ÜST REKLAM

logo

reklam

TOHUMDAKİ ENDİŞE


ümit sağaltıcı
umit_ofset2013@hotmail.com

Eğitimci / Sami Aslan

19 Ekim 2018 tarihli resmi gazetede yayımlanan” yerel tohumların kayıt altına alınması, üretilmesi ve pazarlanmasına dair yönetmelik”, 2006 yılında çıkan “Tohumculuk Yasası”na dayanarak uluslararası

Tohum şirketlerinin çıkarlarını esas aldığı bilinen bir gerçektir. Bu yasa ile çiftçinin yerel tohumluklarını veya bunlardan üretilen fideleri satması yasaklanmıştır. Bu yasa ve yönetmelik Türkiye çiftçisine; “Ey çiftçi, binlerce yıldır yaptığın gibi tohum takası yapamazsın. Tohumu artık şirketlerden alacaksın. Aksi halde para cezası ödersin. Tohumların yakılır ve 5 yıl boyunca ekip biçemezsin. Ekip biçsen de, ürününe raflarda yer bulamazsın.”diyor.

Bu yasa, çiftçiyi büyük uluslararası gıda şirketlerine mahkûm etmekte, sömürü zincirine bağlamakta ve köleleştirmektedir. Ayrıca bütün halkı genetiği değiştirilmiş tohum ürünlerine mahkûm kılarak sağlığından etmektedir. Uluslararası tohum şirketleri kendi tohumlarını ıslah etmek için yerel tohumluklara muhtaçtır. Ancak yerel tohumları sadece kendileri kullanmak isterler. Tohum şirketlerinin bütün genetik kaynakların üzerine “mülkiyet hakları” dedikleri kavramla çökerek el koymaları kabul edilemez. Yerli tohumların özelleştirilmesi, üretici çiftçilerin haklarının gasp edilmesidir. Tohumu köleleştirip sağlıklı yaşam hakkının yok edilmesidir. Çiftçinin ne ekeceğini ve ne yiyeceğini seçme özgürlüğünü ortadan kaldırıp bir ülkenin yasa zoruyla köle edilmesidir. Küresel tekellerin ve yerli ortaklarının tohumlarımızı gasp etmesine geçit vermemek için, bu yönetmelik iptal edilmelidir. Bu yönetmelik ile çiftçinin biyoçeşitliliğini yok ederek, büyük şirketlerin patent altına alınmış GDO’lu (genetiği değiştirilmiş)tohumlara yaşama imkanı verilmektedir. Özetle, bu yasa ve yönetmelik, gen ve tohum merkezlerimizden istediği tohumları kolayca alabilen ve bunları kullanarak “ dünya tohum hegemonyası” oluşturan tohum şirketlerinin çıkarlarına hizmet etmektedir.

 

Share
94 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ERİCH FROMM VE İNSANIN MUTLULUĞU

    17 Nisan 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan / Sami Aslan 23 Mart 1900–18 Mart 1980 yılları arasında yaşamış olan ünlü psikiyatrist, filozof ve sosyolog Erich Fromm'u çoğumuz “Sevme Sanatı” isimli eseriyle tanıyoruz. Kendisinin modern insanın mutluluğuna dair oldukça önemli görüşleri var. Aşağıdaki yazıda bu görüşleri özetlemeye çalıştım. Kişilik; kişinin kendine göre bir ayrılığı, belirgin bir özelliği olması durumu, kişinin özyapısına uygun kendine özgülüklerin tümüdür. Kişilik, sosyal etkiler sonucu yaşam tecrübeleriyle oluşur. Kalıcı olan kişilik, bireyin fi...
  • YEREL SEÇİMLERE GİDERKEN

    27 Mart 2019 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Yerel seçimlere giderken, vatandaşımızın seçimden çok ,geçim derdiyle meşgul olduğunu gözlemliyoruz.Siftah etmeden kapatan esnaf,ürünü tarlada kalan çiftçiler ,işten atılan işçiler,yüzde 11' leri bulan işsizler...Samanı bile ithal etmek...AKP iktidarının,Cumhur İttifakının, 17 yılda ülkemizi getirdiği durum budur. Diğer yandan, ülkemiz, güvenlik bakımından da büyük tehditler altındadır.ABD ,bütün  Batı Asyayı ateşe vermek için hergün yeni hamleler düzenliyor.Ama gelin görün ki,ana muhalefet partisi YCHP nin başını çektiği Mille...
  • MARİNA VE DALGAKIRAN…

    18 Mart 2019 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Belediye adayları bana kızdıklarını biliyorum. Yandaşları ve dostları sinir olduklarını da… Ancak ben içinden geldiğim ve ona burçlu olduğumu düşündüğüm insanlarımızı bilgilendirmek zorundayım. Kendimi aydın sanarak görevimi yapmaya çalışıyorum. Onun için marina ve dalgakıran konusuna açıklık getirme istedim. Marina; Küçük lüks teknelerin, yatların barınmalarına ayrılmış, içinde teknelerin, yatların her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilecek imkânlara sahip olan limanlara marina denir. Başka bir ifade ile marina, yat limanıdır. Marinada yer...
  • ŞU DÜNYADAKİ EN MUTLU KİŞİ

    18 Mart 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Türbülansa giren siyaset dünyasında kullanılan kaba dil ve üslubun dozajı ilçemizde giderek artıyor. Niye mi? Siyasetçi, tahammülsüz, eleştiriye gelemiyor, çok çabuk coşkuya kapılıyor ve aklından çok duygularını, ön yargılarını kullanıyor. Yani kendi politika ve projelerini anlatmak yerine rakibini “sözle döverek” tabanına mesaj göndermekle yetiniyor. Böyle olunca da üslup sertleşiyor, nezaket ve insaniyet kayboluyor. Bunun geçmişte de fazlasıyla örnekleri vardı ancak ülkenin bugün içinde bulunduğu durum nedeniyle görüntü daha da ...