ÜST REKLAM

logo

reklam

TORUNA BAK, PARAYI KAP


Hasan Yavaş
deneme02@hotmail.com

OHAL’ uzatma gerekçesini yumuşatmak için ‘Toruna bak parayı kap’ kolaylığı ve devlet yönetmekten acizliğin aslında en somut gerekçesi. OHAL uygulaması sonrası Aralık ayında en az 141; 2016 yılının tamamında da 1970 işçi iş kazalarında yaşamını yitirdi.(işçi sağlığı, iş güvenliği. İŞİG, açıklaması.) İşçilerin örgütlenmesi zaten Türkiye’de birçok şekilde engellenmeye çalışılırken bu durumun OHAL’le birlikte iyice keyfileştiğini görüyoruz. Yani devletin tepesinin ifade ettiği ‘halka ve işçilere OHAL yok’ söylemi sadece sözde kaldı. OHAL koşulları kesinlikle patronların lehine işçilerin aleyhine devam etmektedir.

Dolarda tarihi zirve, OHAL’ın üç ay daha uzatılması, enflasyonun beklenenden yüksek gelmesinin de etkisiyle dolar Cuma günü itibariyle 3.64’TL’ye çıkarak zirve yaptı. Aclık sınırı bu ay yapılan araştırma sonucuna göre, Ülkemizde ki, 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 1546TL olarak belirlendi.

Reina’daki katliamı gerçekleştiren saldırgan yakalanamazken, (en azından bu yazıyı yazdığım 7 Ocak itibariyle henüz yakalanmadı.) soru işaretleri sürüyor. Bitmedi, bu kez İzmir vuruldu 2 ölü 10 yaralı. 39 kişinin ölümüne sebep olan Reina’da katliamın üzerinden altı gün geçti, İzmir vuruldu.

Ve sadece Ankara/İzmir /İstanbul değil, ülkemizin her yeri korku şehri, beldesi, köyü kenti oldu.

Eğitim ve iş alanında iyi bir gelecek hedefleyen yaklaşık 20 milyon kişi umudunu sınavlara bağladı. KPSS’ YE başvuran 6 milyon yurttaş yüzde 1’in içine girebilmek için çabaladı. Ne kadar bir önemde haber?

Çünkü hepimiz daha büyük bir sınav veriyoruz. Ölüm kalım sınavı.

Hafta geçmiyor ki toplu bir katliam gerçekleşmesin Gün geçmiyor ki, şu kadar şüpheli gözaltına alındı, şu kadar tutuklu mahkemece tutuklandı. Duruşması olan falan tutukluların hepsine muhabbet ceza aldılar. Falan ilde operasyon kırk altı kişi gözaltına alındı. Ünlü iş adamı Feto’dan içeri alındı.

Bundan daha büyük bir sınav var mı?

Birde Bitmez tükenmez bir TORBA ANAYASA değişiklik teklifi meselesi var ki AKP’nin olmazsa olmazı. Anayasa komisyonundan geçip Meclis genel kuruluna gelmesi ve oylamaya bu pazartesi başlanması.

Devlet kendi görevini ‘’toruna bak parayı kap’’ demek ipin ucunu iyice kaçırıldığı, sorunlara, çözüm üretemediği bir süreç aslında.

Tarih boyunca ülkemizde ne zaman devleti yöneten, hükümetler, ülkeyi yönetemez hale geldi, hem kendi açığını kapatmak (gerektiğinde aldatıldık- kandırıldık veya sahte düşman yaratarak) için sürekli ‘’birlik ve beraberlik’’ten dem vururlar ama asla hak hukuk adalet ekmek aş isteyeni duymazlar dinlemezler. İşte o andan itibaren ülke de derin bir sessizlik ve terör gibi farklı toplumsal katliamlara girişme olayları olur.

Ama bugünler ilk kez tarihinde bu kadar çok büyük katliamlar toplu ölümler ile karşılaştığımız bir dönem.

Her şey kontrol altındadır diyen bir siyasi iktidar oysa hiçbir şeyi kontrol edemeyen bir siyası iktidar var. Bir siyası anlayış var.

Geldik Suriye de bulunan TSK’ye siz deyin ‘fırat kalkanı operasyonu.’

Rusya’da altına imza koyduğun anlaşmayı, fırıldaklık ederek dinci cihatçı terör örgütlerine dolaylı yardım etmeyi sürdür. Artık dünya bunu yutmuyor, İran anında cevap verdi. ‘’Koyduğun imzaya sadik kal’’

İlk gününden itibaren Suriye politikasının hatalı olduğunu, savaşın ülkemize sıçrama riskinin bulunduğunu, selefiliğin memleketimizde gün geçtikçe kuvvet kazandığını söyleyenleri vatan haini ilan etmekle engellenemez.

‘’Her kim ki toplumun çoğulcuğuna dil azatır, insanların hayat tarzına en temel demokratik haklarını karışma cüretini gösterir, her karşı fikri hapishanelik görür, şahsi menfaatlerini milli menfaat diye yutturmaya çalışır, insanları hedef gösterir; içine düştüğümüz bu güvenlik boşluğunu beslemiş olur.

Hala bir çıkış yolu var.

Gel gelelim bu yolu tutmak için iktidarın bugüne kadar tuttuğu yolu bırakması gerek. Muhalefet de ‘’tuttuğun yol, yol değil’’ demek için vardır, can sıkıldığında hapse atmak için değil.’’

Share
691 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ALLAH’TAN YARDIM DİLE ALİ!

    23 Ekim 2019 Genel, Köşe Yazıları, Yerel

    İlknur Altıntaş Gülümsedi Resul-u Ekrem, “Seni orada gördüğümde o yüzündeki ifade, o an! Hayber’in kapısını tek başına yerinden söktün sen Ali, tek başına...” diyerek gülümsedi, “Allah’ın yardımıyla...” dedi Ali, biraz utandı, yanaklarındaki pembelik bundandı. “Ah, çocuk!” diyerek elini sıktı ve bir anda öksürmeye başladı, o gülümseme eriyip gitti yüzünden, kızıla teslimdi artık teni, “Biliyor musun Hayber’de o yediğim yemeğin acısını hâlâ hissediyorum, şimdi o zehrin etkisinden şahdamarımın koptuğu andır...” “Efendim...” dedi ...
  • MEKSİKA KÖYLÜ DEVRİMİNİN LİDERİ : EMİLİANO ZAPATA

    23 Ekim 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Hazırlayan: Sami ASLAN Meksikalı devrimci Emiliano Zapata’ nın katledilmesinin 100 yılındayız. Katledenler, kurşunlarla delik deşik ettikleri bedeni teşhir için halkın göreceği bir meydana getirirler. Cesedin tanınmaz halde olduğunu gören bir ihtiyar, Zapata’ nın ölmediğini yüksek sesle haykırır. Sonra yanına gelen başka bir köylü ''peki bu Zapata değilse, Zapata nerde'' diye sorar. İhtiyar yüzünü dağlara döner .''Dağlarda ihtiyacımız olduğu zaman geri gelecek'' der. Eski çağlarda dünya halkları kaybettikleri değerli önderleri her z...
  • PUTİN-ERDOĞAN SALI ZİRVESİ BÖLGEMİZİ SALLAR MI?

    21 Ekim 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Mehmet Yuva Bir dostum, “Cinsellik saçma bir eylemdir diyen Tolstoy’un 13 çocuk yaptığını öğrendiğimden beri kimseye güvenim kalmadı” derdi. Ancak İmam’a küserek Cami boykot edilmez. Tolstoy’un sözüne itimat etmeyerek topyekûn güven kaybı yaşanmaz. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarını eleştiren Yılmaz Özdil Barış Pınarı operasyonuna ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a destek verdi;  “Başka Türkiye yok. Dik dur, eğilme, yanındayız…Ecevit gibi dirayetli ol canımı ye” mesajıyla taraftar ve muhalif birçok kimseyi şaşırtmayı başardı.&nbs...
  • DÖVME ÇILGINLIĞI

    16 Ekim 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Son yıllarda bir ‘dövme çılgınlığı’ yaşanıyor. Özellikle de kadınların  antik çağlardan beri bilinen bu kendini süslenme sanatı, adeta salgın bir hastalık gibi tüm dünyada hızla yayılıyor. Samandağ’ın bayanları da dövme çılgınlığının önde gidenleri. Gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine giderek daha çok insan dövme yaptırıyor. Üstelik sadece kol, bacak, omuz, sırt gibi görünen yerleri de değil, vücutların ‘güneş görmeyen’ bölgeleri de nasibini alıyor dövmeden. İyi güzel de, kiminin modaya uymak, kiminin gerçekten süslenmek ve...