ÜST REKLAM

logo

reklam

SÖYLEMEYE DE DİLİM VARMIYOR AMA…


Ümit Sağaltıcı
deneme01@hotmail.com

SÖYLEMEYE DE DİLİM VARMIYOR AMA…
Her alanda olduğu gibi belediyelerde de özelleştirme, kamu mülkünü çalmanın diğer adıdır.

Özelleştirme; tüm halkın yararına kullanılması muhtemel kamu mallarının, kamuya ait işletmelerin özel sermayeye, muktedire, zengine satılması veya belediye tarafından sağlanan kamu hizmetlerinin de özel sektöre havale edilmesi demektir. Kısacası özelleştirme; Topluma, kamuya ait varlıkların ve değerlerin zenginler tarafından yağmalanmasıdır…

14012457_569478456569530_2030160732_o

Anlayacağınız Samandağ Belediyesi halkın malını zenginlere yağmalatma işini Samandağlıya yıllardır hizmet diye yutturuyor.

Yağmalama diyorum, çünkü belediyeyi yönetenlerin, tüm halkın hizmetine sunulması gereken bir mülkü, işletmeyi vb halkın hizmetinden alıp toplumun küçük bir bölümü olan varlıklı insanlara satması, tüm halkın hakkını yoksuldan alıp bir avuç zengine vermesi anlamına gelir.

Belediyeler ticari kurumlar değildir.

Belediyeler hangi durumda olursa olsunlar getirim için kamu mülkünü satmamalılar.

Satmamalılar çünkü belediyenin tasarrufunda bulunan alanlar, işletmeler ve hizmet birimleri kâr etmek amacıyla oluşturulmazlar.

Tüm bunlar halka hizmet, kamu çıkarı, yerelde sosyal refahın artırılması, parayla ölçülmeyecek değerler arasında sayabileceğimiz tüm halka hizmet gibi amaçların gerçekleşmesi için kullanılırlar.

Bir düşünün, yoksullar evinde bir yaşlıya bakmanın, kadın sığınma evinde bir kadını konuk etmenin parasal bir getirisi var mıdır?

Tabi ki yoktur.

İşte hizmetten anlaşılması gereken budur.

Mesela temizlik hizmeti kar için yapılacak bir hizmet midir? Temizlik işlerinde toplumun sağlığı söz konusu olduğundan bu alandan kar üretmek halkın sağlığını tehlikeye atmaktan başka bir anlam taşır mı?

Aynı durumu su hizmetleri için de söyleyebiliriz. Siz, bu alanlardan para kazanmayı öncelikli kılarsanız halkın sağlığını tehlikeye atmaktan başka bir iş yapmış olur musunuz?

Yoksul insanlara hizmetten, yardımdan, ekonomik değer üretebilir misiniz? Bu alanlardan olsa olsa ahlaki, sosyal değer üretebilirsiniz. Belediyelerin hizmet dediği şey de işte bu ahlaki değerler toplamıdır.

Her şeyin paraya endekslendiği bir kurumda, bir toplumda bu ahlaki değerler yok olmaya, kaybolup gitmeye mahkûmdur.

Bu gün Samandağ Belediyesinde kaybolan da budur işte…

Yani hizmet yapmakla mükellef bir kamu kurumunun kâr aracına dönüştürülmesi saçmalıktan başka bir şey değildir.

Belediye bir kamu kurumudur ve tüm kamu alanları gibi belediyeler de insanlardan toplanan vergilerle işlev görür. Bir tek bu hizmetleri almak için olmasa da tüm vatandaşlar bunun için vergi verir.

Eğer bu alanlarda yapılacak herhangi bir işten kar beklentisi içine girilirse, bu alanlarda yapılan işler hizmet olmaktan çıkar ticarete dönüşür. İşte Samandağ Belediyesinin bu günlerde hizmet adına yaptığı tek iş budur. Ticaret…

Samandağ Belediyesinde mevcut yönetim tüm kamu hizmetlerini sermayenin etkinlik alanı haline getirdi, metalaştırdı, paralaştırdı; amaçlara ve varlık nedenlerine yabancılaştırdı… Artık Samandağ Belediyesine gelen her vatandaş, yurttaş muamelesi değil müşteri muamelesi görüyor.

Yani birçok belediye gibi Samandağ Belediyesi de bir şirkete dönüştü.

Öylesine ki belediye toplantılarında halkın isteklerinden çok taşeron firma sahiplerinin istekleri kabul görüyor, onaylanıyor. Belediyenin her biriminde bu şirket sahipleri cirit atıyor. Tüm işler onların istek ve arzuları (maddi çıkarları) doğrultusunda belirleniyor.

İşte onun için bu gün Samandağ Belediyesi satış kararı üstüne satış kararı alıyor. Kamuya ait ne varsa haraç mezat satıyor.  Tasarrufunda kamuya ait ne varsa, kiralanıyor. Yoksulların da malı olan kamu mülkü varlıklılar arasında kaymaklı ekmek kadayıfı gibi paylaşılıyor…

Kamu mülkünü satışta sınır tanımayan belediye yönetimi, geçmişte Pazar yerinde tanık olduğumuz gibi halktan kamulaştırdığı malları bile sermayenin kullanımına sunmakta bir sakınca görmüyor.

Anlayacağınız Samandağ’ında belediye diye bir kurum kalmamış bulunuyor. Belediye diye adlandırılan kurum,  bir kamu kurumu olmaktan çıkmış, ihale organizatörlüğü yapan, bünyesinde topladığı şirketlere kamu mülkünden kar dağıtan bir şirket halini almış bulunuyor.

Bu kurumun hiçbir projesinde toplumun %80’ini oluşturan yoksul halk için bir şey yok.

Bünyesinde bulunan şirketlere para girdisi sağlamayacak hiçbir iş işten sayılmıyor.

Belediye yönetimi taşınmazlar için ihale ilanları veriyor. Eski vergi dairesinin yerini yeniden inşa edeceğini söylüyor. Tabi bu yeni inşaat için,  söz konusu yerin hemen yanında bulunan yol özel mülk olduğundan inşaat alanı kapsamına alınıp yolun park içine kaydırılacağı projeyi hazırlayanlar tarafından dillendiriliyor.

Belediye yönetimi yaptığı bütün işlerde açtığı bütün ihalelerde bir avuç şirket sahibini doyurmaya çalışıyor. Ama nafile sermayenin doyduğu, yeter dediği görülmemiştir.

Biz Samandağlılar olarak, bu gidişata dur demek için inisiyatif alıp kamu mülkünü bir avuç insana peşkeş çekenlere dur demedikçe bunların bu yağmalama işlerinde duracakları bir sınır yok.

Sevgili Samandağlılar size soruyorum.

Belediyeler, kamu hizmetleri, sosyal hizmetler, yollar, köprüler, koylar, göller, denizler, ormanlar, yerin altı ve üstü, su, belediye hizmetleri, parklar… Velhasıl toplumca ortak sahiplenilmesi, kullanılması gereken her şey belediye bünyesinde kümelenmiş birkaç şirketin istediği gibi tasarruf ettiği, birer mülk haline gelmişse, böyle bir toplumda ortak yaşamdan söz etmek mümkün müdür?

Bu böyle devam edebilir mi?

Böyle bir ilçede artık “ilçe halkına hizmet” kavramının bir karşılığı var mıdır?

Siz, toplum çoğunluğunu oluşturan ve kendi malında tasarruf hakkı kalmamış insanlar olarak sizlerin Orta Çağ’ın serf’inden, reayasından, bir farkınız kaldı mı?

Ortak sahiplenilmesi ve kullanılması gereken neyi varsa küçük bir gurubun hizmetine sunmuş bir toplum ne menem bir şeydir?

Yoksul halk için de kullanılması zorunlu olan kamu alanları çalınmış, zengine satılmış bir toplumda ortak yaşamın varlık nedeni kalır mı?

Kimse kendini aldatmasın, eğer bu sefil ve akla zarar süreç vaktinde durdurulamazsa, ufukta göreceğimiz kâbustan başka bir şey olmayacak. Üstelik kamu mülkünün satılarak tüketildiği bu ilçede o kâbus; kendi özel mülkünüzün kamulaştırılarak sözüm ona hizmet için kullanılması olacaktır…

Lütfen, bir an olsun düşünün. Her şeyini birkaç şirketin tasarrufuna sunan bir toplumda hak hukuk nasıl bir şeydir, böyle bir toplumda hala kamu (halk)  kavramına yer var mıdır?

Anlamaya çalışın ne olur?

Söz konusu sizin çocuklarınızın geleceğidir.

Kamu’nun olmadığı yerde siz de yoksunuz!

Sevgili Samandağlılar.

Lütfen, bu satırları okurken ve sorduğum soruların cevabını verirken aklınıza, vicdanınıza danışın.

Danışın ve tavırlarınızı, siyasi seçeneklerinizi ona göre belirleyin.

Yok, her şeye rağmen tüm bu gerçekler göz önünde dururken, bunlar benim için bir değer taşımıyor,  yani  “bana ne” diyorsanız…

Söylemeye de dilim varmıyor ama Beter olun!

Share
1065 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TURGUT ÖZAL’I ÖVEN CHP

    20 Eylül 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Bir süre önce CHP’li Yenimahalle Belediyesi, açtığı kültür merkezine "Turgut Özal" adını koymuştur. Belediye başkanı Fethi YAŞAR ve CHP Genel Başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU, kültür merkezinin açılışında birer konuşma yaparak Turgut Özal’a methiyeler düzmüşlerdir. Bu nasıl bir ikiyüzlülük? Kültür merkezine ismini verecek başka değerli büyük insan kalmadı mı? Sayın Kılıçdaroğlu; Turgut Özal’ın 10 Eylül 1986 tarihinde “geçinemiyoruz açız” diyen işçiye “senin oyuna ihtiyacım yok, hadi yürü kime oy verirsen ver” dediğini hatırlıyor mu acaba? Bugün...
  • KADIN CİNAYETLERİ

    30 Ağustos 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Kadın cinayetleri çok çoğaldığı günümüzde, yeni arayışlar içine girmek yerine, sonuçlar üzerinde durulduğu, cinayetlerin sebepleri üzerinde kafa yoran yok. Herkes idamdan söz ediyor. Canilerin yetiştiği ortamı, aldığı eğitim türü ve niteliği üzerinde düşünülmesi gerektiğini söylemeliyim. İdam cezasının Hukuki yönü ile ilgilenmiyorum. Onu hukukçu arkadaşlar düşünür. Ancak kadın cinayetlerini işleyenler yazılı ve görsel basına yansıdığı kadarıyla, 20yıllık zaman diliminde 15.000 kadın cinayeti işlenmiş olduğu ifadesi yer alıyordu. Varsaya...
  • SORU ÇEŞİTLERİ

    28 Ağustos 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Bu gün ahmak üzerinde düşünmeye çalışacağım. Ahmak nedir, ne değildir? Sorularına yanıt arayacağım. Ahmak sözcüğünün sözlük anlamı:. Aklını gereği gibi kullanmayan, bön, budala, aptal:’’ Ahmak misafir ev sahibini ağırlar.’’  Atasözü. Bir diğer örnek; ’’Ahmağa yüz, abdala söz vermeye gelmez.’’ Başka bir örnek; ‘’Nerede zekâ umarsak orada ahmaklıkla karşılarız.  – A. Ş. Hisar. ’’TDK Cilt 1, Sayfa: 49 Memlekette kaç tane ahmak var? Bulunacağı var saydığımız ahmakların kaçi okumu, kaçı cahil çıkar. Okumuş ahmaklar ne iş yapıyor...
  • TARAFSIZ BASINA FRANSIZ KALMAK

    29 Temmuz 2019 Dünya, Eğitim, Ekonomi, Emlak, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Otomotiv, Röportajlar, Sağlık, Siyaset, Spor, Teknoloji, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Halkımıza, İlçemiz kısa bir süre önce Evvel Temmuz etkinliklerine ev sahipliği yaptı. Gazetemiz, halkın haber alma hakkını mümkün mertebe engellemeyerek, (gazetemizin yayınının engellenmesine rağmen) çoğu etkinliği yeri geldi canlı çekim ile uluslararası alana taşıdı, yeri geldi matbuat üzerinden okurlarla buluşturdu. Takdir edersiniz ki ilçede Evvel Temmuz Festivalini destekleyenler olduğu gibi kimi vatandaşımız, kültürden uzak, kimileri de özünden saptırılmış olarak değerlendirdi. Biz Samandağ AYNA’sı olarak her türlü görüşü eşit...