SOHBET KÖŞESİ: HASAN YAVAŞ ERKEN UYANMAYIN ÇOCUKLAR - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

Ahmet Kaya

SON DAKİKA

SOHBET KÖŞESİ: HASAN YAVAŞ ERKEN UYANMAYIN ÇOCUKLAR

Bu haber 30 Haziran 2017 - 9:42 'de eklendi ve 1.245 kez görüntülendi.

 

Samandağ zordur arkadaş, Samandağ’ı anlamak iki kere zordur, Samandağlıyı anlamak daha da zordur. Sen ‘’her an her şeyin olabileceği’’ çetin ve zorlu bir toplumun içinde yoğrulup gelmişsin bu toprağın üstüne.

Düşün evin kapısı açık, arabasını sokağın ortasında anahtarlar üzerinde bırakan bir milletiz. Ya da millettik biz… Onu da sonra konuşuruz…

Şimdi size hikâyeler anlatacağım, bana ‘’hadiii beee’’ demeye başlayacaksın. Dur sabret anlatacağım.

Bugün okul yok, bayramda değil…

Sahillere çocukların cansız bedenlerinin vurmadığı gündür bayram…

Bugün bayram değil.

İnsanların sınır kapılarında sefil, perişan, aç, susuz beklerken yüzlerine kapalı duran kapıların açıldığı gündür bayram.

Bugün bayram değil…

Savaşların olmadığı bir dünyaya gözlerini açmaktır bayram…

Bugün bayram değil…

İnsanların gözlerinden nefretin değil, sevginin aktığı gündür bayram…

Erken kalkmayın çocuklar

Böylesi bir dünyaya erken uyanmayın çocuklar…

Ülkemizde AKP iktidarda krallığa, imparatorluğa, şeriata yanı faşizm koşulları, her geçen gün sağlanıyor, bireysel toplumsal ve sosyal hak talep eden herkese zulüm uygulanıp devreye sokulmuştur.

Eğitim de ki gerici- dinci uygulamalar çocukların devrimci damarının kesilmesi için düğmeye çoktan basılmış,  hak ve özgürlük taleplerinin önü kesilmiştir.

İlerici devrimci sosyalist ve demokrasi savunucularına, gazeteci ve Hukukçulara darağacında sonlanacak bir faşist baskı uygulanmaktadır.

Başınıza her an faşist bir bela ile karşılaşılacak durumda ülkemizin her tarafı.

Ne var ki umudu olan hep şanslıdır Anadolu toprağında. O umudu taşıyanları ayakta diri tutar. Muzaffer Öztürk’ün, 25 Ekim 1984’te Burdur Kapalı Cezaevi’nde idam edilen Hıdır Aslan ve İlyas Has için yazdığı şiir deki umuttur insanı ayakta tutan.

‘’Yıldıramaz bizi hücreleriniz

Vız gelir celladınız sehpanız

Bak nasıl coşkulu gidenlerimiz

Eksilmeyiz tükenmeyiz darağacında

İlyas kardeşimiz canımız bizim

Hıdır kardeşimiz canımız bizim

Yaşam dolu sevgi dolu

Coşku dolu canımız bizim.’’

Ve, idam sehpasına gitmeden kısa süre önce notlarında,

‘’İyi, güzel şeyler uğruna yaşanıyorsa katlanılmayacak bir şey yoktur’’ demesinin nedeni de bu ‘umut’ değil miydi?

Siz de bu umuda ses verin sessiz kalmayın.

Fakır Baykurt’un ‘’Yılanların Öcü’’ kitabinin son sahnesinde ‘’İrazca ananın tiradı..

‘’Bütün emeklerin kül oluyor, çoluk çocuğun unu bulguru kül oldu. Yılanlar geliyor, yılanlar öç alıyor. Yılanlar yılanken, sizin gibi, alçakların hakaretine dayanamadılar da, sizi insan olduğunuz halde, bunca hakarete, bunca zulme, zillete nasıl dayanıyorsunuz… Hakkını ara bayram!’’

‘’Bayram: ‘’ peki ana, şimdi gecedir, sabah olsun da gidelim.’’

Umut burada işte!

Şimdi adalet yürümekte!

‘’Yollar yürümekle aşınmaz ‘’ ama yürüyüşümüzle adaletsizlik duvarı çatırdamaya başladı.

 

 

 

Avatar
Hasan Yavaşdeneme02@hotmail.com