ÜST REKLAM

logo

reklam

Sohbet Köşesi: Hasan Yavaş KARANLIKLARIN İKTİDARI AKP


Hasan Yavaş
deneme02@hotmail.com

 

 

Hükümet, Hacı Bektaşi Veli Anma ve Sultan Nevruz Cemi düzenledi. Kültür Bakanlığı’nın 1 milyon TL ödenek ayırdığı etkinliği ‘’Alevi Geleneğinde Cemevi diye bir şey yok’’ diyen Yalçın Özdemir’in başkan yardımcılığını üstlendiği AKP Genel Merkez Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanlığı organize etti.( Yalçın Özdemir: 2009- 20014 yılları arasında AKP’den Çankaya Belediyesi Meclis üyeliği yaptı. Alevilere yönelik yayın yapan SU TV’nin de eski patronu ve genel yayın yönetmeni.)

Tarihin hiçbir döneminde halkın dini duyguları, inanç ve kültür farklılıkları, bugünkü kadar en yüksek derecede istismara etmiş bir iktidar olmamıştır.

Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı başta olmak üzere devletin tüm kurumları ‘EVET’ propagandası,  din istismarlığı yaparak Camiye gidene de okula giden öğrenciye de hastaneye giden çalışanlara da vaiz vermek için yarış halindeler.

Hastanelerde öğleyin 12-13,5 saatleri arasında hastane çalışanlarına, hastane konferans salonlarında din- mezhep üzerinden, sözde din uleması adıyla zikredilerek yapılan duyurularla hastane çalışanlarına vaiz veriliyor konferans adı altında.

Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri bile, evde bakım yardımı alan kişileri toplayıp ‘’AKP olmasa idi bu yardımları alamazdınız’’ diyecek kadar, devletin tüm kurumlarında, ilden ilçeye köylere varıncaya kadar her alanda din üzerinden, Faşist anayasa taslağı için ‘evet’ propagandası yürütülüyor.

Camilerde yapılan ‘evet’ propagandası zaten gırla gidiyor. Manisa’da organize edilen ve Bilal Erdoğan’ın konuşmacı olarak katıldığı ‘’Yeni Nesil, Yeni Anayasa’’ konulu panele götürülen lise öğrenciler, toplantının içeriğini öğrenince dayanamayıp İzmir Marşı söyleyerek okul yönetimini protesto ederek salonu terk etmelerine kadar pek çok yerden tepki almaya başladılar.

Türklük üzerinden konuştular, alladılar pulladılar olmadı tutturamadılar. Kürtlük üzerinden hem Başbakan Binalı Yıldırım hem Recep Tayyip Erdoğan yine olmadı AKP’nin bayrakları Güney doğu illerimizde yarıdan da aşağı indi.

İki gündür diğer etnik kökenler üzerinden politika yapmaya yeğlemişlerdir.

Niçin?

Biz sosyalistler biliriz ki, kapitalist sistemin egemenleri yönetemez hale geldiklerinde başvuracağı şey etnik kökenden olanların gururu okşanarak dikleşmeleri, AKP ve saray iktidarının çıkarına oy vermelerinin sağlanması yolu izlenmiştir ki amaç onlara şirin görünüp oylarını kapmaktan ibarettir.

Çünkü AKP, batıda bulunan Milliyetçisinden sosyalistine kadar hemen herkesin ‘HAYIR’DA birleştiği çok açıktır. Bu nedenle de hamaset (kahramanlık) sözler etmesi, diğer etnik kökenlilerden oy alacağını umması ve böylesi söylemesi çok akla yatkın şeyler değildir sizleri de sakın ola yanıltmasın!

Alevilerin yakın ve uzak tarihi ne yazık ki büyük acılara, katliamlara tanıklıklarla dolu.

Zalim Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim zamanında Celali İsyanları döneminde başladı Anadolu’daki büyük kıyım. Onu 1826 yılında 2. Mahmut döneminde Yeniçeriliğin kaldırılması sırasında Alevi dergâhların kapatılıp, dedelerin katledilmesi izledi.

Uçan kuş ile bile kavgalı Recep Tayyip Erdoğan ve ahalisinden insanlığa, ülkemize ne faydası, yararı oldu Alevi yurttaşlarımıza olacak.

Dalga mı geçiyorsunuz?

Adamlar sift Alevi düşmanlığı yüzünden önce dillerini uzatıp tekfirci deyyusları sınırlarımızdan sokup Suriye de  alevi köylerine saldırtmadı mı?

Sonra Türk askerini göndermedi mi Suriye içlerine?

Her ne kadar Kürt- PYD-YPG dediyse de kesinlikle ve kesinlikle Suriye de ki Alevilere saldırmaktı.

Hatırlayanınız mutlaka vardır 12 Mart 2015 de AKP Hükümet Alevi ve Bektaşi dedeleri yetiştirmek üzere imam hatip okullarına benzer bir lise açma projesi vardı. Demokratik kitle örgütleri (alevi örgütleri de dâhil) sert bir direnç gösterdi ve sustular. Amaç, Alevilerin asimile etme ve alevi yurttaşların kontrol altında tutma çabasıdır. O nedenle AKP ve Recep Tayyip Erdoğan asla Alevilere kin nefret ve düşmanlığından vazgeçmeyecektir.

Bu ve benzer hesaplar toplumu kutuplaştırıp ayrıştıracak ve bölecektir.

Çünkü Bütün egemen iktidarların baş düşmanı olan, işçi sınıfının  gelişip  büyümesini, gün gelip kendilerine hesap soracakları duruma gelmemesi için, toplumun ilerici örgütlü unsurlarını bir başka deyimle, işçi sınıfı ile ittifak kurabilecek tüm dinamikleri kontrol altında tutup, işlevsiz kılmak,  bu daha çok hem tarihsel gelişimlerini, kültürlerini, özgün geleneklerini, unutturmak hem de saygınlığını inançlarını asimile etmektir.

Kafalarının içi aydınlık olmadığı tam tersine, kapkaranlık olduğunu sayısız kez dile getirdik.

Ve son söz olarak diyoruz ki, AKP ve Recep Tayyip Erdoğan karanlığı da, düşmanlığı da artık bu ülkenin aydınlık sabahının doğmasına engel olamayacaktır. Çünkü acıyı kaldıramayacak kadar bir ölüm kalım savaşı içinde sokaktaki adam. Bu da sisteme karşı, çektiği acılar biletmiştir ve büyük bir enerji ile tepkisini 16 Nisan da sandığa HAYIR diyerek gösterecektir. Toplum o kadar büyük bir enerji yüklenmiştir ki, 24 saat elektrikleri düğmeden kapatmasan barajlar daha da kabaracaktır. Ve bu enerji öyle bir direnç ki, köprülerin altından çok sular akmış olmasına karşın çark ileriye doğru gittiği için bu gibi karanlıklara direnecek ülkemizde çok insan vardır çok.

 

 

 

 

Share
835 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İMAM CAFER’İ SADIK’TAN BİRKAÇ HADİS

    20 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan 1- Erkek, hanımına karşı üç şeye riayet etmelidir: Hanımının muhabbet ve ilgisini kazanmak için onunla uyum sağlamak; ona karşı güzel ahlaklı olmak; onun gözünde güzel görünmek ve refahını sağlamakla kalbini elde etmek. Kadın da kocasına karşı şu üç şeye riayet etmesi gerekir: Kocasının tüm hallerde güvenini sağlayacak şekilde kendisini kötülüklerden korumak; muhtemel hatalarının affedilmesi için sürekli kocasının hakkını gözetmesi; tatlı dil ve çekici tavırlarıyla kocasına olan sevgisini bildirmesi. 2- Basi...
  • YOLSUZLUKLARIN KİLOMETRE TAŞLARI

    15 Ocak 2020 Genel, Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi BEL – BİR AŞ.’ye bulaşmayan kişilerin sayısı azdır. BU şirketle yapılan iş ve işlemlerin fiyat belirlemesi iki türlü. Hesabı kitabı yok. Şirket lehine sonuçlar çıkartılmaya çalışılmıştır. Toplumsal çıkar, ikinci plana atılmıştır.  Şirket kar etsin diye Asliye Hukuk Hâkimliğine sunulan Bilirkişi Raporu sahtedir. Mahkemeyi olumsuz yönden etkilemeye çalışılmıştır. Raporda kullanılan veriler sahtedir. Kıymet takdir komisyonu da sahte bedel takdiri yapmıştır. İşin aslına geçelim. BEL – BİR AŞ.’ye kat karşılığı olmak üze...
  • DOĞAL YAŞAMDAN KOPUNCA

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yaşanacak bir tek ömrümüz var. Onu da uzun ve mutlu yaşamak için sağlıklı olmak gerekiyor. Oysa günümüz insanı çok erken, hatta küçücük yaşlarda kanser, kalp, şeker, tansiyon, obezite sorunlarıyla sarmalanıyor. Paketlerle ilaç, antidepresanlar, antibiyotikler yanımızdan ayırmadığımız aksesuarlarımız oldu. İnsan ömrü uzadı, evet uzadı ama, ne pahasına. Sağlıksız, hastalıklı, bir gün bile kullanmadığımızda ölümümüze neden olabilecek ilaçlara mahkum bir yaşam. Neden bu hale geldik: Doğadan uzaklaştıkça, bizi...
  • RANTIN ŞEYTANİ YÖNÜ ( 2 )

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi 2 – 03.05 1991 tarih ve 11 sayılı Samandağ Belediyesi, Belediye Meclis Kararında rantın şeytani yönü, sırıtır derecede görünüyordu. BEL – BİR A.Ş.’ne Projesiz, ihalesiz  (resmi belgelerde belirtildiğine göre: 1991 yılı Birim fiyat tariflerine göre İhale Bedeli: 20.000.000 TL) iş vermek için bu şirkete kamu kurumu olarak tanıttılar. Belediye encümen ve belediye meclis kararlarında böyle tanıtılmıştı. Kamu kurumu olmayan, Kamu kurumu niteliğini taşımayan ve maliye bakanlığından uygun görüş almayan bu şirketin ödenmiş serma...