ÜST REKLAM

logo

reklam

Sohbet Köşesi: Hasan Yavaş


Hasan Yavaş
deneme02@hotmail.com

 

 

BİZ ÇOK İYİ BİLİRİZ ÇOK

Mart ayı ilginç bir aydır, ilginç olduğu kadar, dökülüp dağılanın dirilen ayıdır.

AKP ve MHP’nin neyi yırtarlarsa yırtsınlar sonları yakındır ‘Kül Yekün’ yok olup gideceklerdir.

Mart ayında ekilen, ülkemizin her karış toprağında boy verecektir 16 Nisan’dan bir gün sonra…

Yazılı ve yazısız, sadece devrimcilerin bilincinde, K. Maraş’larda, Sivas’larda, Çorum’larda kitle katliamları gerici, sağcı, yobaz iktidarların eseridir. Onlardan bir tanesi de MHP’dir. O dönemin milliyetçi, şoven, gerici yobaz yöneticileri her iki parti, AKP’nin de MHP’nin de içinde bu yöneticilerin bulunduğunu biliyoruz.

‘’Milliyetçiler cinayet işlemez’’ diye kurtların sırtını sıvazlayanlarda fazla bir değişiklik yoktur bugünde.

Emperyalist odaklarla 15 yıldır bu denli içli dışlı politikalar sürdürerek, ülkenin kaynaklarını yabancı sermayeye peşkeş çeken AKP bugün düştüğü acze bakın?

Uluslar arası teamülleri, diplomatik ilişkileri davranışın ne olduğunu, üstelik altına Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası olan belgeler varken, bu gerçekleri bile bile bakanları Hollanda’ya gidin talimatı veren kimse ve de hangi akla böyle bir talimat vermişse hesabını onların vermesi gerekir, bizim değil.

Şunu yapacağız bunu uygulayacağız diyorsunuz atın o adımları da görelim?

Deyin ki, İncirlik Hava üssünde Alman askerleri ve uçakları var ‘’Size yaptırım uyguluyorum çıkın buradan’’ dersiniz olur biter tabii yapabiliyorsanız buyurun yapın!

Hayır!

Bunların hiç birini yapamayacaksınız!

Yol yordam bilmeden, tarih diye bir kavramı zaten tanımayan, ‘Ağaç altı Kültürünüzle Avrupa’da krallıkların yıkıldığını söyleyeceksiniz, gerçekte ise Avrupa Krallığı’nın geçersiz hale gelmesinin üzerinden 2 Yüz yıl geçmiş kimi kandırıp yalan söylüyorsunuz?

Ve Avrupa’nın hiçbir ülkesinde, sizin gibi, geriye doğru, eski krallıkların gelmesi için halk oylamasına gitmeyeceği gibi aklının ucundan bile geçiremez.

Din baskısı, tehdit, yalanla kitleleri peşinden sürükleyen AKP’nin başında ki heyet, ‘Devlet geleneklerini ayaklar altına alındığı, en kirlisinden yalanlarla, ırkçılık, dini inançlar kaşınarak içerdeki seçimleri kurtarmak uğruna yaratılan krizin, halklara ödetilecek ağır bedeller…’

Çok değil bundan dokuz ay önce 80 milyon yurttaşımıza Avrupa’ya vizesiz girme müjdesi veren Dışişleri Bakanının, bizatihi diplomatik pasaportla bile Avrupa’ya gidemeyişinin, bir başka Bakanın sınır dışı edilip ‘’istenmeyen kişi’’ ilan edilişine, yerkürenin 4 milyon 312 bin kilometrekarelik alanına giremeyecek oluşuna nasıl paha biçilebilir?

Ülkemizin, dış politikada Suriye iç savaşından bu tarafa erozyona uğrayan saygınlığı, referandum için Avrupa’dan oy devşirme uğruna çökme noktasına getirilmişken, Recep Tayyip Erdoğan olsun, Başbakan Binalı Yıldırım olsun ‘demokratik değerlerden’ söz etmeleri, Yalanın daniskasıdır. Bunların hepsi yalana şerbetlidirler. Aldatmak, gerçeğe aykırı aleni söylenen her sözleri, hırsızlıklarını yolsuzluklarını örtbas etmek için, korkunç ve çok tehlikeli yalan ve uydurmadır.

Bütün bunlar ülkemizin içinde bulunduğu koşulların ne kadar zorda olduğunu göstermektedir aslında. AKP ve MHP, yaşanan olayların bir türlü tanısını doğru koyamamakta, sanmaktadır ki, vurarak, kırarak sorunlar ortadan kaldırılacaktır.

15 Yıllık AKP iktidar döneminde, bu yaklaşımların hiçbirisinin doğru olmadığını yaşam bize döne döne öğretmiştir.

Ülkemizde hak ve özgürlükleri keyfi olarak ayaklar altına alan bir yönetim anlayışı egemenken, geniş halk yığınları ekonomik kıskaç altında inim inim inletilirken, Öyle böyle değil artık gece yatağa ac susuz giren çocuk kadın erkek varken, ülkenin kaynakları 15 yıllık AKP döneminde satıla satıla, işbirlikçi tekelci sermayenin kasaları para ile doldurulurken, haksızlığa uğramış, hak arayanlara nefes bile aldırılmazken polisiye, şiddet kullanarak tedbirleri çıkış yolu olarak görenler asla unutmamalıdır ki, ektikleri rüzgârı fırtına olarak biçeceklerdir.

İktidar edenlerin ülkenin her yerinde yetkili ağızların ve giderek halkın da ağzına kadar inen, kan, vurmak, kırmak dillerden düşmez oldu.

Son söz olarak 16 Nisan’da Hayır kazanmazsa Türkiye’nin sorunları kuşkusuz çok daha ağırlaşıp, karmaşık hal alacaktır.

Biz sosyalistler ne kadar karmaşık olursa olsun, hiç kuşkusuz ki, çözümü de vardır.

Haa gelelim asıl soruya, ancak bunu ne AKP ne de diğer burjuva partiler çözer, çözüm üretebilir.

Sorunu ancak ve ancak sosyalistler çözebilir. Eşitlik, özgürlük ve kardeşlik bağlamında, atılacak adımlarla,  sorunlar sorun olmaktan çıkacaktır.

Bunu daha çok konuşacağız. Önce 16 Nisan  referandumu HAYIR ile bitsin!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
627 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İMAM CAFER’İ SADIK’TAN BİRKAÇ HADİS

    20 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan 1- Erkek, hanımına karşı üç şeye riayet etmelidir: Hanımının muhabbet ve ilgisini kazanmak için onunla uyum sağlamak; ona karşı güzel ahlaklı olmak; onun gözünde güzel görünmek ve refahını sağlamakla kalbini elde etmek. Kadın da kocasına karşı şu üç şeye riayet etmesi gerekir: Kocasının tüm hallerde güvenini sağlayacak şekilde kendisini kötülüklerden korumak; muhtemel hatalarının affedilmesi için sürekli kocasının hakkını gözetmesi; tatlı dil ve çekici tavırlarıyla kocasına olan sevgisini bildirmesi. 2- Basi...
  • YOLSUZLUKLARIN KİLOMETRE TAŞLARI

    15 Ocak 2020 Genel, Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi BEL – BİR AŞ.’ye bulaşmayan kişilerin sayısı azdır. BU şirketle yapılan iş ve işlemlerin fiyat belirlemesi iki türlü. Hesabı kitabı yok. Şirket lehine sonuçlar çıkartılmaya çalışılmıştır. Toplumsal çıkar, ikinci plana atılmıştır.  Şirket kar etsin diye Asliye Hukuk Hâkimliğine sunulan Bilirkişi Raporu sahtedir. Mahkemeyi olumsuz yönden etkilemeye çalışılmıştır. Raporda kullanılan veriler sahtedir. Kıymet takdir komisyonu da sahte bedel takdiri yapmıştır. İşin aslına geçelim. BEL – BİR AŞ.’ye kat karşılığı olmak üze...
  • DOĞAL YAŞAMDAN KOPUNCA

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yaşanacak bir tek ömrümüz var. Onu da uzun ve mutlu yaşamak için sağlıklı olmak gerekiyor. Oysa günümüz insanı çok erken, hatta küçücük yaşlarda kanser, kalp, şeker, tansiyon, obezite sorunlarıyla sarmalanıyor. Paketlerle ilaç, antidepresanlar, antibiyotikler yanımızdan ayırmadığımız aksesuarlarımız oldu. İnsan ömrü uzadı, evet uzadı ama, ne pahasına. Sağlıksız, hastalıklı, bir gün bile kullanmadığımızda ölümümüze neden olabilecek ilaçlara mahkum bir yaşam. Neden bu hale geldik: Doğadan uzaklaştıkça, bizi...
  • RANTIN ŞEYTANİ YÖNÜ ( 2 )

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi 2 – 03.05 1991 tarih ve 11 sayılı Samandağ Belediyesi, Belediye Meclis Kararında rantın şeytani yönü, sırıtır derecede görünüyordu. BEL – BİR A.Ş.’ne Projesiz, ihalesiz  (resmi belgelerde belirtildiğine göre: 1991 yılı Birim fiyat tariflerine göre İhale Bedeli: 20.000.000 TL) iş vermek için bu şirkete kamu kurumu olarak tanıttılar. Belediye encümen ve belediye meclis kararlarında böyle tanıtılmıştı. Kamu kurumu olmayan, Kamu kurumu niteliğini taşımayan ve maliye bakanlığından uygun görüş almayan bu şirketin ödenmiş serma...