ÜST REKLAM

logo

reklam
06 Mayıs 2017

Turgut Koçak FİTNE


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

 

 

İslami çevre iyice karıştı desek abartmış olmayız. İki gün önce Kılıçdaroğlu’na demokratlık dersi vermeye kalkan Recep Tayyip Erdoğan, yandaşlar arasında kıran kırana yapılan tartışmalara da değinerek bütün bu çıkışları ‘fitne’ olarak değerlendirdi ve bir önemli noktaya daha değinerek kendisi adına kimsenin konuşamayacağını belirten açıklamalar yaptı. AKP ile ilgili konuşurken de bu partiye arkasını dönenler iflah olmaz diyerek sanırız başta Abdullah Gül olmak üzere göndermelerde bulundu.

Böylesine uç tartışmaları gündemine bile almaktan korkup çekinen sözümona basın çevreleri ise yine her zaman olduğu gibi CHP içindeki tartışmaları öne çıkarıp büyüttükçe büyüterek kamuoyunda algı operasyonuna girişti. Yalaka ve yandaş basının yazdıklarına baktığımız zaman neler görmüyoruz neler. Yok; Kılıçdaroğlu’nun koltuğu sallanıyormuş, yok; muhalefete set kandile davetmiş, yok; CHP’de tek adama isyan büyüyormuş, yok; kelle avcısıymış, yok; CHP karışmışmış, yok; vadesi dolmuşmuş daha neler neler…

Bu saptamaların hiçbirinin düşünce ve haberle ilintisi yok. Yok, çünkü bu yalaka ve yandaş basın karışan İslami çevrelerin ayıbının ortaya dökülmesini engellemek için böylesi bir yönteme başvuruyorlar. Öyle ya Recep Tayyip Erdoğan, durup dururken niye sopasını kaldırıp bunları hızaya sokmaya kalkışarak ‘fitne’ tanımlamasında bulunsun değil mi? Yine de bizim bildiğimiz bir şey var. Bazı önemli şahsiyetlerin dışında Erdoğan’ın bu tavrı karşısında göreceksiniz hepsi sineceklerdir. Yani; yanisi şu bunlarda kişilik oluşmamıştır kişilik…

Gelelim şu Baykal’ın densizliğine. Gerçekleri Meral Akşener kadar bile gerçekleri görememiş olması düşündürücüdür. O da kalkmış, CHP’nin sopa ile yönetilemeyeceğini söylüyor. Doğru CHP ya da bilmem hangi parti sopa ile yönetilmeye kalkışılsa bir yere kadar sürebilir bu yönetilme işi. Sonrasında ise olan olur eşyanın doğası gereği su akar yolunu bulur. Ancak bir şey daha var ki o da kistleşip organizmayı tehdit eden anlayışlarla da yönetilemez. HAYIR çalışması sırasında kendisine rol verilen Baykal acaba toplumdan yeniden CHP’nin başına gelmesi gerektiği yolunda bir mesaj mı aldı ki günü gelmemiş laflar etmeye başladı? Ya da ne bileyim bu muhteremin kulağına her önemli durumda “devlet adamı” olmasının gereği olarak bir şeyler mi fısıldanıyor acaba? Öngörü konusunda Meral Akşener’in çok çok gerisinde kalmak da bir şansızlıktır aslında. Çünkü Meral Akşener HAYIR Bloğu’nun parçalanmaması için bir şeylerin yapılması gerektiğini söylemesi karşısında Baykal’ın ettiği, tuttuğu işlere bakın bir. Neymiş efendim; CHP cumhurbaşkanı olacak birini hemen CHP’nin başına geçirmeliymiş. Bunu da olağanüstü kongreye giderek yapmalıymış ki geç kalınmasınmış. Baykal’ın Abdullah Gül fiyaskosu da ayrıca değerlendirilecek konu olup bir o kadar da öğreticidir aslında…

Bütün ülkenin yurttaşları bilmelidir ki Türkiye ve Türkiye insanları çok büyük tehlikelerle karşı karşıyadır. Yeni bir döneme adım atılmak istendiği bugünlerde devletin bütün kurum ve kuruluşlarının çivisi çıkarılmaya çalışılmaktadır. Bu kurumların en başında da hiç kuşkunuz olmasın ki yargı gelmektedir. İktidarda yargının işlevini çok iyi bildiği için dün Fethullahçıların yuvalandığı yargıda bugün AKP’liler ve has Erdoğancılar yuvalandırılmaya çalışılmaktadır. Düşünün ki bir Ensar Vakfı Başkanı bile pat diye yargının içine sokulmakta, yargı adeta AKP’nin bir kolu olarak yeniden yapılandırılmaktadır. Ekonomik, demokratik, sosyal ve siyasal tehlikelere değinmiyoruz bile.

Bütün bu gerçekler gözümüzün önünden bir şerit gibi geçerken bazı politikacıların gemlenemez hırsları yüzünden HAYIR Bloğu’nu etkisiz kılacak adımlar atan siyasetçiler her kim olurlarsa olsunlar bir kenara ya çekilmelerinin ya da itilmelerinin zamanı çoktan gelmiş de geçmektedir bile. Türkiye geniş halk yığınlarının her önemli durumda bunların takozluk görevleri ile karşılaşması iç acıtıcıdır. Bugün her zamankinden daha çok demokrasi güçlerinin birlikte davranmalarına gereksinim vardır ve de yürüyüş bu güzergah üzerinden amaca kilitlenmelidir. Gerisi içi boş tıngır teneke söz ve davranışlar olur ki bugüne kadar böylesi durumları çok yaşadık çok…

http://www.tsip1974.com

TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ (TSİP)

SOCIALIST WORKERS PARTY OF TURKEY

Meral Akşener Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile görüştükten sonra Deniz Baykal’a göndermelerde bulunarak önemli olanın HAYIR Bloğu’nun dağıtılmaması olduğunu söyledi.

Baykal ise çıkmış ortaya devirdiği çamlar az gelişiyormuş gibi şimdi de CHP sopa ile yönetilemez diyor.

Yalaka ve yandaş basınsa zil takıp oynamaya başlamış. Kılıçdaroğlu’na yönelik öyle bir saldırıya geçmişler ki kendi evlerinin içinde olanlardan haberleri bile yok.

Fitneciler ne olacak…

 

 

Share
700 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YOLSUZLUKLARIN KİLOMETRE TAŞLARI

    15 Ocak 2020 Genel, Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi BEL – BİR AŞ.’ye bulaşmayan kişilerin sayısı azdır. BU şirketle yapılan iş ve işlemlerin fiyat belirlemesi iki türlü. Hesabı kitabı yok. Şirket lehine sonuçlar çıkartılmaya çalışılmıştır. Toplumsal çıkar, ikinci plana atılmıştır.  Şirket kar etsin diye Asliye Hukuk Hâkimliğine sunulan Bilirkişi Raporu sahtedir. Mahkemeyi olumsuz yönden etkilemeye çalışılmıştır. Raporda kullanılan veriler sahtedir. Kıymet takdir komisyonu da sahte bedel takdiri yapmıştır. İşin aslına geçelim. BEL – BİR AŞ.’ye kat karşılığı olmak üze...
  • DOĞAL YAŞAMDAN KOPUNCA

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yaşanacak bir tek ömrümüz var. Onu da uzun ve mutlu yaşamak için sağlıklı olmak gerekiyor. Oysa günümüz insanı çok erken, hatta küçücük yaşlarda kanser, kalp, şeker, tansiyon, obezite sorunlarıyla sarmalanıyor. Paketlerle ilaç, antidepresanlar, antibiyotikler yanımızdan ayırmadığımız aksesuarlarımız oldu. İnsan ömrü uzadı, evet uzadı ama, ne pahasına. Sağlıksız, hastalıklı, bir gün bile kullanmadığımızda ölümümüze neden olabilecek ilaçlara mahkum bir yaşam. Neden bu hale geldik: Doğadan uzaklaştıkça, bizi...
  • RANTIN ŞEYTANİ YÖNÜ ( 2 )

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi 2 – 03.05 1991 tarih ve 11 sayılı Samandağ Belediyesi, Belediye Meclis Kararında rantın şeytani yönü, sırıtır derecede görünüyordu. BEL – BİR A.Ş.’ne Projesiz, ihalesiz  (resmi belgelerde belirtildiğine göre: 1991 yılı Birim fiyat tariflerine göre İhale Bedeli: 20.000.000 TL) iş vermek için bu şirkete kamu kurumu olarak tanıttılar. Belediye encümen ve belediye meclis kararlarında böyle tanıtılmıştı. Kamu kurumu olmayan, Kamu kurumu niteliğini taşımayan ve maliye bakanlığından uygun görüş almayan bu şirketin ödenmiş serma...
  • İKİ GÜNÜ EŞİTLEMEK BİLE ARTIK HAYAL OLDU

    10 Ocak 2020 Köşe Yazıları, Yerel

    Gönül ister ki hep olumlu şeyler yazalım. Kimsenin moralini bozmayalım ama bu günümüz yarınımız hakkında ciddi endişeler taşıyor ve hiçbir düzelme emaresi görmüyorsak, elbette ki gerçekleri dile getirmek, rayından çıkmış olan treni yeniden rayına sokmak için tavsiyelerimizi ifade etmek boynumuzun borcudur. Birilerinin yaptığı gibi yanlışları görmezden gelip yanlış yapanların şakşakçılığını yapıp hızla yaklaştığımız kötü sonun oluşturacağı deprem ve tusunamileri gizlemeye çalışabiliriz ama bunun kime ne faydası olacak ? Son mesajın t...