ÜST REKLAM

logo

reklam
01 Mayıs 2017

“SİYASET BAKİ SAYIN BAŞKAN, KİŞİLER FANİ”

 

İlçemiz Avukatlarından Şükran Dağ Cabir’den gazetemize destek.

İlçemiz Avukatlarından Şükran Dağ Cabir: ”Eleştiri korkak, despot ve bilgisiz idareciler için tehdit, gelişmeye açık ve kendine güvenen idareciler için fırsattır..!”

Avukat Şükran Dağ Cabir, gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Ümit Sağaltıcı’nın Belediyeyi eleştiren köşe yazısına istinaden yapılan suç duyurusu ile ilgili, “Korkak,despot ve bilgisiz olmadığınızı bilecek kadar sizi tandığımı sanıyorum sayın başkan ancak kendine güven konusunda kuşkularım olduğunu yazmadan geçemeyeceğim.Şeffaf belediyecilik konusunda performansınızın düşüklüğü, idareciliğinize yönelik eleştiriler konusunda ses tonunuzun yüksekliği ve ani tepkileriniz kuşkularımın temelini oluşturuyor.

Yoğun iş ve siyaset temponuz nedeni ile siyaset işi ile uğraşmanın, siyasetçilere yönelik sert, ağır ve hatta incitici eleştirilere de katlanılması gerektirdiğini; yaptığınız işin doğası gereği eylem ve davranışlarınızın vatandaşların ve basının kontrolüne açık olduğunu; siyasetçilere ve uyguladıkları politikalara yönelik eleştirilerin izin verilen sınırlarının, özel kişilere nazaran daha geniş olduğunu gözden kaçırmış olabilirsiniz.

Bizim camiada “siyasetçilerin, özel kişilerden farklı olarak, diğer siyasetçilerin, gazetecilerin ve halkın yakın denetimine açık olan, kamuoyuna mal olmuş kişiler haline gelmeyi bilerek tercih etmeleri” eleştiriye katlanma yükümlülüğünün gerekçesi olarak gösteriliyor… Mesela bizim camiada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, siyasetle uğraşan kişilerin kendilerine yönelik sert, ağır, hatta incitici ve kaba eleştirilere dahi katlanması gerektiği vurguluyor… (Ki bana göre demokratik toplumda düşünce özgürlüğünün gereği de budur….) Aynı mahkeme kamuyu ilgilendiren, genel nitelikli sorunlara ilişkin alanlarda ifade özgürlüğüne sınırlama getirilemeyeceğini kesin bir dille belirtiyor.Velhasılı kelam siyasetçi iseniz özel yaşamınızın dahi vatandaşlar, diğer siyasetçiler ve basın tarafından didiklenmesi kaçınılmazdır.

İcra ettiğiniz iş ve size emanet edilen koltuğun sorgulanmasını dava konusu edecek kadar tahammülsüzlükle karşılayan bir tavır sergilemek yerine sorgulanan konu ile ilgili hesap kanallarını sonuna kadar açmak sorguyu fırsata dönüştürmek ve şeffaf belediyecilik için eşsiz bir yol değil midir?

Her icraatınızı öven yayınlar yanında icraatlarınızla ilgili halkı düşünmeye, soru sormaya, şüphe etmeye, eleştirmeye yöneltecek yazıların yazılması basının doğası gereği değil midir? Düşünce özgürlüğünden en geniş şekilde yararlanması gereken basın mensuplarının yazıp çizdiklerinin sert, kaba, rahatsız edici, sarsıcı olması durumunda bile çoğulcu, katılımcı demokrasiyi özümsemiş siyasetçiler, öfkelenmek, hırçınlaşmak, yargıyı sopa olarak kullanma girişimi yerine, olgun bir tavır sergilemek yükümlülüğünde değil mi?

Bir süre önce meclis toplantısını izleyen Sovtna Gazetesi muhabirine basın yayın ve halkla ilişkiler müdürünüz tarafından yapılan fiziksel ve sözlü saldırıyı yaptırımsız bırakmak ve yakın bir geçmişte Ayna isimli yerel gazetede “Korkacak neyiniz var ki” diye başlayan yazıyı kaleme alan gazeteci hakkında suç duyurusunda bulunmak yerine keşke sizi özel güvenlikçi istihdam etmeye yönelten nedenleri bizlerle paylaşsaydınız? Hatta keşke bunu fırsat bilip son günlerde Hizmet Vakfı ile ilgili sosyal medyada uzayıp giden tartışma ve soru işaretlerine açıklık getirseydiniz. Hatta eliniz değmişken keşke meclis ve encümen kararlarını belediyemizin web sayfası üzerinden erişime açsaydınız…Siyaset baki sayın başkan, kişiler fani , ne demiş Baki ; “âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal, bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş” ” dedi.

Haber: Ali Doğru-Foto:Arşiv

Share
538 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+10 = ?