ÜST REKLAM

logo

reklam

ŞOK DİYETLE ZAYIFLAMAK SAĞLIĞINIZI TEHDİT ETMESİN


Deniz Selen Vahapoğulları
dnm123@hotmail.com

 

Bahara girdiğimiz şu günlerde kışın hareketsizlik nedeniyle alınan kiloları hızla verme telaşıyla yeniden karşı karşıyayız. Bu endişeli ruh hali, uydurma şok diyetlerin tam da içinde bulunduğumuz dönemde mantar gibi artmasına neden oluyor. Toplum olarak, her zaman bir bahane bulup zayıflama sektörünü hareketlendirip, yeni bir şok diyet yaratılmasına zemin hazırlıyoruz. Fazla kilolarımızdan kurtulmak için düşük ağırlıklı, tek besine dayalı şok diyetlere yöneliyoruz. Ancak önemli olan, herkesin birbirinden farklı yapı, kilo, boy ve genetik mirasa sahip olduğunun unutulmaması.

Şok diyetlerin popülerliğinin arttığı son günlerde bu konuda bilinçli olanları kazanan olarak görmeliyiz. Hızlı kilo vermenin marifet olmadığını hatta ne kadar hızlı olursa o kadar sağlıksız olduğunu söylemek mümkündür. Kısa süre zarfında daha fazla ağırlık kaybını hedefleyen danışanların bilmeleri gereken esas konu hızlı kilo kaybının kalıcı olmadığıdır. Fazla kiloların vücudumuzda yağ olarak depolandığını artık hepimiz biliyoruz. Bu yağların gitmesi ve görünürde de farklılıkların ortaya konması için gerekli olan tek şey ise: doğru beslenmek!  Şok diyetlerin uygulama ömürleri çok çok kısa olmakla beraber; uzun vadede sonuçları da pek iç acıcı olmamaktadır. Şok diyetler genellikle kısa sürede hızlı kilo vermeyi sağlıyor. İstenen kiloya ulaşıldıktan sonra diyet bırakılıyor. Diyet bırakılınca mahrum bırakılan yiyecekler abartılı ve dengesiz bir şekilde tüketiliyor ve vücuda besinlerle alınan enerji birden artıyor. Harcanan enerjiden daha fazla enerji alınması sonucunda, yavaşlayan metabolizmanın da etkisiyle verilen kilolar hızla ve fazlasıyla geri alınıyor. Besinsiz kalan vücut bunun sonuçlarını ani olarak gösterebilmektedir. Gerek böbrek hastalıkları, gerek safra kesesi sıkıntıları, karaciğer yağlanmaları, diyabet, kronik kabızlık gibi hastalıkların yanında psikolojik hastalıklara da eğilimler başlayabilmektedir. Bu yüzden kişiye uygun olarak hesaplanmış fazla düşük kalorili olmayan listeler zayıflamak için en uygunudur. Doğru zayıflamak için, beslenme uzmanınıza danışın.

Şok diyetler çok düşük kalorili olduğundan vücudumuz bu düşük kaloriye adapte olduğunda harcadığı enerjiyi azaltıyor. Kilo verme yavaşlıyor veya duruyor yani metabolizma yavaşlıyor. Bununla birlikte yetersiz vitamin ve mineral alımına bağlı olarak beslenme yetersizlikleri oluşuyor. Yavaşlayan bir metabolizmayı hızlandırmak maalesef o kadar da kolay değil. Bu nedenle bu tür diyetleri yapanların metabolizmaları kolay kolay eski hallerini almaz. Vücutlarındaki besinlerin yetersizliğini düzeltmek ise zaman ister. Vücut yapıları normal insanlara göre daha yumuşak ve sarkık olur.

Şok diyetler tepeden tırnağa olumsuz etkileriyle sağlığımızı tehdit ediyor. Vücudumuzda yer alan sistemlere göre verebilecekleri zararlar;

Sinir sistemi: Halüsinasyon, depresyon, unutkanlık.

Solunum sistemi: Uyku apnesi (kısa süre solunum durması), solunum güçlüğü.

Sindirim sistemi:  Yutma güçlükleri, iştahsızlık, ishal, kabızlık, sindirim sistemi ağrıları.

Dolaşım sistemi: Dolaşım bozuklukları, düşük tansiyon, postüre bağlı hipo-tansiyon (duruşa göre tansiyon düşüklüğü, yüksek kan yağları(kolesterol, trigliserit), ani kalp krizi.

Endokrin sistem: Hormonal bozukluklar, kan şekerinde düşüklük.

Beslenme yetersizlikleri: Saç dökülmesi, deride kuruma ve çatlaklar, deride pullanma, soluk ten rengi, anemi(kansızlık).

Şok diyetlerin bunlara ek olarak baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik, yorgunluk, bulantı, kusma, diyare (ishal), konstipasyon (kabızlık), adet düzensizliği, böbrek taşları, soğuğa dayanıksızlık, saç dökülmesi, uyuşukluk, tırnak kırılması, bazal metabolizmada azalma gibi yan etkilerine dikkat çekiyor.

*Doğru kilo vermek karar ve gerçekçilik gerektirir,  kilo vermenin ve verilen kilonun korunmasının ciddi ve önemli bir iş olduğunu unutmayın. Fazla kilo ciddi bir problemdir ve şok diyetler gibi 2-3 günlük bir kandırmacayla asla çözülemeyeceğini kabul edin.

*Uyguladığınız diyet programını ve yaşam şeklinizi benimseyin. Sağlıklı alışkanlıklar kazanın ve bırakmayın.

*Sabırlı olun, acele etmeyin. Amacınız yağdan kaybetmek ve başarınızın uzun süre korunabilmesi olmalı.

BESLENME ÖNERİLERİ

  1. Sabah uyanır uyanmaz en geç yarım saat içinde kahvaltı yapın. Metabolizmanıza enerji, protein, karbonhidrat, yağ almış ve böylelikle çalıştırmış olursunuz.
  2. Kahvaltıdan önce bir su bardağına yakın ılık su, sonra bir su bardağına yakın normal sıcaklıkta su için. Sindirim sisteminizi harekete geçirin.
  3. 2-3 saat arayla toplam altı öğün beslenin.
  4. Öğünlerinizin çeşitli ve dengeli olmasına özen gösterin.
  5. Öğünlerinizde karbonhidrat, protein ve yağı birlikte tüketin. Böylece vücudunuzu maksimum kalitede beslersiniz.
  6. Salata ve çiğ sebzeyi istediğiniz kadar tüketebilirsiniz. Ana öğünlerde mutlaka sebze yemelisiniz.
  7. Bol su için. İstediğiniz zaman, istediğiniz sıcaklıkta, istediğiniz öğünde içebilirsiniz.
  8. Sıvı yağ tercih edin, en sağlıklısı tabi ki zeytinyağı.
  9. Asla kızarmış yiyecek yemeyin.
  10. Her gün en az yarım saat fiziksel aktivite yapın, enerji harcayın. Yürüyüş, bisiklet, yüzme, pilates kilo vermede etkili egzersizler.
  11. Uyguladığınız diyet programından mucize beklemeyin, gerçekçi olun.
  12. Kendinize kilo ve zaman hedefi koymayın. Bel bölgesindeki yağlanmanın azalmasını, kaslarda sağlıklı görünüm oluşmasını, mide ve uyku problemlerinin geçmesini ve rahat nefes alabilmeyi hedefleyin.

DİKKAT

  • Yemekleri yavaş yiyin, iyi çiğneyin, küçük lokmalarla yiyin, aktivitenizi artırın.
  • Zayıflama ancak diyetisyen kontrolünde yapılabilir. Sadece patates, sadece yumurta, sadece lahana gibi tek besine dayalı diyetler, karbonhidratı düşük diyetler, çok düşük enerjili diyetler, öğün atlanarak yapılan diyetler sakıncalı.
  • Sağlıklı zayıflama en az üç öğünde, besin öğelerini yeterli ve dengeli içeren diyetlerle gerçekleştirilebilir.
  • Yan etkisi olmayan zayıflama hapı yoktur, bu nedenle her türlü zayıflatıcı hapı kullanmaktan kaçının.

 

Share
646 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA YAŞAMI BÜYÜK TEHLİKEDE

    09 Aralık 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yeni yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre küresel ısınma nedeniyle gezegenimizin(Dünya’mızın) “geri dönülemez” noktaya yaklaştığını gösteriyor.  Bilim insanları iklim krizinin vardığı boyutlar konusunda dünyanın birden çok taşma noktasını çoktan aştığı konusunda uyarı yaptı. Uyarıda iklim değişikliğinin dünyadaki yaşama varoluşsal bir tehdit oluşturmaya başladığı açıklandı. The Guardian’da yer alan habere göre, küresel ısınmanın buzulların erimesi ve ormanların yok olması gibi bazı etkileri durdur...
  • İNSAN VE TOPLUM

    02 Aralık 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    KAPİTALİST SİSTEMİ SAVUNANLAR OLAYLARA BURJUVA MANTIĞI İLE BAKARLAR. BURJUVA MANTIĞI, KİŞİYİ TOPLUM ÜZERİNE ÇIKARDIĞI İÇİN MEYDANA GELEN TÜM OLUMLU VEYA OLUMSUZLUKLAR ÜRETİM SİSTEMİNE DEĞİL, KİŞİLERİN YETERLİLİĞİNE VEYA YETERSİZLİĞİNE, İYİ NİYETİNE VEYA KÖTÜ NİYETİNE BAĞLANIR. İNSANIN TOPLUM YARATIĞI OLDUĞU GÖRÜLMEZ. OYSA İNSANA DAMGASINI VURAN TOPLUM, TOPLUMA DA DAMGASINI VURAN TOPLUMUN TEMELİ OLAN ÜRETİM SİSTEMİNİN YARATTIĞI EKONOMİK SİSTEMLERDİR. PUTİN RUSYA’DA DEĞİLDE AFRİKANIN BALTA GİRMEMİŞ ORMANLARINDA BİR KABİLEDE YAŞIYOR OLSAYDI,...
  • SİGARA İÇMEK YA DA İÇMEMEK

    13 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Eğitimci Sami ASLAN, hazırladı… Uzun yıllar sigara içtiği için akciğer kanseri riski zaten çok yüksek olan birinin “sigarayı bırakması” fazla bir şey ifade etmez. Sigarayı bıraktıktan ne 1-2 sene, ne de çok daha uzun seneler geçse bile kanseri riski asla “sıfırlanmaz”. Bu durumdaki hastaların bir kısmı KOAH’la ilgili öksürük, balgam, nefes darlığı şikâyetleri üzerine sigarayı bırakmış olabilirler. Sigaraya bağlı KOAH gelişen hastalarda akciğer kanseri riski, sigara içip de belirgin KOAH belirtileri olmayanlara nispeten çok daha yüksekti...
  • SİYASET DEĞİL ÜRETİM YAPIN!

    08 Kasım 2019 Ekonomi, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Merhaba saygı değer okurlar. Arayı çok açtık, Bahar bitti kış geldi. Mevsimler geçte olsa değişti. Ama bu aralar, Mevsimlerden çok insanlar çabuk değişiyor. Cenazeye gittiğimiz zaman, üç günlük dünya, iyilik yapana, iyilikle anılana ne mutlu deriz. Veya şu üç günlük dünyada, bir karış topraktan başka ne alacağız ki deriz. İnsan ameli ile anılır deriz. Herkes İyilik Ve Ahiretten Dem Tutar! Ama hiç kimse bunu uygulamaz. Hiç birimiz! Herkes kendi menfaati doğrultusunda hareket eder. Kardeş, kardeşini, Baba Evladını, Evlat Baba Annesini ...