logo

reklam

“UNUTULMAMALIDIR Kİ, HER SORUNUN BİR ÇÖZÜMÜ VARDIR”

“Konuşma Terapisinde Çocukla Çalışmanın Yanı Sıra Anne Ve Babayla Çalışma Büyük Önem Taşır”

Çocuk – Ergen ve Aile Danışmanı Pedagog Onur Can Öncül, çocuklarda konuşma bozuklukları ve terapi yöntemleri üzerine bir açıklamada bulunarak konuşma bozukluklarıyla karşılaşıldığında hangi terapi yöntemleri uygulanması gerektiğini belirtti.

Pedagog Öncül açıklamasında; “Çocuklarda görülen konuşma bozuklukları çok çeşitlidir. Her konuşma bozukluğunda kullanılan terapi yöntemi bir diğerinden farklıdır. Gecikmiş konuşma, artikülasyon bozukluğu (harf söyleyememe), kekemelik, hızlı bozuk konuşma, otizme bağlı oluşan konuşma bozukluğu ve ses bozukluğu çocuklarda yaygın olarak görülen konuşma bozuklukları arasındadır.

Kekemelik, özellikle 2 – 5 yaş aralığındaki çocuklarda sıklıkla karşılaşılan bir akıcılık bozukluğudur. Kekemeliğin daha çok belirgin olduğu ortalama yaşı 5 yaş civarıdır. Erkek çocuklarda kız çocuklarına oranla kekemelik daha çok görülmektedir. Kekemeliğin birden fazla nedeni vardır. Bu durumun psikolojik, fizyolojik (beyin dalgalarından gelen iletim bozukluğu) ya da kalıtımsal (yakın birinin kekeme olması) nedenlerden kaynaklanabildiğini söyleyebiliriz. Çocukların psikososyal anlamda sıkıntı veren çevrelerde bulunması, ailevi problemler, herhangi bir şeyden duyulan şiddetli korku da kekemeliğe sebebiyet verebiliyor. Ayrıca baskı ve stres altında kalmaları, onlardan büyük beklentilerin olması, titiz ve kontrolcü bir çevrede yetişmesi nedeniyle de kekemelik ortaya çıkabilir.

Kekemeliğin terapisinde uygulanacak teknik çocuğun yaşıyla yakından ilişkilidir. En yaygın olarak kullanılan yöntemler akıcılığın şekillendirilmesi ve lidcombe yöntemleridir. Lidcombe yöntemi yaşı daha küçük olan çocuklarda tercih edilir ve sürece aile de dâhil edilerek terapistin uyguladıklarını evde uygulaması sağlanır. Akıcılığın şekillendirilmesi tekniğinde ise çocuğun konuşmasındaki nefes koordinasyonu, yumuşak başlangıç ve sözcükler arası geçişler tekrardan düzenlenerek, çocuğa takılmaların en aza indirildiği bir konuşma öğretilir.

Artikülasyon bozukluğu, çocuğun belirli sesleri (harfleri) doğru şekilde üretememesi olarak tanımlanır. Terapide ilk basamak çocuğa çıkaramadığı seslerin doğru şekilde sesletiminin öğretilmesidir. Bu süreçte konuşma terapisti abeslang, eldiven, ayna gibi materyallarden yararlanır. Çocuk doğru sesi çıkarmayı başardıktan sonra bu sesi sözcük, sözcük öbeği ve cümle içinde kullanma öğretilir. Ardından sohbet, kitap okuma, resim anlatımı gibi çeşitli tekniklerden yararlanarak çocuğun sesletimini öğrendiği sesi günlük hayatta, konuşmasına aktararak genellemesi sağlanır.

Gecikmiş dil, çocuğun anlama ve kendini ifade etme becerilerinin yaşıtlarının gerisinde olması anlamına gelmektedir. Gecikmiş dil ve konuşma terapisinde çocukla çalışmanın yanı sıra anne ve babayla çalışma büyük önem taşır. Öncelikli olarak ebeveynlere çocuğun dil ve konuşma gelişimini destekleyecek şekilde etkili iletişim kurma yöntemleri öğretilir. Ardından ebeveynlerin kurulan bu doğru iletişimi oyun oynama ve kitap okuma gibi etkinliklerle desteklemesi sağlanır. Bu süreçte terapistin her seansta anne ve babanın çocukla oyun oynama ve kitap okuma esnasında çektikleri video kayıtlarını izleyerek geri dönüt vermesi gelişim açısından etkili olmaktadır. Konuşma terapisti terapi sırasında çocuğun konuşma ve anlama becerilerini destekleyecek çalışmalar yapar. Yapılan çalışmaların genel amacı çocuğun daha uzun cümleler kurması, sözcük dağarcığının geliştirilmesi ve sesleri (harfleri) doğru şekilde üretmesidir.

Hızlı bozuk konuşma, kişinin normalden hızlı konuşması sebebiyle ortaya çıkan takılma, ses-hece atma, sözcük tekrarı gibi akıcısızlık problemlerinin görüldüğü bir konuşma problemidir. Hızlı bozuk konuşma terapisinde öncelikli hedef çocuğun konuşma hızıyla ilgili farkındalık sahibi olmasıdır. Terapist ses kaydı, süre tutma gibi tekniklerden yararlanarak çocuğun farkındalık kazanmasını sağlar. Ardından çocuğa basamaklar halinde kolaydan zora doğru konuşma hızını kontrol etmesi öğretilir. Bu süreçte nefes koordinasyonu ve yumuşak başlangıç gibi çeşitli yöntemlerden yararlanılır.

Ses bozukluklarının en sık görülen belirtisi ses kısıklığıdır ve genelde bağırma, bağırarak ağlama, yüksek sesle konuşma gibi ses sağlığına zarar veren alışkanlıklara sahip olan çocuklarda görülür. Ses terapisinde öncelikli olarak çocuğun ses sağlığına zarar veren davranışlar hakkında farkındalık sahibi olmasına yönelik çalışmalar yapılır, ardından konuşma esnasında vokal kordlara zarar vermeden doğru şekilde ses üretimi çalışılır. Terapi esnasında vokal fonksiyon egzersizleri ya da rezonant terapi gibi tekniklerden yararlanılarak vokal kordlarda yer alan hasar giderilir, çocuğun sağlıklı sesine kavuşması ve bu sesi ileriki dönemlerde koruması sağlanır.

Çocuklarınızda bu tür konuşma bozukluklarının ortaya çıkması halinde zaman kaybetmeden uzman birine gitmenizi tavsiye ederim. Ayrıca danışmanlık ofisimizde bu tür sorunların çözülmesi konusunda hizmet vermekte olduğumu hatırlatmak isterim. Unutulmamalıdır ki, her sorunun bir çözümü vardır” ifadelerine yer verdi.

Haber: Ümit Dadük Sağaltıcı – Foto: Aslı Sağaltıcı

Share
27 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+10 = ?