“YAŞAMAK VE YAŞATMAK İSTİYORUZ” « Samandağ Ayna Haber

Kardeşim 1 tane 5 tane eklesen neyse sitenin anasını sikmeyin bu kadar aç gözlü olmayın 5 tane koy 4 tane koy kaldıran namerttir.

Şişlide Gece Hayatı

SON DAKİKA

“YAŞAMAK VE YAŞATMAK İSTİYORUZ”

Bu haber 14 Şubat 2022 - 10:22 'de eklendi ve 172 kez görüntülendi.

 

Sağlık Çalışanlarından İş Bırakma Eylemi  

Hatay Tabip Odası, Hatay Diş Hekimleri Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Hatay Şubesi (SES) Ekonomik ve Özlük Hakları, Halkın Sağlık Hakkı İçin G(ö)REV’de olduklarının altını çizerek 1 günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdiler. Samandağ Devlet Hastanesi bahçesinde gerçekleştirdikleri ortak basın açıklamasına Samandağ Eğitim Sen Şubesi Yönetimi, TİP Samandağ İlçe Örgütü, KESK’e bağlı Tarım Orkam Sen İl Temsilcisi Onur Eryılmaz, TÖP Samandağ ilçe örgütü destek verdiler.

Gerçekleştirilen basın açıklamasında Hatay Tabip Odası Başkanı Dr. Sadık Nazik, Hatay Diş Hekimleri Odası Diş Hekimi Nebil Seyfettin, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Hatay Yönetimi Adına Uzm. Psk. Nilgün Aşkar birer konuşma yaptılar.

Oyalama Değil Hakkımız Olanı İstiyoruz! Diyerek ortak basın açıklamasını okuyan Hatay Tabip Odası Başkanı Dr. Sadık Nazik; ““Sağlığı alınıp satılan bir meta, hastaneleri işletme, hastaları müşteri ve sağlık çalışanlarını köle olarak gören anlayışın yürürlüğe koyduğu sağlıkta dönüşüm programı ile, emeğimiz ucuzlatılmış, çalışma koşullarımız kötüleşmiş halkın sağlık hakkı elinden alınmış gelinen aşamada sağlık sistemi işlemez hale gelmiştir.

Pandeminin katmerleştirdiği sağlık emekçilerinin çalışma koşullarında artan zorluklar ve ekonomik krizin de derinleştirdiği ekonomik hakları ile ilgili büyük kayıpları yaşamaya devam ediyoruz. Siyasal iktidar sağlık hizmetlerini üreten hekimleri ve sağlık çalışanlarının haklarını görmezden gelmekte, tercihini sermayeden yana kullanmaktadır. Tüm toplumsal kesimler gibi bizler de artık geçinemiyoruz.

Koruyucu sağlık hizmetlerinden daha çok tedavi edici sağlık hizmetlerinin sunulduğu, sağlık hizmet sunumunda sevk zincirinin tamamen ortadan kaldırıldığı, kışkırtılmış sağlık talebi yaratan bu sağlık sistemi toplumun nitelikli sağlık hizmeti alma hakkını elinden almaktadır. Sağlığa erişim giderek zorlaşmakta, katkı-katılım payları ile ekonomik krizin derinleştiği koşullarda yurttaşın cebinden giderek daha fazla para çıkmaktadır. Bu işlemeyen, sağlık değil sağlıksızlık üreten sağlık sisteminin tüm yükünü ise biz hekimler, diş hekimleri, ebeler, hemşireler, laborantlar, radyoloji teknisyenleri çekmekte, emeklerimizin karşılığını alamadan her geçen gün umutsuzluğa sürüklenmekteyiz.

Bizler yetersiz istihdamın ve kışkırtılmış sağlık talebinin karşısında tükenmekte, angarya ile daha çok çalışmaya zorlanmaktadır. Bu yoğun emeğin karşılığında ise insanca yaşanabilecek temel ücrete erişmek yerine oyalama tasarılar, ek ödeme yalanları ile geçiştirilmektedirler. Performans ile sağlık çalışanları birbirine düşman edilmekte, nitelik değil nicelik önemsenmektedir. Yoğun emek gerektiren bu çalışma düzeni ve ekonomik sorunların yanı sıra liyakatsiz atamalar, yönetici mobbingleri, KHK’ler ve soruşturmalar gibi antidemokratik uygulamalar ile sağlık hizmeti vermeye çalışan sağlık emekçilerinin iyilik hali ortadan kaldırılmaktadır.

Sağlık sisteminde yaşanan tüm olumsuzluklar sağlık emekçilerine yansıtılmakta, pandemiyle beraber daha da derinleşen yanlış sağlık politikaları, ülkeye olduğu gibi sağlığa da yansıtılan şiddet dili her geçen gün daha da can yakmakta, canımızı almaktadır. Hemen her gün sağlık emekçileri ölümlere varan sağlıkta şiddet ile karşı karşıya gelmelerine rağmen, güvenli işyerleri ve etkili-caydırıcı yeni bir sağlıkta şiddeti önleme yasası ise bakanlığın gündeminde dahi değildir.

Uzun süredir sağlık emek meslek örgütleri olarak sağlık alanında yaşanan bu olumsuz tabloya karşı hep beraber daha iyi bir sağlık ortamı için birlikte mücadele ediyoruz.

Sadece son 6 ayda gerçekleştirdiğimiz onlarca etkililiklerden bazılarını hatırlatmak isteriz. Bunlar;

2022-2023 yıllarını kapsayan ve 2021 Ağustos ayında görüşülmeye başlanan TİS döneminde defalarca taleplerimizi dile getirdik. Yandaş sendika ve birlikte hareket ettiği sarı sendika tarafından emekçiler için hüsranla sonuçlanan bir anlaşma imzalanmıştır. 2022 Sağlık Bakanlığı bütçesine yönelik aralık ayına kadar devam eden çok sayıda eylem ve etkinlik gerçekleştirdik.

30 Haziran 2021 tarihinde ASM’ler için yayımlanan ceza yönetmeliğine karşı Ankara’da İzmir’de, İstanbul’da mitingler gerçekleştirdik, defalarca kez iş bıraktık.

Asistan hekimler başta olmak üzere sağlık emekçilerinin angarya çalışma koşullarına “Çalışırken ölmek istemiyoruz! Yaşamak ve yaşatmak istiyoruz!” şiarı ile eylemler yaptık. İş bıraktık.

Emekli aylıklarının emsalleri ile kıyaslanamayacak ölçüde düşük olması sebebiyle sağlık çalışanları emekli olduktan sonra da çalışmak zorunda kalmaktadır. Emeklilikte herkes eşittir, emekliler arasında ücret farklılığı yaratılmasını gerekli kılan herhangi bir hiyerarşi veya statü yoktur. Bu nedenle, emeklilere verilecek ilave ödemede, hangi sosyal güvenlik kurumuna bağlı olarak emekli olduğuna bakılmamalı, hepsine eşitlik ve adalet ölçüsünde insanca yaşamaya yetecek emekli maaşı bağlanmalıdır.

Emek Bizim, Söz Bizim” diyerek başlattığımız yürüyüş sonrasında gerçekleştirdiğimiz Beyaz Forum ile taleplerimizi duyurduk. Sağlıkta özelleştirmeci, piyasacı politikaların durdurulması sağlık hizmetlerinin toplumcu bir anlayışla yeniden inşa edilmesi, sermayeye değil sağlığa bütçe ayrılması için önerilerimizi, taleplerimizi ifade ederek ekonomik ve özlük haklarımızın iyileştirilmesini istedik.

İlk olarak hekimlerin ve diş hekimlerin bir kısmının gelirlerinde düzenleme içeren ama onlar arasında dahi eşitsizlik yaratan ve tüm sağlık çalışanlarını kapsamayan tasarının geri çekilmesine karşı GöREV’deydik. Ocak ayında görüşüleceği söylenmesine rağmen hâlâ görüşülmemesine itiraz ettik. 26 Ocak-4 Şubat tarihleri arasında “NÖBET” tutarak tasarının kapsayıcılığı arttırılarak derhal Meclis’e getirilmesi talep ettik. 4 Şubat’ta Meclis önüne giderek taleplerimizi bir kez daha haykırdık.

Bugünde sesimize kulak asmayan, taleplerimizi görmezden gelenlere karşı bir kez daha uyarı G(Ö)REV’indeyiz.

Taleplerimizi açık:

  • Tüm sağlık emekçilerine insanca yaşamaya olanak veren, emekliliğe yansıyan yoksulluk sınırı üzerinde temel ücretin verilmesi; eğitim durumu, hizmet yılı, mesleki risk gibi faktörler ile ücret skalasının belirlenmesi.
  • Etkili ve caydırıcı yeni bir sağlıkta şiddeti önleme yasasının çıkarılması, güvenli işyerlerinin oluşturulması.
  • Sağlıktaki personel sayısının kadrolu güvenceli istihdam ile OECD ortalamasına çıkarılması.
  • COVID-19 başta olmak üzere meslek kaynaklı hastalıklara karşı bütüncül bir meslek hastalıkları yasası çıkarılması.
  • Ek göstergelerin 3600’den 7200’e kadar kademeli olarak yükseltilmesi.
  • Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelediği birinci basamak sağlık hizmetlerinin oluşturulması, Aile hekimliği ceza yönetmeliğinin iptal edilmesi.
  • Asistan hekimler başta olmak üzere uzun süreli ve angarya çalışmanın kaldırılması.
  • Sağlık hizmetlerinde katkı katılım payı, reçete ücreti vb adlarla alınan ücretlerin iptal edilmesi.
  • Liyakatsiz atamalar, soruşturmalar, mobbing, güvenlik soruşturmaları, KHK’ler ile dayatılan antidemokratik uygulamaların derhal bitirilmesi.
  • Özel sağlık kuruluşlarında ciro baskısına, taşeronlaştırmaya, güvencesiz çalışmaya son verilmesi.
  • Sağlık hizmetlerinin planlanmasından sunulmasına kadar sağlık emekçilerinin örgütleri aracılığıyla karar alma mekanizmalarında yer alması.
  • Sağlığa ve sağlık emekçilerine bütçeden daha fazla pay ayrılması.
  • Hangi statüde olursa olsun tüm sağlık çalışanı emeklilerine insanca yaşamaya yetecek emekli maaşı.

Bizleri artık sağlık hizmeti veremez hale getirilen bu çalışma yaşamının sürdürülemez olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz. Oyalama değil, hakkımız olanı istiyoruz. Yaşama adanmış bir mesleğin mensupları olarak hakkımızı gasp eden bu bozuk düzene karşı alternatifsiz değiliz. Bize dayatılan bu çalışma koşulları, bu sefalet ücretlerin kader olmadığını biliyoruz. 14 Mart sağlık haftasına doğru giderken büyük sağlıkçı buluşmaları gerçekleştireceğiz. Taleplerimizin karşılanmaması durumunda daha uzun süreli G(Ö)REV’e hazır bulunduğumuzu da buradan kamuoyuna bildirmek istiyoruz.” dedi.

Hatay Diş Hekimleri Odası Diş Hekimi Nebil Seyfettin ise konuşmasında: “Biz diş hekimleri mutsuzuz, kırgınız ve öfkeliyiz. Ülkeyi yönettikleri gibi maalesef sağlık politikalarıyla sağlık alanlarını da yönetemediler. 2 yıldan beri Pandemiyle boğuşan ülkemizin ödediği bedeli Sağlık çalışanları çok yakından takip etti, çok yakından yaşadı. Bizler bu süreç içerisinde 600’e yakın sağlık çalışanı bunun içinde 250 ye yakın doktorları kaybettik. Sırf Türkiye’deki bu sağlık sisteminde ki kopuklukları hiçbir şekilde hastalarımıza yansıtmamalarının mücadelesini verdik. Ağır bedeller ödedik. Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar sağlık çalışanı ölmedi. Biz yine de bütün bu uygulamalara rağmen halkın sağlığını önceleyen politikalarımızı gündeme getirdik ve sağlıkta şiddetin ne olduğunu vatandaşımıza anlatmaya çalıştık. Bu meşru ve meşru olduğu kadar insani olan bu grev hakkımızı tüm Demokratik ülkelerde olduğu gibi sonuna kadar kullanmaya kararlıyız. Hiçbir şey ama hiçbir şey sağlık çalışanlarını yıldırmayacak. Türk Tabipler Birliğine yapılmış olan saldırılar, Türkiye gündemini değiştirmek için sıkıştıkça Tabipler Birliğine saldıran siyasi iktidar, bundan sonra karşısında meslek odalarını, meslek birliklerini görecek. Bizim dayanacak gücümüzde kalmadı. Biz bundan sonraki süreç içerisinde, eğer Genel Tabipler başkanımızın ifade ettiği gibi Demokratik Hak verilmez, sağlıkta şiddet yasası ve bununla ilgili ek göstergeler ve buna benzer tüm talepler gerçekleşmedikçe biz bu eylemin içinde olacağız, Tabipler Birliğinin yanında olacağız. Halkın sağlığını korumak için elimizden gelen her türlü mücadeleyi vereceğiz. Bu bağlamda bugün bu eyleme destek veren Samandağ halkına ayrıca çok teşekkür ederim.” dedi.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Hatay Yönetimi Adına Uzm. Psk. Nilgün Aşkar: Ekonomik ve özlük haklarımız ve isteklerimiz için şimdi burada toplanmış bulunmaktayız. Aslında isteklerimiz çokta büyük bir şey değil. Biz bugün yoksulluk sınırının altında ki ücretlerde iken yoksulluk sınırındaki ücretlilere bile artık hani gömülmüş diyoruz.  Hani oraya varabilir miyiz, hani on üç bini alabilir miyiz? hesabına düşmüş durumdayız. Aslında biz hizmeti sunarken acaba vatandaş mı önemli, ben mi daha önemliyim? Bu ikileme girmekten artık yorulduk, bıktık. Biz, vatandaşında bizimde önemli ve değerli olduğumuzu farkında olarak ve bu şekilde davranarak hizmet üretmek istiyoruz. Ve bir ekip olarak, farklı meslek grupları olarak sadece ast ve üst üzerinden, hekim ve hekim dışı üzerinden yapılan ayrımlara uymak ya da bu şekilde davranmaktan da yorulduk. Bu nedenle şu anda farklı meslek gruplarını temsilen burada olunması ve birlikte hareket ediyor olmamız çok değerli. Sesimizi duyurmak için uzun bir eylemlikler yapıyoruz ve sesimizi duyurana, haklarımızı alana kadar bu devam edecek.” dedi.

Haber – Foto: Ümit Dadük Sağaltıcı