ÜST REKLAM

logo

reklam

SOHBET KÖŞESİ: HASAN YAVAŞ


Hasan Yavaş
deneme02@hotmail.com

 

 

 

hasan yavaş

NE DERLERSE DESİNLER KAZANAN BİZ OLACAĞIZ

Amerikalı katillerin planlayıcısı CIA ve pentagon’un Suriye’ye yönelik kirli amaçlarını gizlemeye çalışsalar bile Kazakistan’ın başkenti Astana’da Rusya, İran ve Türkiye Birleşmiş Milletlerin gözleminde gerçekleşen, Suriye de kalıcı barış ve savaşın durdurulması görüşmelerinde, Suriye temsilcisi Diplomatik bir dille deşifre etti, ABD’nin maşası ve BOP eş başkanı Erdoğan’ın Suriye politikasını eleştirel bir şekilde uyardı ve Moskova anlaşmasına bağlı kalınmasının altını çizdi.

Bu arada varlığından korkulan ve kadınlara yönelik aşağılayıcı ayrımcı sözlerinden dolayı, Amerikan’ın hemen hemen bütün kentlerinde kadınların protesto ettiği yeni başkan, görevi devralan Trump’un Suriye savaşına yönelik nasıl bir politika ve oyun oynayacağı henüz belli değil. Trump’un ABD’nin yerleşik düzeninin ölçülerini sınırlarını aşan, zorlayan bir politika izlemeyeceği çok açık Ancak Milliyetçilikle ve ırkçılık gibi estrumanları haydı zorlayacağını  hesaba katmak gerekiyor.

Dünya Trump’la yeni bir dönem, oyuna hazırlanırken biz de yüz kızartan yüzsüz ve arsız ülkeye güya meydan okumak en tepelerde gırla gidiyor.

Hesapları 1 Kasım ve 7 Haziran seçimlerinde kullandıkları şiddet dili ile milleti korkutmak.

Millet korkar mı?

Hayır!

Bu süt bozuk hemşerim MAYA tutmaz!

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Kurtulmuş anayasa referandum süreci öncesinde ‘siyasi suikastlar düzenleneceği ve toplumda bir kaos ortamı oluşturacağı’ şeklinde iddiaları nasıl değerlendiriyorsunuz? Üst düzey isimlere yönelik önlemler alındı mı?  Sorusunu yanıtlarken, Kurtulmuş özetle şunları söyledi.

‘’Bundan sonra da suikastler, canlı bombalar, vesaireler devam edebilir. Terör örgütleri neden bu kadar yakın stratejik işbirliği içerisinde? Türkiye’ye diz çöktürmek istiyorlar. ‘Ama şu referandumada evet çıkmasın’ diye terör örgütlerini de kullanarak Türkiye’de bir korku atmosferi oluşturabilirler, halkı canından bezdirecek bir noktaya getirebilirler. Bununla ilgili her türlü tedbirlerimizi aliyoruz.Allah’ın izniyle referandumda büyük oranda ‘evet’ çıktıktan sonra da bu terör örgütleri, hiçbir şekilde sesi soluğu çıkmayacak noktaya gelirler. Bu motivasyonlarını da kaybederler.’’

Bu tehdit değil de nedir?

AKP Genel Başkanı ve Başbakan, en başta İşçi sınıfını sırtından hançerlemiş, geniş emekçi yığınlarına yönelik her türlü sindirme ve yok etme girişimi değil de nedir?

Türkiye hapishanelerine yasa dışı tıkadığı onca gazeteci, onca suçluluğu kanıtlanmamış yurttaşın Hitler Almanya’sının toplama kamplarını aratmayacak bir noktaya gitmesinin sinyali değil de nedir?

Bu yazının son düzeltmeleri yapılırken dolar3,76, avro ise 4,04’den işlem görüyordu.

‘’(683/m.4) Mealen şöyle diyor:

‘’Ey alacağını, yabancı para üzerinden kabul eden kamu kuruluşları.

Ey BOTAŞ, ey Milli Savunma Bakanlığı, ey Özelleştirme  İdaresi, BTK,; Karayolları. Bundan böyle karşındaki şirket ödemesini 2 Ocak 2017 tarihli Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden yapabilir. Sabitlediğim kurla yaptığın alışverişi bütçede göstermeyeceğim.’’

Bu vatana millete ülkeye ihanet değil mi?

Bu hırsızlık yolsuzluk edepsizlik değil mi?

Ülkeyi sen yönetiyorsun diye halkın parasını emeğinin kimlere peşkeş çekiyorsun?

AKP’nin işi gücü kesenlikle para’dır.

‘’ Akıl tutulması’’ deyimine nal toplatan bir tablo yaşanmakta:

İktidar milletvekillerinin dahi Meclis’te birbirine güvenmediği, oy kabini perdelerinin fütursuzca açıldığı bu ülkeyi yönetenler; diğer ülke yatırımcılarının kendilerine güvenmesini istiyor.

Parlamento’nun feshi anlamına gelen maddeyi, kâh güle oynaya, kâh zorbalıkla oynayanlar, dolar ve Avro’da ‘’kur oyun’’u nutukları atabiliyorlar. Silah olan

Daha dün Recep Tayyip Erdoğan, ‘’Elinde silah olan terörist elinde doları, Avro’su olan terörist arasında hiçbir fark yok’’ dedi değil mi?

O zaman devletin taraf olduğu uluslar arası finans ortaklarıyla dövizli sözleşmeler de dâhil edilmesi gerekmiyor mu da sadece vatandaşlar ‘’dolar, Avro’’ seferberliğine katılması isteniyor.

24 Ocak, Uğur Mumcu’nun ölüm yıldönümüydü.

Ondan önce Hrant Dink’in… Sonra Çetin Emeç’inki gelecek, Bahriye Üçok’un, Sivas katliamının, Maraş’ın, Çorum’un’ ve diğerlerinin yıldönümleri..

Hiç uyanamadığımız zincirleme bir karabasan gibi.

Tüm yıldönümlerinin üzerinden hep aynı cümlelerle atlayıp gidiyoruz.

‘’Unutmadık’’ diyoruz.

‘’Hesap soracağız’’ diyoruz. Ama ’’Anladık’’ diyemiyoruz.

‘’Çözdük’’ hiç diyemiyoruz.

Çözümü bellidir. Demokrasi mücadelesi.

Çünkü bu bir sınıf kavgasıdır.

Ezen ile ezilenin.

İki sınıf var.

Siz birinden yanasınız.

‘’Hepimizin anlatacak acısı var şimdi. O acıların müsebbibinin kim olduğuna dair de bir gıdım vukufumuz olmalı… Tepelede yürütülen pazarlıkların bizi oradan oraya savuran, birbirimizin canına kast etmemize yol açan kirine, pisliğine dair olsun sezgimiz olmalı…

Buraya bakın, buraya!

Burada haysiyetiyle, alnının teriyle, duasıyla, dansıyla, aşkıyla, çocuklarıyla,, eşit, başı dik, kardeşçe yaşamak isteyen koskoca bir halk var…

Seçme katillerinizle, darbeci manyaklarınızla, katliamcı faşistlerinizce ne yaparsanız yapın,

BİZ KAZANACAĞIZ, BARIŞ KAZANACAK

Share
578 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ALLAH’TAN YARDIM DİLE ALİ!

    23 Ekim 2019 Genel, Köşe Yazıları, Yerel

    İlknur Altıntaş Gülümsedi Resul-u Ekrem, “Seni orada gördüğümde o yüzündeki ifade, o an! Hayber’in kapısını tek başına yerinden söktün sen Ali, tek başına...” diyerek gülümsedi, “Allah’ın yardımıyla...” dedi Ali, biraz utandı, yanaklarındaki pembelik bundandı. “Ah, çocuk!” diyerek elini sıktı ve bir anda öksürmeye başladı, o gülümseme eriyip gitti yüzünden, kızıla teslimdi artık teni, “Biliyor musun Hayber’de o yediğim yemeğin acısını hâlâ hissediyorum, şimdi o zehrin etkisinden şahdamarımın koptuğu andır...” “Efendim...” dedi ...
  • MEKSİKA KÖYLÜ DEVRİMİNİN LİDERİ : EMİLİANO ZAPATA

    23 Ekim 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Hazırlayan: Sami ASLAN Meksikalı devrimci Emiliano Zapata’ nın katledilmesinin 100 yılındayız. Katledenler, kurşunlarla delik deşik ettikleri bedeni teşhir için halkın göreceği bir meydana getirirler. Cesedin tanınmaz halde olduğunu gören bir ihtiyar, Zapata’ nın ölmediğini yüksek sesle haykırır. Sonra yanına gelen başka bir köylü ''peki bu Zapata değilse, Zapata nerde'' diye sorar. İhtiyar yüzünü dağlara döner .''Dağlarda ihtiyacımız olduğu zaman geri gelecek'' der. Eski çağlarda dünya halkları kaybettikleri değerli önderleri her z...
  • PUTİN-ERDOĞAN SALI ZİRVESİ BÖLGEMİZİ SALLAR MI?

    21 Ekim 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Mehmet Yuva Bir dostum, “Cinsellik saçma bir eylemdir diyen Tolstoy’un 13 çocuk yaptığını öğrendiğimden beri kimseye güvenim kalmadı” derdi. Ancak İmam’a küserek Cami boykot edilmez. Tolstoy’un sözüne itimat etmeyerek topyekûn güven kaybı yaşanmaz. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarını eleştiren Yılmaz Özdil Barış Pınarı operasyonuna ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a destek verdi;  “Başka Türkiye yok. Dik dur, eğilme, yanındayız…Ecevit gibi dirayetli ol canımı ye” mesajıyla taraftar ve muhalif birçok kimseyi şaşırtmayı başardı.&nbs...
  • DÖVME ÇILGINLIĞI

    16 Ekim 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Son yıllarda bir ‘dövme çılgınlığı’ yaşanıyor. Özellikle de kadınların  antik çağlardan beri bilinen bu kendini süslenme sanatı, adeta salgın bir hastalık gibi tüm dünyada hızla yayılıyor. Samandağ’ın bayanları da dövme çılgınlığının önde gidenleri. Gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine giderek daha çok insan dövme yaptırıyor. Üstelik sadece kol, bacak, omuz, sırt gibi görünen yerleri de değil, vücutların ‘güneş görmeyen’ bölgeleri de nasibini alıyor dövmeden. İyi güzel de, kiminin modaya uymak, kiminin gerçekten süslenmek ve...