ÜST REKLAM

logo

reklam

Sohbet Köşesi:       Hasan Yavaş ÇOK CAN YANACAK, ÇOK OCAK SÖNECEK.


Hasan Yavaş
deneme02@hotmail.com

 

 

 

Recep Tayyip Erdoğan Pakistan ziyaretine katılan basın mensupları arasında Star Ana Haber Spikeri Nazlı Çelik’ten sigarayı bıraktığına dair imzalı yazı almış, üstelik sigara paketine de el koymuş!

Vay be!

İşe bak sen…

Recep Tayyip Erdoğan’ın gazetecilerle olan ilişkileri gittikçe bozulurken, biat eden havuz medya ile de çok samimi, 150’nin üstünde gazetecinin tutuklu bazılarının hükümlü olduğunu düşündüğümüzde durumun vahamiyeti ortada olduğunu görürüz.

Daha Başbakanlığı döneminde 5 Ocak 2004’de Karabük’te yaşlılar ve çocuk yurdunu ziyarete giden Erdoğan’a, Vatan Gazetesi muhabiri, her iki yurtta da hem yaşlılar ve hem de çocukların özel olarak odalarından getirildiğini söyleyerek ‘’Biliyor muydunuz?’’ sorusunu sordu. Erdoğan ‘’İyi niyetli değilsin, edepsizlik yapma! Leş gibi alkol kokuyorsun.’’ Cevabini verdi, gazeteci Başbakanlık korumaları tarafından tartaklandı.

26 Eylül 2008’de Deniz feneri skandalının konuşulduğu günlerde Başbakan, Ankara Kocatepe Camii’nin avlusundaki kitap fuarını gezdiği sırada kendisini Deniz Feneri Derneği’nin standı ile aynı karede görüntülemek isteyen Hürriyet ve Milliyet Gazetesi muhabirlerini ‘’Sen çok akıllısın, ben senin aklını biliyorum. Terbiyesizlik, edepsizlik etme, çekil kenara’’ diyerek azarladı.

3 Haziran 2013’de, Reuters muhabirinin Gezi olayları üzerine sorduğu ‘’Aşırı güç kullanıldığını düşündüğünüz polis için alınmış bir önlem var mı? Yumuşatıcı tavır içine girecek misiniz?’’ sorusu üzerine Erdoğan, gazeteciyle polemiğe girdi; ‘’ Ne yapılmadı ki bu ülkede böyle bir adım atılmıyor. Size de soruyorum aldığınız bir mesaj var mı?’’

6 Kasım 2013 Öğrenci evleriyle ilgili soru soran Kanaltürk muhabiri, ‘’Kişilerin özel evlerine nasıl müdahale edileceğini’’ sorunca Erdoğan şu cevabi verdi: ‘’Kişilerin özel müstakil evlerinde, bir farklı kız bir farklı erkek aynı evde kalması nasıl doğru olabilir. Siz kızınıza, oğlunuza böyle bir şeyi hoşgörüyle karşılayabilir misiniz?’’ Gazetecinin ‘’ben konu değilim’’ hatırlatması üzerine Erdoğan ‘’ çocuğunuzla ilgili böyle bir şeyi uygun buluyorsanız hayırlı olsun.’’ Yorumunu yaptı.

7Kasım 2013 İsveçli bir gazetecinin Türkiye’nin Suriye’deki cihatçı gruplara destek verip vermediğini sorması üzerine, Erdoğan gazeteciyi azarlayarak, ‘’Neye dayanarak bunu söylüyorsun, elindeki belgeler neler? Sorusunu sordu.

9 Kasım 2013 Erdoğan, kendisine kızlı- erkeli öğrenci evleri’ konusunda Helsinki’de soru soran Finlandiyalı gazeteciye, ‘’ Değerli arkadaşımı herhalde özel olarak görevlendirmiş’’ cevabini verdi.(1)

Sokağa bile düşmüş bir söz vardır. Azar denilince akla kim gelir?

Üşenmeyin girin internete, Google emrinizde, yazın ‘’İşçiyi kim azarlar, öğretmeni kim azarlar, gazeteciyi kim azarlar, Köylüyü kim azarlar, memuru yazarı aydını sanatçıyı kim azarlar diye yazın.

Yüzlerce azarlama haberleri karşınızda yazılı:

Çiftçisinden sanayicisine,  Bakanından sendikacısına, Bürokratlara, Valilere, muhalefet milletvekillerine,  Parti Genel Başkan’larına…

Başbakan veya Cumhurbaşkanı denilince; sinir bozan, azarlayan, bağıran, kırıcı, öteleyen, küçük gören bir görüntü gelmiyor mu aklınıza

Ne olur, elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin

Öyle değil mi?

Önüne geleni azarlıyor. Aralarında en çok pay da bizim meslektaşlarımıza düşüyor.

Artık şimdiden sonra yok artık böyle azarlamalar falan. Çünkü yurtdışı yurtiçi seyahatlerine kendisine yarenlik, yol arkadaşlığı yapan medya kuruluşlarını davet ediyor. Zaten havuz medya patronları, müdürleri de toplantı ve seyahatine giden muhabirlerine sıkı sıkı tembih ediyor:

Aman kızım, aman oğlum… Olur, olmaz soru sorma. Onun seveceğini düşündüğün bir soru olursa sor.

Uzatmayacağım. Her şeyi benden beklemeyin, (bu kısmına editörümüz kızacak ya neyse yazmış oldum bir defa) girin Google arama motoruna, yazın ‘’Başbakan azarladı, Cumhurbaşkanı azarladı’’ diye, hafızanız tazelensin.

Ne kaldı şunun şurasında?

Kararı halkımız verecek, az kaldı, HAYIR demeye.

‘’Taşı sıkar mağduriyet çıkarı bir iktidar bu. Sağ siyaset ki her ‘şer güçlerle’ ittifak siyasetine açık, her yerde kendine karşı büyük bir oyun oynandığına inanan ve mağduriyet detektörleri haldır haldır çalışan bu anlayış en son Hürriyet gazetesinin haberinden nur topu gibi bir mağduriyet devşirdi.’’

Suriye de ise durum TSK açısından beter bir durum.

Suriye ordusu güneydoğu hattından ilerleyip kendi hatlarıyla Kürtlerin kontrolündeki bölgeyi birleştirdi. El Bab’ın çıkışı kesiliverdi.

Ne manidar ki, bunlar Donald Trump’ın Pentagon’a bir ay içinde hazırlanması talimatı verdiği ‘’IŞİD’le mücadele plani’’ eli kulağındayken yaşandı.

Osmanlıcı zihniyetle çıkılan yollar tıkalı. Türkiye, gerici unsurlarla, Suriye topraklarına ve halkına karşı, AKP iktidarı TSK’yı kapasitesinin ötesinde şartlara zorlandığı (üstelik hiçbir iradi hâkimiyeti yokken), hedeflere ulaşmanın imkânsızlığı kör göze parmak misali.

AKP iktidarının kurduğu bütün ittifaklar sisteminin son derece karmaşık olduğu bir zeminde, varlığı Kurtuluş Savaşı’yla tesis edilmiş bir ordu, başkalarının topraklarında bir macera içinde yuvarlanıyor, çocuklarımızın kanını akıtıyor.

Öte yandan ABD ve Rusya gibi güçlerin aksine, Türkiye, diploması beceriksizliği yüzünden Uluslararası yasal çerçevede görünümü feci.

Nereye kadar gider bu durum?

Suriye’de savaşı bitirecek hakikaten barışçıl ve yapıcı bir zemine hızla dönülmesinde.

Aksi takdirde ülke zarar görecek.

Çok can yanacak, çok ocak sönecek.

Hayır’dan korkanlar bu milleti Evet’e razı edemezler.

(1)Gözde Kazaz/ Yeşil Gazete

Share
608 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TARAFSIZ BASINA FRANSIZ KALMAK

    29 Temmuz 2019 Dünya, Eğitim, Ekonomi, Emlak, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Otomotiv, Röportajlar, Sağlık, Siyaset, Spor, Teknoloji, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Halkımıza, İlçemiz kısa bir süre önce Evvel Temmuz etkinliklerine ev sahipliği yaptı. Gazetemiz, halkın haber alma hakkını mümkün mertebe engellemeyerek, (gazetemizin yayınının engellenmesine rağmen) çoğu etkinliği yeri geldi canlı çekim ile uluslararası alana taşıdı, yeri geldi matbuat üzerinden okurlarla buluşturdu. Takdir edersiniz ki ilçede Evvel Temmuz Festivalini destekleyenler olduğu gibi kimi vatandaşımız, kültürden uzak, kimileri de özünden saptırılmış olarak değerlendirdi. Biz Samandağ AYNA’sı olarak her türlü görüşü eşit...
  • ŞEKER BEYNİ DE BİTİRİYOR

    29 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Şeker ve trans yağlarla yüklü Amerikan diyetinin sadece fiziki sağlığı değil beynimizi de olumsuz etkilediği belirlendi. Oregon State Üniversitesi uzmanları tarafından fareler üzerinde gerçekleştirilen araştırma, şeker ve yağdan zengin diyetin bağırsak bakterilerini etkileyerek bilişsel esneklikte (cognitive flexibility) önemli kayıplara yol açtığını gösteriyor. Bilişsel esneklik, beynin iki farklı düşünceden diğerine geçme ve aynı anda iki farklı konuyu düşünme kabiliyeti olarak biliniyor. İnsanlarda bilişsel esneklik bozukluğu, ...
  • GELİN İNSANCIL DAVRANIP, EVRENSEL DÜŞÜNELİM

    29 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Uzun zamandır Samandağ’ın da olup bitenleri sessizce seyrediyorum. Seçimden önce "Samandağ sevdası" havası esiyordu ! Şimdi menfaat havası esiyor! Şimdi durumu bir değerlendirelim. Samandağ’ın da neler oldu ne oluyor ?Birileri seçimden önce eski yönetime karşı cephe aldı, dernekler kurdu, komiteler, toplantılar düzenledi ve halkı toplayıp, kimisi vefadan kimisi de Samandağ sevdasından bahsetti. Seçime kadar sürdü bu düzenlemeler. Projelerde sunuldu. Şimdi seçim gitti, Sevda ve vefa bitti. Çatışmalar, sataşmalar ve hakaretler ba...
  • MİHRİCAN EVVEL TEMMUZ YALANI

    24 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Asaf Hişmi Mihrican Bayramı Farsların her zaman kutladıkları dini bayramlarıdır. Fars güneş yılının yedinci ayı olan Mihir ayının 16. Gününe rastlar. Yedi gün devam eder Mihir ayının 21’de son bulur. Mihrican Bayramı gece ile gündüzün eşit olduğu (Sonbahar ekinosu, Miladi takvimin 21 Eylül’lüne denk gelir. Temmuz ise Miladi takvimin yedinci ayıdır. Evvel temmuz denilen tarih, Fransız devriminin kuruluş tarihidir. Yani 14 Temmuz 1789 tarihinde Faransız devriminin başlangıç tarihidir. Fransızlar bu günü Ulusal bayram olarak kutlarlar. Bu...