ÜST REKLAM

logo

reklam

YAZ MEVSİMİNİN MEYVESİ: ANANAS


Deniz Selen Vahapoğulları
dnm123@hotmail.com

 

Tropikal meyvelere zamanla daha kolay ulaşabilir duruma geldik. Bu sayede her türlü meyveye ulaşabiliyor ve ondan yararlanabiliyoruz. Daha önce sonbahar-kış meyvesi olan avokadoyu yazmıştım. Şimdi de yaz meyvesi olan ananası yazacağım. Bolca tüketerek bu güzel meyvelerden yararlanalım.

Ananas seçerken koyu yeşil yaprakları olmasına özen gösterin, bu taze ve iyi kalitede olduğunun belirtisidir. Özellikle küçük, yeşil ve tombul görünen ananaslar büyüklerinden daha tatlıdır. Ananas yıl boyunca üretilmektedir fakat yaz ayları ananasın en çok yetiştiği aylardır.

Ananas, bromelin adında bir enzim içerir. Özellikle doğal yöntemlerle etin yumuşatılması işleminde kullanılır. Bu enzim sayesinde ananas vücutta meydana gelebilecek olan inflamasyon (enfeksiyon) ve ödemi de etkili bir biçimde azaltır. Zedelenmiş dokuların iyileşme süresini kısaltabilir. Bromelin dokularda meydana gelen ödem ve inflamasyon sonucu ortaya çıkan artrit, sinüzit, gut hastalığı, bademcik iltihabı ya da yaralanma ve burkulmaların iyileşmesine yardımcı olur. Tendon iltihabı, kas zorlanmaları, burkulma ve diğer kas yaralanmalarının tedavisinde ananas/bromelin kullanılmaktadır.

Son yapılan çalışmalar ananasın, anti-inflamatuvar özelliği ile kanın pıhtılaşmasını önleyerek kalp krizi geçirme ve inme riskini azalttığını göstermektedir. Ananasın büyük bir antioksidan ve C vitamini kaynağı olduğu da unutulmamalıdır. Antioksidan koruma sağlar ve bağışıklık sistemini destekler. Dokuların iyileşme süresini kısaltması, inflamasyon ve ödemi azaltması, selüliti azaltan meyve olarak nitelendirilmesine sebep olan özelliklerinden bazılarıdır.

Ayrıca ananas manganezden ve antioksidan etki gösteren C vitamininden zengin oluşuyla cildi güzelleştirmeye de yardımcı olur.  Meydana gelen güneş lekeleri ya da aşırı çevre etkileriyle oluşan sorunlar, ananasta bulunan antioksidanla ve yoğun C vitamini ile ortadan kalkar. Ananas tüm cilde iyi gelirken, özellikle kırışıklıkları da önler. Bu tropikal meyvedeki yoğun C vitamini katarakt oluşumunu da önlemektedir, sarı nokta hastalığının oluşum riskini azaltmaktadır.

İçerdiği fazla miktardaki C vitamini ve bromelin sayesinde boğaz ve burundaki mukus salgısının azalmasını sağlar. Soğuk algınlığınız var ise mutlaka ananas tüketin. Alerjisi olan bireylerde boğazını ve sinüslerini rahatlatmak için ananas tüketmelidir.

Ananas tıpkı papaya, mango, kayısı, havuç, kabak ve brokoli gibi beta karoten deposudur. Beta karoten de astım riskini ortadan kaldırır. Serbest radikallerin oluşması ananas tüketimi ile engellenecektir. Bu meyvenin beta karoten içeriğinin prostat kanseri üzerinde etkili olduğu da biliniyor.

Ananastaki lif ve su miktarı ayrıca sindirim sisteminin rahatlamasını sağlar, kabızlığı önler, bağırsak sağlığını koruyucu hale getirir. Ayrıca içerdiği çözünür posa ile yüksek kan kolesterolünü dengeler ve kalp hastalıklarına karşı da koruyucu etki gösterir.

Ananas bir antioksidan olan Ferulik asit kaynağıdır ve kanser oluşumuna neden olan maddeleri önlemeye yardımcı olur. Diyet yapanlar için de çok uygun ve yoğun tatlı tadına sahip lezzetli bir meyvedir. Şekerli bir tada sahip olması onu daha çekici kılar.Toksin atma özelliği sayesinde spordan önce özellikle tüketilmesi tavsiye edilir.

Meyvenin kendisini yiyebilir, suyunu çıkartıp içebilirsiniz. Meyve salatalarına, yoğurda, deniz mahsullerine veya etli yemeklerinize ilave edebilirsiniz. 120 gr taze ananas 1 porsiyon meyve yerine geçer ve günlük C vitamini ihtiyacının  %35’ini karşılar. Ananas suyu da düşük kalorili bir içecektir. Ananası saklama kabında muhafaza edebilir ya da streç filmle kaplayabilirsiniz böylece kokusunun diğer yiyeceklerle karışmasını önlemiş olursunuz. Ananas buzdolabında saklanmalıdır. Dilimlediğiniz ananasları buzdolabında 2-4 gün saklayabilirsiniz.

Share
895 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SARILMAK İLAÇ VE AŞILARDAN DAHA ETKİLİ

    26 Şubat 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Sarılmanın, öpüşmenin hatta tokalaşmanın soğuk algınlığı ve gribe yakalanmayı kolaylaştırdığı bilinirdi ve insanlardan özellikle salgın zamanlarında bu tür davranışlardan uzak durmaları istenirdi. Yeni bir araştırma ise bu tür hastalıkları önlemede  “sıcak bir kucaklaşmanın” ilaç ve aşılardan daha etkili olduğunu gösteriyor. Carnegie Mellon Üniversitesi uzmanları tarafından gerçekleştirilen araştırmada sarılmanın vücudun stresle baş etme ve enfeksiyonlarla savaşma kabiliyetini de artırdığı belirlendi. Psychol...
  • TARIM VE HAYVANCILIK SORUNLARI

    17 Şubat 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Ülkemizin tarımsal potansiyeli çok yüksek olmasına rağmen, yeterince değerlendirmiyor. Topraklarımızın büyük çoğunluğu verimlidir ve tarıma elverişlidir. Bu potansiyelin değerlendirilmesi için tarım politikaları, bilenler tarafından ele alınarak orta ve uzun vadeli uygulanabilir bir politika belirlenmelidir. Tarımda temel sorun yüksek girdi maliyetleri. Üreticilere ucuz yakıt ve ucuz tohum sağlanmalı. Tarımsal sanayide ise en önemli sorunlardan birisi yüksek finans maliyeti. Üreticiyi ezmeden düşük faizli hatta...
  • BEL – BİR A.Ş. MAĞDURLARI NASIL OLUŞTU?

    14 Şubat 2020 Köşe Yazıları, Üst Haberler, üst manşetler, Yerel

    Asaf HİŞMİ BELBİR A.Ş.  ile Samandağ Belediyesi yetkililerinin ortak sorumluluğu altında BEL – BİR A.Ş. mağdurları, yok yere yaratılıp, geliştirildi. Aslında bu resmi belgelerle vatandaşı soyma operasyonu idi. Sonrada belde talanına dönüştü. BEL – BİR A.Ş. Kendini kamu kurumu oluğunu ve birçok belediyenin kendilerinin ortağı olup, beraberce ilgili belediyelerin acil ihtiyaçlarını karşıladıklarını, Samandağ Belediyesinin acil ihtiyaçlarını benzer şekilde karşılayabileceklerini ifade etmişlerdi. Samandağ Belediyesi yetkilileri, adı geç...
  • KAPİTALİZMDE HER YOL CEHENNEME ÇIKAR

    12 Şubat 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Eğitimci Sami Aslan Büyük fikir ve mücadele ustası Dr. Hikmet Kıvılcımlı “Allah, Peygamber, Kitap” isimli eserinde şöyle diyor: “7 bin sene sürmüş antika tarih, medeniyetlerin kuruluşu ve yıkılışı tarihidir. Bir medeniyet kuruluyor gelişiyor sonra duraklıyor, daha sonra da yıkılıyor. Fakat insanlık yıkılmıyor, toplumun üstüne çıkmış “yarı Allah” kesilmiş müstebitler yıkılıyordu ve o yıkılan medeniyetin hemen yanı başında yeni bir medeniyet doğuyordu, daha sonra o medeniyet de daha önceki yıkılan medeniyetin yolundan gidiyor; duraklama ...