ÜST REKLAM

logo

reklam

‘’TACI TAHTI YAKTIM CANLAR…’’


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

 

Bu Toprağın Sesi

Ümit Dadük Sağaltıcı

????????????????????????????????????

İlçemizde onca çileyi, onca acıyı, her sabah büyüğünden küçüğüne, hazırlayıp sokağa, küçükleri okula, büyükleri işe gönderen kadınları, görmüyoruz yerel idareler seçimlerinde.

Neden!

Türkülerin anası, sazın, sözün usta yorumcusu, toplumsal aksiyonların öncülerinden özgün sanatçı, Yazar Ozan Şah Turna’yı, benden bir büyük yaşta olan tüm Türkiye’nin bütün insanları bu mücadeleci kadını bilir, tanır, Maraş Sinemli kökenli, 1950 Sivas Gürün Kaynarca doğumludur kendisi.

Ozan Şah Turna bütün Anadolu kadınları huzurunda, yaşanan onca acıyı, onca çileyi, sadece bugünün değil, uygarlık tarihinin tüm zamanlarında yaşadı.

Ve yaşamaya da devam ediyorlar…

Kadınlar ki, hiçbir dönemde seyirci olmamış, hep saha da olmuştur. Her bir olumsuz, ters giden işler karşısında tepesi atıp kafası bozulan erkek’ken; kadınlar, sabır ve hoş görüyle yaşananlara hep pozitif yaklaşmasını bilmiş, umuda, geleceğe yarenlik etmesini bilmiştir.

Görüyorum, ilçemizin sokaklarında, birbirlerini görmezlikten gelen, bir selamı bile esirgeyen, toplum olarak birbirine saygı, sevgi, yakınlık duymayan, hissetmeyen, sokak hayvanlarına sevgi, olabildiğince de saygı gösterilmiyorsa büyük, çok büyük bir tehlike var demektir.

‘’Deli Deli Küpeli’’ Kemal Sunal’ın filmi bir Akıl hastanesinden kaçıp bir köye gelen ve köylüler de tayını çıkıp giden kaymakamın yerine, yeni kaymakam bekliyorlardır. Sonra Kemal Sunal ve arkadaşı, hastaneden kaçıp kar tipi ile yolları kapanmış köye gelir. Köylülerde yeni kaymakam beklemektedir. Bu iki yabancı köye geldiklerinde, köylüler bunları, yeni tayın edilen kaymakam sanırlar oysa hastaneden kaçan iki akıl hastasıdır. Biri kaymakam, bir Hâkim oluverirler. Gel zaman git zaman, köy halkına zülüm eden tüccar bezirgânların kurduğu tezgâhı görür ve halkı köy kahvesinde toplar Kaymakam.

Der ki,

‘’ Kadınlar, çamaşırlarını aynı dere de, içtikleri suyu da dere den, banyolarını aynı dere de, hayvanlar da aynı dereden su içiyorlarsa bu köyde insanlarla hayvanları ayırmanın zamanı gelmiştir.’’der.

Filmi bilmiyenizin olmadığını düşünerek sözü uzatmayım.

Yerel seçimler yaklaşıp tarih belirlenince; ilçemiz de bir hareketlilik bir hareketlilik başladı ki sormayın gitsin!

Bir sürü alakalı, alakasız kişi, boy gösteriyor ortalıklarda, takım elbiseler giyilip, losyonlu, parfümlü beyler, yandaşlarıyla birlikte, özel araçlarında kapı açıp, kapı kapatıyorlar, yerel basın ziyaretler ediliyor, haberler yaptırıyorlar.

Kadınlar da ses yok!

Neredeyse, ‘’boncuk verseler kuş yapıp pencereye konduracaklar’’ türünden, hapishane etmişler evlerini, sokağa çıkan yok.

Altını çizin!

Eğer bu kadim ilçe de; toplumu alenen hırsızlığa, yolsuzluğa tahrik edenlere karşı, kadınlar çıkıp haykırmıyorsa, hep aynı siyasetçilerin yüzüne,

‘SİZİ CEZALANDIRACAĞIZ!’ demiyorsa, beyinlerindeki kara düşünceleri aydınlığa çıkartmadıkları sürece, bu efli puflu kravatlı beylerin boylarını daha çok göreceğiz söylemiş olayım.

Fettulah Gülen için, ‘’hocamızın yargının ve devletin içine ektiği fidanlar ağaç olmasaydı, ülkede devrim olmazdı…’’ diye üstümüze ateş yakanları çok daha dinleyeceğiz bunu da eklemiş olayım.

Siz kadınlar!

‘’Değirmenci Âlinin kör beygiri gibi’’, televizyon karşısında bir o dizi, bir bu dizi dolanıp durun!

Sonra sokağa çıkın, Zehra’nın üstünde, Meryem’in altında ne giymiş, hangi moda kıyafet alırım diye mağaza mağaza dolaşın. Gerçi şimdiler de mağaza yerine pek moda ya AVM’ler.

Bu ilçeyi sevmek sorumluluk almaktan geçer.

Dört ay sonra, 31 Mart’ta yapılacak seçimleri görün. Karamsarlıktan bir çıkın! Topluluktan yerel yönetime geçişin en birleştirici harcının tarafı siz- biz kadınlar olduğumuzun bilincinde bugün değilse ne zaman olacağız, hep birlikte bir düşünelim.

Yereli geneli bütün egemen cins ayrımcılığına karşı bu iktidarlara karşı, biz, bir olmak zorundayız her türlü sömürüye baskıya karşı.

5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü’nün 84’üncü yıl dönümünde Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği, yayımladığı raporuyla, toplumsal cinsiyet eşitliği makasının açıldığını ortaya koymadı mı?

Samandağ yerel idareler ve yönetim başta olmak üzere, erkek hâkimiyetinde olan üst kademe devlet, belediye, belediye meclisi, muhtarlık ve diğer kurumlar başta olmak üzere kadın istihdamında sınıfta kaldı.

Uzman mesleklerde çalışıp meslek odalarında yönetici olabilen kadınların oranları da geri de kaldı.

Mimarlar, mühendisler, avukatlar, doktorlar, bankacılar daha başka alanlarda uzman meslekler…

Kadınlar özne olmadan hiçbir sorun Samandağ da çözülemez.

Samandağ’ın geleceği ile ilgili bütün planlar, bizlerden saklanmışsa, yarın karşımıza ne çıkacağını bilmiyorsak, milliyetçi motifler kullanan, yer yer faşizan söylemler yapan yapılar peydahlanmışsa Samandağ da, size neyi hatırlatayım!

Maraşı mı, Çorumu mu, Sivas’ı mı yoksa Yemeni mi, daha da beteri Hitleri mi?

Bu faşizan zihniyet nasıl çöreklendi ilçemize!

Bir sorunu yerinde ve zamanında çözmezseniz, köylü gençler doluşur ilçe merkezlerine, iş bulup çalışmazsa bir süre sonra lümpenleşip, hızla uyuşturucu bataklığına gömülür, köylü de olmaz kentli de, iki arada bir derede boğulur ve bunu siz kadınlar, bini parça edip emek verip büyüttüğünüz çocuklarınızı siz sürmüş olacaksınız yarınlara…

Deli deli küpeli filminin sonunda Kemal Sunal hâkim’e sorar, ‘’ bizim çocuklarımızda deli mi olur hakimim’’ Hakim, ‘’yok’’ der. Ne olur peki?

‘’ZIR DELİ OLUR’’

Ödünç aldığım yazının üst  başlığı,‘’Tacı tahtı yaktım canlar’’  öz sözün sahibi, ‘’ 3 yaşında gözlerini yitirmesine rağmen,15 yaşında ilk plağını yapan, umudunu yitirmemiş, hayallerinin peşinde nefes nefes koşmuş, ayağına takılan çelmelere, yuvarlanan kayalara aldırmadan umudunu gerçekleştirmek için çok çalışmış… ve, sonra başarmış… Hem de ayaklarının üzerinde dimdik ve ağız dolusu gülüşüyle Halk aşığı ozan Şah Turna’ya aittir.

Hay diyin kadınlar!

‘’Gülü, gülle tartan bir dünya….’’ İçin…

Share
188 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “ARI SOKMASI” DEYİP GEÇMEYİN

    22 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan/ Sami Aslan Çoğu insanın ciddiye almadığı arı sokmaları, böbrek, kalp kası ve damar iltihaplarına yol açabilir, hatta bazı durumlarda ölüme de sebep olabilir. Özellikle yazın sık rastlanan arı sokmaları, bazı kişilerde ölümle sonuçlanan ciddi sağlık sorunlarına neden oluyor. Son olarak reklamcı Arsun Erdalın ölümüyle gündeme gelen arı sokması sonucu gelişen anaflaksi(alerjik şok), arı sokmasının beraberinde getirdiği risklerin en önemlisi olarak biliniyor. Arı sokmasına bağlı reaksiyonlar, ilk 4 saatte olanlar ve sonra gel...
  • MEMLEKETTE HAK, HUKUK ADALET VAR MI?

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Bu üç kavram varsa, iyi yoldayız, başarı mutlak olacak. Bu kavramları Samandağ ilçesinde arayalım. Bizim ilçede var mı? Varsa, nerede saklanmışlar da bizler göremiyoruz? Ben bu yüce değerleri çok aradım. Merak ediyordum. Bulamadım. Örneğin; Şehir merkezinde bulunan ve davası 1991 yılından beri çözüm bekleyen Park sorununun yasa ve yönetmelik açısından beraber bakalım ‘’İlimiz Samandağ İlçesi Atatürk Mahallesinde kâin 1042,1998 ve 4241 sayılı parseller, Mahkeme kararlarıyla Park olarak ihdas edildi Hatay Valiliğinin 17.10.2018 tarih ...
  • KAPİTALİST SİSTEMDE ONUR, HAYSİYET VE ŞEREF; PARADIR

    15 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan / Sami Aslan İnsanlık Kapitalizm ile birlikte Basit yeniden üretimden (sanayi öncesi antik ve orta çağlardaki tarıma dayanan üretim) Geniş yeniden üretim  ( teknolojik sanayiye dayanan üretim) sistemine geçmiştir. Çok uluslu tekelci şirketler ve Bankalar sistemi olan KAPİTALİST sistem demek, GENİŞ YENİDEN ÜRETİM SİSTEMİ demektir. Geniş yeniden üretim demek yüzbinlerce işçi ile en son teknoloji kullanarak dağlar gibi yığılan matahlar (mallar) üretmek demektir. Dağlar gibi yığılan üretilmiş MATAHLAR’ın milli sınır...
  • ZEYTİNİN TARİHÇESİ VE FAYDALARI

    08 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Zeytin, çok yönlü bir kültür bitkisi olarak, Anadolu mutfak kültüründe binlerce yıldan bu yana birçok alanda kullanılır. Anadolu’da yaşayan eski medeniyetler, zeytin ve zeytinyağını, dini kutsamalarda, nazardan korunmada, birçok hastalığın tedavisinde kullanırlardı. Tüm dinlerde zeytin, bereket, barış, akıl, uzun ömür ve olgunluk gibi simgesel anlamlar taşır. Zeytin ağacı, ağır büyüyen, fakat oldukça uzun yaşayan bir ağaçtır. Gövdesi çürümeye karşı çok dayanıklıdır. Üstelik de ömrünü tamamladığında köklerinden yeni bir ağaç filizlenmekt...