ÜST REKLAM

logo

reklam

SOHBET KÖŞESİ: HASAN YAVAŞ ŞİDDETLE KINIYORUM


Hasan Yavaş
deneme02@hotmail.com

 

Ne kadar öfkeliyim. Elim uzansa, yıldızları tutabilsem yırtıp parçalara böleceğim. Oysa öfkelenmemem gerektiğini iyi biliyorum.

Öfke akıl işi değil. Çünkü insana mutsuzluk veriyor. Dostlarınızı ve yakınlarınızı kırıyorsunuz. Sonra bir de bakıyorsunuz ki, baldan tatlı olan öfke sizi zehirlemiş. Öfkeli tartışmalarla tükettiğim zamana acımaktan yorgun düştüğüm için kötü kötü düşler görüyorum.

İki gündür yüzümde ikinci bir kişinin yüzünü görür gibiyim. Hemen kendime dönmeliyim, yoksa hiç tanımadığım ikinci bir kişiyle yer değiştireceğim diye korkuyorum.

İnsan bir defa düşmesin yanlış anlamaya, arkası tıka basa gelir iflah olmaz yanlışların, yanlış anlamaların.

Tarih, yanlış anlamalar sonucu atılmış yanlış adımlarla doludur. Siyaset tarihi söz konusu yanlış anlamalarla çoğu kez yerini almış, toplumları yönetenler, yönettikleri toplumların kaderinde derin izler, yaralar, çoğu kez de onarılmaz acılar zalimlikler yapmıştır.

Bu günlerde Samandağ da, ülke genelinde yaşanan, 16 Nisan Referandum sonucundan ayrı olarak, basına yönelik olağan üstü bir baskıya tanık olmaktayız.

Samandağ Belediye Başkanı Sayın Mithat Nehir, Ayna gazetesi editörü Ümit Sağaltıcı hakkında suç duyurusunda bulunmuştur.

Eğer bir gazete ‘Evrensel İnsan Hakları’ndan yana, ilkeli, kamuoyunu bilgilendirme adına haber yapıyorsa, eleştirilerini de bu yönde yapıyorsa saygıyla karşılamak, yetmez bu eleştiri ve farklı bakış açısından, toplum yararına faydalanmak lazımken, Sayın Başkan, Ümit Sağaltıcıyı adeta öcü gibi görmüş olacak ki, bir kaşık suda boğmak istiyor.

Samandağ Ülkemizin diğer pek çok yerinden farklı ayrıcalıkları hatta öncelikleri olan bir kadım yer.

Ayna gazetesini kuruluşundan bu yana tanırım. Egemen düzenin ideolojisine pek uymayan, savaş karşıtı, barışçıl emelleri olan bir yayın politikası izler ki, Başkan ve çevresinde yuvalanmış o şahsiyetler neden bu denli baskı kurmak istemişlerdir.

Sanırım iki yıl önce Şükrü Kanatlı Mahallesi ile ilgili Gazete de bir yazım nedeniyle Başkanın çevresinde yuvalanmış şahsiyetler beni tehdit edip Ayna gazetesinin ofisinde sözlü hakaretlere maruz kalmıştım. O günün şartlarında kendilerini uyardım baktım ki hız kesmiyorlar hukuk yoluna başvurmak zorunda kalmıştım dava sonun da malum kişi ceza almıştı şahsıma hakaretten.

Ve bu durum için, Samandağ ve bölge ile ilişkilerim 40 yıla yakın olan biri için çok ama çok ağır gelmişti. Olanlar oluyor kaleler durup dururken yıkılmıyor. Ama densize de had bildirmek gerekiyor çoğu kez.

Ta o günlerden bu zamana kadar özellikle Ayna Gazetesine önce boykot etmeye abonelerini tehdit şantaj gibi ağaç altı kültürü ile iptallere kadar işi götürdüler. Olmadı belediye basım işlerini paylaşması gerekirken Ayna gazetesini, güya ekonomik anlamda çökertmek için basım işi verilmedi bilerek bunu yaptı belediye bunları biliyorum. Hatta o zaman Belediye de sıkı fıkı ilişkileri olan, şimdi bir Milletvekili olan kişi de bu Ayna düşmanları arasında yer aldığına tanığım.

Daha pek çok örnek hatta gerektiğinde kişi adı bile verebilirim lakın bir Samandağ dostu olarak işin siyaset tarafı beni daha fazla ilgilendirir Ahmet, Mehmet Ali meselesi değil olamazda.

Ne var ki, kimi sol kümelenmeler, hala, ‘’ can çıkmayınca huy çıkmaz’’ örneğinde olduğu gibi Ayna Gazetesi’ne bu defa doğrudan muhataba alan Başkan Sayın Mithat Nehir’in kendisi oldu. Öyle bir dolduruşa getirildi ki ‘ Çocuklar Süt İçsin’ diyen bir Gazeteciyle karşı karşıya getirdiler,  o yanında olan dalkavuklar,

Sorarım size?

İşini barış için, emek ve özgürlükler, ekmek ve hürriyet için yapan bir gazeteciye saldırmak, suç duyurusunda bulunmak neyin kanıtıdır. Korkarım devrimciliğinizi kanıtlamak için yapmıyorsunuz, öyle bir tarafınız varsa tabii…

Bu yaptığınız sizin kalıcı olmadığınızı gösterir. Siz işin kolayına kaçıyorsunuz. Bir türlü kalıcı olamayacağınız için.  Samandağ’ın Politik yaşamın da bir süre bir boşluğu dolduruyor o kadar.

Saldırı mantığı geldiğimiz nokta da kendi halkını ispiyon çağrısına vardırdın ki sonun hayır olsun. Bildim bileli Samandağ halkı benimsediği bir yol değildir ispiyonculuk, lakin çok da var ha.

İnancım odur ki, düşünce ve basın emekçilerine baskınız hangi yere ve yola gidiyorsunuz bilmiyorum ama kesinlikle yolunuz kısalacaktır!

Zaten biz de, tam bunun için varız.

 

 

 

Share
679 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YOLSUZLUKLARIN KİLOMETRE TAŞLARI

    15 Ocak 2020 Genel, Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi BEL – BİR AŞ.’ye bulaşmayan kişilerin sayısı azdır. BU şirketle yapılan iş ve işlemlerin fiyat belirlemesi iki türlü. Hesabı kitabı yok. Şirket lehine sonuçlar çıkartılmaya çalışılmıştır. Toplumsal çıkar, ikinci plana atılmıştır.  Şirket kar etsin diye Asliye Hukuk Hâkimliğine sunulan Bilirkişi Raporu sahtedir. Mahkemeyi olumsuz yönden etkilemeye çalışılmıştır. Raporda kullanılan veriler sahtedir. Kıymet takdir komisyonu da sahte bedel takdiri yapmıştır. İşin aslına geçelim. BEL – BİR AŞ.’ye kat karşılığı olmak üze...
  • DOĞAL YAŞAMDAN KOPUNCA

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yaşanacak bir tek ömrümüz var. Onu da uzun ve mutlu yaşamak için sağlıklı olmak gerekiyor. Oysa günümüz insanı çok erken, hatta küçücük yaşlarda kanser, kalp, şeker, tansiyon, obezite sorunlarıyla sarmalanıyor. Paketlerle ilaç, antidepresanlar, antibiyotikler yanımızdan ayırmadığımız aksesuarlarımız oldu. İnsan ömrü uzadı, evet uzadı ama, ne pahasına. Sağlıksız, hastalıklı, bir gün bile kullanmadığımızda ölümümüze neden olabilecek ilaçlara mahkum bir yaşam. Neden bu hale geldik: Doğadan uzaklaştıkça, bizi...
  • RANTIN ŞEYTANİ YÖNÜ ( 2 )

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi 2 – 03.05 1991 tarih ve 11 sayılı Samandağ Belediyesi, Belediye Meclis Kararında rantın şeytani yönü, sırıtır derecede görünüyordu. BEL – BİR A.Ş.’ne Projesiz, ihalesiz  (resmi belgelerde belirtildiğine göre: 1991 yılı Birim fiyat tariflerine göre İhale Bedeli: 20.000.000 TL) iş vermek için bu şirkete kamu kurumu olarak tanıttılar. Belediye encümen ve belediye meclis kararlarında böyle tanıtılmıştı. Kamu kurumu olmayan, Kamu kurumu niteliğini taşımayan ve maliye bakanlığından uygun görüş almayan bu şirketin ödenmiş serma...
  • İKİ GÜNÜ EŞİTLEMEK BİLE ARTIK HAYAL OLDU

    10 Ocak 2020 Köşe Yazıları, Yerel

    Gönül ister ki hep olumlu şeyler yazalım. Kimsenin moralini bozmayalım ama bu günümüz yarınımız hakkında ciddi endişeler taşıyor ve hiçbir düzelme emaresi görmüyorsak, elbette ki gerçekleri dile getirmek, rayından çıkmış olan treni yeniden rayına sokmak için tavsiyelerimizi ifade etmek boynumuzun borcudur. Birilerinin yaptığı gibi yanlışları görmezden gelip yanlış yapanların şakşakçılığını yapıp hızla yaklaştığımız kötü sonun oluşturacağı deprem ve tusunamileri gizlemeye çalışabiliriz ama bunun kime ne faydası olacak ? Son mesajın t...