ÜST REKLAM

logo

reklam

SOHBET KÖŞESİ: HASAN YAVAŞ


Hasan Yavaş
deneme02@hotmail.com

 

 

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ

8 Mart. Yani ‘Dünya Emekçi Kadınlar Günü’. Bundan tam 159 yıl önce  (8 Mart 1857)Amerka’nin Newyork’lu 40 bin dokuma emekçisinin insanca çalışma istemiyle başlattıkları grev, polis saldırısı ile birlikte çıkan yangında çoğu kadın toplam 129 emekçi hayatını kaybetti.

Kapitalizmin azgın saldırısının en somut ifadelerinden biri olan bu olay, yıllar sonra dünya sosyalist hareketin merkezi örgütlenmesi olan II Enternasyonalin 1910’da Kopenhag toplantısında gündeme geldi.

Alman Sosyal demokrat Partisi’nin üst düzey yöneticilerinden ve ‘Kadın Sorunu’ konusunda uzman olan Klara Zetkin’in önerisi ile II. Enternasyonal, 8 Mart 1857’de öldürülen kadın emekçilerin anısını yaşatmak için, katliamın yapıldığı 8 Mart’ı  ‘Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ olarak kutlamaya karar verdi.

Bu tarihten sonra 8 Mart ‘ Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ olarak tüm dünyada kutlanmaya başlandı. Tabii bu günün, emekçi kadınların günü olarak kutlanmasında II. Enternasyonal’in kararının yanı sıra ünlü kadın devrimciler Aleksandra Kollatay (Bolşevik Parti Merkez Komite Üyesi), Clara Zetkin ve Rosa Lüksenburg’un (Aslen Polonya asıllıdır. Spartakisler denilen devrimci akımın öncüsüdür. I. Dünya savaşına karşı çıktığı için Karl Leibknecht birlikte öldürülmüştür) verdikleri mücadeleleri de burada saygıyla anmak gerekir.

Emekçilerin hak arama mücadelesinde bedel ödedikleri günün anısının yaşatılması için her yıl düzenledikleri bu etkinlik zaman içinde kapitalizm tarafından keşfedildi. Birleşmiş milletler örgütü 1977 yılına kadar ‘Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ olarak kutlanan 8 Mart’ı ‘dünya Kadınlar Günü ‘ olarak kutlamaya karar verdi. BM’nin bu kararını günün anlam ve içeriğini boşaltmaya yönelik bir karar olarak görmek gerekiyor.

Çünkü 1910 yılından beri 8 Mart ‘Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ olarak kutlanırken, BM’nin bu kararından sonra kadınları ikiye bölündü.

Günün gerçek sahipleri olan emekçi kadınlar, 8 Mart’ı özgürleşmenin ve sömürüye başkaldırırnın miladı görüp ‘ Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ olarak kutlarken, kapitalistler ise tüketim toplumunun tüm nimetlerini pazara sürerek, 8 Mart’ın eş ya da sevgililer tarafından özel hediyelere boğulduğu, bir günlüğüne kadının özelleştiği ve güzelleştiği ‘Dünya Kadınlar Günü’nü kutlamaya başladı.

Bu kararın etkisi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok kısa süre sonra görülmeye başlandı. Sistem, bu anlayışları geliştirici, önünü açıcı ortamlar hazırladı. Özellikle, 12 Eylül 1980 darbesi ile birlikte sistemle bütünleşmiş, sistemin bekasi için mücadele eden ‘kadın örgütleri’ hızla gelişti. Bu süreç, emekçi kadınların sınıfsal mücadeleden ayrı tutulamayacak olan özgürlük mücadelesinin içeriğini boşaltıp ‘erkeğe karşı mücadele’ye dönüştürmeye başladı.

Bu hareketler, 12 Eylül’ün solda yarattığı fiziksel kırılmayı, ideolojik kırılma haline dönüştürebilmek için bilerek ya da bilmeyerek önemli katkılar sağladılar.

Geldiğimiz bu aşamada kavramlar yerli yerine oturtmanın zamanı gelmiştir. Her günün anlamı ve önemi tarihinden gelmektedir.

1857 yılında Newyorklu kadın işçilerin hak arama mücadelesindeki bedel ödedikleri tarih olan 8 Mart, tarihinden gelen mücadele ve hak arama günü olarak kutlanmaya devam etmelidir.

Amerika bir göçmenler ülkesidir. Köken olarak dünyanın en çeşitli nüfuslarından birine sahiptir. Nüfus içinde, dünyanın her yerinden gelen insanlar bulunur.

  1. yüzyıla kadar günümüzde Amerika Birleşik Devletleri olan yer, yerleşimlerin seyrek görüldüğü ormanlar ve bozkırlardan ibaretti. Küçük Kızılderili gruplar, Atlantik ve Pasifik Okyanusu arasında kalan topraklarda dağınık halde yaşardı.

Ve gelenler bu Kızılderilileri katliam yapıp yok ettiler.

Amerika’ya ilk İngiliz kolonisi 1607 yılında Virginia’ya ayak bastılar.

Ülkenin kuruluşu 1776 yılına kadar göç edenlerin büyük çoğunluğunu İngiltere’den gelenler oluşturdu.

Göçmen sorunu ise Amerikan toplumunun temel bir niteliğini ilgilendiriyor:

ABD bir göçmenler ülkesi… Enerjisini, dinamizmini göçmenlerden alıyor. Nitekim bugün Başkan seçilen Trump’da ‘’Ülkeye katkıda bulunan, iş yaratan, başarılı göçmenlerden’’ söz ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Amerika’ya göç ve seyahate dair yeni başkanlık kararnamesini açıklandı.

Yeni Kararname ile İran, Libya, Somali, Sudan, Suriye ve Yemen vatandaşlarına Amerika’ya giriş yasağı getiriliyor.

Demek ki, ABD’nin asilleri yok etmesinin asıl nedeni bugün dünya da kurduğu hegemonya ile ne menem bir şey olduğu, para imparatorluğu ile aslında insanlığa karşı suç işlediği, üretileni pazara süren veya ürettiği ile dünya pazarlarını ele geçirdiğini hayatımızın her bir anında tanık olmaktayız.

Kahrolsun Amerikan emperyalizm!

Kutlu olsun 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü.

Share
700 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TARAFSIZ BASINA FRANSIZ KALMAK

    29 Temmuz 2019 Dünya, Eğitim, Ekonomi, Emlak, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Otomotiv, Röportajlar, Sağlık, Siyaset, Spor, Teknoloji, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Halkımıza, İlçemiz kısa bir süre önce Evvel Temmuz etkinliklerine ev sahipliği yaptı. Gazetemiz, halkın haber alma hakkını mümkün mertebe engellemeyerek, (gazetemizin yayınının engellenmesine rağmen) çoğu etkinliği yeri geldi canlı çekim ile uluslararası alana taşıdı, yeri geldi matbuat üzerinden okurlarla buluşturdu. Takdir edersiniz ki ilçede Evvel Temmuz Festivalini destekleyenler olduğu gibi kimi vatandaşımız, kültürden uzak, kimileri de özünden saptırılmış olarak değerlendirdi. Biz Samandağ AYNA’sı olarak her türlü görüşü eşit...
  • ŞEKER BEYNİ DE BİTİRİYOR

    29 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Şeker ve trans yağlarla yüklü Amerikan diyetinin sadece fiziki sağlığı değil beynimizi de olumsuz etkilediği belirlendi. Oregon State Üniversitesi uzmanları tarafından fareler üzerinde gerçekleştirilen araştırma, şeker ve yağdan zengin diyetin bağırsak bakterilerini etkileyerek bilişsel esneklikte (cognitive flexibility) önemli kayıplara yol açtığını gösteriyor. Bilişsel esneklik, beynin iki farklı düşünceden diğerine geçme ve aynı anda iki farklı konuyu düşünme kabiliyeti olarak biliniyor. İnsanlarda bilişsel esneklik bozukluğu, ...
  • GELİN İNSANCIL DAVRANIP, EVRENSEL DÜŞÜNELİM

    29 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Uzun zamandır Samandağ’ın da olup bitenleri sessizce seyrediyorum. Seçimden önce "Samandağ sevdası" havası esiyordu ! Şimdi menfaat havası esiyor! Şimdi durumu bir değerlendirelim. Samandağ’ın da neler oldu ne oluyor ?Birileri seçimden önce eski yönetime karşı cephe aldı, dernekler kurdu, komiteler, toplantılar düzenledi ve halkı toplayıp, kimisi vefadan kimisi de Samandağ sevdasından bahsetti. Seçime kadar sürdü bu düzenlemeler. Projelerde sunuldu. Şimdi seçim gitti, Sevda ve vefa bitti. Çatışmalar, sataşmalar ve hakaretler ba...
  • MİHRİCAN EVVEL TEMMUZ YALANI

    24 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Asaf Hişmi Mihrican Bayramı Farsların her zaman kutladıkları dini bayramlarıdır. Fars güneş yılının yedinci ayı olan Mihir ayının 16. Gününe rastlar. Yedi gün devam eder Mihir ayının 21’de son bulur. Mihrican Bayramı gece ile gündüzün eşit olduğu (Sonbahar ekinosu, Miladi takvimin 21 Eylül’lüne denk gelir. Temmuz ise Miladi takvimin yedinci ayıdır. Evvel temmuz denilen tarih, Fransız devriminin kuruluş tarihidir. Yani 14 Temmuz 1789 tarihinde Faransız devriminin başlangıç tarihidir. Fransızlar bu günü Ulusal bayram olarak kutlarlar. Bu...