ÜST REKLAM

logo

reklam

SURİYE’NİN STALİNGRAD’I; HALEP!


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

evgin

SURİYE’NİN STALİNGRAD’I; HALEP!

İkinci Dünya Savaşı’nın kesin dönüm noktası olarak kabul edilen Stalingrad savaşını çoğunuz biliyorsunuzdur. Nazi Almanya’sının Hırvat, Romen, İtalyan lejyonerleri ve kendi askerlerinden teşkil ettiği Mihver birlikleri ile Sovyetler Birliği’nin meşhur ordusu Kızıl Ordu arasında yaşanan bu savaş, tarihe “Stalingrad meydan muharebesi” olarak geçti.

Hitler’e bağlı Mihver birliklerinin büyük kayıplar vererek(850 bin ölü, kayıp veya yaralı) geri çekildiği bu muharebe, Kızıl Ordu’nun Alman emperyalizmini ve faşist lejyonerlerini Stalingrad’ta tarihin çöplüğüne göndermesi ile zaferle sonuçlandı.

*   *   *   *

Bu muharebenin bir benzeri şu an Halep’te yaşanıyor.

Halep’te, Nazi Almanya’sının Mihver birliklerine benzer bir teşkilat ile seksen ülkeden müteşekkil lejyoner çeteler, Suriye’nin Kızıl Ordusu diyebileceğimiz Kaplan Kuvvetleri karşısında çuvalladı. Çakma Mihver birliklerini teşkil eden seksen ülke, bu hezimetin şokunu sindirmeye çalışırken, diğer yandan BM’yi olağanüstü toplantıya davet ederek bir haftalık ateşkes zemini yaratarak çetelerinin nefes almasını sağlamaya çalışıyorlar; ancak BM’nin daimi beş üyesinden olan Rusya ve Çin ret oyu kullanarak, Alman Mihver Birliklerinin Selefis-İslamist versiyonu olan bu çetelerin nefes almasına olanak tanımadı.

*   *   *    *

STALİNGRAD’IN ”SÜNNİ” VERSİYONU: HALEP!

Halep, Stalingrad’ın Sünni versiyonudur. Ancak bu husus hiçbir zaman Suriye’nin hiçbir noktasında sorun teşkil etmemiştir. Suriye’de mezhepçi argümanlar kullananlar Suudi Arabistan, Katar, Ürdün, Türkiye ve bu ülkelerin kumanda edildiği ABD ve İsrail iken, bu ülkelerle aynı ağzı kullanan, hatta pratikte ABD ve İsrail’den daha fazla kalemşörlük, tetikçilik, figüranlık yapanların ”dost” görünenlerin olması ayrı bir fecaat.

Başlıkta ”Sünni” dememin nedeni, Deniz Baykal gibi siyasi fosillerin birkaç ay önce ”Halep, Sünni kentidir” demesinden kaynaklanıyor.

Siyasi arenada adeta fosilleşen; ama hala bu arenada zırvalamaya devam eden Baykal’ın bilmediği veya bilip de işine gelmediği için dile getiremediği çok şey vardı aslında.

Bunlardan biri, Halep’in demografik yapısının nasıl olduğunun öneminden ziyade; orada Suriyelilik ve Suriyeli vatanseverlik bilincinin olduğunun önemidir. Diğeri ise Suriye Ordusunun %80’i Sünni olduğu halde paramiliter çetelerin işgalinde olan Halep’in yine bu vatansever Sünniler tarafından kurtarıldığı gerçeğidir.

Fosil siyasetçi Baykal ve benzeri fosil faşistler, Suriye hakkında tarihi, siyasi, demografik bilgiden yoksun oldukları halde, 1071’den bu yana bu coğrafyada milliyetçilik kasırgası ile kendilerinden olmayan bütün halkları ”kan banyosu”ndan geçirenlerle aynı ağzı kullanıp duruyorlar.

Bu fosilleşmiş zihniyetin bilmesi gereken asıl nokta şu ki: Halep, Sünni veya Alevi yada başka mezhep ve dinlerle anılacak bir kent değildir.

Halep Ortadoğu’nun en gelişmiş sanayi kenti, Suriye uygarlığının kadim kenti olarak bilinmeye ve en önemlisi de beş yıl sekiz aydır süren kirli emperyalist saldırıyı bertaraf eden, seksen ülkeden devşirilen paramiliter çeteleri ve onları kuran, besleyen, büyüten emperyalizmin bu coğrafyada tarihin çöplüğüne gömüldüğü Suriye’nin Stalingrad’ı olarak hatırlanacaktır!

Zaferin şen olası Suriye’nin Stalingrad’ı Halep!

Share
695 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNSAN VE TOPLUM

    02 Aralık 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    KAPİTALİST SİSTEMİ SAVUNANLAR OLAYLARA BURJUVA MANTIĞI İLE BAKARLAR. BURJUVA MANTIĞI, KİŞİYİ TOPLUM ÜZERİNE ÇIKARDIĞI İÇİN MEYDANA GELEN TÜM OLUMLU VEYA OLUMSUZLUKLAR ÜRETİM SİSTEMİNE DEĞİL, KİŞİLERİN YETERLİLİĞİNE VEYA YETERSİZLİĞİNE, İYİ NİYETİNE VEYA KÖTÜ NİYETİNE BAĞLANIR. İNSANIN TOPLUM YARATIĞI OLDUĞU GÖRÜLMEZ. OYSA İNSANA DAMGASINI VURAN TOPLUM, TOPLUMA DA DAMGASINI VURAN TOPLUMUN TEMELİ OLAN ÜRETİM SİSTEMİNİN YARATTIĞI EKONOMİK SİSTEMLERDİR. PUTİN RUSYA’DA DEĞİLDE AFRİKANIN BALTA GİRMEMİŞ ORMANLARINDA BİR KABİLEDE YAŞIYOR OLSAYDI,...
  • SİGARA İÇMEK YA DA İÇMEMEK

    13 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Eğitimci Sami ASLAN, hazırladı… Uzun yıllar sigara içtiği için akciğer kanseri riski zaten çok yüksek olan birinin “sigarayı bırakması” fazla bir şey ifade etmez. Sigarayı bıraktıktan ne 1-2 sene, ne de çok daha uzun seneler geçse bile kanseri riski asla “sıfırlanmaz”. Bu durumdaki hastaların bir kısmı KOAH’la ilgili öksürük, balgam, nefes darlığı şikâyetleri üzerine sigarayı bırakmış olabilirler. Sigaraya bağlı KOAH gelişen hastalarda akciğer kanseri riski, sigara içip de belirgin KOAH belirtileri olmayanlara nispeten çok daha yüksekti...
  • SİYASET DEĞİL ÜRETİM YAPIN!

    08 Kasım 2019 Ekonomi, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Merhaba saygı değer okurlar. Arayı çok açtık, Bahar bitti kış geldi. Mevsimler geçte olsa değişti. Ama bu aralar, Mevsimlerden çok insanlar çabuk değişiyor. Cenazeye gittiğimiz zaman, üç günlük dünya, iyilik yapana, iyilikle anılana ne mutlu deriz. Veya şu üç günlük dünyada, bir karış topraktan başka ne alacağız ki deriz. İnsan ameli ile anılır deriz. Herkes İyilik Ve Ahiretten Dem Tutar! Ama hiç kimse bunu uygulamaz. Hiç birimiz! Herkes kendi menfaati doğrultusunda hareket eder. Kardeş, kardeşini, Baba Evladını, Evlat Baba Annesini ...
  • YAŞAMIN TEMELİ TOHUM VE TARIM

    08 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Türkiye’de bir çok konuda olduğu gibi açlık konusunda da net, güvenilir veriler yok. Ancak yaşanan ekonomik sorunlar, halkın alım gücünün zayıflaması ile tahminen nüfusun yüzde 20’si yoksul kabul ediliyor. Yoksul nüfus oranı kırsal bölgelerde daha yoğun. Yaşamın temeli gıda,gıdanın temeli ise tohum ve tarımdır. Tarımdaki sorunları çözmeden gıda sorununu çözmek mümkün değil. Türkiye, sahip olduğu tarım potansiyeli, biyoçeşitliliği ile, dünyada en son açlık ve yoksulluk sorunu yaşayacak ülke konumundadır. Yanlış tarım politikaları ile,...