SÖNMEZ; “DEMOKRASİNİN ÖLÇÜTÜ YÜKSEK KATILIM DEĞİLDİR” - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

şişli escort

Ahmet Kaya

SON DAKİKA
AfrodizyakBahis Siteleri

SÖNMEZ; “DEMOKRASİNİN ÖLÇÜTÜ YÜKSEK KATILIM DEĞİLDİR”

Bu haber 28 Haziran 2018 - 8:57 'de eklendi ve 92 kez görüntülendi.

Samandağ Akdeniz Kültür Ve Dayanışma Derneği Başkanı Akan Sönmez, 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin gayri resmi sonuçları yayınlanmasının ardından seçimlere katılımın yüksekliği demokrasinin bir ölçütü olmadığını ifade ederek, gelişmiş demokrasinin ölçütlerini açıkladı.

Gazetemiz haber merkezine yaptığı açıklamada Başkan Sönmez şu ifadelere yer verdi; “24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin gayri resmi sonuçları yayınlandı. Özellikle seçime katılım oranının yüksek oluşu vurgulanarak ve seçimlere katılımın yüksek oluşunun demokrasi ile orantılı olduğu intibahı yaratıldı. Fakat gelişmiş ülkelerde seçimlere katılım oranı genellikle düşük kalmasına rağmen en demokratik ülkeler bu ülkelerdir. Hatta bu ülkelerde göçmen konumundaki kişilerin milletvekilliği ve belediye başkanlığı yaptığı bilinen bir gerçektir. Demek oluyor ki yaratılmak istenen intibahın aksine seçimlere katılımın yüksekliği demokrasi ölçütlerinden değildir. Kenan Evrenler döneminde de seçimlere katılımlar çok yüksek çıkardı, ama demokrasi yoktu.

“Gelişmiş Demokrasinin Ölçütleri”

Demokrasinin gelişmişliğinin birinci ölçüsü yasalar karşısında ki eşitlik ve güçlü hukuk sistemidir. İkincisi demokrasi ölçüsü gelecek kaygısının azlığıdır. Üçüncüsü yöneticilerin hukuki olarak şeffaf ve hesap verebilir olmasıdır. Dördüncüsü azınlıkta olsanız dahi hukukunuzun korunacağına inanmanızdır. Beşincisi fikir ve düşünce özgürlüğüdür. Altıncı ise ekonomik özgürlüktür. Yedincisi bunlardan herhangi birinin siyasi bir tercihe bağlı olmamasıdır. Sekizinci bir ülkenin bekasının bir adama bağlı olmamasıdır. Dokuzuncu örgütlenme özgürlüğüdür.

Seçmen neden katılmak istemez? Veya neden katılır?

Seçime bilinçli olarak katılmamak iki türlü algılanabilir. Birincisi seçmen süren düzenden memnundur ve yeni bir vaat gerçekleşse de olur gerçekleşmese de olur durumundadır.  İkincisi ise seçmenin sistemden umudu yok dolayısıyla kimin kazandığının önemi yok durumundadır.  Peki, bilinçli olarak katılma hangi anlamlara gelir?

1-Seçmen yeni ve daha gelişmiş bir refahın peşindesindir;

2- Seçmen seçime katılmazsam hukukum korunmazsa?  Gelecek endişem biter mi kaygısıdır.

3- Ya da seçmeni zorla sandığa götüren yasal veya yasadışı bir zorlama vardır.

Düşündüğümüzde seçimlere katılım oranı demokrasinin varlığını kanıtlayacak tek başına bir parametre değildir. Ama daha çok anti demokrasinin ölçütüdür.

Ekonomik Refah Ve Demokratik Haklar

Demokrasinin ileri olduğu varsayılan ülkelerde ekonomik refah demokratik hakların kaynağı ya da demokratik haklar ekonomik refahın kaynağıdır.  Gelişmiş ülkelerin en önemli özelliği ekonomik olarak gelişmiş olmaları ve vatandaşına ekonomik refah yaşatmalarıdır. Bunun terside geçerlidir. Demokratik ülkelerde ekonomik kalkınma olur ve vatandaş iyi bir hayat standardı yaşar. Bundan dolayı da seçimler daha çok bir meslek gurubunun seçimleri gibi algılanıyor. Seçilmenin özel bir ayrıcalığı yok, Seçilenlerin hayat standardını çok yükseltmiyor. Seçilenler da dâhil yolsuzluğun cezası çok ağırdır. Seçilenlere Türkiye de olduğu gibi özel ve yüksek özlük hakları yok. Yani cazip değil. Onun için Türkiye’den giden Türkler vekil veya belediye başkanı olabiliyor. Hatta Londra belediye başkanı bir Pakistanlı olabiliyor. Seçilmene karışmasalar dahi her an denetim altındasın. Sistem mekanizmasını kurmuş. Suçunu tespit ettiği anda seçilmiş olsan dahi yargılanmana engel bir şey yok. Çıkan kanunlar ise kamuoyu önünde tartışılır herhangi bir işçi gurubunun aleyhine kanun çıkarmaya kalk o meclisi sana dar ederler.

“Seçimden Seçime Sistemi”

Vaatlerin seçimden seçime yapıldığı örgütsüz bir toplumda seçimden seçime kullanılan seçme ve seçilme hakları ne kadar gerçekçi değerlendirilebilir? Seçen ne kadar doğru karar verebilir veya seçilen seçenleri ne kadar temsil edebilir. Gelecek seçime kadar bir daha fikriniz alınmamak üzere ve seçilen Ankara da yoğun iş temposu içinde ne kanun çıkardığını size söylemeyecektir. Söylese de örgütsüz olmanızdan dolayı kendi alanınız dışında kalan şeyleri anlamayacaksınız.

Arada Sizi Hoş Tutmak İçin Gündem Dışı Ateşli Konuşmalar Yapıp Bunları Paylaşacaktır. Sizde Alkışlayacaksınız.

Bazen de işiniz düşecek vekilim halleder deyip ondan iş takipçiliği isteyeceksiniz. Daha çok bunlara bakıp verdiğiniz kararı öveceksiniz.

Velhasıl seçim oldu içimize sinmese de bir sonucu var. Seçilenler arasında sevdiğimiz insanlar da var ama hiçbir şey yalnızlığımızı gidermiyor. İşsizliğin olmadığı, her vatandaşın ekonomik yeterliliğinin olduğu, temel hakların özgürce yaşandığı, temel özgürlüklerin korkusuzca yaşandığı onurlu bir ülke, dünya ve yaşam mücadelesi sürecektir.

“Saraylar saltanatlar çöker, Kan susar bir gün. Zulüm biter. Menekşelerde açılır üstümüzde. Leylaklarda güler. Bugünlerden geriye, Bir yarına gidenler kalır. Bir de yarınlar için direnenler… / Adnan Yücel”

(Haber: Ümit Sağaltıcı)

Rize araç kiralamaRize evden eve nakliyat Uşak evden eve nakliyatSiirt evden eve nakliyatSakarya evden eve nakliyatKahramanmaraş evden eve nakliyatNevşehir evden eve nakliyat