de ülkede o kadar çok mesele varken. Yazık… Gerçekten çok yazık…

Share
800 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNSAN VE TOPLUM

    02 Aralık 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    KAPİTALİST SİSTEMİ SAVUNANLAR OLAYLARA BURJUVA MANTIĞI İLE BAKARLAR. BURJUVA MANTIĞI, KİŞİYİ TOPLUM ÜZERİNE ÇIKARDIĞI İÇİN MEYDANA GELEN TÜM OLUMLU VEYA OLUMSUZLUKLAR ÜRETİM SİSTEMİNE DEĞİL, KİŞİLERİN YETERLİLİĞİNE VEYA YETERSİZLİĞİNE, İYİ NİYETİNE VEYA KÖTÜ NİYETİNE BAĞLANIR. İNSANIN TOPLUM YARATIĞI OLDUĞU GÖRÜLMEZ. OYSA İNSANA DAMGASINI VURAN TOPLUM, TOPLUMA DA DAMGASINI VURAN TOPLUMUN TEMELİ OLAN ÜRETİM SİSTEMİNİN YARATTIĞI EKONOMİK SİSTEMLERDİR. PUTİN RUSYA’DA DEĞİLDE AFRİKANIN BALTA GİRMEMİŞ ORMANLARINDA BİR KABİLEDE YAŞIYOR OLSAYDI,...
  • SİGARA İÇMEK YA DA İÇMEMEK

    13 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Eğitimci Sami ASLAN, hazırladı… Uzun yıllar sigara içtiği için akciğer kanseri riski zaten çok yüksek olan birinin “sigarayı bırakması” fazla bir şey ifade etmez. Sigarayı bıraktıktan ne 1-2 sene, ne de çok daha uzun seneler geçse bile kanseri riski asla “sıfırlanmaz”. Bu durumdaki hastaların bir kısmı KOAH’la ilgili öksürük, balgam, nefes darlığı şikâyetleri üzerine sigarayı bırakmış olabilirler. Sigaraya bağlı KOAH gelişen hastalarda akciğer kanseri riski, sigara içip de belirgin KOAH belirtileri olmayanlara nispeten çok daha yüksekti...
  • SİYASET DEĞİL ÜRETİM YAPIN!

    08 Kasım 2019 Ekonomi, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Merhaba saygı değer okurlar. Arayı çok açtık, Bahar bitti kış geldi. Mevsimler geçte olsa değişti. Ama bu aralar, Mevsimlerden çok insanlar çabuk değişiyor. Cenazeye gittiğimiz zaman, üç günlük dünya, iyilik yapana, iyilikle anılana ne mutlu deriz. Veya şu üç günlük dünyada, bir karış topraktan başka ne alacağız ki deriz. İnsan ameli ile anılır deriz. Herkes İyilik Ve Ahiretten Dem Tutar! Ama hiç kimse bunu uygulamaz. Hiç birimiz! Herkes kendi menfaati doğrultusunda hareket eder. Kardeş, kardeşini, Baba Evladını, Evlat Baba Annesini ...
  • YAŞAMIN TEMELİ TOHUM VE TARIM

    08 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Türkiye’de bir çok konuda olduğu gibi açlık konusunda da net, güvenilir veriler yok. Ancak yaşanan ekonomik sorunlar, halkın alım gücünün zayıflaması ile tahminen nüfusun yüzde 20’si yoksul kabul ediliyor. Yoksul nüfus oranı kırsal bölgelerde daha yoğun. Yaşamın temeli gıda,gıdanın temeli ise tohum ve tarımdır. Tarımdaki sorunları çözmeden gıda sorununu çözmek mümkün değil. Türkiye, sahip olduğu tarım potansiyeli, biyoçeşitliliği ile, dünyada en son açlık ve yoksulluk sorunu yaşayacak ülke konumundadır. Yanlış tarım politikaları ile,...