ÜST REKLAM

logo

reklam
16 Mart 2017

”SİSTEM DE ELEŞTİRİLMELİ”

 

 

Geçtiğimiz hafta 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde Samandağ Kültür Merkezi’nde İtalyan yazar ve yönetmen Dario Fo’nun yazdığı ”Kadın Oyunları” isimli bir oyun sergilenmişti.

İlçemiz balıkçılarından Karagöz Balıkçılık işletme sahibi Sever Işık, sergilenen oyunu eleştiren bir açıklama yaptı.

Işık, yönelttiği eleştirinin yapıcı olduğunu ifade ederken, oyunun biraz daha güzelleştirilebileceğini, sistemi eleştiren sahne ve konuşmaların eklenebileceğini belirtti.

Sever Işık, konu ile ilgili yaptığı açıklamada; ”Dario Fo’nun eserlerinden derlenen kadın oyunlarını izledim. Samandağ’a göre iyi bir izleyici kitlesi vardı. Salon doluydu. Sahne oyun başlamadan açıktı. Sahnede arka tarafta değişik iç çamaşırları giydirilmiş 4 adet kadın mankeni vardı. Sahnenin ön tarafında beyaz parmaklı bir hücre yanında üst elbise için yine bir manken daha seyirciye göre solda bir somya üstünde yatak oyun 15 dk geç başlıyor. Işıklar kapanıyor sahneye erkek oyuncu diyemeyeceğiz çünkü daha sonra oyunda görmeyip selamlama seremonisinde yönetmen olduğunu düşündüğümüz biri oyunun başladığını bildirim oyun karışımı şeklinde yüzü boyayla maskeli sunum yapıyor sahneden çıktıktan sonra konuşması devam ediyor güzel düşünülmüş ancak konuşanın son cümlesi savaşsız şiddetsiz kelimeleri yanında cinsel ulusal ve sınıfsal ayrımcılığa değinmesini bekledik. Konuşma öylece bitti. Oyun 1’de kadın oyuncu performans olarak rolünün hakkını fazlasıyla verdi. Cümlelerle vurguları çok güçlüydü. Kadınların aldatılmasını konu edinen bir sahne kadının evliliklerde cinsel obje olduğunu sonrasında eşinin onu daha genç biriyle aldattığını konu edinmiş.

Oyun 2’de tecavüze uğrayan kadın sistemin yargısında yargılanırken 2-3 kez haksızlık silsilesine nasıl uğradığını anlatıyor; ancak tecavüze uğrayanın yerine hakim, savcı, doktor boş sandalyeye konuşuyor orada bir kadın oyuncu olabilirdi. Oyunun ana teması cinsellik olduğu bu sahneden sonra başlıyor ”kaç defa orgazm oldunuz zevk aldınız mı” gibi sorular şüphesiz sistem mağduru suçlu bulan bir mekanizmadır; ancak mesela neden sonuç ilişkisi yok, hemen hemen bütün sahnelere baktığımızda sadece sonuçları görüyoruz. Kapitalizmin kadını fabrikalarında nasıl sömürdüğünü güzel bir oyunla anlatmışlar ancak çözüm yolu yine yok. Günlük iş ev çocuk üçgeninde boğulma kadını oynayan oyuncu mükemmeldi. Erkeğin ataerkil olmasının intikamı erkeği kullanmakta bulan sahne erotik film gibiydi, sanırım bu yüzden canlı oyuncu yerine cansız manken kullanıldı. Sisteme yönelmeyen duygular erkeğe yönelmiş bir cümle aynen şuydu kadın erkeği dışarı fırlatıyor sonra konuşur ”quot; hahahhahana ben seni becerdim. üstte hep ben vardım. Oyun bitiyor sonra babası tarafından küçükken tecavüze uğrayan sonrasında hayatın akışı içinde hayat kadını olan bir kadının anlatımından hayat hikayesi neden yok? Yine baba suçlu erkek suçlu zaten. Oyuna gelirken acaba düşman yine erkek mi olacak yoksa erkeği bu hale getiren gerici sistem mi? diye yargıyla gelmiştim maalesef haklı çıktım.

Kadın tarihsel süreci boyunca kaleci toplumla birlikte özel mülkiyet ve insan hayatını kolaylaştıran teknik gelişmelerin doğması ve bunlara sahip olanlar ve olmayanların ortaya çıkmasıyla ezilmeye başlamıştır. Feodal ve kapitalist toplum kadını cinsel ulusal ve sınıfsal anlamda sömürüsünü günümüze kadar sürdürmüş, kadın erkek arasındaki eşitliği sağlayan tek sistem sosyalizm kadının kurtuluşu için hala tek seçenektir. Bütün hayat olduğu gibi sanatta sınıfsaldır. Erkek de kadın da bu sistemde eziliyor feodal erkek eğitimi bu kapitalist sistemde ancak mücadele edilerek ortadan kalkar. Gerici sistemi yıkıp yerine yeniyi koyarak eşitliğe ulaşılır. Ulrike Meinhof sahnesi direnişçi Meinhof rolü aklını yitirmiş aklı hastası rolündeydi. Bu oyun mu böyle oyuncunun performansı mi çözemedik. Devrimci Ulrike gitmiş çıldırmak üzere olan bir kadın gelmiş. Özel mülkiyet eleştirisi güdük kaldı metinler bazen sıktı.

Oyunlarda Lenin ve Marx’tan şöyle bir sahne uyarlanabilirdi; Kuşkusuz! Susuzluk giderilmek ister. Ama normal insan, normal koşullarda sokak çamuruna yatıp bir çirkeften içer mi? Ya da kenarı birçok dudağın değmesiyle yağlanmış bir bardaktan?

Hepsinden önemlisi işin toplumsal yanıdır. Su içmek gerçekten bireyseldir. Aşkta iki kişi vardır ”Proletarya yükselen bir sınıftır. Uyuşmak için ya da uyaran olarak sarhoşluğa -az bile olsa, alkolle sarhoşluk gibi cinsel taşkınlık sarhoşluğuna- gereksinme duymaz.” birde son olarak biletler pahalıydı. Öğrenciler gelemedi. Oyunda emeği geçen herkesi kutlarım. Sınıfsal ve çözüm yollu oyunlar diler, Dario Fo’nun anıları mücadelemize yaşaması dileğiyle.” ifadelerini kullandı.

Haber-Foto:Ümit Sağaltıcı

 

Share
594 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+9 = ?