ÜST REKLAM

logo

reklam

Ümit Sağaltıcı CEVİZ AĞACI


Ümit Sağaltıcı
deneme01@hotmail.com

 

 

 

Baskı yönetimler zamanında bu ülkenin demokrasisi defalarca çalındı; Hukuk ve temel insan hakları her seferinde kalıcı yaralar aldı.

Bir gün öleceğinin bile bile yine de o zamanlar demokrasiyi inşa etme umudu hep canlıydı.

Darbeler sonrası güzel hayaller kurabiliyordu.

Şimdilerde 16 Nisan 2017 tarihi olan bir güne hapsoldu o canlı umutlarımız.

Kalıcı ve uzun erimli bir faşizmin temeli de atılabilir o gün, barış güvercinli de uçurabilir.

‘’Tehlikenin farkında mısınız’’ sorusunu sormak için çok geç. Bu sorunun cevabini de tartışmak yersiz artık.

Ve herkes kendini fena halde namlunun ucunda hissediyor.

Nazım’ın en güzel, en umut dolu şiirlerinden biridir.

‘’Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda

Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında’’ der. Hakkında tutuklanma emri olan şairin, parkta sevgilisini beklerken polisleri görünce tırmanıp geniş yapraklı dalları arasına saklandığı o görkemli ceviz ağacı bile artık bizi kurtaramaz.

Çıkan yasa dışı yasalarla birlikte ne parkımız kalıyor, ne ağacımız.

‘’Başım köpük köpük bulut

İçim dışım deniz

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkı’nda…

Budak budak, Serhan Serhan

İhtiyar bir ceviz

Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında…

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda

Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında…

Bu şiirin öyküsü de şiir kadar anlamlı şöyle öyküsü şiirin:

Nazım Hikmet hakkında yakalama kararı çıkmıştır… Kaçak bir yaşam süren Nazım Hikmet sevgilisiyle buluşacaktır… Ve adres Gülhane Parkı’nda ceviz ağacının altıdır…

Sevgiliye haber yollanır… Ancak aracı aynı zamanda polise de haber vermiştir.

Nazım Hikmet, sevgiliyi beklerken uzaktan polislerin geldiğini görür ve ceviz ağacına tırmanır…

Polisler gelirler, beklerler, dolaşırlar ama Nazım Hikmet yok.

Sevgili geliyor, ağacın altında Nazım Hikmet’e bakınıyor yok…

Oysa Nazım Hikmet tepede ve yazıyor şiiri…’’

Bir de Nazım Hikmet’in ‘Ceviz ağacı ile Topal Yunusun hikayesi şiiri var.

İşte şiiri:

Burada bir dostumuz var:

Çerkeş’in

Kavak köyünden.

Büyük kitaplar gibi

İçinde bir şeyler saklı.

Akıllı adamlara

Ajans haberlerine

Ve bilmeceye meraklı.

Adı: Yunus.

Ateşimizi yakıp

Suyumuzu veriyor.

Ağaçlardan

Ve günlerden konuşuyoruz.

Yaşanacak günlerin en güzelleri.

Şimdilik

Sohbetimizde kederi:

Kesilip

Satılmış bir ceviz ağacının…

Onu tanıyoruz:

Avlunun içinde

Kapının solundaydı.

Ve altı yaşında

Dalından düştü Yunus,

Topallığı ondandır.

Öküzler topalları sever,

Çünkü topallar ağır yürürler.

Öküzler topalları sever,

Ceviz ağaçları sevmez topalları:

Çünkü topallar sıçrayamazlar yemişlere,

Çünkü üzerlerine çıkıp

Silkeyemezler dalları

Ceviz ağaçları sevmez topalları…

Bir acayiptir muhabbet bahsı:

Mutlaka kendinin dereye atmaz

Sevilmeyenlerin hepsi.

İnsanların hünerleri çoktur:

İnsanlar

Sevilmeden de sevmesini bilirler…

Bir acayiptir muhabbet bahsi,

Bir acayiptir

Ceviz ağacı ile

Topal Yunus’un hikâyesi…

…. Cevizlerini Eylülde döker,

Yaprakları yeşil dururdu Kasıma kadar.

Ve Çerkeş yolu üzerinden

Sabah namazı ışıyıp geldiği zaman,

Kadınlardan önce uyanırdı dalları.

Altından geçerken düşünürdü Yunus…

… Düşünmek:

Ne mukaddes bir iş

Ne felaket

Ne de bahtiyarlıktı,

Ve ölüm

Mutlaka varılıp dönülmeyen,

Fakat üzerinde düşünülmeyen

Bir köydü Yunus için…

… Gündüzleri yıldızların niye söndüğünü,

Dünyanın yuvarlak olduğunu

Ve güneşin etrafında döndüğünü

Bilmiyordu Yunus.

Bunları biz anlattık ona

Şaşıp kalmadı…

… Çinli Müslümanlara,

Burunları tek boynuzlu gergedanlara,

Ve bir damla suda bir milyon mikroba dair

Fikri yoktu Yunus’un.

Bunları bizden öğrendiği gün

Hayret etmedi…

… Çocuklara ana,

Tohuma toprak

Ve karı lazımdır erkek kısmına…

Bir kız kaçırdı Yunus:

Çünkü düğün pahalı

Kız kaçırmak ucuz…

Fakırın karısı kavi olmaz…

Ve bir gün

Çerkeş yolu üzerinden

Sabah namazı ışıyıp geldiği zaman

Giderlerdi.

Yunus’un arkasından yuvarlandı yere,

Kırmızı peştamalının içinde ölüverdi…

Topraksız, öküzsüz ve kadınsız,

Kaldılar dünyada bir başlarına

Ceviz ağacı ile Yunus.

Yalnızlık koydukça koydu Yunus’a.

El toprağında ter döker oldu.

Cevizi karanlıkta kaybolur sanıp

Uyumaz beklerdi sabaha kadar.

Yalnızlık umurunda değil cevizin,

Toprağın içinde gider kökleri,

Dalları yukardan Yunus’a bakar…

Sabahın sahibi vardır.

Gün daima bulutta kalmaz.

Herhal ilerdedir

Yaşanacak günlerin

En güzelleri…

Şimdilik

Sohbetimizde kederi:

Kesilip

Satılmış

Bir ceviz ağacının…

Benim bakış açım ve ceviz ağacının iç desenlerini gözlemim konuşmaya değer mi bilmem.

Ceviz ağacının iç desenlerini nereye bakıyor ise, etrafında, sağında solunda ne görüyorsa onu yansıtıyor. O desenleri incelerseniz nasıl bir yerde durduğunu etrafında ne varsa siz görmeden öğrenebilirsiniz

O yüzden 16 Nisan sabahı yüreğiniz de, kalbinizde, umutlarınızı geleceğinizi yansıtın CEVİZ AĞACI GİBİ…

Sayfa yetersizliği nedeniyle şiiri kısaltım mutlaka bir yerlerden bulup tamamını okumanızı öneririm.

Share
851 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA YAŞAMI BÜYÜK TEHLİKEDE

    09 Aralık 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yeni yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre küresel ısınma nedeniyle gezegenimizin(Dünya’mızın) “geri dönülemez” noktaya yaklaştığını gösteriyor.  Bilim insanları iklim krizinin vardığı boyutlar konusunda dünyanın birden çok taşma noktasını çoktan aştığı konusunda uyarı yaptı. Uyarıda iklim değişikliğinin dünyadaki yaşama varoluşsal bir tehdit oluşturmaya başladığı açıklandı. The Guardian’da yer alan habere göre, küresel ısınmanın buzulların erimesi ve ormanların yok olması gibi bazı etkileri durdur...
  • İNSAN VE TOPLUM

    02 Aralık 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    KAPİTALİST SİSTEMİ SAVUNANLAR OLAYLARA BURJUVA MANTIĞI İLE BAKARLAR. BURJUVA MANTIĞI, KİŞİYİ TOPLUM ÜZERİNE ÇIKARDIĞI İÇİN MEYDANA GELEN TÜM OLUMLU VEYA OLUMSUZLUKLAR ÜRETİM SİSTEMİNE DEĞİL, KİŞİLERİN YETERLİLİĞİNE VEYA YETERSİZLİĞİNE, İYİ NİYETİNE VEYA KÖTÜ NİYETİNE BAĞLANIR. İNSANIN TOPLUM YARATIĞI OLDUĞU GÖRÜLMEZ. OYSA İNSANA DAMGASINI VURAN TOPLUM, TOPLUMA DA DAMGASINI VURAN TOPLUMUN TEMELİ OLAN ÜRETİM SİSTEMİNİN YARATTIĞI EKONOMİK SİSTEMLERDİR. PUTİN RUSYA’DA DEĞİLDE AFRİKANIN BALTA GİRMEMİŞ ORMANLARINDA BİR KABİLEDE YAŞIYOR OLSAYDI,...
  • SİGARA İÇMEK YA DA İÇMEMEK

    13 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Eğitimci Sami ASLAN, hazırladı… Uzun yıllar sigara içtiği için akciğer kanseri riski zaten çok yüksek olan birinin “sigarayı bırakması” fazla bir şey ifade etmez. Sigarayı bıraktıktan ne 1-2 sene, ne de çok daha uzun seneler geçse bile kanseri riski asla “sıfırlanmaz”. Bu durumdaki hastaların bir kısmı KOAH’la ilgili öksürük, balgam, nefes darlığı şikâyetleri üzerine sigarayı bırakmış olabilirler. Sigaraya bağlı KOAH gelişen hastalarda akciğer kanseri riski, sigara içip de belirgin KOAH belirtileri olmayanlara nispeten çok daha yüksekti...
  • SİYASET DEĞİL ÜRETİM YAPIN!

    08 Kasım 2019 Ekonomi, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Merhaba saygı değer okurlar. Arayı çok açtık, Bahar bitti kış geldi. Mevsimler geçte olsa değişti. Ama bu aralar, Mevsimlerden çok insanlar çabuk değişiyor. Cenazeye gittiğimiz zaman, üç günlük dünya, iyilik yapana, iyilikle anılana ne mutlu deriz. Veya şu üç günlük dünyada, bir karış topraktan başka ne alacağız ki deriz. İnsan ameli ile anılır deriz. Herkes İyilik Ve Ahiretten Dem Tutar! Ama hiç kimse bunu uygulamaz. Hiç birimiz! Herkes kendi menfaati doğrultusunda hareket eder. Kardeş, kardeşini, Baba Evladını, Evlat Baba Annesini ...