ÜST REKLAM

logo

reklam

ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI


Dr. Şerif Kurtuluş
deneme13@hotmail.com

ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI

SERIFKURTULUSBir proje başarısızlığa uğramış, Ortadoğu kan gölüne dönmüş durumda…

Artık demokrasi, insan hakları, zulüm, diktatör, terörist, örgüt gibi kavramların arkasına gizlenmiş emperyalist grupları geçte olsa farkettik. Bu hikayeleri eğitim seviyesi düşük, az sorgulayan kişilere anlatmaya devam edebilirsiniz. Ancak diğerleri gerçeklerle yüzleşmiş durumda…

Bir grup “Genişletilmiş Afrika ve Büyük Ortadoğu Projesi’ ile devletlerin sahibi olarak görülmeye başlandı. Bu proje dışında kalanlar ise muhalif olarak tanımlandı. Ve kan akmaya başladı. Proje neredeyse ilk evreyi başarıyla tamamlamıştı.

Muhalif görülen grupların insani değerleri daha önde tutması nedeniyle kanlı bahar ikinci evreye girmeden geri tepmeye başladı. Ancak bu duruma gelinceye kadar nice acılar çekildi. Evini – barkını terkedenler, başka bölgeye göç edenler, başka ülkeye gitmek zorunda kalanlar oldu. Bu süreçte boğulan, satılan, öldürülen, muhtaç konuma düşen ve nice savrulan hayatlar…

Bu durum en çok ülkemizi ve daha çok Doğu Akdeniz ve güneydoğu bölgelerini etkilemiş gibi görünüyor. Sosyo-kültürel, ekonomik nice problemle karşı karşıya kaldık. Çözümü zor durumların da devam edeceği aşikar… Ya diğer ülkeler; mesela devasa zenginliği olan Arabistan’ın insani yardımları yok derecede azdır. Peki Avrupa devletleri bir avuç mülteciyi karşılarken bile çelme takarak, gelen mültecileri fare şeklinde resmederek kendilerini anlatmış oldular. Kaldı ki projenin yarattığı yangına döktükleri benzini herkes biliyor.

Global hakim emperyalistler projelerinin insani değerler karşısında gerilediğini görünce insanlığın yok olma durumunu göze alarak ( Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki örneği gibi ) alternatif planlarını devreye soktular.

Bu günlerde emperyalist güçler, maşalar ile yürüttükleri adı konulmamış dünya savaşını perde arkasından çıkarak boy göstermeye başladılar. Dünyanın her köşesinden Ortadoğu’ya Nükleer silah dahil nice teknolojik silahları taşıyan gemi, uçak gibi askeri teçhizatla gelmeye başladılar.

Muhalif gruplar da aynı şekilde karşılık vermek için konumlarını aldılar. Hal böyle olunca 3. Dünya savaşı artık kapıda denilebilir.

Birinci ve İkinci Dünya savaşını düşündüğümüzde 3. Dünya savaşını engellemek zorundayız. Bunu insani değerleri ön planda tutarak yapabiliriz. Basit çıkarları bir kenara bırakıp savaş karşıtı bir pozisyon almak durumundayız. Bu aklı selim her insanın görevidir.

Emperyalist güçler Ortadoğu’nun çok bilinmeyenli denkleminde kurguladıkları senaryonun olmayabileceğini biliyor. Hatta yanlışlıkla ateş alan bir füzenin neye yol açacağının farkında. Yine de geri adım atmayı hiç düşünmüyor gibiler… Ne de olsa patlayan her bomba onları değil bizi yok edecek. Ortadoğu bu duruma itiraz edecek eğitime sahip değil. Dolayısıyla yanlışlıkla da olsa bomba patlamasında bir sakınca görmeyeceklerdir.

Ülkemizin Ortadoğu’daki stratejik konumu nedeniyle kurgulanan senaryolarda mutlaka rol verilecektir. Bizler bu senaryoda biçilen rolü sorgulamalı, bataklığa yaklaşmadan, hatta mevcut bataklığın kurutulması lehine modifiye etmeliyiz.

Ortadoğu’nun her dönem benzer risklerle yaşayacağını göz önünde tutarsak, en büyük savaşın cehaletle olması gerektiği, Eğitimle dünyaya şekil veren bir bölge halini alacağı, alması gerektiği düşüncesindeyim.

Savaşsız bir dünya mümkün..!

Saygılarımla

Share
1393 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ZEYTİNİN TARİHÇESİ VE FAYDALARI

    08 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Zeytin, çok yönlü bir kültür bitkisi olarak, Anadolu mutfak kültüründe binlerce yıldan bu yana birçok alanda kullanılır. Anadolu’da yaşayan eski medeniyetler, zeytin ve zeytinyağını, dini kutsamalarda, nazardan korunmada, birçok hastalığın tedavisinde kullanırlardı. Tüm dinlerde zeytin, bereket, barış, akıl, uzun ömür ve olgunluk gibi simgesel anlamlar taşır. Zeytin ağacı, ağır büyüyen, fakat oldukça uzun yaşayan bir ağaçtır. Gövdesi çürümeye karşı çok dayanıklıdır. Üstelik de ömrünü tamamladığında köklerinden yeni bir ağaç filizlenmekt...
  • YEMEĞİN AZI KARAR ÇOĞU ZARAR

    01 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Hz. Muhammed’in şu sözünü hiç aklımızdan çıkarmayalım: “ sofradan tam doymadan kalkınız.” Bu sözün değerini sağlıkçılar daha iyi bilir. Yemek yemekten anladığımız, karnımızı doyurmak anlamında midemizi doldurmaktır. Midelerimizi bir çöp kutusu gibi dolduruyoruz. Doygunluğa ulaştığında yani tam doluluk sağlandığında “doydum” diyoruz. Maalesef bunu destekleyen diğer olgu ise lezzet adı altında damak tadı dediğimiz, yediklerimizin tatlı, ekşi, acı,tuzlu olmasının ön plana çıkmasıdır.M.Ö.106 –M.Ö.43 yılları arasında yaşamış ...
  • HUBRİS (KİBİR) SENDROMU HASTALIĞI

    24 Haziran 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler

    Genelde siyasetçilerde görülen bu hastalık “tanrısal ego” olarak da biliniyor. İlk kez, Psikiyatrist David Owen ve Jonathan Davidson tarafından dile getirilen bu sendrom, 2010 yılında tıp dünyasının önemli dergilerinden biri olan Brain’ de yayınlanmış. David Owen ve Jonathan Davidson’a göre  sendrom bir “güç zehirlenmesi”dir.  Diktatörler, “hubris Sendromu”na özel bir eğilim taşırlar.  Demokratik ülkelerde, tekrarlayan seçim zaferleri liderlerin Hubris Sendromu hastalığına yakalanma olasılığını arttırıyor. Bu has...
  • KAPİTALİST UYGARLIĞIN FELAKETLERİ

    17 Haziran 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Eğitimci - Sami ASLAN Karl Marks,19.yy’da kapitalizmin insanlığın başına getireceği felaketlerin farkındaydı. Marks, toplum yaşamının ekoloji merkezli olması gerektiğini düşünmüş, doğanın özgürleşmesini savunmuş ve insanın doğadaki güzellik yasalarını gereğince üretmesi gerektiğini savunmuştur. O günlerden doymak bilmeyen kapitalist üretimin, insan ile doğa arasındaki yabancılaşma ve çatışmayı had safhaya çıkaracağını görmüş, bu durumu tersine çevirmek için öncelikle insanlar arasındaki ilişkilerin doğru bir yöne dönüştürülmesi gerektiğini ...