ÜST REKLAM

logo

reklam
24 Kasım 2016

SURİYE SAVAŞINDA DÜĞÜM NOKTASI; HALEP SAVAŞI! YA ÖZGÜR BİR SURİYE, YA DA KARANLIK BİR ORTADOĞU!


Evgin Dağ
deneme15@hotmail.com

 

Evgin Dağ

Gündem çok yoğun…

Tecavüzcülerin serbest kalmasını sağlayacak yasanın meclisten geçmesi, geri çekilmesi ve yeni tecavüz vakalarının yaşanması…

Suni gündemin üstünü örttüğü Sabiha Gökçen Havaalanının satılması…

Eğitim Emekçilerinin soğuk havada, alanlarda hukuksuzluğa ve keyfiliğe karşı iki buçuk aydır süren direnişi vs…

Evet gündem çok yoğun, yazmadığım-yazamadığım çok şey var; çünkü takip etmek de yetişmek de zor oluyor.

Türkiye sahasında yaşanan yoğunluğun ve sancılı gelişmelerin ürkütücü ve önemli olması kadar, yanıbaşımızda beş yıl sekiz aydır süren bir savaşın varlığı ve Halep’te sıkışması sözkonusu.

evgin

*    *    *     *

Birkaç ay önce Halep özgülü üzerine, Halep’te Suriye savaşının düğümünü çözecek bölgesel bir savaş olacağını yazmıştım.

Küresel emperyalizmin yarattığı paramiliter çetelerin bölge üzerinde  dolaştırdıkları kara bulutlar, son birkaç aydır Halep üzerinde kümelenmiş durumda.

Ortadoğu’nun en uygar, kültürlerin en zengin olduğu ülkesi diyebileceğimiz Suriye’nin farklı etnik ve dini unsurlarının teşkil ettiği ordusu, Halep üzerinde paramiliter çeteler tarafından kümelendirilen kara bulutların dağıtılması için var gücü ile direniyor.

*    *    *     *

Suriye sahasında direnişten, Suriye halklarından taraf olan herkesin bildiği üzere, Amerikan emperyalizminin öncülüğündeki küresel emperyalizm, Suriye ve Ortadoğu sahasında son on yıldır söz sahibi olan Rusya, İran, Çin gibi ülkeler ve örgütsel bazda Lübnan Hibullah’ı ile Iraklı Haşd-i Şaabi gibi güçlere karşı tam beş yıl sekiz aydır yarattığı paramiliter çeteler aracılığıyla bir vekalet savaşı yürütüyor.

Seksen ülkeden devşirdiği lejyonerleri ile paramiliter çeteler kurarak; bağımsız, Amerika’nın güdümündeki küresel emperyalizmin boyunduruğu altına girmeyi reddeden, halkı tarafından %86 gibi yüksek bir oy oranı ile seçilmiş Suriye Cumhuriyetinin meşru yönetimini devirmeye ve yerine bağnaz, Amerikan emperyalizminin Ortadoğu’daki istihbari, askeri ve ekonomi alanlarında karakolluğunu yapacak bir yönetimi iktidara getirmeye çalışıyor.

Şu ana kadar 1300 civarında irili ufaklı çeteler kuran ve istediği gibi bir iktidar kurdurtmaya çalışan Amerikan emperyalizmi, emperyalizme karşı direnişin kalesi olan Suriye’ye bu çeteler aracılığıyla saldırmaya başladığından bu yana 3 bine yakın cephede bozgun üstüne bozgun, mağlubiyet üstüne de mağlubiyet yaşadı; ancak son yüz yıldır Arap coğrafyasında 22 ülkeyi parçalayacak olan BOP’u hayata geçirebilmek için saldırılarından, işgallerinden, teolojik çatışmaları körükleyerek bölgenin farklı din ve mezheplere mensup halklarını birbiri ile savaştırıp silah, petrol ve tarihi eser pazarı döngüsünü sürdürmeye çalışmaktan vazgeçmedi.

*    *    *     *

Aradan geçen süre içerisinde başta Amerikan emperyalizmi olmak üzere küresel müttefikleri İngiltere, Fransa, bölgesel müttefikleri Katar, Türkiye, Suudi Arabistan, Ürdün gibi ülkeler, Suriye’nin meşru yönetimini devirmek-devirebilmek için Suriye ordusunun komuta kademesinden çözülen ve saydığım ülkelerin yerli işbirlikçiliklerini yapan birkaç subaya El-Nusra, Ahrar-u Şam, ÖSO ve IŞİD gibi sözde orduları kurdurttular; kendilerine maşalık yaparak vatanlarına ihanet eden askerleri, tüccarları, siyasetçileri başkentlerindeki, metropol kentlerindeki yedi yıldızlı otellerinde misafir ettiler etmeye de devam ediyorlar; masa altından beyzbol sopası gösterdiler, bölgesel ve yerli işbirlikçilerinin Genelkurmay dairelerine Orgenerallerini soktular, ”askeri müdahale şart” diyerek sürekli blöf yaptılar, kısacası bütün kartlarını masaya yatırdılar; ama hiçbiri kar etmedi ve Suriye’nin meşru yönetimi ile ordusunu alt edemediler.

*    *    *     *

Edemedikleri gibi, hayalleri Şam’ı devirmek ve Halep iken, şimdi ”Rakka’ya, Al-Bab’a, olmadı Azez, O da olmadı bari sınıra yakın bir toprak parçası olsun”a kadar eridi.

Beş yıl sekiz aydır Suriye sahasında ”Suriye’yi bölme” gibi bir hayal dünyasında yaşayan, pratikte ise yüzbinlerce insanın ölümüne, milyonlarca insanın da evlerinden olmasına neden olan küresel emperyalizm, Tunus’ta başlattığı ”Arap Baharı” tiyatrosu içinde yaşadığı BOP hayallerini Suriye’ye kadar taşıdı, lejyonerleri eli ile bu Bahar’ı(!) kanlı bir fırtınaya dönüştürdü.

Emperyalizmin ”Arap Baharı” tiyatrosu ile yarattığı ve lejyonerleri eli ile kanlı fırtınaya dönen ”Arap Baharı” canavarı, Suriye sahasında Şam’ı hedef alırken; şu an Suriye ordusu, Suriye halklarının ve müttefiklerinin akıllıca hamleleri sayesinde Halep sahasında kapana girmek üzere…

*    *    *     *

Halep özgülünde  Suriye ordusu ve müttefiklerinin hamleleri ile başlayacak olan savaş, Suriye’nin, daha önemlisi Ortadoğu ve tüm bölgenin kaderini de tayin edecek; çünkü Suriye genelinde ve Halep sahasında birbiri ile savaşan taraflara baktığımızda bir tarafta küresel emperyalizmin ve barbar karanlık rejimler tarafından yönetilen Suudi Arabistan, Katar, Ürdün gibi ülkelerin her türlü lojistik ve finansal desteği ile Suriye halklarının ciğerini yiyen, kadınlarına tecavüz eden, çocuklarının bile kafasını kesen ruh hastası sapıkların olduğunu, diğer tarafta ise bu sapık ruh hastalarına karşı savaşarak vatanlarını, namuslarını, Suriye sahasında binlerce yıldır var olan teolojik, etnik ve kültürel mozaiği korumaya çalışanların olduğunu görürüz.

Bu yüzden Halep sahasında emperyalizmin yerine vekalet savaşı yürüten paramiliter çeteler ve Suriye ordusu ile müttefikleri arasında yaşanacak ”Halep Savaşı”nı kazanan taraf, özelde Suriye’nin, genelde ise Ortadoğu’nun askeri, ekonomik, ideolojik, bağımlılık çizgisini de belirleyecek diyebilirim.

Dolayısıyla; Ya Özgür Bir Suriye, Ya Da Karanlık Bir Ortadoğu bizi bekliyor!

Share
614 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TARAFSIZ BASINA FRANSIZ KALMAK

    29 Temmuz 2019 Dünya, Eğitim, Ekonomi, Emlak, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Otomotiv, Röportajlar, Sağlık, Siyaset, Spor, Teknoloji, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Halkımıza, İlçemiz kısa bir süre önce Evvel Temmuz etkinliklerine ev sahipliği yaptı. Gazetemiz, halkın haber alma hakkını mümkün mertebe engellemeyerek, (gazetemizin yayınının engellenmesine rağmen) çoğu etkinliği yeri geldi canlı çekim ile uluslararası alana taşıdı, yeri geldi matbuat üzerinden okurlarla buluşturdu. Takdir edersiniz ki ilçede Evvel Temmuz Festivalini destekleyenler olduğu gibi kimi vatandaşımız, kültürden uzak, kimileri de özünden saptırılmış olarak değerlendirdi. Biz Samandağ AYNA’sı olarak her türlü görüşü eşit...
  • ŞEKER BEYNİ DE BİTİRİYOR

    29 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Şeker ve trans yağlarla yüklü Amerikan diyetinin sadece fiziki sağlığı değil beynimizi de olumsuz etkilediği belirlendi. Oregon State Üniversitesi uzmanları tarafından fareler üzerinde gerçekleştirilen araştırma, şeker ve yağdan zengin diyetin bağırsak bakterilerini etkileyerek bilişsel esneklikte (cognitive flexibility) önemli kayıplara yol açtığını gösteriyor. Bilişsel esneklik, beynin iki farklı düşünceden diğerine geçme ve aynı anda iki farklı konuyu düşünme kabiliyeti olarak biliniyor. İnsanlarda bilişsel esneklik bozukluğu, ...
  • GELİN İNSANCIL DAVRANIP, EVRENSEL DÜŞÜNELİM

    29 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Uzun zamandır Samandağ’ın da olup bitenleri sessizce seyrediyorum. Seçimden önce "Samandağ sevdası" havası esiyordu ! Şimdi menfaat havası esiyor! Şimdi durumu bir değerlendirelim. Samandağ’ın da neler oldu ne oluyor ?Birileri seçimden önce eski yönetime karşı cephe aldı, dernekler kurdu, komiteler, toplantılar düzenledi ve halkı toplayıp, kimisi vefadan kimisi de Samandağ sevdasından bahsetti. Seçime kadar sürdü bu düzenlemeler. Projelerde sunuldu. Şimdi seçim gitti, Sevda ve vefa bitti. Çatışmalar, sataşmalar ve hakaretler ba...
  • MİHRİCAN EVVEL TEMMUZ YALANI

    24 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Asaf Hişmi Mihrican Bayramı Farsların her zaman kutladıkları dini bayramlarıdır. Fars güneş yılının yedinci ayı olan Mihir ayının 16. Gününe rastlar. Yedi gün devam eder Mihir ayının 21’de son bulur. Mihrican Bayramı gece ile gündüzün eşit olduğu (Sonbahar ekinosu, Miladi takvimin 21 Eylül’lüne denk gelir. Temmuz ise Miladi takvimin yedinci ayıdır. Evvel temmuz denilen tarih, Fransız devriminin kuruluş tarihidir. Yani 14 Temmuz 1789 tarihinde Faransız devriminin başlangıç tarihidir. Fransızlar bu günü Ulusal bayram olarak kutlarlar. Bu...