ÜST REKLAM

logo

reklam

TUNCAY; “ONLARIN SESİNİ SİZ KISTINIZ”

Siz En Son Ne Zaman Hayır Dediniz?

Samandağ Belediyesi ve Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu tarafından organize edilen Uyuşturucu İle Mücadele paneline konuşmacı olarak katılan Eğitim Danışmanı Erkan Tuncay, Çocuklara Hayır Diyebilme Becerisinin kazandırılması gerktiğini ifade ederek bir konuşma gerçekleştirdi.

Yeni Çarşı Konferans salonunda gerçekleştirilen panelde konuşan Eğitim Danışmanı Tuncay; “İrfan arkadaşımızın da belirttiği gibi anne – baba olmak için bir okul okumaya gerek yok. Ama bu konuda anne babalarımızın tamamen solukları kesilmiş durumda. Hayat sizi bazen karar almaya zorlar. Doktor olmaya karar verirsiniz ve ya öğretmen olmaya… Bulunduğunuz çevre arkadaşlarınız, akrabalarınız bu kararların şekillenmesinde oldukça etkili.

Ben madde bağımlılığına sadece kaçınma olarak bakıyorum. Kaçınma; Önümüzdeki problemlere karşı koyabilecek psikolojik bir dayanıklılığımızın olmayışı ve bu durumdan kaçma isteğidir. Çocukların psikolojik sağlamlığı ilkokul rehberlik programında yer alır. Çocuklar karar verme süreçlerinde (madde bağımlılığı, çeteleşme gibi…..) olaylara nasıl hayır diyebilecekler hiç düşündünüz mü? Peki sormak istiyorum. Siz En Son Ne Zaman Hayır Dediniz?

Siz hayır deme becerisini ilkokulda beceremeseniz üniversiteye kadar diyemezsiniz. Anne babalar olarak çocuğun hayır diyebilme becerisine nasıl yatırım yapmalıyız diye düşündünüz mü?

Kişilik; Beni sizden ayıran, sizi yanınızda oturduğunuz kişiden ayıran bir örüntüdür. Kişiliğin en önemli dişlileri düşünceler, duygular ve davranışlardır. Biz çocuğun olumlu düşünmesi için nasıl yatırım yapmalıyız bu konuya kafa yormalıyız. Yapılan çalışmalar kişilik yanlarımızın doğuştan geldiğini ortaya koyar. Yani içe dönük ve ya dışa dönük olmamız doğuştan getirdiğimiz kişilik örüntüleridir. Bunun yanı sıra başkalarının sizi nasıl gördüğü sizin karakterinizi oluşturur.

Amerikalı Gelişim Psikoloğu Erikson’a göre Kişilik Gelişiminin 8 çağı vardır bunlar;

1.Gelişim Evresi: Temel Güven Karşısında Güvensizlik (0-1,5 Yaş)

Birinci gelişim evresi, bebeğin ağız yoluyla (tadarak) öğrenme dönemini kapsar. Bu yüzden bu evrenin adı Oral Dönem verilmiştir. Yeni doğan bebeklerin birinci hedefi ağız yoluyla anne memesini aramak ve emmektir. Oral dönemde anne-babalar çocuklarını periyodik aralıklarla ve düzenli olarak beslemelidirler. İhtiyaçları güvenle karşılanan bebek ilerleyen yaşlarda daha umutlu ve pozitif olur.

2.Gelişim Evresi: Bağımsızlık Karşısında Utanç ve Şüphe (1-3 Yaş)

Çocuğun barsak (TDK: Bağırsak) ve kas kontrolünü sağlamayı öğrendiği dönemdir. Bu sayede idrarını tutabilir, istediği zaman idrarını yapabilir. O yüzden bu evreye ANAL DÖNEM denilmiştir. Çocuğun, zorunlu bir ihtiyaç üzerinde kendi kontrolünü sağlayabiliyor olması kendisiyle artık anlaşma yapılabileceğini gösterir. Bu dönemde inatçılık da baş gösterebilir.

3.Gelişim Evresi: Girişimcilik Karşısında Suçluluk (3-5 Yaş)

Çocuğun, kendini daha rahat ifade edebildiği, dil ve motor becerilerini daha iyi kullanabildiği evredir. Bu evreye faillik-ödipal dönem denilmiştir. Dönemin en belirgin özelliklerinden biri cinsel konulara olan meraktır. Bu dönemde çocuklar kendi cinsel organlarına dokunabilir, arkadaşlarının cinsel organlarına dokunabilir ve cinsel oyunlar oynayabilirler. Bunların tamamı meraktandır ancak bilinçsiz aileler bunun bir ahlak bozukluğu olduğunu düşünerek doğrudan çocuğu azarlama ve cezalandırma yoluna gidebiliyorlar.

4.Gelişim Evresi: Üretkenlik Karşısında Küçük Görülme-Aşağılık Duygusu (5-11 Yaş)

Okul öncesi eğitimi ve ilköğretim okul çağını kapsayan dönemdir. 5-11 yaş arası olan 4.gelişim evresine latent dönemi adı verilmiştir. Sosyal ilişkilerin geliştiği, öğrenme süreçlerine üretme süreçlerinin eklendiği dönemdir. Bu dönemde çocuklar, rol model belirlemeye eğilimlidir.

5.Gelişim Evresi: Kimlik Kazanımı Karşısında Kimlik Karmaşası (12-19 Yaş)

Ergenliğin hemen öncesini ve ergenliği kapsayan evredir. Duygusal ve fiziksel olarak hızlı bir değişimin yaşandığı 12-19 yaş aralığı adolesan dönemi olarak adlandırılmıştır.

Bu dönemde bireyler kimlik edinme hedefiyle hareket eder. O güne kadar edinilen alışkanlıklar, hayata bakış açısı, inanç ve düşünceler değişebilir; sorgulanabilir. Bu dönemde aykırı davranışlar da görülebilir ancak zaman içerisinde toplum normlarına uygun, sağlıklı ve doğru kabul edilen davranışlar oturmaya başlar.

6.Gelişim Evresi: Yakınlık Karşısında Yalnızlık (20-30 Yaş)

Artık tam yetişkinlik evresidir ve geniş bir zaman aralığını kapsar. Bu evreye erişkin dönemi de denir. Kimlik kazanımı veya kimlik çatışması durumları önemini yitirmiş; kaynaşma, sosyal ilişkiler kurma ve ilişkileri sürdürebilme eğilimi başlamıştır. Elbette bir önceki dönemden sağlıklı çıkmış olunması halinde.

Bu dönemde farklı fikir ve görüşteki insanlarla kutuplaşmak yerine bir arada yaşamayı, ilişkiler kurmayı öğrenmek, dönemin hedeflerinden bazılarıdır. Cinsel yaşam, iş, aile kurma, statü kazanma gibi sorumluluğu yüksek hedefler yine bu döneme aittir.

7.Gelişim Evresi: Üretkenlik Karşısında Durağanlaşma (30-60 Yaş)

Tam bir geçiş dönemidir. Bu dönemde kişi, üretmeye devam eder ancak genellikle üretim amacını eğitimsel yönde gerçekleştirmeye başlar. Yeni neslin verimliliğini artırıcı ve yol gösterici hedefler edinir. Bir yandan monotonlaşma kaygısı öte yandan bununla mücadele isteği gelişir. Evcimen insanlar dahi bu dönemi ev dışında, çeşitli aktivitelerle değerlendirme gereği duyar. Eğer 6.evrede cinsellik, ruh sağlığı ve sosyalleşme ihtiyacı tatminkar seviyede giderilmemişse 7.evrede gerçek olmayan dostluklar kurulabilir. 7.gelişim evresinin duygusal olarak tavan veya taban şeklinde görülme olasılığı yüksektir. Bu olasılıklar, üretkenliğin ve yaratıcılığın artması veya tam tersi durgunlaşma, çöküşe geçme şeklindedir.

8.Gelişim Evresi: Benlik Bütünlüğü Karşısında Umutsuzluk (60+ Yaş)

Psikososyal gelişimin son evresi olan 8. Evre huzur ve pişmanlık arasında bir çatışmayı doğurur. Kendini tamamladığına inanan ve bütünlük duygusu taşıyan kişiler geçmişinden pişmanlık duymayan ve önceki evreleri sağlıklı tamamlayan kişilerdir. Huzursuz ve umutsuz olan kişiler ise “keşke”lerle yaşamaya devam eden, geçmişte yaptıklarından pişmanlık duyan, depresif kişilerdir”

Çocuğunuzun girişimciliğini engellerseniz ileride özgüvenli bir birey olmaz. Çocuğunuzun dilinin gelişmesine yardımcı olmazsanız kendini ifade edemez ve hayır demeyi öğrenemez. Bu anlamda bir düşünsenize ileri de maddeye madde teklifine nasıl hayır diyecek. Çocuğa sorumluluk bilincini özerklik döneminde aşılamazsanız bütün hayatı boyunca sorumluluklarını yerine getiremez hep size bağımlı kalır. Sorduğu sorudan suçluluk duyan (İnşallah kimse bana soru sormaz) düşüncesi girişimciliği engelleyen faktörlerdir. Aslında sizin de hayır psikolojinizden bahsediyorum burada.

Ergenlik döneminde çocuk büyümeyle ilgili problemlerle baş etmeye çalışacak hem üniversite ile ilgili ciddi bir karar verecek hem de en önemlisi Sokrates’in dediği gibi (Kendini Bil) sözünden hareketle bir kişilik sahibi olmaya çalışacak. Bütün bu görevleri çocuk ergenlik döneminde yapacak.

Gelelim size; “Siz çocuk doğduğundan itibaren onun kişiliğinde ne gibi yatırımlar yaptınız. Hayır diyebilme becerisini yerleştirdiniz mi ergenlik döneminde yapmasını bekliyorsunuz. Ailelerin bu noktada çocukların sanatsal, kültürel, sosyal alanlarda etkinlikler yapmasına izin vermesi gerekiyor hatta ailelerin teşvik etmeleri gerekiyor. Bizim okul eğitimimiz, aile eğitimimiz ve iş ortamımız sadece bir şeye hizmet etmeli oda Bir çocuğun aklını kullanma cesaretine. Üç yaşında hatırlayın çocuk soru sorduğunda onu engellemeyin, cevap verin. Siz aklını kullanabilecek kişiyi inşa ederseniz okul, aile eğitimi ve iş ortamıyla bu çocuklar olumlu – olumsuz her şeye hazırlıklı olur. Asıl olan psikolojik sağlamlıktır. Karşımıza çıkan travmalara karşı ayakta durabilme becerisidir. Bir Çocuğu Kurtarmak, Bir Nesli Kurtarmaktır” ifadelerine yer verdi.

Uyuşturucu ile mücadele paneline Samandağ Kaymakamı Murat Kütük, Samandağ Belediye Başkanı Av. Refik Eryılmaz, CHP Samandağ İlçe Başkanı Turgay Abacı, Kadın Kolları Başkanı Yüksel Berber ve Kadın Kolları üyeleri, Gençlik Kolları Başkanı Burak Kimyonşen ve Gençlik Kolları Üyeleri, DSP Samandağ İlçe Başkanı Haydar Süslü, Samandağ Belediyesi Uyuşturucu İle Mücadele Komisyonu üyeleri, Samandağ Belediyesi Meclis Üyeleri, Oda başkanları, Sivil Toplum Kuruluşları ve birçok vatandaş katılım gösterdi.

Haber- Foto: Hasan Dadük   

Share
289 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?