ÜST REKLAM

logo

reklam

SOHBET KÖŞESİ: HASAN YAVAŞ KARNI AÇ OLAN DİNLER, ANLAR, ÖĞRENİR


Hasan Yavaş
deneme02@hotmail.com

 

 

Sınıf mücadelesi yaşamın atar damarıdır. Onu doğru anlamaya beyin, gereklerini yerine getirmeye yürek, burjuvazinin hinliğini anlamaya da zeka gerekir. Karşı devrimlerin muhatabı, faşizmin hedefi olduk. Burjuvazi saldırdıkça amentümüzden kuşkuya düşüp sağa sola sallanmaya başladık. Bu onların istediği bir şeydi, her defasında amaçlarına böylelikle rahat ulaşmalarının sebebi onların çok güçlü olmaları değil, bizim amentümüzü şaşırmamızla ilgili.

Birçok yoldaşımla yollarımız ayrıldı,(bu Samandağ da olduğu kadar, Türkiye’nin hatta pek çok Avrupa ülkesine 12 Eylül faşist askeri darbe sonrası giden göçmen, mülteci, sığınmacı her ne sıfat koyarsak koyalım.) yılların mücadelesinin içindeydik, bu gün birbirimize selam vermiyoruz. Belki çok güçlü duygusal özlem duyuyorsak, dostluk yaşamışsak arayıp buluyoruz birbirimizi, ne acı ki o buluşmalar, voltajı düşük elektrik gibi oluyor görüşme bitince, insanda bir tiksinme başlıyor. Çünkü anlam yüklediğiniz o görüşme, karşınızdakinin berbat bir geriye gidişi görünce, çağından koptuğunu, geçmişte yaptıklarını pişmanlık duyduğunu görünce lanet olsun senin gibi dosta demesen de aklının bir yerinden geçiveriyor.

Şimdi sen herkese özgürlük, herkes için demokrasi, herkes için örgütlenme özgürlüğü diyorsun. Merak etme zaten onlar her şeyi üste koyuyorlar, gün gelecek bu günleri arayacağız.

Belki benim ömrüm vefa etmez ama sizlere üzülüyorum, onlar sırnaşık sarmaşıklar gibi birbirlerine yaslanıp gelişirlerken siz ne yapıyorsunuz…?

Üç beş kişi yan yana gelip 500 bin liralık Cami yaptırırken siz oturduğunuz masanın faturasına mırın kırın ediyorsunuz ama masadan kalkmadan önce, özgürlük demokrasi eşitlik, örgütlülükten dem vuruyorsunuz.

Sınıf mücadelesi senin benim seçimim değil, burjuvazinin önümüze koyup dayattığı, bizim de gereklerini yerine getirmekle yükümlü olduğumuz insanlığın önüne dayatılan bir görevle karşı karşıyayız.

Harekete, eyleme bilim yol gösterirse başarılı olur. Herkesin içinde kim var, sınıfsal farklılıklarla karpuz gibi bölünmüş bir toplum homojen bir varlık mıdır da hitap etmem gereken hedefi bulandırıyorsun.

Sınıf mücadelesinin kavramlarıyla düşünüp hareket etmiyorsan burjuva sınıfının bilerek ya da bilmeyerek yanında oluyorsun, ona güç katıyorsun demektir.

Özellikle Samandağ da öyle bir devrimcilik görevi moda edildi ki içinde kapitalizm yok, emperyalizm yok, emek sömürüsü yok, emek sermaye çelişkisi yok,  Yerel idarelerin ki başta (Belediye gelir) devletin niteliği yok…

Bunlar olmayınca ne dediği belli olmayan bir faşizm tanımı çıkıyor ortaya.

Sınıf mücadelesinin kavramlarının yerine çevrecilik, yeşilcilik, doğacılık, feminizm, ulusalcılık, etnikçilik bilmem ne hakları gibi kavramlarla bilerek bilmeyerek bilinç bulanıklığı yaratıyor, dincileri mağdur gösterip onun adına da özgürlük istiyorsun, örgütlenme hakkı istiyorsun, kapitalistleri sivil toplumcu yapıyorsun, faşistlerle uzlaşıyorsun.

Sanki onların sana ihtiyacı varmış gibi…

Bunun adına da devrimcilik diyorsun…’’

Gülerken gözleri küçülen amcalar ağabeyler ablalar anneler yok belki hayatımızda. Hani olsalar çınarın gölgesi gibi, çok ihtiyacımız olurdu, her sözleri bizi vursa bile gül biterdi. Biz varız artık.

Yüz yüze, birbirimizin gözlerine bakamazken nasıl biz olacağız hadi söyleyin?

 

 

Share
612 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İMAM CAFER’İ SADIK’TAN BİRKAÇ HADİS

    20 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan 1- Erkek, hanımına karşı üç şeye riayet etmelidir: Hanımının muhabbet ve ilgisini kazanmak için onunla uyum sağlamak; ona karşı güzel ahlaklı olmak; onun gözünde güzel görünmek ve refahını sağlamakla kalbini elde etmek. Kadın da kocasına karşı şu üç şeye riayet etmesi gerekir: Kocasının tüm hallerde güvenini sağlayacak şekilde kendisini kötülüklerden korumak; muhtemel hatalarının affedilmesi için sürekli kocasının hakkını gözetmesi; tatlı dil ve çekici tavırlarıyla kocasına olan sevgisini bildirmesi. 2- Basi...
  • YOLSUZLUKLARIN KİLOMETRE TAŞLARI

    15 Ocak 2020 Genel, Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi BEL – BİR AŞ.’ye bulaşmayan kişilerin sayısı azdır. BU şirketle yapılan iş ve işlemlerin fiyat belirlemesi iki türlü. Hesabı kitabı yok. Şirket lehine sonuçlar çıkartılmaya çalışılmıştır. Toplumsal çıkar, ikinci plana atılmıştır.  Şirket kar etsin diye Asliye Hukuk Hâkimliğine sunulan Bilirkişi Raporu sahtedir. Mahkemeyi olumsuz yönden etkilemeye çalışılmıştır. Raporda kullanılan veriler sahtedir. Kıymet takdir komisyonu da sahte bedel takdiri yapmıştır. İşin aslına geçelim. BEL – BİR AŞ.’ye kat karşılığı olmak üze...
  • DOĞAL YAŞAMDAN KOPUNCA

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yaşanacak bir tek ömrümüz var. Onu da uzun ve mutlu yaşamak için sağlıklı olmak gerekiyor. Oysa günümüz insanı çok erken, hatta küçücük yaşlarda kanser, kalp, şeker, tansiyon, obezite sorunlarıyla sarmalanıyor. Paketlerle ilaç, antidepresanlar, antibiyotikler yanımızdan ayırmadığımız aksesuarlarımız oldu. İnsan ömrü uzadı, evet uzadı ama, ne pahasına. Sağlıksız, hastalıklı, bir gün bile kullanmadığımızda ölümümüze neden olabilecek ilaçlara mahkum bir yaşam. Neden bu hale geldik: Doğadan uzaklaştıkça, bizi...
  • RANTIN ŞEYTANİ YÖNÜ ( 2 )

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi 2 – 03.05 1991 tarih ve 11 sayılı Samandağ Belediyesi, Belediye Meclis Kararında rantın şeytani yönü, sırıtır derecede görünüyordu. BEL – BİR A.Ş.’ne Projesiz, ihalesiz  (resmi belgelerde belirtildiğine göre: 1991 yılı Birim fiyat tariflerine göre İhale Bedeli: 20.000.000 TL) iş vermek için bu şirkete kamu kurumu olarak tanıttılar. Belediye encümen ve belediye meclis kararlarında böyle tanıtılmıştı. Kamu kurumu olmayan, Kamu kurumu niteliğini taşımayan ve maliye bakanlığından uygun görüş almayan bu şirketin ödenmiş serma...