ÜST REKLAM

logo

reklam

Sohbet Köşesi: Hasan Yavaş SADECE MİDESİ OLAN İKTİDAR


Hasan Yavaş
deneme02@hotmail.com

 

 

Yaz boyu kurak geçen bir bozkırı andırıyordu ülkemiz. Sıcaktan torağın kılcal damarları kurumuş, sıra atardamara gelip dayanmıştı. Bahar da tomurcuklana kır çiçekleri kurumuş, kökleri çürümüş kaybolmuştu. Güneşin kavurucu sıcağı arttıkça artmış, damla düşmemişti gökyüzünden. Böyle bir mevsim böyle bir yaz hiç yaşanmamıştı daha önce, yaşanmışsa da bu kadar uzun sürmemişti. Para babaları, ağalar, tarikat ve cemaat beyleri çeşitli rivayetler öne sürdülerse de köylü köyünde aç dı, işçi işsizdi, yoksul daha yoksul, eğitim çağını terk etmişti.

Ülkeyi yöneten sağcı iktidarlar, en tepeden en alt birimlere yerel yönetimlere hatta mahalle muhtarlıklarına kadar sadece midesi olan bir yönetimin eline geçmişti.

Bu midesi doymak bilmeyen siyasi iktidarın sözleri de yaptıkları da sadece tüketime yönelikti.

Her şey tüketime kilitlenmiş, üretim suçlu ilan edilmişti.

Siz bu satırları okurken işimi istiyorum diye kendilerini yaşamak adına ölüme çeviren Nuriye ve Semih hayatta olup olmayacağına artık emin değilim.

Kalbi ve vicdanı olmayan bir siyasi iktidar, halkına her türlü kötülüğü yapmak için özel yöntemler geliştirmiş, nefes almak dâhil yasaklanacak noktaya getirildiği bir zaman.

Zoruma gidiyor benim.

En çokta ‘’ Bu düzenin değişmemesinin suçunu hep başkalarına yükleyenler…

Muhalefetin ADALET yürüyüş eylemini hafif bulup ona burun kıvıranlar…

Ölüme yatmış iki insanın eylemini ‘’onur’’ adına, ‘’devrim’’ adına, ‘’adalet’’ kutsayıp alkışlayanlar…

Zehirli inatlarla kutsadığı ve köksüz itirazlarla küçümsediği eylemler arasında sıkışıp kalan kalabalıklar…

Ezberlerinden vazgeçip bu eylemi bitirmek için artık ayağa kalkmalıydı.’’

Ne yanı zoruma gitmiyor ‘bana ne’ mi demeliyim.

Hayır!

Çok zoruma gidiyor. Gidiyor işte. Gitmiyor deyip’de yalan mı diyeyim? Bir halkın, toplumun insanlarının başında boza pişiriliyorsa, göz, göre göre ölüme itiliyorsa çok zoruma gider elbet.

Ahlak, gelenek, inanç, hak ve ADALET gibi temel değerlerin bozulmasıyla yara alan toplumsal yapımızı onarmak adına sunulan bir reçete var mıdır?

Yağma talan, vurgun ve soygunun her çeşidi sende, toprağı oyan, yıkan yakan sen.

Adaleti hukuku, insan temel hak ve özgürlükleri yürürlükten kaldırılmış bir ülke de yürüyüş en temel, en doğal hak değil mi?

Rüzgâra dur deyin bakalım duracak mı?

 

 

Share
697 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TARIM VE HAYVANCILIK SORUNLARI

    17 Şubat 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Ülkemizin tarımsal potansiyeli çok yüksek olmasına rağmen, yeterince değerlendirmiyor. Topraklarımızın büyük çoğunluğu verimlidir ve tarıma elverişlidir. Bu potansiyelin değerlendirilmesi için tarım politikaları, bilenler tarafından ele alınarak orta ve uzun vadeli uygulanabilir bir politika belirlenmelidir. Tarımda temel sorun yüksek girdi maliyetleri. Üreticilere ucuz yakıt ve ucuz tohum sağlanmalı. Tarımsal sanayide ise en önemli sorunlardan birisi yüksek finans maliyeti. Üreticiyi ezmeden düşük faizli hatta...
  • BEL – BİR A.Ş. MAĞDURLARI NASIL OLUŞTU?

    14 Şubat 2020 Köşe Yazıları, Üst Haberler, üst manşetler, Yerel

    Asaf HİŞMİ BELBİR A.Ş.  ile Samandağ Belediyesi yetkililerinin ortak sorumluluğu altında BEL – BİR A.Ş. mağdurları, yok yere yaratılıp, geliştirildi. Aslında bu resmi belgelerle vatandaşı soyma operasyonu idi. Sonrada belde talanına dönüştü. BEL – BİR A.Ş. Kendini kamu kurumu oluğunu ve birçok belediyenin kendilerinin ortağı olup, beraberce ilgili belediyelerin acil ihtiyaçlarını karşıladıklarını, Samandağ Belediyesinin acil ihtiyaçlarını benzer şekilde karşılayabileceklerini ifade etmişlerdi. Samandağ Belediyesi yetkilileri, adı geç...
  • KAPİTALİZMDE HER YOL CEHENNEME ÇIKAR

    12 Şubat 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Eğitimci Sami Aslan Büyük fikir ve mücadele ustası Dr. Hikmet Kıvılcımlı “Allah, Peygamber, Kitap” isimli eserinde şöyle diyor: “7 bin sene sürmüş antika tarih, medeniyetlerin kuruluşu ve yıkılışı tarihidir. Bir medeniyet kuruluyor gelişiyor sonra duraklıyor, daha sonra da yıkılıyor. Fakat insanlık yıkılmıyor, toplumun üstüne çıkmış “yarı Allah” kesilmiş müstebitler yıkılıyordu ve o yıkılan medeniyetin hemen yanı başında yeni bir medeniyet doğuyordu, daha sonra o medeniyet de daha önceki yıkılan medeniyetin yolundan gidiyor; duraklama ...
  • KENT MERKEZİNE İLİŞKİN BİLİRKİŞİ RAPORU

    11 Şubat 2020 Köşe Yazıları, Üst Haberler, üst manşetler, Yerel

    AsafHişmi Dava Konusu Parseller için, Adana 2. İdare Mahkemesi: ‘’ Uyuşmazlığın çözümü teknik yönden yerinde keşif ve bilirkişi incelemesini gerektirdiğinden mahkememizin 1997 / 201 sayılı dosyasına kaydan açılan ilgili dava dosyasında 3.7.1997 gününde yerinde yapılan keşif esnasında kayıtlı dava dosyasında ( Prof. Dr. Çınar Atay Bilirkişi, Doç. Dr. Sezal Göksu Bilirkişi, Mustafa Ekşi Bilirkişi olmak üzere uzmanlardan oluşan bilirkişi kurulu; 2.10.1997 tarihinde tanzim ettiği ) mevcut raporunda özetle; ‘’Dava dosyasını oluşturan bilgi, ...