ÜST REKLAM

logo

reklam

SURİYE’DEN HABERLER

Menbic’te 100 Kişi Daha Af Kararından Faydalandı

Ulusal uzlaşma çabaları kapsamında bugün Halep İlinin doğusu Menbic bölgesinde silahlarıyla teslim olan 100 kanun kaçağı 2016/15 sayılı af kararı kapsamında serbest bırakıldılar.

Ordu birliklerimizin terörden kurtardıkları bölgelerde yaşamın yeniden normale dönüştürülmesi amaçlı bu çabalar kapsamında Baas Partisinin Menbic Şubesi önünde düzenlenen uzlaşma faaliyetinde Suriye ve halkını hedef alan bu savaşta vatanı savunmanın önemi kaydedildi.

Dış güçlerin edatı olmaya son vermek isteyenler önünde uzlaşma fırsatının açık olduğuna dikkat çekilen etkinlikte; vatan kucağına dönmek isteyen ve gerçekten vatanı savunmak isteyenlerin oldukça kolay birkaç işlemle normal yaşamlarına dönmelerinin garantilendiğine vurgu yapıldı.

Menbic Bölgesinde daha önce de yüzlerce kanun kaçağı silahlarıyla teslim olmaları ardından normal yaşamlarına dönmüşlerdi.

Hasta Hayallerin Ürününden Başka Bir Şey Değildir

Suriye; Uluslararası Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü OPCW ile imzaladığı anlaşmaya tam bağlılığının yanı sıra sahip olduğu tüm kimyasal silahları yok etme işlemlerini tamamladığını, OPCW’nin de bu iki meseleyi doğruladığını belirtti.

OPCW icra meclisinin 86. Dönem toplantısında Suriye temsilcisi Büyükelçi Bessam Sabbağ’ın Suriye adına okuduğu bültende; Suriye’nin OPCW ile çalışmaları ve işbirliğinde bir model teşkil ettiğine dikkat çekildi. Bültende Suriye’nin OPCW ile işbirliğinin yanı sıra anlaşmaya uyması ve kimyasal tersanesini yok etmesinin bizzat uluslar arası örgüt tarafından belirtildiğine dikkat çekti.

Dolayısıyla Suriye’nin hala kimyasal silahlara sahip olduğu yönündeki yalanlar, suçlama ve asılsız iddiaları keskin bir dille kınayıp reddettiğine vurgu yapılan bültende; bu gibi iddia ve suçlamaların bir kısım devletlerin hasta hayallerinin ürününden başka bir şey olmadığına vurgu yapıldı.

4 Nisan 2017 tarihinde İdlib İline tabi Han Şeyhun Kasabasında yaşananlar konusunda ise bültende bu konuda gerçeğin ancak ve ancak Han Şeyhun Ksabası ve ABD’nin bombaladığı Şuayrat Hava Üssünde tarafsız ve profesyonel sahasal incelemelerin yapılması ve örneklerin alınıp incelenmesiyle mümkün olabileceğinin altını çizdi.

Bültende terör örgütlerin ya da terörü destekleyen taraflara dayanan iddia ve görüntülerden ibaret suçlamalardan oluşan raporların hiçbir güvenirliği olmayacağının altı çizildi.

Terör örgütlerin birçok bölgede kimyasal silah kullandıkları ve bu kimyasal maddeleri hangi ülkelerin desteği ve yardımlarıyla temin edildiklerini kanıtlayan bilgilere dikkat çekilen bültende; uluslar arası toplumun bunun karşısında sessiz kalması ve siyasi baskılar için ikide bir Suriye hükümetine suçlamalarda bulunmaları kınandı.

Oturumda Çin ve Bağlantısız Ülkeler Grubu devletleri teröristlerin kimyasal silah kullanmalarını keskin bir dille kınarlarken, bunun dünya ve halkları açısından teşkil ettiği tehlikeye dikkat çektiler.

Türk Güçlerinin İdlib’te Bulunmaları Gayrı Meşrudur

Lavrov ile görüşmesi ardından basına açıklama yapan Muallim; Lavrov ile terörle mücadele ve siyasi çözüm meselelerinin yanı sıra bölgesel ve uluslar arası bir dizi meseleleri ele aldıklarını ifade etti. Muallim görüş birliği kaydedilen görüşmelerde gayet olumlu sonuçlar sağlandığını kaydetti.

Kendisine yöneltilen soruları da cevaplayan Muallim; Suriye’de savaşın son sürecine gelindiğini ifade etti.

Suriye ordusunun kimyasal silah kullanmakla suçlanması konusunda ise Muallim; bu suçlamaların her fırsatta sürekli olarak tekrarlanan bir plaktan ibaret olduğunu belirtti. Muallim Suriye’de teröre karşı her başarı sağlandığında bu plağın yeniden çalındığını, fakat dünyada hiç kimsenin artık bu eski ve asılsız iddialara inanmadığını söyledi.

Muallim İdlib İlinde gerilimi azaltma bölgesi konusunda soruya cevabında; Astana 6 görüşmelerinde bunun üzerine anlaşma sağlandığına dikkat çekti. Suriye’nin kanların akıtılmasına son verme özeni kapsamında bu anlaşmayı onayladığını belirten Muallim; 6 ay sonra bu anlaşma süresinin dolacağını, faydası ve ciddiyetinin de test edileceğini belirtti. Muallim Suriye’nin egemenliği ya da toprak bütünlüğünden herhangi bir koşul altında ödün vereceğini düşünmenin sadece boş bir hayal olacağının altını çizdi.

Türkiye’de şu an yaşananların Türkiye rejimi ve edatları terör grupları arasında durum düzeltmesinden ibaret odluğunu ifade eden Muallim; Suriye’nin her şeye rağmen Türk güçlerinin Suriye topraklarında bulunmalarını gayrı meşru olarak nitelendirdiğini ve nitelendirmeye devam edeceğini belirtti.

Muallim Türkiye rejimi güçlerinin İdlib’teki varlığını Astana görüşmeleri kapsamında aklamaya çalıştığını, fakat bugün anladığı kadarıyla bu iddiaların doğru olmadığının ortaya çıktığını vurguladı. Muallim Suriye hükümeti ile koordinasyon içinde olmayan herhangi bir icraat ya da eylemin kesinlikle gayrı meşru sayıldığının altını çizdi.

Haber Merkezi

Share
322 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+7 = ?