ÜST REKLAM

logo

reklam

SİYASET, SAVAŞ VE MAGAZİN KAKAFONİSİ!


Evgin Dağ
deneme15@hotmail.com

evgin

 

SİYASET, SAVAŞ VE MAGAZİN KAKAFONİSİ!

Siyaset kaygan bir zemindir. Özellikle düzen partileri çatısı altında yapılan siyaset daha da kaygandır. Bugün radikal solcu olanların yarın rant peşinde koştuğunu, yerelde düzen partilerine geçip yerel arenadan da genel arenaya koşmaya çalıştıklarını, hemde halkını eze eze, dün söylediklerini, geçmişte kullandıkları sol argümanlarını unutarak bunu yaptıklarını görürsünüz.

Memleketlerini parsel parsel satanlarla pek ilgilenmeyip aynı partide olan milletvekillerinin halkı kazığa oturtup, pardon kuzuyu kazığa geçirip çevirmesini mübalağa edenler de cabası.

*   *    *   *    *

Neyse…

Beş yıl sekiz aydır süren Suriye savaşında son raddeye geldik gibi artık. Halep’in Doğusunu Suud patentli Selefi-Vahhabi ruh hastalarından, küresel tekfirci paramiliter çetelerden temizlemeye başlayan Suriye ordusu, emperyalist saldırının başladığı Mart 2011 yılından bu yana savaşın kazandırdığı tecrübe ve ordulaşan halkın direnişi ile küresel emperyalizmin beslediği bu paramiliter çeteleri Halep’te ezmeye devam ediyor.

Paramiliter çetelerin ezilmesini sindiremeyen küresel havuz medyası ve çete sempatizanları, mağlubiyetlerini dramatize ederek hemen aynı mavala sarıldılar ”katil Esed, katil Putin sivil halkı katlediyor” diye.

Oysa ki sahaya baktığımızda seksen ülkeden devşirilen, aralarında Meksikalı, Fransız ve Norveçli bile olan lejyonerlerin olduğunu görürüz.

Türkiye, hatta Samandağ yerelinde bile enternasyonalist argümanlar kullanan siyasetçilerin, belediye başkanlarının, Suriye’ye yönelik süren emperyalist saldırıda mağdur olan yüzbinlerce insana yardım eli uzatacakları yerde, savaş ile ilgili küresel havuz medyası ve emperyalizmin ağzı ile konuşmalarına, hatta seksen ülkeden devşirilerek Suriye’ye ve Suriye halklarının üzerine salınan paramiliter lejyonerlere ”devrimci gruplar bunlar” ve ” diktatör Esed devrilmeli” soslu ajitasyonları çektiğine şahit olduk.

*   *    *   *    *

Kaygan olan siyasi zeminde uçan halı yerine kaçan sabunun üzerine basarak sağa sola yalpalayan siyasiler, geçtiğimiz hafta hayatını kaybeden efsanevi lider Fidel Castro’nun ölümü üzerine de geçtiğimiz yıllarda hayatını kaybeden Hugo Chavez’in cenazesine katılarak sükse peşinde koşan Nihat Doğan’dan farksız bir şekilde ”yoldaş Fidel, ışıklar yoldaşın olsun” diyerek hepsi Castro oldular, hepsi Castro’cu kesildiler.

Küba’da tek bir insanın bile evsiz olmadığını, lüks hayatın yasak ve  sosyalizmin doğası gereği herkesin eşit olduğunu umursamadan Castro’cu olup Samandağ yerelinde ve Türkiye genelindeki evsiz, aç, topraksız insanların olduğu gerçekliğini görmezden gelerek lüks hayatın dibine vurmaya devam ettiler.

*   *    *   *    *

Suriye’deki kanlı emperyalist saldırı karşısında sus pus olup yardım kampanyası, bırakın yardım kampanyasını, emperyalizme karşı bir duruşlarının olduğunu belirtecek bir miting bile, hatta basın açıklaması dahi düzenlemekten aciz olan Alaattin’in sihirli sabuncuları, sabuna binip kaymaya, sağa sola yalpalamaya devam ettiler.

Bu sabuncular, eğitim emekçilerinin ve tek başına faşizme karşı direnen insanların mücadelesini, Suriye halklarının ordulaşmış bilinci ile beş yıl sekiz aydır emperyalizme karşı direnerek yarattığı destanını, sabun üzerinde kaymaktan ağızlarına dolan köpükten dillendiremeyip evlilik programına katılan Samandağ’lı bir zat-ı muhteremi, kuzu çeviren siyasetçileri gündeme oturtuttular.

Fidel Castro’nun ölümünün hemen ardından hepsi Castro kesilen bu Alaatin’in sihirli sabuncuları, Bülent Ersoy ölürse ne yapacaklar merak ediyorum. ”Ablanız size kurbaaaaan olsun” mu acaba?

 

Share
673 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA YAŞAMI BÜYÜK TEHLİKEDE

    09 Aralık 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yeni yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre küresel ısınma nedeniyle gezegenimizin(Dünya’mızın) “geri dönülemez” noktaya yaklaştığını gösteriyor.  Bilim insanları iklim krizinin vardığı boyutlar konusunda dünyanın birden çok taşma noktasını çoktan aştığı konusunda uyarı yaptı. Uyarıda iklim değişikliğinin dünyadaki yaşama varoluşsal bir tehdit oluşturmaya başladığı açıklandı. The Guardian’da yer alan habere göre, küresel ısınmanın buzulların erimesi ve ormanların yok olması gibi bazı etkileri durdur...
  • İNSAN VE TOPLUM

    02 Aralık 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    KAPİTALİST SİSTEMİ SAVUNANLAR OLAYLARA BURJUVA MANTIĞI İLE BAKARLAR. BURJUVA MANTIĞI, KİŞİYİ TOPLUM ÜZERİNE ÇIKARDIĞI İÇİN MEYDANA GELEN TÜM OLUMLU VEYA OLUMSUZLUKLAR ÜRETİM SİSTEMİNE DEĞİL, KİŞİLERİN YETERLİLİĞİNE VEYA YETERSİZLİĞİNE, İYİ NİYETİNE VEYA KÖTÜ NİYETİNE BAĞLANIR. İNSANIN TOPLUM YARATIĞI OLDUĞU GÖRÜLMEZ. OYSA İNSANA DAMGASINI VURAN TOPLUM, TOPLUMA DA DAMGASINI VURAN TOPLUMUN TEMELİ OLAN ÜRETİM SİSTEMİNİN YARATTIĞI EKONOMİK SİSTEMLERDİR. PUTİN RUSYA’DA DEĞİLDE AFRİKANIN BALTA GİRMEMİŞ ORMANLARINDA BİR KABİLEDE YAŞIYOR OLSAYDI,...
  • SİGARA İÇMEK YA DA İÇMEMEK

    13 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Eğitimci Sami ASLAN, hazırladı… Uzun yıllar sigara içtiği için akciğer kanseri riski zaten çok yüksek olan birinin “sigarayı bırakması” fazla bir şey ifade etmez. Sigarayı bıraktıktan ne 1-2 sene, ne de çok daha uzun seneler geçse bile kanseri riski asla “sıfırlanmaz”. Bu durumdaki hastaların bir kısmı KOAH’la ilgili öksürük, balgam, nefes darlığı şikâyetleri üzerine sigarayı bırakmış olabilirler. Sigaraya bağlı KOAH gelişen hastalarda akciğer kanseri riski, sigara içip de belirgin KOAH belirtileri olmayanlara nispeten çok daha yüksekti...
  • SİYASET DEĞİL ÜRETİM YAPIN!

    08 Kasım 2019 Ekonomi, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Merhaba saygı değer okurlar. Arayı çok açtık, Bahar bitti kış geldi. Mevsimler geçte olsa değişti. Ama bu aralar, Mevsimlerden çok insanlar çabuk değişiyor. Cenazeye gittiğimiz zaman, üç günlük dünya, iyilik yapana, iyilikle anılana ne mutlu deriz. Veya şu üç günlük dünyada, bir karış topraktan başka ne alacağız ki deriz. İnsan ameli ile anılır deriz. Herkes İyilik Ve Ahiretten Dem Tutar! Ama hiç kimse bunu uygulamaz. Hiç birimiz! Herkes kendi menfaati doğrultusunda hareket eder. Kardeş, kardeşini, Baba Evladını, Evlat Baba Annesini ...