ÜST REKLAM

logo

reklam

SOHBET KÖŞESİ: HASAN YAVAŞ


Hasan Yavaş
deneme02@hotmail.com

hasan yavaş

CUMHURİYET’TE SAHİP ÇIKMAK HEPİMİZİN GÖREVİDİR

Kış uykusuna yatıyorum. Baharda gelirim. Demek yok. Ok yaydan cıkmış, TBMM- parlamento namusunu ve şerefini, ettikleri yemin gereği görevinin gereğini yapmamıştır. Asıl amaçları rejim değişikliği olan AKP ve saray anayasa değişikliği TBMM genel kurulundan geçirdiler.

Artık bu diktatör belgesi oylaması, halka sunulacak, bir referandum ile yapılacak.

İş bize/ hepimize düşüyor.

Çünkü referandum oylaması Başkanlığa geçit verirsek karşımıza üç çatışma alanı çıkacak.

Etnik (Türk Kürt), dini (Alevi- Sünni) ve kültüreldir.

(Muhafazakâr-modernist)

Bu üç çatışma alanının her birinde Recep Tayyip Erdoğan şahsen ve şuanda oluşan AKP-MHP koalisyonu, sayısal çoğunluğu ve ‘’merkezi’’ temsil ediyorlar. Çatışma konusuna göre bu koalisyona başka desteklerde gelecektir.

Ancak bugün yaşanılanlar yanı AKP saray iktidarının yağmaya çalıştığı Başkanlık adı altında rejim değiştirmek isteği AKP ve MHP tabanını da aşan bir durumdur ki, AKP ve sarayın yer yer dile getirdikleri ‘’İç Düşman’’ ile kenetlenebiliyorlar. Ancak anayasa – başkanlık oylamasında her  iki koalisyon kuran AKP VE MHP’nin tabanını aşıyor,başka güçler yardım etse de..

Alevi konusunda da Sünni çoğunluğun etnik farkları aşan bir ittifaka nasıl hemen girdiğini geçmişte birçok kez gördük.

Toplumun takriben üçte ikisi kendini muhafazakâr olarak tanımlıyor. AKP sözcüleri, iki yüz yıllık modernleşme çabalarının hesabını sorma, aslına dönme ve medeniyet değiştirme temalarını işlerken, bu muhafazakâr çoğunluğun bu yönde mobilize edileceği güveniyle davranıyorlar.

Recep Tayyip Erdoğan’a en az on –on iki yıl daha iktidarda kalma olanağı vermesinin yanında, daha uzun bir dönem de muhafazakâr- milliyetçi şeflerin seçileceği güveniyle bu tek adam ve devlet partisi iktidarı rejimini dayattılar, dayatıyorlar.

Toplumsal bölünme ateşini de körüklemiş oluyorlar.

Asla unutmayacağımız bir konu da, AKP Ve saray toplumun büyük bir bölümünü insanlıktan çıkarmaya varan kötülüklerini her birini hemen herkes tatmıştır.

O zaman NAMUSUMUZ CUMHURİYETİ korumak için inadımızdan, direncimizden vazgeçmemeliyiz.

Konuşarak, yazarak, resmederek, şarkı söyleyerek, her biçimde.

Referandum parlamenter sistemi, 150 yıl öncesinden bile geri götüren bir kara sayfa’ya HAYIR!

Ne ilginç bir ülkeyiz. Karnı toklar, sırtı pekler emekçiler için ne düşünmektedirler.

Yalan üstüne yalan yaptıkları budur. Aylardır ne esnafın ne işçinin ne işsizin yaşamında iyileşme- düzelme adına en ufak bir ilerleme yok. Umut var mı desek, o da yok.

Referandum da toplumun tüm kesimlerini HAYIR bu gün düne göre daha bir anlam kazanmış, derinleşmiş ve bu nedenle de Rejim değişikliğini parlamentodan geçirip toplumun önüne koyulacak bu nedenle aciliyet ve zorunluluk haline gelmiştir.

AKP iktidarı bir demogoji iktidarıdır.

AKP iktidarı demokrasi sosyalizm düşmanıdır.

Sağlığa zararlı bir iktidardır ve gönderilmelidir

Nasıl mı?

REFERANDUMDA HAYIR DİYEREK

 

Share
618 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ALLAH’TAN YARDIM DİLE ALİ!

    23 Ekim 2019 Genel, Köşe Yazıları, Yerel

    İlknur Altıntaş Gülümsedi Resul-u Ekrem, “Seni orada gördüğümde o yüzündeki ifade, o an! Hayber’in kapısını tek başına yerinden söktün sen Ali, tek başına...” diyerek gülümsedi, “Allah’ın yardımıyla...” dedi Ali, biraz utandı, yanaklarındaki pembelik bundandı. “Ah, çocuk!” diyerek elini sıktı ve bir anda öksürmeye başladı, o gülümseme eriyip gitti yüzünden, kızıla teslimdi artık teni, “Biliyor musun Hayber’de o yediğim yemeğin acısını hâlâ hissediyorum, şimdi o zehrin etkisinden şahdamarımın koptuğu andır...” “Efendim...” dedi ...
  • MEKSİKA KÖYLÜ DEVRİMİNİN LİDERİ : EMİLİANO ZAPATA

    23 Ekim 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Hazırlayan: Sami ASLAN Meksikalı devrimci Emiliano Zapata’ nın katledilmesinin 100 yılındayız. Katledenler, kurşunlarla delik deşik ettikleri bedeni teşhir için halkın göreceği bir meydana getirirler. Cesedin tanınmaz halde olduğunu gören bir ihtiyar, Zapata’ nın ölmediğini yüksek sesle haykırır. Sonra yanına gelen başka bir köylü ''peki bu Zapata değilse, Zapata nerde'' diye sorar. İhtiyar yüzünü dağlara döner .''Dağlarda ihtiyacımız olduğu zaman geri gelecek'' der. Eski çağlarda dünya halkları kaybettikleri değerli önderleri her z...
  • PUTİN-ERDOĞAN SALI ZİRVESİ BÖLGEMİZİ SALLAR MI?

    21 Ekim 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Mehmet Yuva Bir dostum, “Cinsellik saçma bir eylemdir diyen Tolstoy’un 13 çocuk yaptığını öğrendiğimden beri kimseye güvenim kalmadı” derdi. Ancak İmam’a küserek Cami boykot edilmez. Tolstoy’un sözüne itimat etmeyerek topyekûn güven kaybı yaşanmaz. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarını eleştiren Yılmaz Özdil Barış Pınarı operasyonuna ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a destek verdi;  “Başka Türkiye yok. Dik dur, eğilme, yanındayız…Ecevit gibi dirayetli ol canımı ye” mesajıyla taraftar ve muhalif birçok kimseyi şaşırtmayı başardı.&nbs...
  • DÖVME ÇILGINLIĞI

    16 Ekim 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Son yıllarda bir ‘dövme çılgınlığı’ yaşanıyor. Özellikle de kadınların  antik çağlardan beri bilinen bu kendini süslenme sanatı, adeta salgın bir hastalık gibi tüm dünyada hızla yayılıyor. Samandağ’ın bayanları da dövme çılgınlığının önde gidenleri. Gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine giderek daha çok insan dövme yaptırıyor. Üstelik sadece kol, bacak, omuz, sırt gibi görünen yerleri de değil, vücutların ‘güneş görmeyen’ bölgeleri de nasibini alıyor dövmeden. İyi güzel de, kiminin modaya uymak, kiminin gerçekten süslenmek ve...