ÜST REKLAM

logo

reklam

VATANIMIZDA NEO KAPİTÜLASYONLAR DÖNEMİ

 

Akdeniz Kültür Ve Dayanışma Derneği Üyesi Mevlüd Oruç;

Enerji sektörünün kesin takip ve denetim altına alınması gerektiğini belirtti. Akdeniz Kültür Ve Dayanışma Derneği Üyesi Mevlüd Oruç, Kapitalizmin en vahşi sektörü olarak adlandırdığı Enerji sektörü ile ilgili açıklamada bulundu. ‘Aknehir, Gözene ve Sebenoba Enerji Alanı Değildir’ diyen konuşmasında ‘ Tarım, Turizm, endemik alanlar, zengin flora, zengin biyoçeşitlilik vb ülkemiz için önemli sektörler enerji sektöründen daha önemsiz değildir ve bu alanlar Enerji sektörü için feda edilemez’dedi.

Açıklamasının devamında, Akdeniz Kültür Ve Dayanışma Derneği Üyesi Mevlüd Oruç, “ Enerji sektörü Denetim altına alınmaz ise elde ettiği kapitülasyonları ülkemizin ekonomik ve siyasi zararına kullanabilir. Genel olarak sermaye ve özelilikle vahşi enerji sermayesi kendisi için vardır. Sermayenin hedefi daha fazla kar, toplumun beklentileri ise temiz enerjidir. Vahşi enerji sermayesinin daha çok kar hedefi kendiliğinden Temiz Enerji doğurmaz. Vahşi Enerji sektörünün kesinlikle dizginlenmesi, terbiye edilmesi, ehlileştirilmesi, evcilleştirilmesi gerekiyor. Kurallarla, ilkelerle, kanunlarla, yaptırımlarla, cezalarla vb ehlileştirilmeyen enerji sektörü vatana, ekonomiye ve topluma zararlıdır. Hiçbir sektöre hak ettiğinden daha çok ayrıcalık vermemek temel prensibimiz olmalıdır. Enerji Sektörüne daha çok kapitülasyonlar tanıyarak daha çok kalkınacağız mantığı yanlıştır. Ayrıcalıklar felakete götürüyor. Osmanlının iflas etmesi ve yıkılmasında kapitülasyonların büyük etkisi yadsınamaz. Ortadoğu ülkelerinin başına gelenlerin baş nedeni vahşi Enerji sektörü ve kapitülasyonlardır. Enerji sektörüne eline veren ülkeler ve bölgeler kendini kurtaramıyor. Enerji sektörü: insan haklarının, inancın, ahlakın, anayasanın ve kanunların üstünde olmamalıdır. Tarım, Turizm, endemik alanlar, zengin flora, zengin biyoçeşitlilik vb ülkemiz için önemli sektörler enerji sektöründen daha önemsiz değildir ve bu alanlar Enerji sektörü için feda edilemez.

EVDEKİ BULGURDAN OLMAMAK BÜTÜN MESELE

Tarım, Turizm ve Endemik alanları enerji alanına çevirmek bilinçsizliktir. “Dimyata Pirince Giderken Evdeki Bulgurdan Olmaktır”.  Ülkemiz bu acemilikleri, bilinçsizliği, plansızlığı programsızlığı, kendiliğindenciliği, tahribatı aşacak kapasiteye ve beceriye sahiptir.  Tarım alanında tarım, Turizm alanında turizm, Endemik alanda endemik bitki üretimi yapılmalıdır. Aknehir, Gözene ve Sebenoba mıntıkaları Enerji Alanı değildir.

RES’LERE KAPİTÜLASYONLAR TANIMAK TEHLİKELİDİR

Yenilenebilir, Temiz Enerji vb üretimi yapılsın diye RES’ lere sağlanan teşvik, destek, arazi vb çok büyük ayrıcalıklar kapitülasyon seviyesini bile aşmıştır. Bedavadan ve ucuz yoldan büyük ve değerli topraklara konmanın ve toprak zengini olmanın en kolay yolu RES şirketi kurmaktır. RES şirketleri ülkemizin doğal, tarihi, tarım, turizm, endemik ve kültürel değerler açısından en zengin bölgelerinde binlerce dönüm alanları işgal ediyor. Yoksul köylünün işlettiği küçük toprak parçaları parsel parsel RES’’lere tahsis edilmiştir.

HAZİNE ARAZİLARİ HATAY’DA VATANDAŞA NİYE YASAK?

Ey hazine! Vatandaş senin düşmanın değildir. Vatandaşa tanımadığın hakların çok daha fazlasını kapitülasyon ayrıcalığı ile Enerji şirketine tanıyorsun. Oysa düşman kapitülasyonlardır. Ey hazine dikkat et ve vatana zarar verme! Geçmişte Osmanlı için ve bugün Ortadoğu ülkelerinin tümü için ekonomide, siyasette ve sınır değişimlerinde en yıkıcı etkiyi kapitülasyonlar ve vahşi enerji sermayesi yapmıştır. Hatay ilimiz de vatandaşa çektirdiğin yeter. Hatay Türkiye’nin dışında bir yer değil. Ey Hazine! Yoksa sizde bulunan Türkiye haritasında Hatay ili hala dışarıda mı bulunuyor?  Lütfen kimse bölücülük yapmasın. Ey Hazine tüm ülkemizde yaptığın olumlu uygulamayı Hatay içinde uygula.  Devletin malını- hazine arazilerini vatandaşa ver. Ağababası Amerika ve Almanya olan enerji holdinglerine değil. Ey hazine Kapitülasyonlar nedeni ile bu vatanın ne çektiğini hatırla. Emperyalist ülkeler ve şirketleri için önemli olan kendi çıkarlarıdır.  Ey hazine Hatay da Hazine Arazilerini işleyen, çalışan, emek harcayan vatandaşa ve hayatı döndüren yoksul köylüye ver. Vatanımızı ve hepimizi beş kuruşa satabilecek Enerji Sermayesine değil. Bu memleket bizim. Sınırlar, bayrak, bölünmez bütünlük bizim. Tarım, Turizm, inanç merkezleri, hayvanlar, kuşlar, bitkiler bizim. Vatan bizimle vatandır. Enerji şirketleri ile değil. Ey Hazine Sen bu ülkeyi bizden daha çok sevmiyorsun? Bütün ülkemizde hazineye ait toprakların-arazilerinin vatandaşa satışı yapılıyor. Fakat Hatay ilimiz de hazine arazilerini işleyen vatandaşa satışı niye yasak? Finans Kapitalin RES şirketlerinin 50 yıllık işgaline serbest. RES şirketleri halkı topraksızlaştırıyor. İşten ve aştan mahrum bırakıyor. Neticede halkı İş ve aş için göç’e mahkûm bırakıyor. RES şirketleri Dağdan Gelip Bağdakini kovmak için” ve yaşam ve geçim alanını işgal için kullanılan bir araçtır. Yoksul vatandaşın işlettiği hazine parsellerini vatandaştan alıp şirkete pazarlayan bir piyasa kurulmuştur. Kendi halkının, inancının, tüm toplumun, komşusunun, arkadaşının, eşinin, dostunun, hemşerisinin, yoldaşının, vatandaşının haini   “Erkek Keklikler” vatana çok büyük zarar veriyor.

AKNEHİR, GÖZENE VE SEBENOBA ENERJİ ALANI DEĞİLDİR

Hatay il’i Defne ve Samandağ ilçelerimiz dört mevsim ürün alınabilen ender rastlanan doğal bir iklime sahiptir. Ülkemizin sebze ve meyve ambarı olan bölge de, RES şirketlerinin kullanımına binlerce dönüm arazi kalıcı bir şekilde verilmiştir. Bu yanlış tercih ülkemizin besin damarını daraltmaktır. Tarım ürünlerinde ülkemizi daha çok ithalata mecbur bırakmaktır.  Bu yanlış uygulama Samandağ Ney Kamışı, Samandağ İpeği, Samandağ Biberi, Domatesi, Salatalığı, Defne Yaprağı ve Ğar Sabunu, narenciye, zeytin, maydanoz vb yetişme, çoğalma, yayılma ve üretim alanlarının tahribi ve daraltılmasıdır. RES Türbinleri Samandağ ve Defne ilçelerimizde mera alanlarına kurulmuştur. Çobanların hayvanları yaydığı alanlara yapılan türbinler bölge hayvancılığına darbe vurmuştur. RES’ lerden önce bölgede çok yaygın yapılan hayvan otlatma ve çobancılık artık görülmez olmuştur. RES’ lerin bölgede kurulması ile birlikte çobancılık ölmüştür.

UÇAN DA KAÇAN DA RES’LERDEN KURTULAMIYOR

Hatay ili dünyadaki üç önemli kuş göç Yollarında birisidir. RES’ler Kuş katliamı yapıyor. Göçmen kuşların İlçelerimiz üzerinden geçmesinin ilimiz ve ülkemiz açısından çok büyük bir zenginliktir. RES’ler doğaya çok büyük zarar verdiği gibi birçok kuş türünün neslinin tükenme tehlikesini yaratıyor.  RES’ler böceklere, arılara, kuşlara vb bütün canlılara verdiği tahribatlarla vahşileşiyor.

ENDEMİK ALANLARA ZARAR

Hatay ili, Samandağ ve Defne ilçeleri ve Aknehir- Gözene- Sebenoba mıntıkası Endemik bitkilerin yaşam alanıdır.  RES’ler bitkilerin tozlaşmasını, üremesini, yayılmasını, oluşmasını sağlayan temel koşulları yok ediyor. Rüzgâr akımlarının önüne geçiyor ve dağıtıyor. Rüzgâr, su, arı ve diğer böceklerle gelen polenlerin gitmesi gereken alanların önüne RES’ler girdiğinden tozlaşmayı ve bitki oluşumunu zorlaştırmaktadır. Bulunduğu bölgede rüzgârı kestiğinden ve farklı alanlara dağıttığından, mekanik etkilere neden olur ve birkaç derecelik sıcaklık değişimleri yaratarak doğallığı bozmaktadır. İklim değişikliğine neden olmaktadır. Türbinler dikildikten sonra bölgemizde alıştığımız iklim artık yok. Kurulu bulunan RES’ler en büyük zararı “Tıbbi ve Aromatik Bitkilere” yapmaktadır.

ARABÎ OTU, KEKİK, REYHAN VE AÇRAM KOKUSU

RES’ler Endemik bitkilerin yok olmasına ve bir anlamda yeryüzünde ortadan kalkması anlamına gelmektedir. Haşiş El 3arabi ( El Arabî Otu) Sadece ST Simon Manastırı ile El 3arabi Türbesi arasındaki alanda yetişebilen endemik bir bitkidir. Efsaneye göre El Arabî’nin geldiği yol boyunca her yıl bahar aylarında hoş kokulu bir ot adım başı biter. O otun kokusu, ot koparılıp solduktan sonra çıkar. Kapalı bir yerde tutulursa, örneğin; çekmecede, giysi dolabında yıl boyunca giysiler hoş kokar. İşte bu Otun adı Haşişit El Arabî’dir. El Arabî mıntıkası bu otun Endemik alanıdır.  Vahşi RES Türbinleri ile El Arabî ot’un  ( Haşiş el Arabî) kökünü kurutmaya hakkımız yok.

ENDEMİK ALANA KÖK KURUTUCU ZEHİR

RES’ lerin kendiliğinden doğaya yaptığı zarar yetmezmiş gibi, RES’ lerde çalışan görevliler RES alanında Endemik bitkilere, otlara, çiçeklere, arılara, böceklere, canlı olan her şeye zehir atarak katliamı katmerleştiriyor. Doğanın köküne zehir sıkılıyor. RES’ leri kurmak için binlerce endemik alan tahrip edilmiştir.  Fakat tahribat durmuyor. Kepçe, dozer, buldozer, Vinç vb araçlardan kurtulabilen endemik sahalara da bitkilerin kökünü kurutan Kök kurutucu ilaç ( zehir) atılarak katliam tamamlanıyor. Bitkilere, çiçeklere, otlara zehir sıkılırken tesadüfen yakaladık ve fotoğrafladık.

EXPO 2021

Hatay Büyük Şehir Belediyesinin Organizasyonu ile EXPO 2021 ilimizde yapılıyor olması çok olumludur. EXPO 2021 kapsamında Medeniyetler Bahçesi teması ile Şehrimiz de bulunan doğal güzellikleri, bitki potansiyelini en iyi şekilde tanıtmalıyız. Hatay Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Müzesinin açılmış olması (2013) çok olumlu bir adımdır.  “Hatay İl’i Doğal Bitkilerin Ekonomik Potansiyeli” isimli konferansın (30 Mart 2017) yapılmış olması çok olumludur. Samandağ Kültür Merkezinde yapılan Hatay Büyükşehir Belediyesi ve Hatay kent konseyi tarafından düzenlenen “Tıbbi Aromatik Bitkiler ve Expo 2021 Hatay” içerikli tanıtım toplantısı önemlidir ve bu çalışmaları takdir ediyoruz. Doğal güzellikler Milli Servetimizdir ve bunları ekonomik olarak değerlendirebiliriz. Aknehir, Gözene ve Sebenoba mıntıkalarında kurulu olan RES’ler durdurulmalıdır. Kapasite Artırımı adı altında Samandağ ve Defne ilçelerimizde kurulu bulunan RES’ lerin yeni Türbinler dikmelerine kesinlikle müsaade edilmemelidir.

KUTSAL ALANA SAYGISIZLIK

Genel olarak Turizm ve özel olarak inanç Turizmi açısından önemli bir merkez olan ST Simon Manastırı RES Türbinlerinin işgali altındadır.   İnancımız açısından önemli bir merkez olan EL ARABÎ Ziyareti RES Türbinlerinin işgali altındadır. Binlerce dönüm alan içinde gökyüzüne baktığınızda Türbinlerden başınız döner. Binlerce dönüm içinde kesintisiz bir şekilde onlarca savaş uçağı sesi gibi bir ses RES türbinlerinin sesi kulaklarınızda ve beyninizde zonklayacaktır”dedi.

Haber-Foto:Ali Doğru

Share
547 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+10 = ?