SOHBET KÖŞESİ: HASAN YAVAŞ DİNLEYİN SAYIN BAŞKAN - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

Ahmet Kaya

SON DAKİKA

SOHBET KÖŞESİ: HASAN YAVAŞ DİNLEYİN SAYIN BAŞKAN

Bu haber 21 Haziran 2017 - 10:00 'de eklendi ve 1.181 kez görüntülendi.

 

 

 

Biz, sizi de dost kazanmak isterdik. Sayısız Samandağ ziyaretlerimiz de, sizi de ziyaret programımıza koymak isterdik. Yaptığınız başarılı çalışmalarınız da kutlamak, eksik kalmış, göremediklerinizi de biz söylemek isterdik. Sonuçta ortak sevdiğimiz, saygı duyduğumuz yer Samandağ’dı. Bizi çok hazzetmeseniz de Samandağ için katlanmalıydık karşılıklı.

Karadeniz’den 10’a yakın ilden geçerek geldim Samandağ’a Ülkeyi yönetenlerin hemen hemen her ilde marifetlerine tanık oldum. İşletmelerin yabancılara nasıl davrandıklarından tutunda, Bağımsız Türkiye Cumhuriyetini kuranların çektikleri onca sıkıntılar ile kurulan Cumhuriyete sahip çıkanları, birilerinin kraldan daha çok kralcı, sözlü davranışlarına tanık oldum. Ülkemizin bir baştan bir başka kılıç gibi nasıl ikiye bölündüğünü, gerçek dünyayı unutup bir kişiye biat edenlerle bölünmüş durumda olduğunu da …

15 yıldır ülkeyi yönetenlerin marifeti değilmiş gibi, Ülkemiz dayanılmaz ölüm haberi acıları içinde yaşarken, taparcasına iktidarı alkışlayanları gördüm. Hemen her gün gözyaşı dinmeyen anaların babaların feryatları arşı inletirken, basit günlük üç kuruşluk menfaatleri için olanları yok sayanları ‘’Bana ne abi’’ diyenleri de gördüm bu yolculuğum sırasında.

Yolculuk boyunca sıradan insanlarla sohbette ‘’Ne ülkenin ne de bizim tadı tuzu kalmadı’’ diyenlerin çoğunlukta olduğunu gördüm.

Tıpkı Samandağ da daha sonra öğreneceğim gibi insanlarımız, ‘Fişi çekilmiş radyo Suskunluğu’nda olmadıklarına tanık da oldum. Sevincim o ki, giderek ülkemizin her yerinde bunca baskı bunca sindirilmişlik, ölüm, açlık, işsizlik korkusu yerine umudu yeşertiyor gün geçtikçe.

Bu demektir ki, ‘korkaklardan hain’ çıkması koşulları ortadan kalkıyor.

Giordano Bruno, aydınlanma Çağı’nın öncülerinden bir isim. Bildiğinizi varsayıyorum. ‘’Başkalarının kendi adına düşünmesine karşı çıktığı için cellât dilini kesti. Diri diri yakıldı.

Ve Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı gerekçesini şu ilginç sözle ifade etmişti. ‘’ Hürriyet ve İstiklal benim karakterimdir’’

Ve bu sözü söyleyip Selanik’te veya Şişli’deki evine çekilip rant ve ihale peşinde koşup ülkeyi beton yığınına çevirmemişti. Mustafa Kemal’in hayallerinden biri de ülkeyi demir ağı ile örmek, ulaşımı tren yollarıyla yapılmasını hayal etmişti.

Tarihin bir döneminde yaşamış olan Sokrates gibi bazı insanlar, düşüncelerini gizlemektense ölümü seçmişlerdir.

Sadece Samandağ için değil ülkemizin her yerinde ‘’Düşünce özgürlüğü bir söz olmanın ötesinde, düşündüğünü yazma, konuşma, anlatma ve yayınlama- yayma özgürlüğünü de içerir.’’

Samandağ’a bir sabah ulaştığım da gördüğüm manzara dehşete düşmedim desem yalan olur.

Elbette arkasından sevindiğim tarafları da bu ilçenin insanlarında gördüm. Toplum, eğitimli- eğitimsiz, varsıl yoksul ayırımı olmaksızın, özellikle de kadınların ‘durgun su’ misali yerine çok önemli bir uyanış sergiliyor olması idi.

Ülkemizin her yerinde tam hukuksuzluk ve tam kanunsuzluk hüküm sürdüğü bir zamanda, Samandağ’ında AKP iktidarının tam bir ‘İÇTİHAT’ oluşturulmuş kararlarının uygulandığını gördüm. Bura da amacım sizi ve yönetiminizi günah keçisine çevirmek değildir kesinlikle.

Amacım, eşitlikten, kardeşlikten, barıştan yanadır.

Esnafından köylüsüne, çalışanından işsizine, kadınlardan okul öğrencilerine kadar her ailenin dolaylı olarak Belediyenizin olanakları ( İşsizlere kısa veya uzun vadeli iş imkanı sağlayarak, ev yapacak olana usulsüz kent dokusuna uygun olmayan ruhsat verildiği..)

Kullanılarak insanların gerçekleri görmemezlikten gelmelerini sağlamak, size muhalefet etmelerini engellemek, basit çıkar ve menfaat vaatlerinizle toplumu birbirine bağlamak yolunu seçmiş olmanız dehşete düşmemin birinci nedeni bu!

Çimento sanayi en kirli sanayi dallarından biri. Yurttaşlarının ve doğal hayatın sağlığını umursamayan siyasal iktidarların ki, Samandağ da 15 ile 20 yıl görev yapmış Belediye Başkanların iş başında olduğu dönemler çimento Şantiyesine az çevirmediler, siz ise rekor kırdınız.

Siz yapmayın bunu?

Ekolojik tartışmaların öbek noktası bolca kullanılan Çimento ve onun kullanıldığı alanda yayılan kirlilik ki, Toprağı suyu ve havayı kirletiyor ve doğaldır ki bunun bir sonucu olarak meralarda otlayan hayvanlardan tutunda toprağa ekilen her ürün, yediğiniz bir lokma ekmek, patates, soğan, sebze zehirlidir. Kanserojen oluşturmaktadır.

Vakıflara çok meraklı olduğunuzu biliyoruz. Peki, hiç Tema vakfı ile görüşmeniz oldu mu?

Olmadıysa olsun.

Bir heyet gönderin Samandağ’ına davet edin. Baksınlar toprağınıza, şehir sularınız içilir mi içilmez mi?

Temiz mi?

Kirli mi?

Kaldığım süre boyunca her duş aldığımda emin olun ki, temizlenmek şöyle dursun, kullandığım havlular kirlendi.

Sonra mahallelerde köylerde artezyen- Su kuyularının durumunu sordum,  denetim- kontrol yapılıyor mu, kuyulardan su numunesi alınıp ölçülüyor mu diye aldığım yanıt hiçbir denetim ve kontrolün yapılmadığı oldu. Bakın sorun sermaye güçlerinin 5 yıldızlı otel statüsünde hastane yapmak çözmez sağlık sorununu. Denetim kontrol ve bilimsel yöntemlerle hastalığın önünü kesip sağlık sorununu çözebilirsiniz ancak.

Bir de sanmayın ki bunca sorunu alt alta getirdim diye bu Belediyenin sorumluluğunda değildir boşuna yazıyorsun diye, ilk bakışta böyle düşünseniz bile belediyeler yerel yönetimlerde anahtar görevi görür ‘benim işim değil’ diyemezsiniz. Sorumluluktan kaçamaz hatırlatanlara da agresif davranamazsınız.

Ağırlığınızla, yetkilerinizle, inançlarınızla yasal gücünüzle üstünü örttükleriniz var çünkü.

Size sunulan projeleri önemseyin dikkate alın. Mutlak bir olur tarafı vardır. Konuşun tartışın, itiraz etmeyin toplumsal mutabakat, ortak irade böyle sağlanır.

Size muhalefet edenler vardır. Haklı olduğunuz noktasında haksız olduğunuzu söyleyen de var.

Bir arpa tanesi dâhil dışarıda kalmamacasına, ayırım gözetilmeksizin herkesi dinleyin ve anlayın.

Olumlu eleştirilere, yararlı projelere eften püften nedenler öne sürüp red etmeyin.

Örneğin, ‘Samandağ Genç Girişimciler Derneği’nde olduğu gibi.

Siz bu halkın her şeyi evet, her şeyi usul usul kabullendiğini görece olarak görüyor olabilirsiniz. Ama işin aslı bambaşka olduğunu, siz hangi iktidarla siyam ikizi olursanız olun.

Yüzlerce, hatta binlerce Samandağ insanı külyutmaz muhabir gibi peşinizde her daim olduğunu unutmayın!

Siyam ikizi olmaktan kurtulun!

Samandağ halkı adına, halkla birlikte demokrasi eşitlik ve özgürlüğünüzü ve bağımsızlığınız ilan edin!

 

Avatar
Hasan Yavaşdeneme02@hotmail.com