ÜST REKLAM

logo

reklam

Sohbet Köşesi: Hasan Yavaş AKP’NİN OYUNUN BİR PARÇASI OLMAK


Hasan Yavaş
deneme02@hotmail.com

 

CHP içinde birdenbire demokrasinin varlığı ve yokluğunun tartışılmaya başlanmış olmasını kavrayamayanınız var mıdır?

Peki ya Kemal Kılıçdaroğlu’nun Referandum sonrası açıklamasını anımsayanınız var mı?

Ne diyordu Kılıçdaroğlu?

‘’ YSK’nın oylama sonucunu etkilemesi ve ‘EVET’in kazandığını açıklamasının ardından binlerce insanı YSK önüne yığardık ama karşımızdaki güçlerin silahlandığını gördük ve çok büyük tehlikeler yaratacağı düşüncesiyle bu düşüncemizden vazgeçtik.’’

Aşağı yukarı bu anlamda anlaşılacak bir açıklama Sayın Kılıçdaroğlu’nun sözleri.

Durum gerçekten böyle miydi bilemiyoruz ama eğer böyleyse ortaya çıkan tablo YSK’nın iktidarın dümen suyunda bir açıklama yapmasından bile tehlikelidir.

Kılıçdaroğlu’nun bu bildikleri bu tehlikeyi Deniz Baykal’ın, Muharrem İnce’nin, Fikri Sağların, Selin Sayek Böke dahil hepsinin bildiğini kabul etmek gerekir.

Gerçekler bu denli karpuz gibi ortalıkta iken, ortada demokrasinin D’si bile kalmamış bir ülke rejim değişikliğine rampalaşmışken sizce CHP içinde birdenbire demokrasinin varlığı yokluğunun tartışılmaya başlanmış olmasını bilmem yeterince kavradınız mı?

Hem de başlatılan bu tartışma AKP ve sarayın hileli yöntemle ulaştığı amacına doğru ilk adımlarını atmaya başladığı sırada başlatılması size de ‘ne oluyor’ sorusunu sordurdu mu bilemem ama bizler bu işin içinde bir hinoğlu hinliğin olduğunu kesinlikle gördük ve olup bitenleri de biraz da kızarak ibretle izliyoruz.

Referandumun gerçek sonucunun %55 üzerinde ‘Hayır’ çıkmış olmasının yakası asla bırakılmamalıdır. Aksine, Hayır veren kitle tek bir vucut, tek bir ses olmak zorundadır. Sadece ‘HAYIR’ için birlikte örgütlenmelidir. Asla %55 ‘HAYIR’ dan vazgeçmemelidir.

Dün Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘’Suriye de, Irak’ta olup bitenler bizim milli güvenlik sorunumuzdur’’ demesi, önümüzdeki süreçte Türkiye’yi daha üst bir savaşın içine sokacağının işaretidir.

Artık bu saatten sonra, Başa geçen despotlar ve ona boyun eğen kalabalıklar ve gönüllü tutsaklar olarak yaşayamaz kimse. Çünkü daha fazlası yapılacak,  despot iktidar tarafından.

Artık düzeni kökünden değiştirmeyen irili ufaklı isyanlar ve kalkışmalar da çare olmak şöyle dursun kurşuna dizer despot iktidar.

‘’Tüm uygarlık tarihi bunların tekrarlarıyla dolup taşar.’’

‘’Demokrasi, eşitlik, adalet, (özgürlük) gibi yorumlanabilir kavramlar, içi doldurulmadığı (ki, tam zamanı) iyimserlikten öte oyalamadır.

Teoride dolu ama pratikte bomboş olmasını umursamayan bizimki gibi toplumlar, aymazlıklarının bedelini çok ağır öderler.’’

CHP’nin içinde yaşananlar bahane edilerek, toplum bir kez daha kendi rızasıyla diktaya boyun eğme sürecine sürükleniyor.

Marifet, yasa dışı yollarla iktidarda olanlara karşı, Başkanlık seçimine kadar kendine lider aramakla oyalanmak, topluma karşı suç işlemek, Cumhuriyete ihanettir.

Bize göre ise:

‘HAYIR’ oyu verenleri ayırım gözetmeksizin, AKP iktidarına karşı örgütlü bir güç olarak çıkartmak ancak çok büyük sınıfsal sonuçlar da beklemeden AKP iktidarını hizaya çekmek.

Daha ileri bir adım ise ancak,

Bu coğrafya da yaşayan Kürt ve Türkiyeli sosyalistler ile, ülkemizin öncü, demokrasi güçleriyle birlikte çözer ve çözecektir de.

 

 

Share
666 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İMAM CAFER’İ SADIK’TAN BİRKAÇ HADİS

    20 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan 1- Erkek, hanımına karşı üç şeye riayet etmelidir: Hanımının muhabbet ve ilgisini kazanmak için onunla uyum sağlamak; ona karşı güzel ahlaklı olmak; onun gözünde güzel görünmek ve refahını sağlamakla kalbini elde etmek. Kadın da kocasına karşı şu üç şeye riayet etmesi gerekir: Kocasının tüm hallerde güvenini sağlayacak şekilde kendisini kötülüklerden korumak; muhtemel hatalarının affedilmesi için sürekli kocasının hakkını gözetmesi; tatlı dil ve çekici tavırlarıyla kocasına olan sevgisini bildirmesi. 2- Basi...
  • YOLSUZLUKLARIN KİLOMETRE TAŞLARI

    15 Ocak 2020 Genel, Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi BEL – BİR AŞ.’ye bulaşmayan kişilerin sayısı azdır. BU şirketle yapılan iş ve işlemlerin fiyat belirlemesi iki türlü. Hesabı kitabı yok. Şirket lehine sonuçlar çıkartılmaya çalışılmıştır. Toplumsal çıkar, ikinci plana atılmıştır.  Şirket kar etsin diye Asliye Hukuk Hâkimliğine sunulan Bilirkişi Raporu sahtedir. Mahkemeyi olumsuz yönden etkilemeye çalışılmıştır. Raporda kullanılan veriler sahtedir. Kıymet takdir komisyonu da sahte bedel takdiri yapmıştır. İşin aslına geçelim. BEL – BİR AŞ.’ye kat karşılığı olmak üze...
  • DOĞAL YAŞAMDAN KOPUNCA

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yaşanacak bir tek ömrümüz var. Onu da uzun ve mutlu yaşamak için sağlıklı olmak gerekiyor. Oysa günümüz insanı çok erken, hatta küçücük yaşlarda kanser, kalp, şeker, tansiyon, obezite sorunlarıyla sarmalanıyor. Paketlerle ilaç, antidepresanlar, antibiyotikler yanımızdan ayırmadığımız aksesuarlarımız oldu. İnsan ömrü uzadı, evet uzadı ama, ne pahasına. Sağlıksız, hastalıklı, bir gün bile kullanmadığımızda ölümümüze neden olabilecek ilaçlara mahkum bir yaşam. Neden bu hale geldik: Doğadan uzaklaştıkça, bizi...
  • RANTIN ŞEYTANİ YÖNÜ ( 2 )

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi 2 – 03.05 1991 tarih ve 11 sayılı Samandağ Belediyesi, Belediye Meclis Kararında rantın şeytani yönü, sırıtır derecede görünüyordu. BEL – BİR A.Ş.’ne Projesiz, ihalesiz  (resmi belgelerde belirtildiğine göre: 1991 yılı Birim fiyat tariflerine göre İhale Bedeli: 20.000.000 TL) iş vermek için bu şirkete kamu kurumu olarak tanıttılar. Belediye encümen ve belediye meclis kararlarında böyle tanıtılmıştı. Kamu kurumu olmayan, Kamu kurumu niteliğini taşımayan ve maliye bakanlığından uygun görüş almayan bu şirketin ödenmiş serma...