SOHBET KÖŞESİ: HASAN YAVAŞ SAMANDAĞ’DA SOKAĞI ASIL KİRLETEN KISKANÇLIKTIR - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

Ahmet Kaya

SON DAKİKA

SOHBET KÖŞESİ: HASAN YAVAŞ SAMANDAĞ’DA SOKAĞI ASIL KİRLETEN KISKANÇLIKTIR

Bu haber 13 Haziran 2017 - 9:17 'de eklendi ve 1.250 kez görüntülendi.

 

Bırakın etrafınızdaki savaş kıskacında kalmışlığı, ekonominin dibe vuruşunu, eğitimin köklerinin sökülmesini, yerel yönetimlerin, ülkeyi yöneten iktidarın cambazlıklarını para servet peşinde koşan acımasızları, sermayeye peşkeş çekilmesini, Samandağ’ı asıl kirleten,  en güçlü, en şiddetli olan kıskançlık duygusudur.

İnsana dair en temiz, en insanı, tüm güzel duyguları öldüren kıskançlıktır ve  öyle bir noktaya gelmiş ki, nefsinizi de vicdanınızı da kurtaramazsınız, bu kıskançlık duygusunun yarattığı kirlilikten.

O yüzden de ne sofraların tadı tuzu kaldı, ne de sokaktaki insanın yüzünde huzur güvenlik mutluluğun esamisi kaldı.

Sosyal ve toplumsal sorunlar diz boyu çözüm beklerken, içeride, yeni yeni problemler ailenin kapısında çözüm beklerken ki,  sağlıktan ekonomiye, işsiz çocuktan, eğitim e kadar pek çok yaşamsal sorunlardır bunlar.

Bugün yanı başında ki Suriye savaşında insan hayatını kararttığı ruhsuzlaştırdığı,  insanı alçaltan ve küçülten kıskançlık duygusu.

Öyle bir canavardır ki kıskançlık, beraberinde tedirginliği, endişeyi ve huzursuzluğu da getirir. Samandağ da bugünlerde yaşanan tam da budur. Beyinleri böcek gibi kemiren asıl sorunun kaynağı olan kıskançlık.

‘’Hasetçinin huzuru, çabuk darılanın dostluğu, yalancının ise yiğitliği olmaz.’’ Der Hz Ali.

Çünkü dünya da en huzursuz kimse, kalbinde haset ve kin taşıyanlardır.

Toplumsal huzurun temelini çürüten, sosyal yapıya zarar veren, ilişkileri, iletişimi zedeleyen huyların, kötü duyguların temelinde kıskançlık ve haset duygusu vardır.

Kıskançlık; bütün kusurların mayası, en kötü huydur.

Amacına ulaşamama duygusu,

Birisinin üstünlük taslaması,

Makam, mevki sevgisi ve liderlik arzusu.

Hiç kimseyi kıskanmayın.

Eksikliğini çektiğiniz her ne ise, etrafınıza onu verin. Daha fazla sevgi ise aradığınız, sokaktaki evsiz çocuğu sevin, kapınızı tırmalayan kediye dokunun, peşinizden havlayarak koşan köpek gördüğünüzde durun!

Size sözlü olmasa bile kuyruk sallayarak merhaba diyecektir gülümseyin, sokağa terk edilmiş hayvan ne olursa olsun sevin.

Hayatınızdaki her şeyi, herkesi sevin.

Koşulsuz sevin!

Karşılıksız sevin!

Daha dünkü gibi hatırlıyorum.

Deniz sitesin de olsun Çevlik’in eski zamanlarında, yaz kış oturanları veya bir köy bakkalında zamanı gelince aşureliklerin yerini paskalye yumurtası alırdı.

Kanserli hücreleri yok etmekten kalp krizini engellemeye kadar pek çok faydası olan Samandağ Biberiyle yapılan yiyecekler ve yediğiniz de metabolizmayı hızlandırarak dolaşım sistemini direk olarak etkilediğini ayen beyan fark ettiren vitamin deposu kırmızı yeşil acı biberi ile yapılan ev kadınlarının mutfağından çıkan nefis yiyecekler dağıtılırdı.

Kadınlar her hafta sonu yufkalı tavuk, yuvalama, kete gibi farklı yöresel tadları birbirilerine tanıtma amacıyla ikram ederlerdi her hafta sonu, köylerden insan akın akın deniz sitesine inerlerdi.

Düğünlerde, cenazelerde, vaftiz törenlerinde, mevlüt toplantılarında Bir olmanın bilinciyle bir arada  olurdu insanlar.

Dünyada Anadolu toprakları kadar kanla sulanmış bir yer daha olmasa da, Bir olmak, birlikte olmak bu toprakların üzerinde yaşayan tüm insanların genetik kodunda vardı.

Ne demiş bilge: ‘’Dıştan bakan içeriyi göremez.’’

Biz, hala biziz.

Biz, hepimiziz.

Biz Anadolu’yuz.

 

 

 

 

 

 

Avatar
Hasan Yavaşdeneme02@hotmail.com