ÜST REKLAM

logo

reklam
15 Kasım 2019

YARIM PORSİYON AYDIN FAŞİZAN OLUR

Mevlüd Oruç

 “Yarım hekim candan eder, yarım hoca dinden eder” diye güzel bir atasözü var.  Yarım porsiyon aydın belediye laiklikten eder, yarım porsiyon demokrat belediye, özgürlüklerden eder. Laikliğin ne olduğunu bilmeyen belediye ibadet özgürlüklerine saldırır, Alevi ibadethanesini yıkar. Çevresine topladığı çeyrek porsiyon aydın cahillerin şakşakçılığı ile halka ve ibadethanelere faşizanca saldırır. Türkiye toplumu olarak haklarımızı ve özgürlüklerimizi yerel ve genel ve uluslararası bütün erklere karşı sonuna kadar koruma bilinci, örgütlülüğü ve gücüne kavuşabilmek M. Kemal Atatürk’ün “Çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne varmaktır. Mücadelemiz Hukuk, laiklik, eşitlik ve demokrasi mücadelesidir.

Hz. Hıdır Türbemizi yıkmak faşizandır…

Hatay İli, Samandağ ilçesi Deniz sitesi ile Çevlik sitesi arasındaki mıntıkada bulunan Alevi İbadethanesi olan Hz Hıdır El Zuhur Türbesinin Samandağ Belediyesi tarafından yıkılması hukuksuzdur,   kanunsuzdur ve suçtur. Cemevleri, Hz Hıd(z)ır Türbeleri, Hz. Hızır Ziyaretgâhları inananlar için önemli, kutsal mekânlardır ve ibadethanelerdir. Hangi inanca ve mezhebe ait olursa olsun İbadethanelere koşulsuz saygı başattır.  Alevi, Sünni, Hristiyan, Yahudi, Budist vb. hangi din ve mezhep ibadethanesi olursa olsun Hukuksuz yıkılması Demokrasi, Laiklik ve inanç özgürlüğü açısından faşizan bir uygulamadır. Ülkemizde ve dünyada Cem Evi, Cami, Kilise, Havra, Sinagog vb. ibadethanelere yıkılacak, patlatılacak, yakılacak vb. gözü ile bakan zihniyetlerin hala yönetici makamında olması üzücüdür. Hz. Hıdır El Zuhur adlı İbadethanenin 50 yıllık hizmetçisine ve ibadethanenin Alevi müdavimlerine, Alevi inananlara haber vermeden,  onayları ve görüşleri alınmadan yıkım yapılmıştır. Bu yıkım 50 yıldan beri dini vecibelerini Hz Hıdır El Zuhur adlı ibadethanede yerine getiren Alevilerin ibadet ve inanç özgürlüğüne yapılmış saldırıdır. Bu yıkım ilke olarak ibadet özgürlüğüne, laikliğe ve demokrasiye vurulmuş bir darbedir.

Var mı?  – Yok mu? Cahilliği

Beyinleri nasır tutmuş belli bir kesim de orda Hz Hıdır Türbesi var mı yok mu tartışması açtılar. 50 yıldan beri var olan bir ibadethaneyi inkâr edecek kadar nasırlaşmış zihinlere diyecek bir şey yoktur. Halkın değerlerine, inançlarına yabancılaşma içinde olanlara Allah ıslah etsin diyoruz. Normal mercek altında normal laboratuvarda incelenirse Cami, Kilise, Havra, Sinagog, Cemevi, Türbe, Hz Hıdır Türbesi  vb. bütün ibadethanelerin duvarları taş, kerpiç, Demir, Çimento, toprak vb. maddi şeylerden oluşur. Eğer ibadethanelere İnananların inanç merceği altında ve inanç laboratuvarında incelenirse hepsi inanç yerleridir, saygın ibadethanedir, kutsaldır. İnanç alanında inanların inancı doğrudur.  Hayır, böyle değildir deme hakkına kimse sahip değildir. İnananların ibadethanesini yıkma Faşizan bir uygulamadır.

İbadethanemizde ne vardı?

Hz Hıdır El Zuhur Türbesi İbadethanemiz içinde kesim yeri, pişirim yeri, mutfak, namaz yeri, abdest yeri, dinlenme yeri ve türbenin kubbesi dâhil yaklaşık 300 Metre Kare kapalı alandı. Belediye başkanının emri ile Polis, Zabıta, Toma eşliğinde ve kepçeler ile yıkılan Hz. Hıdır L Zuhur Türbesinden sadece 25 metre kare kubbe kalmıştır.  Birden bire karşısında polis, Toma,  Zabıta, yıkım ekibini ve kepçeleri gören on yıllardan beri türbenin hademeliğini yapan Muhsin Kudret amcamız yıkımı engelleyemeyince kalp krizi geçirdi. Hastahaneye kaldırılan Muhsin amcamızın krizi atlatmış olması tek tesellimizdir. 50-60 yıllık ibadethanemize kaçak yapı veya yıkılacak yapı olarak bakılamaz. Alevi ibadethanemize bu saygısız bakış açısını kınıyoruz.

Kazanılmış Kanuni Hak

Hz Hıdır El Zuhur ibadethanemiz için “İmar Barışına” başvurulmuş ve ibadethane olarak kaydı yapılarak “Yapı Kayıt Belgesi” alınmıştır. Hz. Hıdır L Zuhur Türbesi Resmi olarak ibadethane olarak tescil edilmiş, belgelenmiş ve belediyeye de bildirilmiş olmasına rağmen yıkımın yapılması bilinçli bir saldırıdır. Alevi ibadethanesi olan Hz. Hıdır El Zuhur türbemizin “İbadethane” olarak belgelenmiş olması kazanılmış kanuni bir haktır. Genel olarak Ülke çapında inanç Özgürlüğü, ibadet özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü mücadelemizin meyvesi olan bir kazanımdır.  Özel olarak Alevi ibadethanelerimizin ibadethane olarak kabul edilmesi için on yıllardır verdiğimiz mücadelelerin sonucu olgunlaşmış ve kanuni olarak belgelenmiş hakkımızdır. Samandağ Belediyesinin kepçeleri Hz. Hıdır L Zuhur Türbesini yıkarak sadece bir bina veya normal bir ibadethane yıkmamıştır.  Alevi inancına sahip Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak on yıllardır verdiğimiz hak ve eşitlik mücadelelerimizin ürünü olan kazanılmış hakkımızı olmamışa çevirmiştir. On yılların emeğini ve mücadelelerin sonucu ilk filizi ezmiştir. İbadethane hakkımızın somut olarak yasallığa kavuşmuş olmasını bütün ülkemize tanıtıp emsal olmasını sağlamamız gerekirdi.  CHP li Samandağ belediyesinden yıkımın gerçekleşmesi düşündürücüdür. Bu hukuksuz yıkım göstermiştir ki faşizan uygulamaların dini, mezhebi, ırkı veya partisi yoktur. Sözde kendi oylarımızla seçtiğimiz CHP li belediyelerden faşizan darbe yiyebiliyoruz. CHP li Samandağ belediyesi hukuksuz bir şekilde yaptığı tahribatı hemen ve savsaklamadan telafi etmelidir. Alevi İbadethanesi olan Hz Hıdır L Zuhur Türbesinin yıkılan bütün kısımlarını asıl yerinde tekrar yeniden ve daha modern bir şekilde yapılmalıdır.

Laiklik, İnanç Özgürlüğü, Demokrasi

Ülkemizde birçok parti ve birçok hükümet anti laik anlayışa ve uygulamalara sahip olmalarına rağmen Hatay ilinde ve Samandağ ilçemizde halkımız inanç özgürlüğünü içselleştirmiştir. Hatay ilimiz de Cami, Kilise, Havra, ziyaret, Türbe vb. ibadethanelerimizin yan yana olması gurur tablomuzdur. İbadethanemizin hukuksuz yıkımı bütün dünyaya emsal gösterdiğimiz gurur tablomuza bir saldırıdır.   Hatay da Alevi, Sünni, Hıristiyan, Yahudi iç içe, yan yana, kardeşçe yaşıyor ve inanç özgürlüğü ile inancının gereklerini yerine getirebiliyor. İbadethanemizin belediye eli ile yıkılması Samandağ da ve Hatay da var olan İnanç özgürlüğü iklimine saldırıdır. Yok sayılan ve ötelenen bütün inançlar olarak gelmiş geçmiş bütün hükümetleri inanç özgürlüğünün gereklerine uyması için çağırıyoruz. Fakat maalesef kendi seçtiğimiz CHP li belediye başkanı Alevi ibadethanesini yıktı. Anti Laik her türlü uygulama nerden ve kimden gelirse gelsin gericiliktir. Gericilik kendi seçtiğimiz muhtardan, belediyeden de gelebileceği gibi bakandan, hükümetten de gelebilir. “Bu bizdendir”, “bizim çocuklar gericilik yapmaz”, “gericilik başkalarına mahsustur” anlayışı yanlıştır.  Hz Hıdır El Zuhur türbesi ibadethanemiz de olduğu gibi  “Taş uzaktan gelmez

Share
359 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+10 = ?