logo

reklam

SOHBET KÖŞESİ: HASAN YAVAŞ EL BAB!


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

hasan-yava_-297x300

SOHBET KÖŞESİ: HASAN YAVAŞ

EL BAB!

Suriye’nin ateşli silahların denemek için atış poligonu olmadığını…

Suriye’nin kan davası için düello meydanı olmadığını…

Haber verilmeden, kapısı çalınmadan girilen ev misafir kabul edilemeyeceğini…

Ve böyle yapılınca  Suriye’ye giren herkese, her  yer tuzaktır.

*1‘’Doğrudur, El Bab ‘kapı’dır.

Rakka’ya da açılır. Halep’e de. Bugünlerde bizimkiler de o kapıyı tokmaklıyor. Umuda açılır sanıyorlar, seraptır ve dahi yalan! Doğrusu memleket pek tuhaflaştı.

Bir başka ülkenin yönetimini yıkmak için sınırlarını ardına kadar 92 düvelden cihatçılara aç ama terörün geri dönüp seni vuracağını düşünme!

Yeryüzünün en tehlikeli örgütlerine kucak aç, eleştiriler ayyuka çıkınca ‘’910 km’lik sınırı korumak kolay mı’’ diye yakın!

Onlarca ülkenin gizli servisinin sınır hatlarında tezgâh açmasına izin ver, sonra ‘’herkes bizimle oyun oynuyor’’ deyiver.

Bumerang* sahibini vurunca, bu kez, kendi askerlerini sahaya sür ama bunun bu ülkeye ödeteceği bedeli düşünme!

Evlatlar ölür ama ahkâm kesilmiştir; hesap soran haindir, sorgulayan yüreğine ateş düşmüş bir ana da olsa!

Ne işgali, buralar öz be öz ataların at koşturduğu otlaklardır, konakladığı şehirlerdir! Kimin haddine ‘’işgalci’’ demek!

Bu savaş beynimizi kemiriyor, ciğerlerimizde kül bırakıyor, vicdanımızı eritiyor. TSK, EL Bab’da 5 Türk askerinin yaşamını yitirdiği saldırının Suriye ordusundan geldiğini değerlendirmesini yaptı. Yakında detaylar gelir.

Suriye sahnesinde kimin başına neyin geleceğini kimse garanti edemez. Öylesine beylik bir laf değil bu. ABD göz yumsa da, Rusya kalkanı kapatıp yeşil ışık yaksa da, Suriye içine sindirmiş gözükse de, IŞİD fazla direnmeden çekilse de, Suriye demokratik (SDG) ortakları Amerikalılar tarafından dizginlense de TSK tanklarıyla karadan, uçaklarıyla havadan girdiğinde Suriye’nin her bir köşesi tuzaktır.

Defalarca bunu dedik, bunu yazdık.

Hele Rakka’ya uzandıkça her bir kıvrımında umulmadık bir güç tarafından vurulmak muhtemeldir, belki de mukadderdir*. Ama kimin umurunda?

Zor zamanda Osmanlı tarihinde kahramanlık, devşirmek, hamasete bağlamak, bütün sorumluluğu tanımsız bir haine yıkmak! Bu da susturmanın en eski yolu!

Çoğu zaman sahada her şey çok karışık dursa da bazı parametreler var ki hiç değişmiyor. Suriye’nin gösterdiği ve göstereceği direnç mesela. Rusya ve İran’ın kolay kolay Ortadoğu’daki müttefikini terk etmeyeceği mesela. ABD’nin Suriye’ye düşmanlığını bitirmeyeceği ama farklı ve karmaşık oyunlar oynayacağı mesela.

El Kaide ile iş çevirenlerin günün sonunda kucağında tonlarca bela bulacağı mesela.

Hayır, inatla ‘’ben El Bab’a gireceğim’’, ‘’ Menbiçi de YPG’den temizleyeceğim’’,  ‘’Rakka’ya da gideceğim’’ diye diretiyor. Bunu yapmak isteyenin gerçekten çaydırıcı bir güç olması lazım gelmez mi?

Recep Tayyip Erdoğan son Suriye çıkışında diyor ki,

‘’Suriye’ye Esed’in hükümdarlığına son vermek için girdik’’

Sonra ne oldu?

‘’Türkiye, Cerablus’tan girip Halep ve Rakka’ya  açılan El Bab’ın kapısına ancak Rusya hava savunma sistemlerini çalıştırmaması sayesinde dayanabildi.Bunu atlayarak kasık aksım kasılmanın manası nedir? Fırat kalkanı’nın durması da yeniden başlaması da Rusya ve Suriye’nin aldığı tutuma göre olmadı mı?

Türk ordusu Kürtlerin El Bab’ın kuzeyinden Afrin’e kadar uzanmasını önlemek için SGD’nin mevzilerini vurunca Suriye ordusu, 20 Ekim’de Türkiye’yi sivilleri öldürmekle suçlayıp uyardı: ‘’Bir daha Suriye hava sahasını ihlal  etmeleri halinde Türk savaş uçakları düşürülecektir.’’Füze kalkanı Türk uçaklarına kilitlendi ve Türkiye operasyonları kesti.’’

Durum böyleyken AKP ve Saray ,ihtiraslarla oyun oynuyor TSK’yı ateşin tam içine atiyor.

İçerde ise Ortadoğu bataklığının yarattığı kargaşadan da yararlanarak istedikleri ‘Başkanlık’ anayasa değişiklik adımı atabileceklerini düşünüyorlar.

Musul, Rakka, Halep, El Bab sarılmış bulunmakta ve Cumhuriyetin kurucularına, Cumhuriyetin değerlerine her fırsatta saldırmayı gerekli görmektedirler.

Yanı Cumhuriyetten enkaz olarak söz etmek, enkazın temizlenmesini gündeme getirmek özünde Cumhuriyetin bütün değerlerini rafa kaldırmak demektir. Bu konunun özellikle de Recep Tayyip Erdoğan yanı birinci ağız tarafından ifade edilmesi ise ayrıca son noktayı koyma hazırlığıdır ki, enkaz üzerinden yürütülen tartışmalar Recep Tayyip Erdoğan’ı başkan yapacağı anlayışı sağlam bir dayanakmış gibi görülse de bu girişimlerin ülkemizde şimdiye kadar görülmemiş bir direnişle karşılaşacağını da kimse aklından çıkarmamalıdır.

*1 Fehim Taştekin gazeteduvar.com.tr

*BUMERANG: Akasya, Okaliptüs gibi sert ağaçların geniş çatallı dallarından yontulup kılıç keskinliği verilmiş kıvrık bir sopa biçiminde, atıldığı yere geri dönebilen, eski Mısırlıların, Hindistan’da kimi yerlerdeki halkın ve genellikle Avustralya yerlilerinin kullandığı bir av aracı, bir tür silah.

Bumerang, doğru atıldığında, tekrar atan kişiye gelmesi için tasarlanmış olan ve genellikle tahtadan yapılan kavisli bir alettir.

*MUKADDERDİR: Yazgıda var olan, yazgı ile ilgili olan, alnında yazılı olan.

 

Share
592 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • PROBİYOTİKLER VE SAĞLIKLI YAŞAM

    30 Ocak 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    “Probiyotikler “ son dönemde sağlık alanında en çok konuşulan ve tartışılan bir konu olmuştur.” Probiyotik” ne anlama gelmektedir? Aşırı kazanç ve aşırı tüketime dayanan kapitalist üretim düzeninin dayattığı “hazır gıdalarla beslendiğimiz günümüzde, bağırsaklarımızdaki probiyotikler (dost bakteriler) azalarak hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Probiyotikler, sindirim sistemindeki dengeyle birlikte sağlıklı bir metabolizmaya sahip olmamızı sağlayan dost bakterilerdir. Sağlıklı bir sindirim ve bağışıklık sistemi için vücuda mutla...
  • ABD EMPERYALİZMİNİN KATLİAMLARI

    23 Ocak 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    ABD, büyük zulümlerle kendisini var etti. Daha kuruluş aşamasında milyonlarca Kızılderiliyi aileleriyle birlikte katletti. İlk aşamada “size huzur, barış ve medeniyet getireceğiz” vaadiyle işe koyulan ABD, sürgüne gönderdiği milyonlarca Kızılderiliye dağıttığı battaniyelere çiçek mikrobu bulaştırdı. Afrika’dan getirdiği siyahileri köle olarak en ağır işlerde çalıştırıp,yüzbinlerce siyahi köleyi yok etti. Takvimler 6 Ağustos 1945’i gösterdiğinde ise ABD’nin demokrat başkanı Truman’ın emriyle Hiroşima’ya atom bombası atıldı. Bomba sabah sa...
  • ABD EMPERYALİZMİ’NİN SAVAŞ FATURALARI

    16 Ocak 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Savaş Politikasının ABD'ye Faturası 6 Trilyon Dolar… Bir an durup bu Rakamın Türkiye gibi Kaç Ülkenin Milli Gelirinin Toplamından çok daha Fazla Olduğunu ve ne denli Korkunç Sonuçlar için HARCANDIĞINI kafanızda CANLANDIRMAYI deneyin… Habere göre ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) 11 Eylül saldırılarından bu yana "Teröre Karşı Savaş" kapsamında 1,5 Trilyon Dolar harcadığını iddia etse de George W. Bush'un başlattığı teröre karşı savaş politikasının Amerikan hükümetine 2019 itibariyle neredeyse 6 Trilyon Dolara Mal Olacağı belirtiliyor… P...
  • KUZU POSTUNA BÜRÜNMÜŞ KURT

    11 Ocak 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    "Modern çağda İşçi Sınıfının benimsediği akım Sosyalizm’dir. İşveren Sınıfı Antika egemen sınıflar gibi, halkın benimsediği akımı, yani Sosyalizmi ele geçirmenin yollarını aradı ve buldu. İslam Tarihinde Tefeci-Bezirgânlar nasıl Hazreti Muhammed’in fakir fukara ile ve kölelerle kurmuş olduğu Müslümanlığı savunuyormuş gibi görünerek baltaladılarsa, tıpkı öyle, Modern Tarihin sömürücü İşveren Sınıfı ile Büyük Toprak ve Mülk Sahipleri Sınıfı, fakir fukaranın dört elle sarıldığı son umudu Sosyalizmi savunuyormuş gibi görünerek baltalamanın yoll...