ÜST REKLAM

logo

reklam

“TRAFİKTE SAYGI EĞİTİMİ”


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

Habere göre;  Milli Eğitim Bakanlığı ve Sürücü Kursları trafikte başta yeni alanlara olmak üzere, daha sonra ehliyeti olan herkese ‘’TRAFİKTE SAYGI EĞİTİMİ’’ verecek:  ‘’ MEB, yeni ehliyet alacak olan kişilere zorunlu tuttuğu ‘trafik adabı’ dersi içindeki ‘Trafikte Saygı Eğitimleri’nin, şu an ehliyet sahibi olan 25 milyon sürücünün tamamına ücretsiz olarak vermeyi planlıyor.’’

Trafikte araç  kullanıcılarına (şoförlere)bağlı olarak yaşanan olumsuzluklar, uzun zamandan beri toplumun dillendirdiği konular arasında yer alıyor.

Özellikle her gün trafik için de olan ve geçimini ulaşım hizmetlerinden karşılayan kişilerin; tutum ve davranışlarına daha fazla özen göstermeliler.

Toplu taşımada hizmet veren araç kullanıcılarının mesleklerine  ‘’bakış açısı’’ trafikteki davranışlarını etkiliyor.  Yaptıkları işi ‘’ekmek kavgası’’ gibi düşünenler olduğu gibi:  ‘’ulaşım hizmeti ‘’ olarak görenlerde var.

‘’Ekmek kavgası’’ olarak görenlerin bakış açısını analiz edelim.‘’Ekmeğin’’ yanına ‘’kavga’’ kelimesini eklediğiniz zaman ‘’orman kanunlarını’’ işletirsiniz. Diğer firmalardaki meslektaşlarınızı, kavga edilecek düşman olarak görürsünüz. Kavga kültürü sizi etkisi altına alırsa; aynı firmadaki arkadaşlarınıza bile olumsuz davranabilirsiniz. Zamanla bu olumsuzlar yolcular ve diğer sürücülere de yansır.

‘’Ekmek kavgası’’mantığında ‘’kavga’’ böyle anlaşırken ‘’ekmek’’ücret alınan yolcular oluyor. Kavga mantığındaki obur veya acıkmış (ücret toplama hırsı olan) sürücü;  güzergahındaki  bütün ‘’yolcuları’’  ( ‘’ekmekleri’’) toplamak istiyor.   Diğer dolmuşların kendisini geçmesine izin vermiyor. Olmadık yerlerde duruyor. Bir hızlanıyor, bir yavaşlıyor. Ani çıkışlar, manevralar, yavaşlamalar ve duraklamalar yapıyor.  Diğer arkadaşlarının yolcu almaması elinden gelenin fazlasını yapıyor.

Hal böyle olunca birçok dinamik (hareketli) faktörden oluşan trafikte oluşan gergin atmosfer kazalara davetiye çıkarıyor.

Toplu taşıma da araç sürücüsü yaptığı işi ‘’ekmek kavgası’’değil de ‘’ulaşım hizmetleri ‘’olarak  görmeye başlarsa ve içindeki kavgacıları dönüştürürlerse, sıkıntılar, önemli ölçüde azalmış olur.

‘’Ulaşım hizmetleri’’mantığında ise araç kullanıcısı (şoför) mesleğine severek yapan,  diğer meslektaşlarına ve trafiğin diğer unsurlarına saygı duyan, bir karakter taşır.   Yolcuyu; sağlıklı güvenilir ve rahat bir yolculukla, evine, işine, okuluna ulaştırması gereken emanetler olarak görür.  Belki de onları ailesinden bir bireyi gibi hissederler. Okula giden çocuğu, işi  giden abisi, eve  giden eşi…

Ağza alınmayacak sözlerle, birbirine bağıran çağıran, her gün kavga eden, görgü kurallarını hiçe sayan, tutum davranışları artık görmek istemiyoruz.

İşe – okula- eve- çarşıya- sahile giderken, neden rahat- huzurlu- güvenli bir yolculuk geçirmeyelim?

Dünya; bilim ve teknoloji ile yarışırken biz hala ; ‘’birbirimize zarar vermeden nasıl yaşarız’’ konusundayız.

İşini hakkıyla, severek yapan araç kullanıcılarını da anmadan geçmeyelim. Toplumda bu özellikleri ile bilinen kişilerdir.

Yolcuların azımsanmayacak kısmının geliş – gidişlerini işini saygı ve sevgi ile yapan bu kişilere göre düzenlemeye çalışmaktadırlar.  Bazı şoförleri görünce;  gidecekleri yere  geç kalma pahasına olsa bile araçlarına binmeyenler de  azımsanmayacak orandadır.

Hal böyle iken; insanımızda güzel hizmetleri hak ediyorken, insanımız için en iyisini yapmaya çalışalım. Ana sorumluluk toplu taşıma kooperatiflerinde olmak üzere, hizmet kalitesini artıcı çalışmalar yapsınlar. Üyelerini birbirleri kavga edecek iki rakip görmelerini engellesinler. Yolcu memnuiyet anketleri yapsınlar. Bilgi toplasınlar. Bu bilgiler ışında düzenlemeler yapsınlar. Toplumda mesleki saygınlıklarını korusunlar.

Kuraldır: toplumda saygınlığını kaybeden her meslek önce dış müdahalelere uğrar sonrada iş sahasındaki etkinliğini kaybeder.

 

Share
635 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEMLEKETTE HAK, HUKUK ADALET VAR MI?

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Bu üç kavram varsa, iyi yoldayız, başarı mutlak olacak. Bu kavramları Samandağ ilçesinde arayalım. Bizim ilçede var mı? Varsa, nerede saklanmışlar da bizler göremiyoruz? Ben bu yüce değerleri çok aradım. Merak ediyordum. Bulamadım. Örneğin; Şehir merkezinde bulunan ve davası 1991 yılından beri çözüm bekleyen Park sorununun yasa ve yönetmelik açısından beraber bakalım ‘’İlimiz Samandağ İlçesi Atatürk Mahallesinde kâin 1042,1998 ve 4241 sayılı parseller, Mahkeme kararlarıyla Park olarak ihdas edildi Hatay Valiliğinin 17.10.2018 tarih ...
  • KAPİTALİST SİSTEMDE ONUR, HAYSİYET VE ŞEREF; PARADIR

    15 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan / Sami Aslan İnsanlık Kapitalizm ile birlikte Basit yeniden üretimden (sanayi öncesi antik ve orta çağlardaki tarıma dayanan üretim) Geniş yeniden üretim  ( teknolojik sanayiye dayanan üretim) sistemine geçmiştir. Çok uluslu tekelci şirketler ve Bankalar sistemi olan KAPİTALİST sistem demek, GENİŞ YENİDEN ÜRETİM SİSTEMİ demektir. Geniş yeniden üretim demek yüzbinlerce işçi ile en son teknoloji kullanarak dağlar gibi yığılan matahlar (mallar) üretmek demektir. Dağlar gibi yığılan üretilmiş MATAHLAR’ın milli sınır...
  • ZEYTİNİN TARİHÇESİ VE FAYDALARI

    08 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Zeytin, çok yönlü bir kültür bitkisi olarak, Anadolu mutfak kültüründe binlerce yıldan bu yana birçok alanda kullanılır. Anadolu’da yaşayan eski medeniyetler, zeytin ve zeytinyağını, dini kutsamalarda, nazardan korunmada, birçok hastalığın tedavisinde kullanırlardı. Tüm dinlerde zeytin, bereket, barış, akıl, uzun ömür ve olgunluk gibi simgesel anlamlar taşır. Zeytin ağacı, ağır büyüyen, fakat oldukça uzun yaşayan bir ağaçtır. Gövdesi çürümeye karşı çok dayanıklıdır. Üstelik de ömrünü tamamladığında köklerinden yeni bir ağaç filizlenmekt...
  • YEMEĞİN AZI KARAR ÇOĞU ZARAR

    01 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Hz. Muhammed’in şu sözünü hiç aklımızdan çıkarmayalım: “ sofradan tam doymadan kalkınız.” Bu sözün değerini sağlıkçılar daha iyi bilir. Yemek yemekten anladığımız, karnımızı doyurmak anlamında midemizi doldurmaktır. Midelerimizi bir çöp kutusu gibi dolduruyoruz. Doygunluğa ulaştığında yani tam doluluk sağlandığında “doydum” diyoruz. Maalesef bunu destekleyen diğer olgu ise lezzet adı altında damak tadı dediğimiz, yediklerimizin tatlı, ekşi, acı,tuzlu olmasının ön plana çıkmasıdır.M.Ö.106 –M.Ö.43 yılları arasında yaşamış ...