Sorgulayan Denemeler (Ayfer Doğru) EŞREF-İ MAHLUKAT - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

Ahmet Kaya

SON DAKİKA

Sorgulayan Denemeler (Ayfer Doğru) EŞREF-İ MAHLUKAT

Bu haber 05 Haziran 2020 - 10:50 'de eklendi ve 402 kez görüntülendi.

İnsanın varlıkların en üstünü, en yücesi, en mükemmeli olduğu eskiden beri dillendirilir. İnsanı, diğer canlılardan farklı kılan nedir?” Bu soru, yüzlerce, hatta binlerce yıldır insan türünün kafasını kurcalayan bir konu olmuştur. Kimi bu soruya “ruh” cevabını vermiştir; kimi “edep” veya “ahlak” demiştir, kimi “düşünce” demiştir. Hatta herkesin kendince bir cevabı bile olabilir: sanat, din, müzik, felsefe, vicdan vs. Ancak bilimin cevabı açık ve nettir: “İnsanı diğer canlılardan ayıran özellik, diğer canlılara göre daha büyük olacak şekilde evrimleşmiş beyin kapasitesidir.” Ya da başka bir ifade ile  “Fazlasıyla gelişmiş zeka düzeyidir”. Beynimiz haricindeki hiçbir özellik bizi tek başına diğer canlı türlerinden ayırmaya yetmez. Çünkü her canlının birbirine farklı açılardan üstünlükleri vardır. Hayvanlar Âlemi içerisine bakacak olursak, çita dünyanın en hızlı koşan hayvanıdır. Bir insan saatte birkaç kilometreden hızlı koşamazken, bir salyangoz saatte birkaç metreden hızlı koşamazken, bir çita saatte 120 kilometreden hızlı koşabilir. Bu durumda çita, salyangoz ya da insandan üstün bir tür müdür?

İnsanların büyük bir kısmı beynin evriminin insanı ayırt edici özellik olduğunu kabul eder ama ne yazık ki bilimin çoğu zaman farklı yönlere çekilmiş olmasından ötürü bu bilgi, insan kibri ve egosuyla birleştiği zaman, “en üstün canlı olmak”, “en değerli varlık olmak” ve türevleri gibi türcü, bilim dışı ve gerçeklikten uzak yorumlara dönüşmüştür.  Bunun ayırdına varan, yani kendisinin herhangi bir şekilde diğer canlılardan üstün olduğunu sanmanın temelsizliğinin farkına varan biri, daha sağlıklı düşünmeye başlayacak ve tarafsızlaşacaktır. Beyni olan hayvanların tamamının belli seviyelerde zeki olduğu; hayvanların sadece içgüdülerine dayanarak hareket eden makineler olmadığı ve hayvanların da insanlar gibi ancak onlardan daha kısıtlı algısal zekâya sahip canlılar olduğu artık bilimsel bir gerçektir. Yukarıya resmini iliştirdiğim goril ‘Koko’ işaret diliyle iletişim kurabiliyordu.

İnsan, canlılar arasında müstesna yerini alabilecek donanımla yaratılmış olduğu halde bunları irca etmedikçe o yere nail olamaz. Şayet onu farklı kılan özelliği yerinde kullanmayı becerebilseydi o vakit varlıklardan üstün olduğunu söyleyebilirdik ancak yine de mükemmel olduğunu söyleyemezdik. Mükemmel kelimesi Arapça  ‘kemal’ kökünden gelir. Kemal; gelişme demektir. Mükemmel ise gelişmenin son noktasına denir. Bu dünyada hiçbir şey gelişimini tamamlamış ve gelişmede son noktaya varmış değildir. Yani hiçbir şey mükemmel değildir. Cansız madde bile sürekli bir değişim içinde en kararlı, en optimal hali arar. Mükemmel gibi görünen evrenin bile hala genişlediği biliniyor. Mükemmel  olan durur ve hiçbir şeye ihtiyaç duymaz. İnsan mükemmel olsaydı acıkmazdı, susamazdı, nefes alma ihtiyacı duymazdı. Bir insan, kafasını bir kova suya sokup on dakika duramaz ancak bir balığı kovaya koysanız günlerce kalır. Dolayısıyla canlılar arasında üstlük-altlık diye bir ayırım yoktur. Her canlı kendi yaşam ortamına adapte olmuştur ve ortamdan kopardığınızda yaşamını sürdürmede zorluk çeker. Biz karaya adapte olmuş canlılardan bir türüz ve diğerlerinden üstün bir yanımız yok.  Duyu organlarımız bile evrimsel olarak sadece ihtiyaç duyulan kadar gelişmiştir. Belirli bir mesafedeki nesneyi görebiliyor, belirli bir frekans aralığındaki sesleri duyabiliyoruz. Bazı duyuları bizimkilerden çok daha gelişmiş hayvan türleri var. Örneğin köpekler, baykuşlar, karıncalar insanoğlundan daha iyi duyar; biz  gece göremezken  tüm yılanlar kafalarında bulunan sensörle geceleri görebiliyorlar. Teknolojik ilerleme konusundaki maharetimiz de esasen adaptasyonun sadece bir parçası, bir gerekliliği.

Diğer canlılardan üstün yanımız zihinsel işlevimiz olabilirdi ancak insanın dünyada neler yaptığını da görüyoruz. Birbirini yiyor, küresel ısınmaya sebep olup iklimleri değiştiriyor, dünyayı çöpe boğuyor, kendi dışında hiçbir canlının yaşam ve barınma hakkına saygı duymuyor. Patileri kesilerek öldürülen köpeğin zihinlerden silindiğini düşünmüyorum. İnsanın insana ettiğinden hiç bahsetmeyelim zira korkunç birçok olaya şahit olduk. Hâlbuki hayvanlar, bile isteye kötülük yapmazlar. Bir kaplan, ceylana zarar verir ancak bunu yaşamak için yapar, karnı doyduktan sonra öyle keyfi istediği için bir ceylanı boğazladığı görülmemiştir. Hayvanlar kötülük yapmayı bilmezler ama insanlar canlı türünü kendi yaptıklarıyla tüketen ve hatta kendi türüne isteyerek kötülük eden tek canlı gibi görünüyor. Bunların dışında bedenen, ruhen, zihnen ve psikolojik olarak da zayıf varlıklarız. Hayatını anlamlı bulmayan, sürekli anlam ve mutluluk arayışı içinde olan ve bulamayınca depresyona giren ya da intihar eden birçok insan var. Cennete gitmeyi bekleyip yaşadığı hayatı ve çevresini cehenneme çeviren insanoğlu değil mi? Hâlbuki potansiyelimiz hiç o yönde değil. Yüksek zihinsel özellikleri kullanmakla, insan olma yolunda uğraş verecekken çoğu insanın tek uğraşı haz almak olan ve haz ile mutluluk kavramlarını karıştıran, hazza ulaşmak için yapmayacağı şey olmayan insan eşref-i mahlukat olabilir mi?

İnsan doğulur buna katılıyorum ama insanlık başka bir şeydir. İnsanlık  ömür boyunca yaptığımız gayretlere, çabalara bağlı olarak ortaya çıkar. Henüz bunun çabası içindeyken tüm varlıklardan üstün olduğumuz iddiası tekrar düşünülmelidir.  Peki, insanlık yolunda atılması gereken ilk adım ne olmalıdır? Nacizane görüşüm : ‘’Fani olduğumuzun, koskocaman evrende bir toz zerresi kadar küçük olduğumuzun, evrendeki her şeyin birbirine bağlı bir bütün olduğunun, her canlının ötekine muhtaç olduğunun, hayatı elden geldiğince anlamlı yaşamak gerektiğinin farkında olmak .’’

Can Yücel’in de ifade ettiği gibi:

Farkında olmalı insan…

Kendisinin, hayatın, olayların, gidişatın farkında olmalı.

Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını

Ve en sonunda bir metre karelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını

Fark etmeli.

afdah.info

voir films